Şaşıp kalıyorum...
2000 yılına 1.5 kala, 60 milyonluk Türkiye'nin haline bakıyorum...
Hiçbir şeyimiz yokken neler yapmışız? Her şeyimiz varken neler
yapamıyoruz?..
Bir de bu ortamda Mustafa Kemal'e saldıranlara bakıyorum...
yazının tamamı için>>> http://mimoza.marmara.edu.tr/~avni/dersbelgeligi/cumhuriyet.htm
ders BELGELiGi
______________________
Unutturulan Atatürk - Uğur Mumcu
Atatürkçülük ne demektir?
Atatürkçülük, kısaca ulusal bağımsızlık ve ulusal onur demektir.
Atatürkçülük, özetle antiemperyalist bir kurtuluş savaşını başlatan ve
sürdüren bir eylem ve öğretidir.
- Amacımız , ulusal sınırlarımız içinde toprak bütünlüğümüzü ve ulusal
tam bağımsızlığımızı sağlamaktır. Buna engel olmak üzere karşımıza
çıkacak kuvvet, kim ve ne olursa olsun hiç duraksamadan çarpışırız ve
başarı kazanırız. Bu konuda karar ve inancımız kesindir.
Atatürkçülüğü, "tam bağımsızlık" inancından ayırmanın ve çok yönlü
uluslararası ipotekleri "Atatürkçülük" adına savunmanın hiç olanağı
yoktur. Kurtuluş Savaşı'nın başlarında Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nin bütün programlarına dayanağı, şu iki temeldir: Tam
bağımsızlık, kayıtsız koşulsuz ulusal egemenlik!..
- Tam bağımsızlık demek, elbette, siyaset, maliye, iktisat, adalet,
askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir.
Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulusun ve
ülkenin gerçek anlamı ile bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir.
Biz, bunu sağlamadan ve elde etmeden başarıya ve esenliğe erişeceğimiz
kanısında değiliz...
İşte Atatürk budur, işte "Atatürkçülük" budur...
Kurtuluş Savaşı, kökeninde "antiemperyalist" ve "antikapitalist"
düşüncelerin kutsal harcını taşır:
- Biz bu hakkımızı saklı tutmak, bağımsızlığımızı emin bulundurmak
için genel kurulumuzca, ulusal kurulumuzca bizi mahvetmek isteyen
emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı kavga
vermeyi uygun gören bir yolu izleyen insanlarız.
Bu sözleri söyleyen ve her adımında ulusal bağımsızlığı, devrimci ve
ilerici bir dünya görüşü ile sağlayıp pekiştiren Atatürk'ü bugün içine
itildiğimiz ekonomik tutsaklığın temeli ve adı gibi görmek, Atatürk'e
ve Atatürkçülüğe karşı yapılabilecek en ağır ve de en sinsi
saldırıdır.
Atatürkçülük bağımsızlık demektir, Atatürkçülük ulusal onur demektir,
Atatürkçülük devrimcilik demektir. Kurtuluş Savaşımızın ve ulusal
devrimlerimizin önderi Mustafa Kemal, bugünkü emperyalist ilişkileri
daha o günden görmekteydi:
- Karşılıklı güvenlik ve esenlik, bütün dünya uluslarının üzerinde
titremesi gereken bir mutluluk ilkesidir. Ancak bu ilke bütün uluslar
için gerçekleşmedikçe, genel bir barışma sağlamaktan çok, sömürülmek
istenen birtakım uluslara karşı, bir takım güçlü ulusların yeni
davranış ve ayrıcalıklar kazanmasını sağlamak niteliğinde görülse
yeridir. Hele uluslararası silah alışverişinin, birtakım ulusların
denetimi altında tutulmasını sağlayacak önlemlerin alınması bu kuşkuyu
artırmaktadır...
Unutturulan, unutturulmak istenen Atatürk ve Atatürkçülük budur!
Televizyon ekranlarında Türk halkına tanıtılmayan, anımsatılmayan
sözler de işte bu sözlerdir:
- Biz Batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı
korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda Batı emperyalistlerin güçleri ve
bilinen her aracı ile Türk ulusunu emperyalizme araç yapmak
istemelerine engel oluyoruz. Böylece bütün insanlığa hizmet ettiğimiz
kanısındayız...
"Ezilen uluslar bir gün ezen ulusları yok edeceklerdir" diyen Gazi
Mustafa Kemal Atatürk'ü, yeniden ezilen ulusların, Asya ve Afrika
halklarının bayrağı yapmak, biz Atatürkçülerin, biz devrimcilerin
namus borçlarıdır.
- Bütün dünya bilsin ki benim için tek yanlılık vardır. Cumhuriyet
yanlılığı, düşünsel ve sosyal devrim yanlılığı...
Atatürk'ün bütün dünyaya duyurduğu bu ilerici ve devrimci düşünceleri
ne yazık ki, ülkeyi Atatürk'ten sonra yöneten, yönettiğini sanan
politikacılar eliyle hançerlendi ve Atatürk, gerçek nitelikleri ile
değil, beylik anma törenlerinin donmuş kalıpları olarak tanıtılmak ve
benzetilmek istendi.
Atatürk'ü hiç olmazsa bu yıl, gerçek nitelikleri ile tanıtabilirsek,
geçmiş dönemlerin ihanetleri bir ölçüde unutulmuş olur. Kurtuluş
Savaşı'nın yüce önderini "Atatürk Yılı"nda inançla selamlıyoruz:
Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa...
Uğur MUMCU - Cumhuriyet, 6 Ocak 1981 ( Uyan Gazi Kemal! )