DİN KARDEŞİM (!) RECEP’E !... Mustafa Nevruz SINACI Hani Recep Bey sitem ediyor ve diyor ya; “Onların
gözleri var ama görmezler, dilleri var söylemezler; Okullara ücretsiz
kitap dağıttık, bunları neden söylemiyorsunuz? Ekonomi de dağları
devirdik; Enflasyonu yendik; İhracatta çığır açtık, Milli geliri 5000
doların üstüne çıkarttık; Cumhuriyet tarihinde eşi emsali görülmemiş bir
kalkınma ve gelişmeyi başardık..”
Bunları duyunca insan bir an ‘gerçek sanarak’ bazen utanıyor
veya utanır gibi oluyor.
Yine bir nutuk ve günün akşamında bütün kanalları dolduran
“ulus’a sesleniş”
Yine aynı teraneler… Okul, kitap vs. Bu defa ‘ah Recebim'
dedim; Bizler ne kadar da nankör ve 'duygusalız', gözümüz var görmüyor,
bakmıyor, okumuyor ve bir dilimiz olduğu halde konuşmuyor ve söylemiyoruz,
elimiz var bir yerlere uzanıp incelemiyor, araştırmıyoruz.
Bu defa öyle değil! Önce şu okul durumundan başlayıp, dünya ne durumda?
Sevgili halkımız ne halde bir bakmak gerek. Öyle ya, memlekette düşünce ve
söz söyleme hürriyeti var. Dünyada ve ülkede olan biteni anlatmak ve
gerçekleri hatırlatmak lazım!..
Bu için doğrusu nedir? Elbette OECD verileri,.buyurun bakalım. Ne de olsa
kendisi veriyor oraya bilgileri, doğrudur elbet.
Görelim bakalım bizim de üyesi olduğumuz, 30 üyeli OECD (Ekonomik
işbirliği ve kalkınma örgütü) ne durumda? Biz ne haldeyiz? Örneğin bizim
okullarımız neyle ısınıyor? Fuel-Oil. Fiyatı ne bunun? Rekor bizde! 30 ülke arasında en fahiş
fiyat, en yüksek vergi ve en pahalı yakıt Türkiye'de!
Bizde 1000 litresi 1.488,40 $, daha yükseği yok! Buyurun resmi listeyi
inceleyelim:
ABD: 644,76., Hindistan: 210,23., Polonya: 791,72., İspanya: 725,63.,
Belçika: 664,63., Tekrar ediyorum: TÜRKİYE = 1.488,40 Dolar
Bizden sonraki en pahalı ülkeden Türkiye 710.74.60 daha pahalı. Bu okullar nasıl aydınlatılıyor? Elektrik mi? Evet!
Nedir elektriğin birim fiyatı OECD ülkelerinde? Güney Afrika: 5,9 sent.,
Avustralya: 9,8 sent., Kanada: 6,7 sent., Taiwan: 7,8 sent., Hindistan:
4,2 sent., ABD: 10 sent., Türkiye: 13,9 sent…
Yine dünyadaki en pahalı ülkeden Türkiye 3.9 sent daha pahalı. Kitap dağıtmış 'bedava', ne para vermiş acaba söylesin. Bakın OECD
ne söylüyor: OECD ülkeleri arasında GSYİH (Gayrı safi
yurtiçi hasıla)'dan eğitime harcanan para (30 ülke arasında) ortalama %
6,2., İsrail: % 8,4., İzlanda: % 8., Kore: % 7,3., Şili: % 6,4., Meksika:
% 6,4., Türkiye: % 4,1., Hani para harcıyordun Recebim?
Ha bu arada meraklısına; OECD ülkeleri arasında cahillik rekoru da bizde; 25 -64 yaş arası her 100
kişiden 63'ü, azami ilkokul ve daha düşük bir eğitime sahip. Meksika da
bile % 50 bu oran. Tahmin edilebileceği gibi birçok ülkede %1 ile % 10
arasında. Bir de Öğretmen maaşlarına bakalım:
OECD ülkelerinde 15 yıl deneyimli bir öğretmen yıllık ne kazanıyor? Lüksemburg: 85.000 $., Kore:
46.000 $., İspanya: 41.000 $., Portekiz: 35.000 $., Yunanistan: 35.000 $.,
Meksika: 21.000 $., Türkiye'yi merak ediyorsunuz değil mi?OECD'nin her
tablosunda yer alan Türkiye bu tabloda yok! Utandıklarından vermediler
herhalde bu değerleri. Ama ben söyleyeyim: Yıllık 10.000 $'ın altında! Herhalde eğitim ve öğretim o nedenle bu kadar kısır. Devlet
okulları dökülüyor, özeli revaçta.. Ortada devasa bir sorun var!
