Öğretmenler Günü’nde YARGI önünde
ADD Isparta Şube Başkanı Öğretmen Mahmut Özyürek, TCK’nin 301. maddesi gereğince hakkında açılan dava nedeniyle dün ilk kez hâkim karşısına çıktı.
Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Özyürek’in yanı sıra avukatları Av. Ertuğrul Kazancı, Av. Mehmet Zengin, Av.Ali Fuat Çetinkaya , Av.Mehmet Öztürk ve Av.Gürkut ACAR da katıldı.
(TCK) 301’inci maddesi gereğince hakkında dava açılan Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şube Başkanı Öğretmen Mahmut Özyürek’in yargılanmasına başlandı. Dün ilk defa hâkim önüne çıkan ÖZYÜREK, “25 yıllık öğretmenlik yaşamında Atatürk Devrim ve ilkelerini, Cumhuriyetin temel değerlerini savuna gelmiş bir öğretmen olarak 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde mahkeme huzurunda olmaktan dolayı üzüntülü olduğunu” belirtti.
ÖZYÜREK hakkında 3 Mart 2007’de Devrim Yasalarının kabul edilişinin yıldönümü etkinlikleri kapsamında Ulusal Güç birliği Platformu adına yaptığı konuşmasında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “halkın dini değerlerini aşağılama” suçlamalarıyla dava açılmıştı.
SAVUNMADAN; ÖZÜREK, savunmasından önce yaptığı konuşmasında öğretmenler gününde yargı önünde olmaktan dolayı üzüntü duyduğunu belirtti. ÖZYÜREK, savunmasında, “Derneğimizin tüzüğünde belirlenen ilke ve kurallar doğrultusunda Cumhuriyet Devrim ve ilkelerine hangi kişi veya kurumdan gelirse gelsin gerekli biçimde karşı koymak tüzüğümüzün bize görev olarak yüklediği bir sorumluluktur. İddianamede hakaret olarak nitelendirilen sözlerin hepsinin yasal dayanağı olup bunları gerek ben gerekse vekillerim yazılı savunmalarında delilleri ile mahkemenize sunacağız. Ben sözlerimi hakaret içermediği düşüncesindeyim. Bu itibarla Cumhurbaşkanına hakaret ve halkın dini değerlerine aşağılama suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatıma karar verilmesini istiyorum” dedi.
Özyürek’in avukatı Gürkut Acar, Av. Ertuğrul Kazancı, Av. Mehmet Zengin, Av.Ali Fuat Çetinkaya , Av.Mehmet Öztürk savunmalarında müvekkilin anayasada ifadesini bulan Cumhuriyetin değiştirilemez ilkelerini korumaya yönelik siyasal tespitlerde bulunduğunu belirterek, “Söz konusu ifadeler AKP’ye yönelik kapatma davasında da yer almış maddi olgulardır. Ayrıca türbanla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde verilen kararda müvekkilin halkın dini değerlerinin aşağılama suçunu işlemediğini açıkça göstermektedir. Söz konusu ifadeler sert ve ağır eleştiri niteliğinde olup siyasal tespitler niteliğinde sözlerdir”
a) “Ne oldukları, ne yapacakları, ne yaptıklarından belli olan Atlantik Denizindeki “velinimetleri” ne derse onu yapan, Cumhuriyetin laik, demokratik kimliğini açıkça değiştirmeyi, yok etmeyi amaçlayan ılımlı İslamcı çete” sözleri ANAYASA’NIN 2. MADDESİNDE DEĞISTİRİLMESİ TEKLİF DAHİ EDİLEMEYEN CUMHURİYETİN TEMEL DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMAKTAN İBARETİR. Bu nitelikleri değiştirmeye çalışan ve yurt dışından yönlendirilen bir gruba karşı söylenmiş bu sözlerin tek kişiye (Cumhurbaşkanı’na) söylenmiş olduğu kabul edilemez.
