M. Kemal AYÇİÇEK - 3 Mayıs 2009
www.karadenizolay.com (Özel)-Tiryakileri vardır, onlar bilir. Bizim
Taci abi mesela, Oner, Hayati ve tabiî ki bizim Necati. Bu isimlerin
geçtiği yerde ilk akla gelen olur çay. Ordu'nun Medreseönü
beldesindeki uzun saçlı Nusret'te gelir akıllara tabi, namıdeğer
"uzunsaçlı". Ama yok ben tüm o isimleri değil bu kez, bir fabrikanın
uygulamasından söz edeceğim. Güzel bir uygulamasından, hani "
insanlar, iyi şeylere layıktır" ya, işte o hesaptan yola çıkarak. Bir
bardak çay için yetmiş kilometre yol gidilir mi? Ben giderim, damak
tadını alıyor ve bir yerde güzel çay varsa oraya gider ve o çaydan
içerim. Bunu güzel olan balık için de lahana çorbası için de hamsi
tavası için de yaparım zaman zaman. Güzel de oluyor.
Gezmeyi çok seven biri olarak yola çıktığımda verdiğim anlık
kararlarla yol almayı severim. Rotayı yola çıkmadan değil, çıktıktan
sonra belirlerim yani. Öyle planlı seyahatlerin çok da önemi yok benim
için. Ruhum öyle ister ve de öyle rahat eder. Hele Karadeniz sahil
yolunun açılmasından sonra bir bardak çay içebilmek için
kilometrelerce yol gidilir ve buna da değer. Zaman zaman Rize'nin
Ziraat çay bahçesi denen yerde Çaykur'un Araştırma Müdürlüğü'nün
bulunduğu yer, bölgeye gelenlerin uğrak yeridir. Çay içmek için nefis
manzarası vardır. Farklı ülkelerden getirilmiş bitkilerle de bezenmiş,
donatılmış bir güzel arboratum sahasıdır da aynı zaman da Rize'nin
Ziraat Çay bahçesi. Demli çayınızı içerken ağaçları seyre dalarsınız.
Bizim amcaoğlu Enver'in de favorisi olan Araklı'nın Kalecik
mahallesindeki bir kahvehane de de çayı güzel yaparlar ama belli ki
Enver, benim sözünü ettiğim çaycıların bir çoğundan habersiz. Yoksa
sadece Rize Ziraat te değil mesela, Çamlıhemşin'deki Avcılar
kıraathanesindeki çay da, veya Pazar'a geçmeden Balıklı köyündeki
kahvede de çayı güzel yapıyorlar. Sadece buralarda değil elbette çay
demlemesini bilenler ve çay içmesini sevenlerin bildiği bir çok yer
vardır. Rize'nin Pazar ilçesindeki yeni caminin altındaki çay
ocağından da söz etmezsem haksızlık etmiş olurum doğrusu. Bir bardak
çay isteyip de bir daha bir daha diyebiliyorsanız, içtiğiniz çay size
bir derman geliyorsa, yorgunluğunuzu alıp götürüyorsa o çaya herhalde
"tavşan kanı"ydı galiba dersiniz öyle değil mi?
Her şeyde paranın ön plana çıktığı günümüzde, işletmecisinin haberi
bile olmadan karşılaştığınız "güzel bir hizmet"ten de söz ediyor
olsanız buna "reklam yapıyor" denebilir ama reklam, ücret karşılığında
yapılan tanıtımlardır oysa. Yazıyı yazarken içtiğim o ücretsiz
çayların "hakkı"nı teslim etmeyi de düşünüyor değilim. Onlar, sadece
bana değil ki tesislerine uğrayan herkese çayı ücretsiz veriyorlar
zaten. Sözünü ettiğim yer, Karadeniz sahil yolu üzerinde, Giresun'un
Tirebolu ilçesinin Doğancı köyü, Yılgın mevkiindeki Tirebolu çay
sanayi'nin "42 Tirebolu kahvaltı ve çayevleri" tesisleri. İki genç,
adını Hüseyin Avni bey'in kurduğu 42.alay'dan esinlenerek koydukları
"Tirebolu 42 kahvaltı ve çayevleri" projesini belli ki bir zincire
dönüştürecekler.