Dershaneler. Fakir-fukara-gurabanın her yıl 10-15 milyar doları buralara
akıyor. Neden? Ama yine de sorunlar bitmiyor.
Konya'da belediye, okullara 'kontörlü su' veriyormuş haberin var mı?
Kontör bitti mi su da yok! Bu gün Başkentte sular kesik. Ocaktan bu yana
elektrik faturası %100 arttı. Çoğu işçi, memur ve emeklinin artık Doğalgaz
alacak gücü yok. Mutfakta yangın haddi mücavir.
Sen ne diyorsun Allah aşkına Recebim!
Gözün var, gönlün de olursa eğer, şu A'raf suresini bir oku ne olur!
**** TÜRKİYE’DE MİSYONERLİK VE HEDEFLERİ (1) Mustafa Nevruz
SINACI Bütün dünyada misyonerlik, bir dini tebliğ etme fiili olarak
anlaşılmakla birlikte, tarihi süreç içerisinde, emperyalizmle özdeşleşen
Hıristiyanlığın çıkar amaçlı faaliyeti durum ve konumuna gelmiş
bulunmaktadır. Yani, “Misyonerlik” denince akla çok eskilerde
dinsel amaçlı “Hıristiyanlık öğretisi” gelirdi. Şimdilerde bu
böyle değil. Akla gelen tek şey “ilâh, ilaç ve silâh”
tüccarlığı, bozgunculuk, fitne-fesat, sanal bölücülük, anarşi-terör ve
tedhiştir.
Tıpkı şu an ve evvelinde ülkemizde olduğu gibi… Bu bağlamda
“Osmanlı devleti mason ve misyonerler tarafından yıkılmıştır”
denildiğinde bunun çok doğru bir tarihi tespit olması gibi. Ancak biz yine
de, “günün aktüel konusu” olması nedeniyle meseleyi
özleştirecek, fazla derinlere inmeden Türk ve Türkiye’ye özgü yanını
ele alıp, irdeleyeceğiz. MİSYONERLERİN HEDEFLERİ: Hıristiyan dünyasının tarihte yıllarca süren haçlı
seferleriyle yıkamadıkları Osmanlı İmparatorluğu’nu, misyonerlikle
yıkmayı başardıkları gibi, bugün de Türk Devletini misyonerlikle yıkmaya
çalışmakta, sonra da Orta Doğu ve Orta Asya’yı ele geçirmeyi
hedeflemişlerdir. Hıristiyanların hedeflerinin bu şekilde olduğu Papanın
1999 senesi yılbaşı konuşmasındaki “Birinci bin yılda biz
Avrupa’yı Hıristiyanlaştırdık; İkinci bin yılda Amerika ve
Afrika’yı; üçüncü bin yılda da Asya’yı Hıristiyanlaştıracağız;
bunun da anahtarı Türkiye’dir” şeklindeki açıklamaları teyit
edilmektedir.
Anadolu'nun (Türkiye'nin) konumu; Hıristiyanlığın ilk yayıldığı yer ve
Selçuk’taki Meryem Ana Kilisesinin, Hıristiyanlığın kâbesi konumunda
olması; Türkiye’yi “Kutsal Ülke” hem de “vaat
edilmiş toprak” (arz-ı mev-ud) olarak görmeleridir.