“ILIMLI ISLAMCI ÇETE” SÖZLERİ DE HAKARET İÇİN SÖYLENMİŞ DEĞİLDİR. ÇÜNKÜ CUMHURİYETİN TEMEL NİTELİKLERİNİ YIKARAK YERİNE BİR DİN DEVLETİ KURMAYI AMAÇLAYANLARIN, ANAYASAL DÜZENİ YIKMAK İCİN ÖRGÜTLENMELERİ ÇETE KURMAKTIR. BU HERKESİN BİLDİĞİ VE BİLMESİ GEREKEN BİR KONUDUR. KALDI Kİ YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI BU NEDENLE AKP İCİN KAPATMA DAVASI ACMISTIR.
BİLİNDİĞİ GİBİ TÜRK CEZA KANUNUNUN 309. MADDESİ ŞÖYLEDİR: “MADDE 309 - (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar. (2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.”
SİMDİLİK CEBİR VE ŞİDDET DEGİL; HİLE İLE VE CEMAAT ÖRGÜTLENMESİ YOLUYLA DEVLETİ ELE GEÇİRMEKTE OLAN; YURT DIŞINDAN YÖNLENDİRİLEN BİR GRUBU “ÇETE” OLARAK NİTELENDİRMİSTİR. GERÇEKTE VEKİLEDENİMİN DEĞİL; CETE MENSUPLARININ YARGILANMASI GEREKİRDİ. DEVLETİN; ELE GECİREMEDİKLERİ YASAL GÜÇLERİNİN KARSISINDAKİ BU OLUŞUMA ÇETE DEMEK SUC OLUSTURMAZ.
b) )“ Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok”, “ben laik değilim” diyebilen El Kadı’nın kefilleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız Laik Çankaya’sını Mustafa Kemal’in makamını ele geçirmişlerdir” sözlerinden; “Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok”, “El Kadı’nın kefili benim” “Ben Laik değilim’ sözleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a aittir. Bunlar bilinen sözleridir. Basın ve Yayın Organlarında, Ortak-ağ (internet)’da, kitaplarda vardır. Bu anlayışın Cumhurbaşkanlığı seçiminde etkili olması nedeniyle, Cumhurbaşkanlığı makamını ele gecirdiğini söylemek neden hakaret olsun?
Bu sözler tamamıyla bir gerçeğin ifadesidir. Gerçekleri söylemek hakaret etmek değildir. SANIK BU SOZLERIYLE BIR TESPİT YAPMIŞTIR. BU TESPİT HER YERDE VARDIR. YÜZLERCE GAZETEDE VE YAZIDA YAZILMIŞTIR. HİÇBİRİSİ BUNLARI CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET OLARAK KABUL ETMİŞ DEĞİLDİR.
c) “Devrim ile karşı devrim Çankaya’da karşı karşıyadır”, “Meşru olan devrimin Çankaya’sı AB-ABD güdümlü devşirmelerin işgali altındadır” “Ülkemizi satılık vatan konumuna düşürenler Türkiye’yi Parçalama Projesi BOP’un eş başkanlığını yürütenler yargıda hesap vermektense Çankaya Köşkünün duvarları arkasına saklamışlardır” sözlerinden;
“Devrim ile karşı devrim Çankaya’da karşı karşıyadır” sözleri; Bugünkü Cumhurbaşkanı’nın laiklik ilkesine aykırı birçok sözü ve laiklik karşıtı yaşam biçimi nedeniyle Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci ve laik kişiliği ile bugünkü Cumhurbaşkanı’nın laiklik karşıtı kişiliği ve uygulamalarının karşı karşıya olduğunun belirtilmesidir.
BUNUN HAKARET VE KÜÇÜK DÜŞÜRMEYLE BİR İLGİSİ YOKTUR. TAM ANLAMIYLA BİR SİYASAL TESPİTTEN İBARETTİR. GERÇEĞİ İFADE ETMEK SUÇ OLUŞTURMAZ.
