Bundan 40 yıl önc Prof Kleinrock ve arkadaşları çalışmaları
sonucu hayata geçirilen internetin ve onun ardından gelen e-
postaların, bazı kişiler tarafından, saygı tanımadan kötüye
kullanılarak insanlara saldırılacağını bilselerdi, belgeleri ateşe
ataral yakarlardı. Yıllar önce eşimize, ailelerimize, dostlarımıza
kalemi, kağıdı alıp mektup yazar, zarfa koyduktan sonra postaya verir
ve merakla cevabın beklerdik.
Yıllar geçtikce teknoloji de ilerledi.
İlk önce bilgisayar masalarımızı süsler oldu.
Daha sonra, internet ortaya çıktı.
Bu internet sayesinde, artık kütüphanelere gitmeye bile
gerek kalmadı.
Tıkladığınız anda istediğiniz bilgiler anda bilgisayarın
ekrannda karşınızda.
Ve zamanla e-posta adı altında bir de mektuplaşma çıktı ki,
mektubun, tabirici caizse, pabucu dama atıldı. Artık hemen her evde
bir bilgisayar ve internet dolaysiyle de hemen herkesin bir e-postası
var. Dostun, ailen, eşin nerede olursa olsun, ister Avustralya' da
ister ABD' de ister Avrupa`da olsun, birkaç satır yazdıktan ve onların
e-postalarına tıkladıktan sonra, yazılan mesajlar, mektuplar saniyede
yerine ulaşmaktadır. Haftalarca beklemeye gerek yok, karşındaki, eğer
vakti varsa, hemen sana cevap vermektedir.
Bundan daha güzel bir hizmet olabilir mi ?
Her teknolojinin kendine mahsus bazı mahsurları da var.
Şöyle ki; İnternette sayısız grup adresleri var ve siz bu
adreslere fikir alışverişi için bu gruplara üye oluryorsunuz ve sonra
da ...
Devam ... http://www.asahaber.net/modules.php?name=News&file=article&sid=751