> 22.02.2009 tarihinde alper <kaydedi...@gmail.com> yazmış:
> > Seminer'de sunum yapan Kubilay bey'in başarısı kuşkusuz ki
> > mükemmeldi.
> Seminere İstanbul'dan geliştiricilerin katılmasını sağlamak kolay
> değil, bu konuda Görkem ve Akın beye ne kadar teşekkür edilse azdır,
> çok açıkca onlar olmasa bu seminer gerçekleşmezdi. İşte kötü olan bu,
> Antalya'da bu topluluğun kendi içinde etkinlikler yapabilmesi için
> bizlerin de seminer verebilecek tecrübe ve bilgi birikimine sahip
> olması gerekiyor, Kubilay bey özgürlükiçin topluluğunda aktif
> görevleri olan birisi olarak İLK seminerini verdi, iyi veya kötü bir
> yerden başlamak gerekiyordu.
> > Metef ve beyin takımı yöneticisi ( adını hatırlayamadım) haricinde
> > onlar da sanırım hazırlıksız geldi veya sunum konusu metef tarafında
> > hiç ilgi çekmeyecek kadar kötüydü dolayısıyla sunumu yapanı tamamen
> > suçlamak istemem ve diğerleri ise çok iyiydi. Tüm emeği geçenler en
> > içten tebrik ve teşekkürlerimi buradan iletmek istiyorum. Bunlar
> > olumlu yönlerdi.
> Ben MEGEP sunumunu merakla izledim açıkcası ilginç şeyler öğrendim,
> ancak bu sunumun asıl yeri ve dinleyici kitlesi MEB ve meslek lisesi
> öğretmenleri olduğundan seminere tam oturmamış gibi durduğu
> söylenebilir, ama MEB seminer yaptı da katılmadık mı? :) Herhalde siz
> veya meslek lisesi öğretmenleri MEB bünyesinde MEGEP ve Pardus konulu
> bir seminer organize edebilirsiniz diye düşünüyorum.
> > Olumsuz diğer taraf Üniv. en dış girişteki güvenlikçi dışında
> > üniversite girişinden salona varana kadar en ufak bir yol gösterici
> > işarete rastlamadık. Üniversitenin kendi öğrencilerinden en az 7-8
> > kişiye sorarak geldim haberleri bile yoktu. Ben ve benim ile aynı anda
> > salona giren diğer 3 kişi de ( bunu salona girmeden az önce saptadım )
> > aynı şekilde yol iz bilmediklerinden başlangıcı kaçıracağız endişesini
> > bayağı yaşadık ve kaçırdık ta...
> Ben birkaç yerde yönlendirme tabelası gördüm, ama yolu bildiğimden pek
> sağa sola da bakmadım, bu konuda son anda aklıma gelen bir fikir vardı
> ama artık çok geçti, güvenlik kapılarına küçük bir kağıda basılmış
> basit bir kroki bırakılıp kapıda semineri soranların eline
> tutuşturulması herhalde en iyisiydi, artık bir daha ki sefere. Ama bu
> büyük eksiklik olmuş gerçekten.
> Ayrıca günvenlikçiler konusunda ne söyleseniz haklısınız, öğrenci
> olmadığım için ne zaman kapıya yaklaşsam sinir harbine hazırlıyorum
> kendimi.
> Üniversite duyuru için büyük boy branda basmış, kapılara falan
> asılacaktı ama brandayı beğenmeyerek asılmasına izin vermemişler, öyle
> olunca öğrenciler ya hocalardan ya da panolardaki afişlerden
> öğrenmişler, çoğu afiş de asıldığı yerden yırtılıp atılmış vs.
> > Bir diğer olumsuz taraf ise Akdeniz üniversitesi öğrencilerinin
> > katılımı sağlanacak diye seminerin gündüz saattine denk getirilmesi,
> > oysa sanıyorum zorla tutup getirilen 5-10 öğrenci dışında
> > üniversiteden hiç öğrenci yoktu ve onlarda zaten yarım saat-40 dk.
> > içinde salonu boşalttılar. Dolayısıyla kendi okulumdan katılabilecek
> > ve hatta dışarıdan yani okul hayatıyla hiç ilgisi olmayan onlarca kişi
> > işlerini bırakamadığından gelememiş oldu.
> Zorla tutulup getirilen öğrenci sayısı 100 civarıydı sanırım, böyle
> bir uygulama doğru mu yanlış mı tartışılır ama bence tek kötü tarafı
> Akın beyi biraz zorlaması oldu, zaten 2.sunuma kalmadılar.
> Seminer organizasyonunu aslında neredeyse tek başına Ramazan yaptı,
> dışarıdan benim biraz ve büyük ölçüde okuldan üniv.bilg.topluluk
> başkanı Namık beyin sayesinde gerçekleşti. Bir daha ki sefere daha
> geniş katılımlı bir hazırlık aşaması olursa bu sorunların hiçbirisi
> yaşanmaz herhalde.
> > Emeği geçenlere tekrar İÇTEN teşekkür ediyor ve bir sonraki seminerin
> > başlangıç aşamasından çıkıp daha teknik konular ve detaylar içerecek
> > şekilde ve mesai saati sonrasında tarih olarak da fazla uzamadan
> > yapılmasını umuyor, herkese başarılı çalışmalar diliyorum...
> --
> Ali E.İMREK
--