“Meşru olan devrimin Çankaya’sı AB-ABD güdümlü devşirmelerin işgali altındadır” sözü: Anayasanın değiştirilemez maddelerine aykırı bir anlayışı temsil eden, bu nedenle de meşru olmayan güçlerin; Avrupa Birliği ve Amerika'dan yönlendirilen ve bunlar tarafından yetiştirilmiş (devşirilmiş kişilerin işgali altındadır demektir.) BU SOZLERİN DE HAKARET İLE İLGİSİ YOKTUR. AĞIR VE CİDDİ BİR ELESTİRİDİR.
c)”Aklın, bilimin bağımsızlığın kalelerine ABD-AB güdümlü yobazlığın bayrağı, TÜRBAN çekiliyor!” diye beyanata bulunarak, “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak” suçunu islediği ileri sürülmektedir.
SAYIN SAVCI; TÜRBANIN BİR BASÖRTÜSÜ OLMADIĞINI, CUMHURİYETİN
TEMELİNİ OLUSTURAN LAİK YAPIYI BOZMAK İCİN BİR ARAC OLARAK
KULLANILDIĞINI BİLMEZDEN GELMEKTEDİR. TÜRBANIN BASİT BİR
BASÖRTÜSÜ DEĞİL LAİK OLMAYAN KESİMİN, KADINLARA GİYDİRDİĞİ
BİR ÜNİFORMA OLDUĞUNU, AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
BUNDAN BİR HAFTA ÖNCE VERDİĞİ BİR KARARLA YİNELEMİSTİR. TÜRBAN İLE İLGİLİ OLARAK, ANAYASA MAHKEMESİNİN SON VERDİĞİ KARAR ORTADADIR. SAYIN SAVCI, TÜRBANI BİR DİNSEL SİMGE HALİNE GETİREREK KORUMA ALTINA ALMA CABASINDADIR. BUNUN BİR CUMHURİYET SAVCISININ, CUMHURİYETİN TEMEL DEĞERLERİNİ KAVRAMADIINI, YA DA KAVRAYAMAMIS GİBİ GÖRÜNDÜÜNÜ GÖRMEK ÜZÜCÜDÜR.
SONUÇ VE İSTEM :
BU DAVA, SAYIN SAVCININ İRADESİYLE DEĞİL, SİYASAL İKTİDARIN ZORLAMASIYLA AÇILMIŞTIR. İDDİALAR GERÇEKLERE AYKIRIDIR. BİLDİRİDE YAZILAN VE SÖYLENENLERİN TAMAMI CUMHURİYETİN TEMEL İLKELERİNİ KORUMAK, CUMHURİYETİN ANAYASAL TEMELLERİNİN KORUNMASINA YÖNELİK DÜŞÜNCELERİN AÇIKLANMASINDAN İBARETTİR. DAVA; DIŞ GÜCLERİN ÜLKEMİZİ YÖNETMESİNE KARŞI SÖYLENMİŞ SÖZLERİN ÇARPITILMASINA, AMACININ DIŞINDA ANLAM YÜKLENMESİNE DAYALIDIR. ANAYASANIN DEGİŞTİRİLEMEZ MADDELERİNİN KORUNMASI AMACIYLA, ÜLKE BAĞMSIZLIĞIN, YABANCILARIN ÜLKE YÖNETİMİNDEKİ ETKİNLİKLERİNİN KINANMASI AMACIYLA YAZILMIŞ BİLDİRİDE SUCUN YASAL UNSURLARI OLUŞMAMISTIR. İDDİANAMEDE İLERİ SÜRÜLEN HİÇBİR YASA HÜKMÜNÜN UNSURLARI BULUNMADIĞI GİBİ, HAKARET KASTI DA BULUNMAMAKTADIR. VEKİLEDENİMİZ ANAYASAL TEMİNAT ALTINDAKİ
DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KULLANMIŞTIR. TÜRK CEZA YASASININ 301/3. MADDESİNE GÖRE ELEŞTİRİ AMACIYLA YAPILAN DÜŞÜNCE AÇIKLAMALARI SUC OLUŞTURMAZ. ORTADA AĞIR BİR ELEŞTİRİ VARDIR. ANCAK SUÇ YOKTUR. BU NEDENLERLE VEKİLEDENİMİN AKLANMASINA KARAR VERİLMESİNİ SAYGILARIMLA VEKİLEDENİMİZ ADINA TALEP EDERİZ. 24.11.2008
___________________________________________________________________
Yahoo! Türkiye açıldı! http://yahoo.com.tr
İnternet üzerindeki en iyi içeriği Yahoo! Türkiye sizlere sunuyor!