Misyonerlerin amacı Hıristiyanlık öğretisi olsaydı; Türkiye’den önce
kendi ülkelerindeki yangını söndürmeleri gerekirdi. Zira, Callup Araştırma
Kuruluşu’nun “Dini Eğitimde Milenyum” konulu araştırma
sonucunda halkın, Danimarka’da % 49’u, Norveç’de %
52’si, İsveç’te % 55’i, Fransa’da % 50’si,
İngiltere’de % 60’ı, “Tanrının kendileri için hiçbir şey
ifade etmediğini” tespit etmiştir. Bu da göstermektedir ki
misyonerlerin Türkiye’deki gayesi Türk İnsanını, Hıristiyan
yapmaktan öte, Türk Devleti’ni yıkmaktır. Kendi ülkelerinde
ateizm/dinsizlik bu kadar yayılmışken ne diye bizimle uğraşırlar ki? BU MENFUR FAALİYETLERİ
YÜRÜTENLER MİT’in Başbakanlığa sunduğu rapor: “Amerikan
Misyonerler Masası Komiserliği’ nin (ABCFM) Türkiye Sorumlusunun
Sağlık ve Eğitim Vakfı ile Çağdaş Eğitim Vakfı olduğu, birçok yazar,
gazeteci, bilim adamı ile Sev Matbaacılık Kitap-ı Mukaddes ve Yay. Eğitim
A.Ş.’nin aynı vakfa bağlı oldukları, İzmir, İstanbul ve
Tarsus’ta okullarının olduğu belirtilmekte; bunların dışında 332
kilise, 7 dergi, 49 vakıf, 3 yayınevi, 7 radyo, 7 şirket, 7 gazete ve 44
dernek olmak üzere kitlesel bazda ve örgüt bağlamında 190 misyonerlik
odağının tespit edilmiştir” Genelkurmay Başkanlığı’nca yapılan
bir araştırmada misyonerlerin hedefinin Alevi ve Kürtler olduğu ve
yöneticilerinin tamamının mason, dönme (kripto-koza) ve gayri-Müslim
unsurlardan teşekkül ettiği vurgulanmaktadır.
MİSYONERLİK
FAALİYETLERİ’NE YASAL GÜVENCE Hıristiyanların Türk Devleti’ni yıkmak maksadıyla,
büyük zahmetlere katlanıp, haçlı seferleri düzenlemelerine artık gerek
yoktur. Hıristiyan sermayesi’nin uluslar arası temsilcisi AB ve BOP
mimarı ABD’yi kurtarıcı olarak gören zihniyet, bunların (Milli
haysiyet ve milli irademizi yok edici, din birliğimizle üniter yapımızı
bozucu ve Türk Milli Devletini yıkmaya matuf) yasa değişikliklerine
ilişkin resmi taleplerini ivedilikle ele almakta hükümet, Meclis’i
gece gündüz çalıştırarak istenilen düzenlemeyi vaat edilen tarihte
yapmaktadır. Bu yasalardan bazıları; (GB) Milli irademizin temsilcisi TBMM
yetkilerinin AB ile paylaşımı, yabancı vakıflar ve yabancıların
Türkiye’de taşınmaz mal edinmelerine izin verilmesi. Azınlıklar ve
etnik gruplara ana dilde yayın, öğrenim ve siyasi birliktelik hakkı gibi
yasalar çıkartılmıştır.
*** TÜRKİYE’DE MİSYONERLİK VE
HEDEFLERİ (2) Mustafa Nevruz
SINACI Aleviler ve Kürtlerin azınlık sayılmalarının sağlanması, terör
örgütü mensuplarına (A. Öcalan dahil ki, esas adı Artim Erenyan olan bir
Ermenidir) af çıkartılması, Ordu’nun ateş kesmesi, PKK ile siyasi
çözüm görüşmelerinin başlatılması; Güney Kıbrıs’ın tanınması;
KKTC’’ne son verilmesi; Türk askerinin adadan çekilmesi;
Ermenistan kapısının açılması ve bu çete devletle iyi ilişkiler kurulması
Kamu Yönetimi Yasası’nın Milli devlet yapımızı bozacak şekilde
değiştirilmesi; ruhban okulunun açılması vs, tamamı Türk milleti ve
devletine ihanet anlamına gelen düzenlemeler için siyasi, ekonomik baskıya
devam etmektedirler. DÜZENLEMELER SONUCU MİSYONER
FAALİYETLERİ Türk milleti ile binlerce yıllık tarih ve kültür birliğine
sahip, Milli Birliğimizin asli unsuru olan Alevi, Kürt, Çerkez, Arnavut,
Türkmen, Laz gibi insanlarımızın azınlık ve etnik gruplar olarak kabul
edilmeleri siyasi ve kültürel haklar veren yasa ile “Milli
Birliğimizin” bozulmaya, iç savaşa sürüklenmeye zemin
hazırlanmıştır. Yabancıların mülk edinme yasası ile kiliseler, kilise
evleri hızla artmakta, ilgili bakanın resmi açıklamasına göre; canla kanla
sahip olduğumuz vatan topraklarının, dört milyon metrekaresi satılmış
bulunmaktadır.
