http://kultursepeti.blogspot.com/2008/04/istanbul-oyuncak-mzesi.html
Sunay Akın... Çoğumuz yazar kimliğiyle tanırız onu. Ancak o yazar kimliğinin
çok ötesinde aslında. Herkes gibi bir hayali vardı onun da. Ancak onun
hayalini özel kılan günü geldiğinde gerçekleştirebilecek olmasıydı. İmkânsız
bir şey istemedi o. Son derece muhteşem bir hayale sahip olsa da Türk
toplumunun yadırgamadan geçeceği bir fikir değildi onunkisi.
Çocukluktan yeni çıkmıştı. Bir daha oyuncaklar olmayacaktı hayatında.
Olamazdı çünkü. Yetişkinliğe bir adım atmayagörsün insan, hayalgücünün
gelişmesine en büyük olanağı sağlayan oyuncaklardan uzak bir ömür sürmek
boyun borcudur bir bakıma. Hep çocukları olması, onların oyuncaklarına
dokunabilmesi ihtimali ile yaşar. Fakat Sunay Akın'ın bakış açısı farklıydı.
Dünyanın dört bir yanını dolaştı. Gittiği her yerden oyuncaklar elde etti.
En nihayetinde binlerce parçadan oluşan bir koleksiyona sahip oldu. Yine de
bunları sadece kendini tatmin etmekte kullanamazdı.
İstanbul Göztepe'de ailesinden kalma 5 katlı bir köşke sahipti Akın. Öyle
bir köşk ki birçoğumuzun sahip olması halinde kendinden başka kimsenin
yararına kullanmaya kıyamayacağı bir köşk. Sunay Akın bu köşkü içinde bir
yerlede hâlâ çocukluklarını yaşayanlara açacaktı. Maksadı buydu. Bunun için
ülke ülke dolaşıp oyuncaklar topladı. 23 Nisan 2005 tarihinde ise bu köşkü
İstanbul Oyuncak Müzesi adı altında kamuya açtı.
--
Nankörlük sevginin mezarıdır. La Rochefoucauld
Nankörlük, zayıf insanların işidir.Kudretli insanlar içinde asla nankör
olana rastlamadım. Goethe