[
UNKNOWN_PARAMETER_VALUE 31K ]
Öðretmenler
Günü’nde YARGI önünde
ADD Isparta Þube Baþkaný Öðretmen Mahmut Özyürek,
TCK’nin 301. maddesi gereðince hakkýnda açýlan dava nedeniyle dün ilk kez hâkim
karþýsýna çýktý.
Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen
davaya Özyürek’in yaný sýra avukatlarý Av. Ertuðrul Kazancý, Av. Mehmet Zengin, Av.Ali Fuat Çetinkaya , Av.Mehmet Öztürk ve Av.Gürkut ACAR da katýldý.
(TCK)
301’inci maddesi gereðince hakkýnda dava açýlan Atatürkçü Düþünce Derneði Isparta Þube Baþkaný
Öðretmen Mahmut Özyürek’in yargýlanmasýna baþlandý. Dün ilk defa hâkim önüne çýkan ÖZYÜREK,
“25 yýllýk öðretmenlik yaþamýnda Atatürk Devrim ve ilkelerini,
Cumhuriyetin temel deðerlerini savuna gelmiþ bir öðretmen olarak 24 Kasým
Öðretmenler Günü’nde mahkeme huzurunda
olmaktan dolayý üzüntülü olduðunu”
belirtti.
ÖZYÜREK hakkýnda 3 Mart 2007’de Devrim
Yasalarýnýn kabul ediliþinin
yýldönümü etkinlikleri kapsamýnda Ulusal Güç birliði Platformu
adýna yaptýðý konuþmasýnda “Cumhurbaþkaný’na hakaret” ve “halkýn dini deðerlerini aþaðýlama”
suçlamalarýyla dava açýlmýþtý.
SAVUNMADAN; ÖZÜREK, savunmasýndan önce yaptýðý konuþmasýnda öðretmenler
gününde yargý önünde olmaktan dolayý üzüntü duyduðunu belirtti. ÖZYÜREK, savunmasýnda,
“Derneðimizin tüzüðünde belirlenen ilke ve kurallar doðrultusunda Cumhuriyet
Devrim ve ilkelerine hangi kiþi veya kurumdan gelirse gelsin gerekli biçimde
karþý koymak tüzüðümüzün bize görev olarak yüklediði bir sorumluluktur.
Ýddianamede hakaret olarak nitelendirilen sözlerin hepsinin yasal dayanaðý olup
bunlarý gerek ben gerekse vekillerim yazýlý savunmalarýnda delilleri ile
mahkemenize sunacaðýz. Ben sözlerimi hakaret içermediði düþüncesindeyim. Bu
itibarla Cumhurbaþkanýna hakaret ve halkýn dini deðerlerine aþaðýlama
suçlamalarýný kabul etmiyorum. Beraatýma karar verilmesini istiyorum” dedi.
Özyürek’in avukatý Gürkut Acar, Av.