Bu rakama, kadastro geçmemiş yerlerdeki satışlar dâhil değildir.
Hıristiyan ülke büyük elçilerinin ve yasalarımızın desteğinde “Barış
gönüllüleri !, “parlamento heyetleri” adı altında misyoner
heyetleri getirilmekte, sadece Alevi ve Kürt’lerin bulunduğu il,
ilçe ve köyler ziyaret edilmekte, ülkelerine dönerken basını başına
toplayarak, Türkiye’ye hakaretler yağdırıp, ülkemizi terk
etmektedirler. Aynı türden mekânlar, “sağlık taramaları”,
“insan hakları”, “azınlık hakları”, “deprem
bölgelerine yardımlar”, “inanç turizmi” şeklinde geziler,
toplantılar düzenlemekte;. “Dinler arası diyalog”ve
“yabancı dil kursları” gibi toplantıları serbestçe
yapabilmektedirler.
Bugün bu faaliyetler için paket programlar hazırlanarak şartlar ve ortama
göre uygulanmaktadır. Bu paket programlarda, “İslami duyguları
zayıflatan, inanca nifak sokan sohbet toplantıları sesli ve görüntülü
yayınlar, filmler yapmak, göstermek, İncil dağıtmak, AB’nin halkın
kendi dilini, dinini ve kültürünü kullanması, yaşatması ve etnik siyasi
yapılanmasını sağlamakla ekonomik refah getireceğinin propagandası
yapılmaktadır” Ayrıca; “Seks ve cinsel özgürlüğü teşvik ve
tahrik, son derece ahlaksız yayın ve misyoner yabancı kızların
gençlerimizi kandırarak evlenmelerini sağlamak..” gibi hususlar yer
almaktadır.
Fener Rum Patrikhanesi papazı, AB ve ABD’nin desteği ile TC ve
yasalarını hiçe sayarak, kendisini “ekümenlik” yani dünya
patriği, İstanbul’u da Konstantinopolis ilan etme cesaretini
kendinde bulabilmiş, resmi yazışmalarında da bu sıfatı kullanmaya
başlamıştır. Patrik Bartholomeus öylesine ileri gitmiştir ki;
Türkiye’de Ruhban Okulu’nun açılması için ABD Özel Planlama
Dairesi Başkanlığı’ndan Türk Yetkililerine verilmek üzere 20 milyon
dolar aldığını, bunu Yunanistan’daki yatırımlarında kullandığını,
CİA tespit etmiş, ABD Başkanlığı’na 01.07.2004 tarihinde verdiği
resmi rapor basınımızda yayınlanmıştır. Fakat, bugüne kadar bu
suiistimalle ilgili, TC resmi makamlarının bir açıklaması ve adli işlem
başlatıldığı duyulmamıştır. Daha bunlara benzer yüzlerce hainlik sıralamak
mümkündür.
Tarih boyunca Türk Milletini parçalamak, Türk Devleti’ni yıkmak için
yıllarca savaşmış, asırlarca mücadele vermiş, halen her fırsat
bulduklarında haçlı zihniyetini, kinini nefretini ifade eden Hıristiyan
Devletlerin, bugün dahi resmi makamlarımızın raporlarında ifade edilen,
misyonerlerin bölücü faaliyetlerini görmemek, duymamak ve anlamamak için
görme, duyma ve anlama özürlü olmak gerekir. Oysa, devleti yönetenler ne
sağır-kör, ne de anlama özürlüdür! Türk birliği’nin bozulması,
ülkemizin iç savaşa sürüklenmesi ve devletin yıkılmasına matuf düzenlemelerden duyulan rahatsızlığın
“Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar” biçimi amiyane
tabir ve beyanla örtülmeye çalışılması sorumsuzluk, aymazlıktır.
Müslüman Türk Milleti olarak bize düşen görev daima uyanık olmak ve bu
hain saldırıyı püskürtmektir. Bu ancak, Türklüğümüz ve dinimize çok sıkı
sarılmakla kabildir.BAK: http://www.mustafanevruzsinaci.blogspot.com, www.evrenselbilinc.blogspot.com, www.turkcelil.com, www.mynar.net, www.internethaber.eu
DİN KARDEŞİM (!) RECEP’E !...
