Google Gruplar Giriş
Yardım | Oturum açın
1894 Depremini KOPYALA/YAPIŞTIR = 1999 Depremi
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Gönderiniz başarılı
 
Gönderen:
Kime:
Kopya gönder:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
ismet soner  
Profili göster
 Diğer seçenekler 3 Aralık 2008, 21:34
Kimden: "ismet soner" <ismet.so...@gmail.com>
Tarih: Wed, 3 Dec 2008 21:34:38 +0200
Yerel: Çarş 3 Aralık 2008 21:34
Konu: 1894 Depremini KOPYALA/YAPIŞTIR = 1999 Depremi

krm...@gmail.com

 *1894 depremi birçok yönü ile 1999 depremine benziyor. 100 yıl önce olan
deprem, 100 yıl sonra olana depreme benzer. Ama 100 yıl önceki insan, 100
yıl sonraki insana bu kadar benzer mi?*

* *

*106 yıl önce İstanbul'da meydana gelen deprem büyük korku ve panik
yaratmıştı. Depremin hemen ardından İstanbul'a iki sismograf alındı. Bu
cihazlardan biri Kandilli'ye, diğeri ise Yıldız'a yerleştirildi.*

**

*VAHDETTIN ENGIN Popüler TARİH/ Haziran 2000*

**

*Kalpakçılarbaşı Caddesi'nde, Örücüler ve Sahaflar civarındaki çatı tamir
işlemlerini görülüyor.*

*İstanbul, 10 Temmuz 1894'de öğleden sonra saat on ikiyi yirmi dört dakika
geçe şiddetli bir depremle sarsıldı. Deprem yaklaşık 18 saniye sürmüş ve
birbirini takıp eden üç dalga halinde etkisini hissettirmişti.*

*İstanbulluları çok korkutan ve günlerce sokakta kalmalarına neden olan bu
deprem, 17 Ağustos 1999 Marmara depremine bir hayli benzemekteydi. O dönemde
yapılan araştırmalara ve hazırlanan haritalara göre depremden en çok
etkilenen yerleşim birimleri Adapazarı, İzmit, Gebze, Kartal, Adalar,
Üsküdar, İstanbul, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Çatalca, Marmara Denizi'nin
bir kısmı, Bozburun, Yalova, Karamürsel ve Sapanca'ydı. Bu listede yer
almayan Gölcük, o dönemde henüz bir yerleşim merkezi değildi ve bu yüzden
kayıtlara geçmemişti.*

* *

*İki deprem arasındaki benzerlikler sadece etkilenen alanlarla sınırlı
değildi*

*Dönemin padişahı Sultan II. Abdülhamid Han'ın hususî iradelerinden, yani
çeşitli konularda verdiği özel emirlerden takip edebildiğimiz kadarıyla, 106
yıl önce de insanlar deprem korkusu yüzünden günlerce panik içinde kalmış,
İstanbul'da başka büyük depremler olacağı söylentileri ortalığı sarmıştı.*

*Depremden kazanç sağlama peşindeki bazı mühendisler evleri hasar gören bina
sahiplerinden rüşvet isterlerken, deprem sonrasında Marmara Denizi'nin
özelliklerini öğrenme sevdasıyla o günlerde de gemilerle araştırma
yapılmasına karar verilmişti.*

*Topkapı'daki kale burcunun 1894 depremiyle harabeye dönüşmüş hali.*

*(İstanbul'da Vuku Bulan Hareket-i Arza Ait Resimler Albümü, Atatürk
Kitaplığı Arşivi)*

*Halkın panik olmaması için gizlenenler*

*10 Temmuz'dan sonra artçı sarsıntılar da bir süre devam etti. Bu durum
ülkenin her tarafında ve hatta yabancı ülkelerde çok abartılı bir şekilde
dile getirilmeye başlanınca, padişah halkı teskin etmek için bir irade
çıkarmış ve depremin hasarının zannedildiği kadar büyük olmadığı
vurgulanmıştı.*