Ertuðrul Kazancý, Av. Mehmet
Zengin, Av.Ali
Fuat Çetinkaya , Av.Mehmet Öztürk
savunmalarýnda müvekkilin anayasada ifadesini bulan
Cumhuriyetin deðiþtirilemez ilkelerini korumaya yönelik siyasal tespitlerde
bulunduðunu belirterek, “Söz konusu ifadeler AKP’ye yönelik kapatma davasýnda
da yer almýþ maddi olgulardýr. Ayrýca türbanla ilgili Avrupa Ýnsan Haklarý
Mahkemesi’nde verilen kararda müvekkilin halkýn dini deðerlerinin aþaðýlama
suçunu iþlemediðini açýkça göstermektedir. Söz konusu ifadeler sert ve aðýr
eleþtiri niteliðinde olup siyasal tespitler niteliðinde sözlerdir”
a)
“Ne olduklarý, ne yapacaklarý, ne
yaptýklarýndan belli olan Atlantik Denizindeki “velinimetleri”
ne derse onu yapan, Cumhuriyetin laik, demokratik kimliðini açýkça
deðiþtirmeyi, yok etmeyi amaçlayan ýlýmlý Ýslamcý çete” sözleri ANAYASA’NIN 2. MADDESÝNDE DEÐISTÝRÝLMESÝ
TEKLÝF DAHÝ EDÝLEMEYEN
CUMHURÝYETÝN
TEMEL DEÐERLERÝNE SAHÝP ÇIKMAKTAN ÝBARETÝR. Bu nitelikleri
deðiþtirmeye çalýþan ve yurt dýþýndan yönlendirilen bir gruba karþý söylenmiþ
bu sözlerin tek kiþiye (Cumhurbaþkaný’na) söylenmiþ olduðu kabul edilemez.
“ILIMLI ISLAMCI ÇETE” SÖZLERÝ DE HAKARET
ÝÇÝN SÖYLENMÝÞ DEÐÝLDÝR. ÇÜNKÜ CUMHURÝYETÝN TEMEL NÝTELÝKLERÝNÝ YIKARAK YERÝNE
BÝR DÝN DEVLETÝ KURMAYI AMAÇLAYANLARIN, ANAYASAL DÜZENÝ YIKMAK ÝCÝN
ÖRGÜTLENMELERÝ ÇETE KURMAKTIR. BU HERKESÝN BÝLDÝÐÝ VE BÝLMESÝ GEREKEN BÝR
KONUDUR. KALDI KÝ YARGITAY CUMHURÝYET BAÞSAVCISI BU NEDENLE AKP ÝCÝN KAPATMA
DAVASI ACMISTIR.
BÝLÝNDÝÐÝ GÝBÝ TÜRK CEZA
KANUNUNUN 309. MADDESÝ ÞÖYLEDÝR: “MADDE 309 - (1) Cebir ve þiddet kullanarak, Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasýnýn öngördüðü düzeni ortadan kaldýrmaya veya bu düzen
yerine baþka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasýný önlemeye
teþebbüs edenler aðýrlaþtýrýlmýþ müebbet hapis cezasý ile cezalandýrýlýrlar.
(2) Bu suçun iþlenmesi sýrasýnda baþka suçlarýn iþlenmesi halinde, ayrýca bu
suçlardan dolayý ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.”
SÝMDÝLÝK
CEBÝR VE ÞÝDDET DEGÝL; HÝLE ÝLE VE CEMAAT ÖRGÜTLENMESÝ YOLUYLA DEVLETÝ ELE
GEÇÝRMEKTE OLAN; YURT DIÞINDAN YÖNLENDÝRÝLEN BÝR GRUBU “ÇETE” OLARAK NÝTELENDÝRMÝSTÝR. GERÇEKTE VEKÝLEDENÝMÝN DEÐÝL; CETE MENSUPLARININ YARGILANMASI
GEREKÝRDÝ. DEVLETÝN; ELE GECÝREMEDÝKLERÝ YASAL GÜÇLERÝNÝN KARSISINDAKÝ BU
OLUÞUMA ÇETE DEMEK SUC OLUSTURMAZ.