Mustafa Nevruz SINACI
Hani Recep Bey sitem ediyor ve diyor ya; “Onların
gözleri var ama görmezler, dilleri var söylemezler; Okullara ücretsiz
kitap dağıttık, bunları neden söylemiyorsunuz? Ekonomi de dağları
devirdik; Enflasyonu yendik; İhracatta çığır açtık, Milli geliri 5000
doların üstüne çıkarttık; Cumhuriyet tarihinde eşi emsali görülmemiş bir
kalkınma ve gelişmeyi başardık..”
Bunları duyunca insan bir an ‘gerçek sanarak’ bazen utanıyor
veya utanır gibi oluyor.
Yine bir nutuk ve günün akşamında bütün kanalları dolduran
“ulus’a sesleniş”
Yine aynı teraneler… Okul, kitap vs. Bu defa ‘ah Recebim'
dedim; Bizler ne kadar da nankör ve 'duygusalız', gözümüz var görmüyor,
bakmıyor, okumuyor ve bir dilimiz olduğu halde konuşmuyor ve söylemiyoruz,
elimiz var bir yerlere uzanıp incelemiyor, araştırmıyoruz.
Bu defa öyle değil! Önce şu okul durumundan başlayıp, dünya ne durumda?
Sevgili halkımız ne halde bir bakmak gerek. Öyle ya, memlekette düşünce ve
söz söyleme hürriyeti var. Dünyada ve ülkede olan biteni anlatmak ve
gerçekleri hatırlatmak lazım!..
Bu için doğrusu nedir? Elbette OECD verileri,.buyurun bakalım. Ne de olsa
kendisi veriyor oraya bilgileri, doğrudur elbet.
Görelim bakalım bizim de üyesi olduğumuz, 30 üyeli OECD (Ekonomik
işbirliği ve kalkınma örgütü) ne durumda? Biz ne haldeyiz? Örneğin bizim
okullarımız neyle ısınıyor? Fuel-Oil. Fiyatı ne bunun? Rekor bizde! 30 ülke arasında en fahiş
fiyat, en yüksek vergi ve en pahalı yakıt Türkiye'de!
Bizde 1000 litresi 1.488,40 $, daha yükseği yok! Buyurun resmi listeyi
inceleyelim:
ABD: 644,76., Hindistan: 210,23., Polonya: 791,72., İspanya: 725,63.,
Belçika: 664,63., Tekrar ediyorum: TÜRKİYE = 1.488,40 Dolar
Bizden sonraki en pahalı ülkeden Türkiye 710.74.60 daha pahalı.
Bu okullar nasıl aydınlatılıyor? Elektrik mi? Evet!
Nedir elektriğin birim fiyatı OECD ülkelerinde?
Güney Afrika: 5,9 sent.,
Avustralya: 9,8 sent., Kanada: 6,7 sent., Taiwan: 7,8 sent., Hindistan:
4,2 sent., ABD: 10 sent., Türkiye: 13,9 sent…
Yine dünyadaki en pahalı ülkeden Türkiye 3.9 sent daha pahalı.
Kitap dağıtmış 'bedava', ne para vermiş acaba söylesin. Bakın OECD
ne söylüyor:
OECD ülkeleri arasında GSYİH (Gayrı safi
yurtiçi hasıla)'dan eğitime harcanan para (30 ülke arasında) ortalama %
6,2., İsrail: % 8,4., İzlanda: % 8., Kore: % 7,3., Şili: % 6,4., Meksika:
% 6,4., Türkiye: % 4,1., Hani para harcıyordun Recebim?
Ha bu arada meraklısına; OECD ülkeleri arasında cahillik rekoru da bizde;
25 -64 yaş arası her 100
kişiden 63'ü, azami ilkokul ve daha düşük bir eğitime sahip. Meksika da
bile % 50 bu oran. Tahmin edilebileceği gibi birçok ülkede %1 ile % 10
arasında.
Bir de Öğretmen maaşlarına bakalım:
OECD ülkelerinde 15 yıl deneyimli bir öğretmen yıllık ne kazanıyor?
Lüksemburg: 85.000 $., Kore:
46.000 $., İspanya: 41.000 $., Portekiz: 35.000 $., Yunanistan: 35.000 $.,
Meksika: 21.000 $., Türkiye'yi merak ediyorsunuz değil mi?OECD'nin her
tablosunda yer alan Türkiye bu tabloda yok! Utandıklarından vermediler
herhalde bu değerleri. Ama ben söyleyeyim: Yıllık 10.000 $'ın altında!