*Resmi açıklamada depremin 6,5-7 saniye kadar sürdüğü söyleniyor (bu sırada
ilim adamlarının depremin 18 saniye sürdüğünü tespit eden raporu henüz
hazırlanmamıştı), daha sonra meydana gelen artçı sarsıntıların ise bir-iki
saniye kadar devam edip her hangi bir hasara neden olmadığı belirtiliyordu.
*

*1894 depreminden sonraki gelişmeler düzenli olarak padişaha rapor
edildiğinden, Sultan II. Abdülhamid'in çıkarttığı hususî iradeleri bu
gelişmeler hakkında bize ayrıntılı ve ilginç bilgiler vermektedir.*

* *

*Dükkanlarını genişletebilmek için duvarları incelten Kapalıçarşı esnafı*

*Depremden zarar gören halk için yardım kampanyaları düzenlenmesi, halkın
yaşadığı panik havası ve evlerine girmekten korkmaları, devlet memurlarının
işyerlerine gitmekten çekinmeleri, bazı gazetelerin yaşanan dehşet ortamını
daha da yaygınlaştıracak tarzda yeni büyük depremlerin olacağını yazmaları,
dükkanlarını genişletebilmek için duvarları incelten Kapalıçarşı esnafının
çarşının yıkılmasına neden olmaları gibi konular, II. Abdülhamid'in önüne
gelen maddelerden birkaçı...*

*1894 depremi sonrasında, Kalpakçılar Caddesi'nden bir görüntü. Kapalıçarşı
ve civarında esnaf, *

*dükkanlarını genişletmek için duvarları inceltmiş ve bu durum, depremdeki
hasarın büyümesine yol açmıştı...*

*Marmara Denizi'nde araştırma*

*Bunların yanı sıra, bazı yabancı bilim adamlarının deprem hakkında Marmara
Denizi'nde Osmanlı bilim adamları ile beraber araştırmalar yapmak üzere
İstanbul'a gelmeleri ve bazı yabancı bilim adamlarının bu depremi önceden
tahmin ettiklerini iddia etmeleri gibi, kulağımıza hiç yabancı gelmeyen
başka konular da vardı.*

*Depremin meydana geldiği 10 Temmuz'da II. Abdülhamid'in ele aldığı ilk
konu, zarara uğrayan ve ihtiyaç içinde bulunan halka yardım yapılması ve bu
arada yaralıların belediye hastanelerinde tedavilerinin gerçekleştirilmesi
oldu. Padişah bunun için Şehremini başkanlığında hemen bir komisyon
kurulmasını emretmişti. Bu komisyon, evsiz ve çaresiz kalan insanlara yardım
edecek, yaralıları tedavi ettirecekti.*

* *

*Hasar tespiti*

*Hasar tesbitine de, 10 Temmuz günü hemen başlanmıştı. Ertesi gün Bakanlar
Kurulu toplanacağından, öncelik, hükümet merkezinin bulunduğu Babıâli'ye
verildi.*

*Belediye mühendisi Binbaşı Asaf Bey, Babıâli'deki binaları kontrol etti ve
her ne kadar toplantı salonunda birkaç çatlak meydana gelmişse de bunların
zararsız olduğunu ve ertesi günkü toplantının yapılmasında bir mahzur
bulunmadığını söyledi.*

*Depremin ilk günü Adalar kaymakamlığından gelen bir telgraf ise, orada
yaşanan panik havasını yansıtmaktaydı. Kaymakam bazı evlerin yıkıldığını,
ölü ve yaralı sayısının bilinmediğini, diğer adalardan henüz malumat
alamadığını ifade ettikten sonra kendilerine acilen yardım gönderilmesini ve
halkın barınabilmesi için adaya çadır sevk edilmesini istiyordu.*

*Depremin yarattığı korku nedeniyle halk evlerine, memurlar ise devlet
dairelerine girmeye çekinmekteydiler.*
 *106 yıl öncesinin bir 'çadır-kent' görüntüsü:*
*Yenikapı'daki depremzedeler, kendilerini barındırmaya çalışıyorlar*
**