b) )“ Ata’ya saygý duruþunda sap gibi ayakta durmaya gerek
yok”, “ben laik deðilim” diyebilen El Kadý’nýn kefilleri, Türkiye
Cumhuriyeti’nin baðýmsýz Laik Çankaya’sýný Mustafa Kemal’in makamýný ele
geçirmiþlerdir”
sözlerinden; “Ata’ya saygý duruþunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok”, “El Kadý’nýn kefili benim” “Ben Laik
deðilim’ sözleri Baþbakan
Recep Tayyip Erdoðan’a aittir. Bunlar
bilinen sözleridir. Basýn ve Yayýn Organlarýnda, Ortak-að (internet)’da,
kitaplarda vardýr. Bu anlayýþýn
Cumhurbaþkanlýðý seçiminde etkili olmasý nedeniyle, Cumhurbaþkanlýðý makamýný
ele gecirdiðini söylemek neden hakaret olsun?
Bu sözler tamamýyla bir gerçeðin
ifadesidir. Gerçekleri söylemek hakaret etmek deðildir. SANIK BU SOZLERIYLE BIR
TESPÝT YAPMIÞTIR. BU TESPÝT HER YERDE VARDIR. YÜZLERCE GAZETEDE VE YAZIDA
YAZILMIÞTIR. HÝÇBÝRÝSÝ BUNLARI CUMHURBAÞKANI’NA HAKARET OLARAK KABUL ETMÝÞ
DEÐÝLDÝR.
c) “Devrim ile karþý devrim Çankaya’da karþý karþýyadýr”, “Meþru olan
devrimin Çankaya’sý AB-ABD güdümlü devþirmelerin iþgali altýndadýr” “Ülkemizi
satýlýk vatan konumuna düþürenler Türkiye’yi Parçalama Projesi BOP’un eþ
baþkanlýðýný yürütenler yargýda hesap vermektense Çankaya Köþkünün duvarlarý
arkasýna saklamýþlardýr” sözlerinden;
“Devrim ile karþý
devrim Çankaya’da karþý karþýyadýr” sözleri; Bugünkü
Cumhurbaþkaný’nýn laiklik ilkesine aykýrý birçok sözü ve laiklik karþýtý yaþam
biçimi nedeniyle Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci ve
laik kiþiliði ile bugünkü Cumhurbaþkaný’nýn laiklik karþýtý kiþiliði ve
uygulamalarýnýn karþý karþýya olduðunun belirtilmesidir.
BUNUN HAKARET VE KÜÇÜK DÜÞÜRMEYLE BÝR
ÝLGÝSÝ YOKTUR. TAM ANLAMIYLA BÝR SÝYASAL TESPÝTTEN ÝBARETTÝR. GERÇEÐÝ ÝFADE
ETMEK SUÇ OLUÞTURMAZ.
“Meþru olan devrimin Çankaya’sý AB-ABD güdümlü devþirmelerin iþgali
altýndadýr” sözü: Anayasanýn deðiþtirilemez maddelerine aykýrý bir
anlayýþý temsil eden, bu nedenle de meþru olmayan güçlerin; Avrupa Birliði ve
Amerika'dan yönlendirilen ve bunlar tarafýndan yetiþtirilmiþ (devþirilmiþ
kiþilerin iþgali altýndadýr demektir.) BU
SOZLERÝN DE HAKARET ÝLE ÝLGÝSÝ YOKTUR. AÐIR VE CÝDDÝ BÝR ELESTÝRÝDÝR.
c)”Aklýn,
bilimin baðýmsýzlýðýn kalelerine ABD-AB güdümlü yobazlýðýn bayraðý, TÜRBAN
çekiliyor!” diye beyanata bulunarak, “halkýn bir kesiminin benimsediði dini
deðerleri alenen aþaðýlamak” suçunu islediði ileri sürülmektedir.