Giresun'dan Trabzon'a giderken Eynesil ve Güce yol ayrımını geçince
hemen yolun kenarındaki tesisler, çay fabrikasının önünde kurulmuş,
yeşillikler arasındaki mola yeri. Nezih bir ortamda ister yöresel
börek, kuymak, kaygana, dibleçeşitleri, hamsikuşu, hamsilipilav,
sakarca, lahanaçorbası, pazıtava, turşukavurma, çaylıkekle doyuncaya
kadar da ücretsiz çay içebiliyorsunuz. Dilerseniz yorgunluk çayı da
diyebileceğiniz tavşankanı çayı içmek serbest tabi. Tesis diyorsam
öyle büyük değil ama güler yüzlü bayan garsonların çay getirip
götürdüğü şirin bir yer. Balık yemişiz tam da çay zamanı. Personelin
sabrını zorlayacak derecede tam beş bardak demli çay içtim, beraber
olduğum arkadaşlarımda sanırım dörtlemişlerdi çaylarını ama "hayır
olmaz" demediler. Sonra sıra ücret ödemeye geldiğin de "çaydan para
almıyoruz, ikramımızdır, afiyet olsun" dediler. Şaşırdık, hem de bu
devir de..Aslında biz çay hesabını bizim Recep'e ödetecektik güya(!)
ama olmadı tabi..
Orada çay içerken bakındım, Ordu'dan Trabzon havalimanına giden tur
otobüsleri veya uçak yolcularına burada mola veriliyor. Onlar da
burada bir yandan çay içip bir yandan da gittikleri yerlere işte "42
Tirebolu" çay fabrikasının özel ürünlerinden hediyelik paketler
yaptırıp, yollarına devam ediyorlar. Yani, hediye götüreceğiniz çayı,
siz burada tadıyor ve o tadını aldığınız çaydan dilerseniz
hediyelikler alıyorsunuz. Bu yeni konseptin öncülüğünü yapan Tirebolu
Çay sanayi'nin bu dinlenme alanının hemen arkasındaysa çay fabrikası
bulunuyor. Dileyen çay fabrikasını da gezme fırsatı bulup,
bahçesindeki çay filizinden demlikte demlenir hale gelen çayın
hikayesini bir çırpıda burada gözlemleyebiliyor. Şüphesiz bu olay,
yöre halkı veya bölge dışından gelen yerli ve yabancı turist
kafilelerinin ilgi ve takdirini topluyor.
Tirebolu, Rize'den daha fazla güneş alan bir iklim yapısına sahip ve
bol güneş altında yetişen yöre çayının harmanlanmasıyla özel aroma
özelliğini kazanıyor. İki kafadar genç girişimcinin öncülük ettiği bu
yeni hizmet konsepti, her ne kadar ticari amaç da gütse yörenin
kültürel değerlerini de sahipleniyor.Geleneksel siyah çay çeşitleri
yanında hadiyelik çay paketleri, çay kolonyası ve Turcolino çubuk çay
ki, çay kaşığı gibi tasarlanmış bir ürünün yanı sıra Ar-Ge çalışmaları
devam eden çay sabunu, çaylı dondurma, aromatik çaylar, çaykolata ve
Karadeniz paketi gibi ürünleri hazırlıyorlar.
Özel araçlarıyla bölge gezisine çıkmış olanlar için güzel bir uğrak
yeri olan 42 Tirebolu Kahvaltı ve Çayevleri'nden ayrılıyoruz ama tabiî
ki sürekli uğramak üzere. Birkaç fotoğraf çekiyorum, gördüğüm
güzellikleri sizlerle paylaşmak adına tabi. Her gittiğimiz yerden söz
etmemiz mümkün değil ama bu tarz yerlerin yaygınlaşması ve bölge
insanıyla barışık ve de gelene gidene kapılarını ardına kadar açan bu
tarz çağdaş hizmetleri göz ardı edemezdik diye düşünüyorum.
Bilmiyorum şimdi var mıdır yine, hani otobüs seyahatlerin de çay
molası verildiğin de muavinler, anons yaparlardı "çaylar şirketten"
diye. Şimdi otobüslerin içinde yapılıyor çay ve pasta servisleri ama
özel otomobiller ve turist kafileleri için de burası tam da o
otobüslerdeki anonsu çağrıştırır nitelikte işte. "Çaylar, 42 Tirebolu
Çay sanayi'nden" gibi.. kalın sağlıcakla.