Bu yaz,Behramkale'de, Nilgün'le sevgili Turgut Özakman'ın
Diriliş'ini okuduk
Özakman çok önemli bir görevi üstlendi, Cumhuriyetimizin
kuruluşunu belgeliyor;
Şu Çılgın Türkler'de Kurtuluş Savaşı'nı anlatmıştı; bu
kitabında, çağının ve gelişmelerin dışında kalan, hiçbir alanda
üretici, yaratıcı olamayan Osmanlı İmparatorluğu'nun yavaş yavaş
dağılması sürecinde, 1914-15 yıllarında, Selânikli bir üstünyeteneğin,
Sultan Vahdettin'e, Savunma Bakanı ve Başkomutan Enver Paşa'ya karşın,
kendi girişimiyle yarı sanal bir tümenin başına gelişini, Balkan
Savaşı'nda bozguna uğramış ordunun önüne geçişini, l.Ordu komutanı
yeteneksiz Alman generalini aşarak Çanakkale önüne yığılmış İngiliz,
Fransız, İtalyan savaş gemilerini, onların taşıdıkları yüzbinlerce
kara savaşçısını bozguna uğratışını, geri çekilmeye, sonra yurdumuzdan
ayrılmaya zorlayışını anlatıyor.
Bu konuda yazılmış yerli yabancı bütün yapıtları büyük bir
dikkat ve ciddilikle inceleyerek; neden-sonuç ilişkilerini olanca
açıklığıyla gözler önüne sererek; kimseye haksızlık etmeden, haklı
olarak Diriliş adını verdiği silkişini tadına doyulmaz bir coşkuyla,
inançla anımsatıyor hepimize. Alman Mareşali akılalmaz bir yanlış
değerlendirmeyle Saros Körfezi'ne bakan tepelerde gece gündüz düşman
çıkarması beklerken, okuduğu askerlik sanatını kusursuz uygulayan
o ...