"onlar cephane çekerdi yalnızca
evi ocağı bırakıp giderdi
yolda ölmüştü kimileri
sorsan bilinmez
künyeleri
isimleri...
bu kitap onlara adanmıştır".
Diyor şair Vadi Çiçekli. Kitabının adı "KAĞNILAR GİDERDİ İSTİKLAL
YOLUNDA".
Kağnı deyince aklıma hep Sivas yollarında giden kağnılar gelir bir
başka şairimizden dilime takılan. Neden Sivas acaba, derdim hep, neden
benim kentimden geçmemiş kağnılar? Sonra bu kitap düştü ateş gibi
elime. Gönlüm tutuştu yeniden. Çankırı'dan geçmiş kağnılar meğer.
Dedelerim, ninelerim onlara el vermişler, belki bir öküz de bizim
evden katılmış kervana.
Bir zaman kayması da ben yaşadım Vadi Çiçekli ile. Yılım 1921'e ,
yolum İnebolu'dan çıkıp Kastamonu, Ilgaz'ı aşıp, Çankırı'ya oradan da
Ankara'ya ulaştı.
Kağnıların ardına düştüm, yokuş çıkanda kağnı boşaltıp, cephane
sırtladım. Bayır inende, kaymasın kağnı, saçılmasın cephane kar üstüne
diye, sırtımı kağnıya destek yaptım, ayaklarım çamura saplandı, sırtım
kan kesildi. Bacılarla, analarla hamur açtım, yolda eşkıya çıkanda,
saldırmasın üstüme diye yüzümü kömür karalarına isledim.
Kerpiç ahırda doğan Fadimeliğimi hatırladım şu dizelerde...
" ana tanrıçamız oluşları
taa 8500 yıl öncesi
konya çatalhöyük'te
başlayan bir serüvendi
hitilerde kubaba
friglerde kibele
türklerde fadime ana olarak
tarlada bağda doğura gelmişlerdi"
Kah güldüm, kah ağladım. Anladım ki tarih, onu tarih yapanların
sırtında yükseliyor.
"çatalhöyükten başlayarak
nerede gömülü yatıyorsa
hitit'ten kalma vazolar
mantar gibi patır patır
yerden
gün ışığına çıkıyorlar!..
firizler yerinden oynamış...
firizler oynar da
kağnılar durur mu?
sayısı gittikçe artan kağnılar
vazolardan artık aşağı iniyorlar!
aynı hava ve aynı toprağın adamları
aynı yamaçların üzümlerini yiyenler
aynı rüzgarda çamaşır kurutan kadınlarıyla
çankırı kafilesinin peşine takılıyorlar!
aynı yollardan bir daha geçecekler
takılıyor peşlerine bütün anadolu
yükleri düğün hediyesi değil
kurtuluş cephanesidir
yönlerini tapınağa değil
ankara'ya çevirmişler!"
Anadolu insanın şaşmaz bilgeliği de dokunmuş dizeler arasına.
"eğer bu dünyada bir sıkıntıya düşersen
rabbine dönüp "rabbim sıkıntım var" deme
sıkıntıya dönüp "benim rabbim var" de!
Bu topraklara yürekten bizim diyebilmek için bu dizelerdeki
kağnılarla, dedelerle, ninelerle siz de bir yürüyüşe soyunun derim.
Terinize değecek. Daha bir sarılacaksınız elinizdeki değerlere,
bilinçle ve yürekle.
Ayla Fatma Seyhun
Kağnılar Giderdi İstiklal Yolunda
Vadi Çiçekli
Vadi Yayınları
2008 Ankara