TÜRKİYE MADEN-İŞ SENDİKASI BAŞKANI
EKREM FEDAİ'NİN ARDINDAN
Sağ olduğu dönemlerde karşılaşmak ve yaptığı haksızlığı yüzüne
haykırmak istedim ama karşılaşmak nasip olmadı.
Bir dönem, Tunçbilek Maden-İş Batı Anadolu Sendikası
seçimlerinde Nusret Kabak başkanlığında oluşturulan muhalefet gurubunda yer
alarak seçimlerde aday olmuştuk, Seçimin gereği propaganda çalışmaları
yapmıştık.
Sistem içerisinde seçimi almak imkânsız denilebilecek kadar
zordur. Menfaat gruplarının odaklandığı ve çıkar çevrelerinin çöreklendiği
sendika topluluğunu bertaraf etmek kolay değildir. "Kelleği koltuğa alıp
çıkmak" tabiri bu iş için uygun bir söz olur. Karşınızda demokratik yönetim
beklemek yanlıştır. O yönetimi kaybetmemek için aklınıza gelebilecek her
türlü adilik ve aşağılık girişimleri bekleyiniz.
Seçim sonrası, Elektrik İşleri Baş Mühendisi Süleyman Başkaya'ya
Müdüriyetten gelen yazıda "Ömerler yer altı mekanizedeki elektronik
sistemlerinin bakım ve tamirinde çalıştırılmak için tecrübeli ve mesleğinde
kalifiyeli bir elektronik ustanın, Ömerler Yer altı mekanize servisine
verilmesi" kapsamında yazı gelmiş. Süleyman Bey istek için, Elektronik
Laboratuarında beraber çalıştığımız başka bir arkadaşı vermek istemiş. O
dönemin Makine İkmal Baş Mühendisi Enver Şekerci "Sendika ve müdüriyet Metin
Saka'yı sürgün olarak göndermek istiyor, onu vereceksin" diyor. Süleyman Bey
direniyor ve kabul etmiyor.
Sendika İşyeri Temsilcilerinin bazıları Ahmet Meriç gibi
yalakalar beni ve Süleyman Bey'i adım adım takip ederek markaja almaya
başladılar. Elektrik Atelyesindeki takımhane defterinde "Süleyman
Başkaya'nın talimatı ile Gürağaç Öğretmen Lojmanına bir adet elektrik
anahtarı verildi" yazısının fotokopisi yalaka sendika taraftarları
tarafından, dönemin Batı Anadolu Maden-İş sendika Başkanı Ekrem Fedai'ye
ulaştırılıyor. O da Paşa Kaya'ya. Paşa Kaya fotokopiyi Makine İkmal Şube
Müdürü Enver Şekerci'ye göndererek "Ya denileni yapar, yada bu konu ile
ilgili müfettiş çağıracağım" der.
O dönem de GLİ'yi adeta Ekrem Fedai yönetiyordu. Mutahhar Temel,
Ekrem Fedai ve Paşa Kaya. Paşa Kaya'nın GLİ'ye Müdür olmasında etkili
isimlerdi siyasi kanaldan. Minnet borcu ödenmeliydi..
Süleyman Bey beni odasına çağırdı. Ustabaşı Ekrem Öztürk de
vardı yanında. Çok kötü görünüyordu, dokunsan ağlayacak.. masasının üzerinde
işyeri değişikliğimin istendiği yazı. Durumu anlattı.. Üzülmemesini ve
yazıyı imzalamasını istedim. Ve benim işyeri değişikliğim gerçekleşti,
Süleyman Bey'in Müfettişlik olayı ortadan kalktı.
YAZIKLAR OLSUN PAŞA KAYA, YAZIKLAR OLSUN PERSONEL ŞUBE MÜDÜRÜ,
YAZIKLAR OLSUN EKREM FEDAİ SANA. HAKKIMI HELAL ETMİYORUM SİZLERE..
Makine Şube Müdürü Enver Şekerci emekli olduktan sonra iş yerime
gelerek "Metin hakkını helal et Gli'de çalıştığımız zaman içerisinde, hak
etmediğin olumsuzlukları yaşamandaki emirlere uymak zorunda kaldım" diyerek
büyüklük gösterdi. Şuan yurt dışında bir firmada çalışıyor. "HAKKIM HELAL
OLSUN" Demekten gayrisi ne olur Müdürüm.
Hakkım, emeğim, bilgi birikimim ile o günkü bulunduğum konuma
gelen birisi olarak, kim olursa olsun onurum gururumla oynanmasına izin
veremem. Kimisi bu yazıma kindarlık, kimisi ölenin arkasından konuşulmaz
diyebilir. Hayır bu kendini kaf dağında görenlere ve hala aynı zihniyeti
güden yöneticilere tokattır. En güzel örneği GLİ'de yaşanmaya devam eden
Metin Akkaya'nın yaşadığı baskı ve olumsuz olaylardır.
Metin Akkaya ne yaptı? Devletin Kömürünü, bazı firmalara zamsız
fiyattan çıkışının yapılması içi çaba sarf eden, GLİ Müdürü Paşa Kaya'nın
kanunsuz emrini yerine getirmediği için disiplene verilen, sürgün edilen,
psikolojik baskı altında tutulan, hakkını aramak için Cumhurbaşkanlığına
kadar dilekçeler gönderen ve olayla ilgili Paşa Kaya ve ekibinin hukuk
önünde yargılanmasını sağlayan ON AY hapis cezası almasında etken kişidir.
Yaşadığı baskılar için yardım istediği Tavşanlı Ak Parti
Teşkilatı ve Milletvekili Hüsnü Ordu ne yaptı? Siyasi kadrosunu oluşturduğu
GLİ'deki ekibine sahip çıkarak, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcısına 3 sayfadan
oluşan TBMM anketli yazı ile "Başsavcı Bey, bu olayda Paşa Kaya ve ekibi
suçsuzdur" mahiyetinde yazı göndererek yargıya müdahale etmiştir. Olayla
ilgili TKİ'den gelen Teftiş Kurulu Raporuna göre GLİ Müessese Müdürlüğü
görevinden alınan Paşa Kaya'nın görevde kalmasını sağlayan, hırsızlık ve
usulsüzlük yapan kişilere sahip çıkan AKP Tavşanlı Teşkilatı ve Milletvekili
Hüsnü Ordu olmuştur. Zamanın Tavşanlı Emniyet Müdürünü sürgün eden AKP
Tavşanlı Teşkilatı ve Hüsnü Ordu bu iki olayı çıkıp bi anlatsın da anlayalım
ne kadar AK olduklarını??? AKP oy vermiş olanın pişmanlığının sızısını
hissediyorum içimde.
Anlatacak çok konuları var, ancak şunu söylemekle yetiniyorum
şuan; TÜYÜ BİTMEDİK YETİMİN HAKKINI GÖZETMEK VE KOLLAMA MEVKİLERİNDEKİ
SİYASETCİ, YÖNETİCİ VE ÇALIŞAN KİŞİLERİN, KENDİ MENFAETLERİ VE ÇIKARLARI
DOĞRULTUSUNDA HAREKET EDENLERİNİ, DİNİ DUYGULARI ÖN PLANA ÇIKARARAK MASUM
SEÇMENİ KULLANANLARI, "BEN HACCA YÜZ SÜRDÜM" SÖZLERİ İLE DUYGU SÖMÜRÜSÜ
YAPAN SİYASETCİLERİ ALLAHA HAVALE EDİYORUM.
27.06.2009
Metin SAKA