Herhalde eğitim ve öğretim o nedenle bu kadar kısır. Devlet
okulları dökülüyor, özeli revaçta.. Ortada devasa bir sorun var!
Dershaneler. Fakir-fukara-gurabanın her yıl 10-15 milyar doları buralara
akıyor. Neden? Ama yine de sorunlar bitmiyor.
Konya'da belediye, okullara 'kontörlü su' veriyormuş haberin var mı?
Kontör bitti mi su da yok! Bu gün Başkentte sular kesik. Ocaktan bu yana
elektrik faturası %100 arttı. Çoğu işçi, memur ve emeklinin artık Doğalgaz
alacak gücü yok. Mutfakta yangın haddi mücavir.
Sen ne diyorsun Allah aşkına Recebim!
Gözün var, gönlün de olursa eğer, şu A'raf suresini bir oku ne olur!
****
TÜRKİYE’DE MİSYONERLİK VE HEDEFLERİ (1)
Mustafa Nevruz
SINACI
Bütün dünyada misyonerlik, bir dini tebliğ etme fiili olarak
anlaşılmakla birlikte, tarihi süreç içerisinde, emperyalizmle özdeşleşen
Hıristiyanlığın çıkar amaçlı faaliyeti durum ve konumuna gelmiş
bulunmaktadır. Yani, “Misyonerlik” denince akla çok eskilerde
dinsel amaçlı “Hıristiyanlık öğretisi” gelirdi. Şimdilerde bu
böyle değil. Akla gelen tek şey “ilâh, ilaç ve silâh”
tüccarlığı, bozgunculuk, fitne-fesat, sanal bölücülük, anarşi-terör ve
tedhiştir.
Tıpkı şu an ve evvelinde ülkemizde olduğu gibi… Bu bağlamda
“Osmanlı devleti mason ve misyonerler tarafından yıkılmıştır”
denildiğinde bunun çok doğru bir tarihi tespit olması gibi. Ancak biz yine
de, “günün aktüel konusu” olması nedeniyle meseleyi
özleştirecek, fazla derinlere inmeden Türk ve Türkiye’ye özgü yanını
ele alıp, irdeleyeceğiz.
MİSYONERLERİN HEDEFLERİ:
Hıristiyan dünyasının tarihte yıllarca süren haçlı
seferleriyle yıkamadıkları Osmanlı İmparatorluğu’nu, misyonerlikle
yıkmayı başardıkları gibi, bugün de Türk Devletini misyonerlikle yıkmaya
çalışmakta, sonra da Orta Doğu ve Orta Asya’yı ele geçirmeyi
hedeflemişlerdir. Hıristiyanların hedeflerinin bu şekilde olduğu Papanın
1999 senesi yılbaşı konuşmasındaki “Birinci bin yılda biz
Avrupa’yı Hıristiyanlaştırdık; İkinci bin yılda Amerika ve
Afrika’yı; üçüncü bin yılda da Asya’yı Hıristiyanlaştıracağız;
bunun da anahtarı Türkiye’dir” şeklindeki açıklamaları teyit
edilmektedir.
Anadolu'nun (Türkiye'nin) konumu; Hıristiyanlığın ilk yayıldığı yer ve
Selçuk’taki Meryem Ana Kilisesinin, Hıristiyanlığın kâbesi konumunda
olması; Türkiye’yi “Kutsal Ülke” hem de “vaat
edilmiş toprak” (arz-ı mev-ud) olarak görmeleridir.
Misyonerlerin amacı Hıristiyanlık öğretisi olsaydı; Türkiye’den önce
kendi ülkelerindeki yangını söndürmeleri gerekirdi. Zira, Callup Araştırma
Kuruluşu’nun “Dini Eğitimde Milenyum” konulu araştırma
sonucunda halkın, Danimarka’da % 49’u, Norveç’de %
52’si, İsveç’te % 55’i, Fransa’da % 50’si,
İngiltere’de % 60’ı, “Tanrının kendileri için hiçbir şey
ifade etmediğini” tespit etmiştir. Bu da göstermektedir ki
misyonerlerin Türkiye’deki gayesi Türk İnsanını, Hıristiyan
yapmaktan öte, Türk Devleti’ni yıkmaktır. Kendi ülkelerinde
ateizm/dinsizlik bu kadar yayılmışken ne diye bizimle uğraşırlar ki?
