Google Gruplar Giriş
Yardım | Oturum açın
Yayla yolları
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Gönderiniz başarılı
editor  
Profili göster
 Diğer seçenekler 19 Ağustos, 21:49
Kimden: editor <mkayci...@hotmail.com>
Tarih: Tue, 19 Aug 2008 11:49:57 -0700 (PDT)
Yerel: Salı 19 Ağustos 2008 21:49
Konu: Yayla yolları
Yayla yolları

M. Kemal AYÇİÇEK - 28 Temmuz 2008

www.karadenizolay.com(Özel Haber)-Kimi küresel ısınmaya verse de
Karadeniz Bölgesi'nde var olan aşırı nem yüzünden zaten insan
çalışmadan da terler. Denize girseniz de faydası olmaz, denizden
çıktığınız anda giysileriniz yapış yapış olur ve bunalırsınız.

Nefes almakta zorlanırsınız yaz mevsiminde. Bunun için bir çok kemençe
türküsünde "benim ilacım yayla" diye feveranlar bile vardır. Hal böyle
olunca da hafta sonu gelince aracına binen tutar yayla yolunu. Ama bu
sadece gezmeyi bilenler için böyledir. Kimileri de hava ne kadar
rutubetli olursa olsun, yaylalara gitmeyi ya akıl edemez veya buna
fırsatı olmaz veya imkanı da denebilir.

Normalde araçların olmadığı dönemlerde 2 veya 3 gün yürüyüşle
gidilebilen yollar, şimdiler de hem yolların bakım ve onarımının daha
sık yapılıyor olması, son model araçlarla bile yaylalara günübirlik
çıkıp inme fırsatını veriyor. Bu nedenle olacak sadece yaylalarda
kalanların değil sahillerden de yayla şenliklerine akın ediliyor.

Araklı'da Balahor yaylası şenliğini Araklılı "çebiler şenliği"ne
dönüştürseler de aracını alan çıkmış bu şenliklere. Araklı ile Balahor
yaylası arasındaki zaman zaman çiselerle ıslanmış yolda, kimi zaman da
toz bulutları oluşturarak hınca hınç dolmuş araçlarla Karadeniz insanı
yayla şenliklerine taşınıyor.

Kimilerine göre kamyonların üzerinde veya kamyonetlerin üzerinde
seyahat edilmesi sakıncalı ve tehlikeli bulunsa da bu görüntüler yayla
yollarında pek de yadırganmaz. Çünkü, geçmişte de zaten bu kültür,
araçların yeni yeni yollara girdiği dönemlerde de kamyonlar köç
taşırken aynen bugünkü gibi her yanından salkım saçak insanlar
sarkarak yaylalara ulaşım sağlardı. Hem günümüz de yaylalara öylesine
talep oluyor ki, insanlar binecek araç sıkıntısı bile yaşayabiliyor.
Bu  nedenle de kamyon kasalarından sarkan insanlar, genellikle kendine
son derece güvenen gençlerden oluşuyor.

Araçların içinde olanlar belki şarkı veya türküyü sadece otolardaki
cihazlardan dinleyerek yolculuklarının tadını çıkarırken araçların
üzerindekiler, şarkı veya türküleri kendileri çağırır üstelik çevrenin
rahatsızlığı gibi bir tepkiyle de karşılaşmadan belki sevdalarını
dillendirir, coşkularını dağlarda yaşar, bundan mutluluk elde ederler.
Belki de bir sevdiği var ve sevdiğine olan aşkını bu yayla yolarlında
ilk kez dünyaya haykırır gençler. "yayla yolları taşli , geliyor güzel
başli, ne oldi sana yavrim, dayman gözlerun yaşlı" vs. gibi.

Düşünsenize kentlerde yaşayan ama içinden geldiği gibi bağırıp yüksek
sesle şarkı söylemek isteyen insanların böyle bir özgürlüğü var mı?
Bunu yaparsanız çevre tepkisi anında sizi bastırır, içinize ittirir ve
de susarsınız. Deşarj olmak isteseniz de buna imkan bulamazsınız ama
ya yayla yolları.. İşte yayla yolları tamda bu boşalımın veya ses
tellerini açmanın veya belki horonlara yolda hazırlığın bir ön
antremanı sayılır.

Yayla yolları bu anlamda özgürce sizi kucaklar ve sesinizin
güzelliğine bakılmaksızın da söylediğiniz şarkı da türkü de yollar
boyunca yerini bulur. Yanınızda varsa birileri, zaten sizinle ya
birlikte şarkıya eşlik eder veya siz bitirince o başlar söyleme, bu
bir ahenk içinde yolculuğunuzun sonuna varıncaya kadar sürer tabi
sesiniz kısılmazsa.

Aracı kulanan her kim olursa olsun zaten yayla yollarında yavaşca yol
alır ve üzerinde taşıdığı insanların sorumluluğunun bilincindedir. Ama
tüm bunlara rağmez zaman zaman olumsuzluklar olmaz değil elbette
kazalar olabilir ve bunlarda da aracın üzerinde ya da içinde
olunmasının tehlike boyutu olarak birbirinden pek farkı olmaz hatta
böyle yollarda araçlar zaten ağır seyrettiği için aracın üzerinde
bulunanlar her hangi bir tehlike anında da kendilerini rahatlıkla
kurtarabilirler. Bunları yazarken bir özendirme değil ama bu tarz
görüntüleri yadırgayanların olaya farklı şekilde bakabilmesini
sağlamak için anlatıyorum. Bunları biz yaşadık, yaşıyoruz. Ama bu tarz
yolculuklar, aşırı süratlerin yapıldığı devlet karayollarında elbette
mazur görülemez. Ama Yayla yollarımız bu tarz seyahatlere yer yer izin
verir.

Fotoğrafları, yapım çalışmaları yıllardır devam eden  ve ne hikmetse
bir türlü de bitirilemeyen Araklı-Bayburt yolunda salmankas dağının
iniş ve çıkışında, Hacıveli ve Balahor yaylası ve Esertaş'ta çektim.
Yayla yollarının nasıl şenlendiğini sanırım fotoğraflar zaten
anlatıyor onun için de bir şeyler söylemeye gerek kalmıyor. İsterseniz
siz de bu insanlar gibi yayla yollarında toz bulutları arasında
yolculuk yapabilir ve yaşadığınızın farkına varabilirsiniz..


    Yazarı yanıtla    İlet  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında takma adınızı güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Gruplar - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik İlkesi
©2008 Google