SAYIN SAVCI; TÜRBANIN BÝR BASÖRTÜSÜ OLMADIÐINI, CUMHURÝYETÝN
TEMELÝNÝ OLUSTURAN LAÝK YAPIYI BOZMAK ÝCÝN BÝR ARAC OLARAK
KULLANILDIÐINI BÝLMEZDEN GELMEKTEDÝR. TÜRBANIN BASÝT BÝR
BASÖRTÜSÜ DEÐÝL LAÝK OLMAYAN KESÝMÝN, KADINLARA GÝYDÝRDÝÐÝ
BÝR ÜNÝFORMA OLDUÐUNU, AVRUPA ÝNSAN HAKLARI MAHKEMESÝ
BUNDAN BÝR HAFTA ÖNCE VERDÝÐÝ BÝR KARARLA YÝNELEMÝSTÝR. TÜRBAN ÝLE ÝLGÝLÝ
OLARAK, ANAYASA MAHKEMESÝNÝN SON VERDÝÐÝ KARAR ORTADADIR. SAYIN SAVCI,
TÜRBANI BÝR DÝNSEL SÝMGE
HALÝNE GETÝREREK KORUMA ALTINA ALMA CABASINDADIR. BUNUN BÝR CUMHURÝYET
SAVCISININ, CUMHURÝYETÝN TEMEL DEÐERLERÝNÝ
KAVRAMADIINI, YA
DA KAVRAYAMAMIS GÝBÝ GÖRÜNDÜÜNÜ GÖRMEK ÜZÜCÜDÜR.
SONUÇ VE ÝSTEM :
BU DAVA, SAYIN SAVCININ ÝRADESÝYLE DEÐÝL, SÝYASAL
ÝKTÝDARIN ZORLAMASIYLA AÇILMIÞTIR.
ÝDDÝALAR GERÇEKLERE AYKIRIDIR. BÝLDÝRÝDE YAZILAN VE SÖYLENENLERÝN TAMAMI CUMHURÝYETÝN
TEMEL ÝLKELERÝNÝ KORUMAK, CUMHURÝYETÝN
ANAYASAL TEMELLERÝNÝN KORUNMASINA YÖNELÝK DÜÞÜNCELERÝN AÇIKLANMASINDAN ÝBARETTÝR. DAVA; DIÞ GÜCLERÝN ÜLKEMÝZÝ YÖNETMESÝNE KARÞI
SÖYLENMÝÞ SÖZLERÝN ÇARPITILMASINA, AMACININ
DIÞINDA ANLAM YÜKLENMESÝNE DAYALIDIR.
ANAYASANIN DEGÝÞTÝRÝLEMEZ MADDELERÝNÝN KORUNMASI AMACIYLA, ÜLKE
BAÐMSIZLIÐIN, YABANCILARIN ÜLKE
YÖNETÝMÝNDEKÝ ETKÝNLÝKLERÝNÝN KINANMASI
AMACIYLA YAZILMIÞ BÝLDÝRÝDE SUCUN YASAL
UNSURLARI OLUÞMAMISTIR.
ÝDDÝANAMEDE ÝLERÝ SÜRÜLEN HÝÇBÝR YASA HÜKMÜNÜN UNSURLARI BULUNMADIÐI
GÝBÝ, HAKARET KASTI DA BULUNMAMAKTADIR.
VEKÝLEDENÝMÝZ ANAYASAL TEMÝNAT ALTINDAKÝ
DÜÞÜNCE ÖZGÜRLÜÐÜNÜ KULLANMIÞTIR. TÜRK CEZA YASASININ 301/3. MADDESÝNE GÖRE
ELEÞTÝRÝ AMACIYLA YAPILAN DÜÞÜNCE
AÇIKLAMALARI SUC
OLUÞTURMAZ. ORTADA
AÐIR BÝR ELEÞTÝRÝ VARDIR. ANCAK SUÇ YOKTUR. BU NEDENLERLE
VEKÝLEDENÝMÝN AKLANMASINA
KARAR VERÝLMESÝNÝ SAYGILARIMLA VEKÝLEDENÝMÝZ ADINA TALEP EDERÝZ. 24.11.2008