BU MENFUR FAALİYETLERİ
YÜRÜTENLER
MİT’in Başbakanlığa sunduğu rapor: “Amerikan
Misyonerler Masası Komiserliği’ nin (ABCFM) Türkiye Sorumlusunun
Sağlık ve Eğitim Vakfı ile Çağdaş Eğitim Vakfı olduğu, birçok yazar,
gazeteci, bilim adamı ile Sev Matbaacılık Kitap-ı Mukaddes ve Yay. Eğitim
A.Ş.’nin aynı vakfa bağlı oldukları, İzmir, İstanbul ve
Tarsus’ta okullarının olduğu belirtilmekte; bunların dışında 332
kilise, 7 dergi, 49 vakıf, 3 yayınevi, 7 radyo, 7 şirket, 7 gazete ve 44
dernek olmak üzere kitlesel bazda ve örgüt bağlamında 190 misyonerlik
odağının tespit edilmiştir” Genelkurmay Başkanlığı’nca yapılan
bir araştırmada misyonerlerin hedefinin Alevi ve Kürtler olduğu ve
yöneticilerinin tamamının mason, dönme (kripto-koza) ve gayri-Müslim
unsurlardan teşekkül ettiği vurgulanmaktadır.
MİSYONERLİK
FAALİYETLERİ’NE YASAL GÜVENCE
Hıristiyanların Türk Devleti’ni yıkmak maksadıyla,
büyük zahmetlere katlanıp, haçlı seferleri düzenlemelerine artık gerek
yoktur. Hıristiyan sermayesi’nin uluslar arası temsilcisi AB ve BOP
mimarı ABD’yi kurtarıcı olarak gören zihniyet, bunların (Milli
haysiyet ve milli irademizi yok edici, din birliğimizle üniter yapımızı
bozucu ve Türk Milli Devletini yıkmaya matuf) yasa değişikliklerine
ilişkin resmi taleplerini ivedilikle ele almakta hükümet, Meclis’i
gece gündüz çalıştırarak istenilen düzenlemeyi vaat edilen tarihte
yapmaktadır. Bu yasalardan bazıları; (GB) Milli irademizin temsilcisi TBMM
yetkilerinin AB ile paylaşımı, yabancı vakıflar ve yabancıların
Türkiye’de taşınmaz mal edinmelerine izin verilmesi. Azınlıklar ve
etnik gruplara ana dilde yayın, öğrenim ve siyasi birliktelik hakkı gibi
yasalar çıkartılmıştır.
***
TÜRKİYE’DE MİSYONERLİK VE
HEDEFLERİ (2)
Mustafa Nevruz
SINACI
Aleviler ve Kürtlerin azınlık sayılmalarının sağlanması, terör
örgütü mensuplarına (A. Öcalan dahil ki, esas adı Artim Erenyan olan bir
Ermenidir) af çıkartılması, Ordu’nun ateş kesmesi, PKK ile siyasi
çözüm görüşmelerinin başlatılması; Güney Kıbrıs’ın tanınması;
KKTC’’ne son verilmesi; Türk askerinin adadan çekilmesi;
Ermenistan kapısının açılması ve bu çete devletle iyi ilişkiler kurulması
Kamu Yönetimi Yasası’nın Milli devlet yapımızı bozacak şekilde
değiştirilmesi; ruhban okulunun açılması vs, tamamı Türk milleti ve
devletine ihanet anlamına gelen düzenlemeler için siyasi, ekonomik baskıya
devam etmektedirler.
DÜZENLEMELER SONUCU MİSYONER
FAALİYETLERİ
Türk milleti ile binlerce yıllık tarih ve kültür birliğine
sahip, Milli Birliğimizin asli unsuru olan Alevi, Kürt, Çerkez, Arnavut,
Türkmen, Laz gibi insanlarımızın azınlık ve etnik gruplar olarak kabul
edilmeleri siyasi ve kültürel haklar veren yasa ile “Milli
Birliğimizin” bozulmaya, iç savaşa sürüklenmeye zemin
hazırlanmıştır. Yabancıların mülk edinme yasası ile kiliseler, kilise
evleri hızla artmakta, ilgili bakanın resmi açıklamasına göre; canla kanla
sahip olduğumuz vatan topraklarının, dört milyon metrekaresi satılmış
bulunmaktadır.
Bu rakama, kadastro geçmemiş yerlerdeki satışlar dâhil değildir.
Hıristiyan ülke büyük elçilerinin ve yasalarımızın desteğinde “Barış
gönüllüleri !, “parlamento heyetleri” adı altında misyoner
heyetleri getirilmekte, sadece Alevi ve Kürt’lerin bulunduğu il,
ilçe ve köyler ziyaret edilmekte, ülkelerine dönerken basını başına
toplayarak, Türkiye’ye hakaretler yağdırıp, ülkemizi terk
etmektedirler. Aynı türden mekânlar, “sağlık taramaları”,
“insan hakları”, “azınlık hakları”, “deprem
bölgelerine yardımlar”, “inanç turizmi” şeklinde geziler,
toplantılar düzenlemekte;. “Dinler arası diyalog”ve
“yabancı dil kursları” gibi toplantıları serbestçe
yapabilmektedirler.
Bugün bu faaliyetler için paket programlar hazırlanarak şartlar ve ortama
göre uygulanmaktadır. Bu paket programlarda, “İslami duyguları
zayıflatan, inanca nifak sokan sohbet toplantıları sesli ve görüntülü
yayınlar, filmler yapmak, göstermek, İncil dağıtmak, AB’nin halkın
kendi dilini, dinini ve kültürünü kullanması, yaşatması ve etnik siyasi
yapılanmasını sağlamakla ekonomik refah getireceğinin propagandası
yapılmaktadır” Ayrıca; “Seks ve cinsel özgürlüğü teşvik ve
tahrik, son derece ahlaksız yayın ve misyoner yabancı kızların
gençlerimizi kandırarak evlenmelerini sağlamak..” gibi hususlar yer
almaktadır.
Fener Rum Patrikhanesi papazı, AB ve ABD’nin desteği ile TC ve
yasalarını hiçe sayarak, kendisini “ekümenlik” yani dünya
patriği, İstanbul’u da Konstantinopolis ilan etme cesaretini
kendinde bulabilmiş, resmi yazışmalarında da bu sıfatı kullanmaya
başlamıştır. Patrik Bartholomeus öylesine ileri gitmiştir ki;
Türkiye’de Ruhban Okulu’nun açılması için ABD Özel Planlama
Dairesi Başkanlığı’ndan Türk Yetkililerine verilmek üzere 20 milyon
dolar aldığını, bunu Yunanistan’daki yatırımlarında kullandığını,
CİA tespit etmiş, ABD Başkanlığı’na 01.07.2004 tarihinde verdiği
resmi rapor basınımızda yayınlanmıştır. Fakat, bugüne kadar bu
suiistimalle ilgili, TC resmi makamlarının bir açıklaması ve adli işlem
başlatıldığı duyulmamıştır. Daha bunlara benzer yüzlerce hainlik sıralamak
mümkündür.
Tarih boyunca Türk Milletini parçalamak, Türk Devleti’ni yıkmak için
yıllarca savaşmış, asırlarca mücadele vermiş, halen her fırsat
bulduklarında haçlı zihniyetini, kinini nefretini ifade eden Hıristiyan
Devletlerin, bugün dahi resmi makamlarımızın raporlarında ifade edilen,
misyonerlerin bölücü faaliyetlerini görmemek, duymamak ve anlamamak için
görme, duyma ve anlama özürlü olmak gerekir. Oysa, devleti yönetenler ne
sağır-kör, ne de anlama özürlüdür! Türk birliği’nin bozulması,
ülkemizin iç savaşa sürüklenmesi ve devletin yıkılmasına matuf düzenlemelerden duyulan rahatsızlığın
“Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar” biçimi amiyane
tabir ve beyanla örtülmeye çalışılması sorumsuzluk, aymazlıktır.
Müslüman Türk Milleti olarak bize düşen görev daima uyanık olmak ve bu
hain saldırıyı püskürtmektir. Bu ancak, Türklüğümüz ve dinimize çok sıkı
sarılmakla kabildir. BAK: http://www.mustafanevruzsinaci.blogspot.com, www.evrenselbilinc.blogspot.com, www.turkcelil.com, www.mynar.net, www.internethaber.eu
___________________________________________________________________________ _
Eksenim’e üye ol, seninle ortak
ilgi alanları paylaşan insanlarla tanış!
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız: Google Grupları "Muammer SEZER e,ulasmak,ulke icin Cumhuriyete silahsiz kuvvetler olmak" grubu.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : Muammer-SEZER@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: Muammer-SEZER+unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com.tr/group/Muammer-SEZER?hl=tr adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---