*Bakanlık binalarının bahçelerinde barakalar*

*Padişah, 11 Temmuz'da bütün memurların işyerlerine girmelerini emretti.
Aynı gün ikinci bir irade ile de, devlet işlerinin yüzüstü bırakılmasının
uygun olmayacağını belirterek memur, kâtip ve hademelerin vazifeleri
başlarına dönmeleri gerektiğini bir kez daha hatırlattı.*

*Ancak bütün bu uyarılara rağmen memurlar devlet dairelerine girmiyor ve iş
takibi için gelen vatandaşlara, deprem nedeniyle resmi tatil ilan edildiğini
söylüyorlardı.*

*Bütün çabalarına rağmen, memurları dairelerine sokamayan padişah çözümü,
bakanlık binalarının bahçelerine barakalar inşa edilmesi veya ahşap konaklar
kiralamak suretiyle bazı bakanlıkların dairelerinin oralara taşınmasında
buldu.*

* *

*Yardım Kampanyası... Padişah, kendi maaşından bin lira veriyor.*

*Bu arada depremzedeler için bir yardım kampanyası düzenlenmesi gündeme
getirildi.*

*Sultan II. Abdülhamid Han 16 Temmuz 1894 tarihli iradesinde, depremden
zarar görenler için kendi maaşından bin lira bağışladığını, şehzade ve
sultanların ise beş yüz lira ile bu kampanyaya katıldıklarını belirtti.*

*Yardım kampanyası, gazeteler aracılığıyla kamuoyuna da duyurulacak ve
isteyenler bağışta bulunabileceklerdi. Sonraki günlerde, halk da bu
kampanyaya katılmaya başlamıştı. Bu arada yabancı ülkeler de yardım için
harekete geçmişler, kampanyalar düzenlemişlerdi. *
* *

*Tiraj uğruna yalan haber o zamanlar da varmış*

*İstanbul depremi Osmanlı topraklarında olduğu kadar, Avrupa'da da heyecanla
karşılanmış ve abartılı söylentiler birbirini takip etmişti. Avrupa basını,
İstanbul'da depremlerin devam edeceğine ve bir takım büyük felaketlerin
meydana geleceğini yazmaya başlayınca, bu gazetelerin ülkeye girmesi
yasaklandı. İstanbul'da yayınlanan ve Mekteb-i Harbiye'nin yıkılarak 3
kişinin öldüğünü ve 22 kişinin de sakat kaldığını yazan Sabah gazetesi de
'asılsız haber' verdiği gerekçesi ile kapatıldı.*

*Bununla beraber, fısıltı gazetesinin faaliyeti durmuyor ve başka büyük
depremlerin olacağı söylentileri hızla yayılıyordu. Halk arasında yaşanan bu
panik havası üzerine Sultan II. Abdülhamid bir irade daha çıkarttı. Padişah
iradesinde, 10 Temmuz Salı günü meydana gelen depremden sonra Cumartesi günü
akşamına kadar artçı sarsıntılar olduğunu, fakat bunların bir iki saniye
kadar sürüp büyük bir hasara yol açmadığını, sadece bazı binalarda hafif
çatlaklar meydana geldiğini belirtmekteydi. Korkulacak bir durum olmadığı,
bu hususun ülkenin her tarafına ve sefaretler aracılığı ile yabancı ülkelere
de duyurulması gerektiği ifade ediliyordu.*

*Deprem İstanbul halkının günlerce evlerinin dışında ve bahçelerde
yatmalarına neden olmuştu. Salgın hastalıklara yol açabilecek bu durumun
önüne geçmek için yeni bir padişah iradesi çıkartıldı; halkın bütün gününü
sokaklarda geçirmesinin sakıncaları tek tek sayıldı.*

* *

*Koleraya dikkat!*

*22 Temmuz 1894 tarihli belgede, salgın hastalık korkusu dile
getirilmektedir: "Deprem sebebiyle bir çok halkın bahçelerde ve açık
yerlerde yatmakta oldukları işitilmekte olup bu hal şehrin temizliğini
bozacağı gibi, geçen sene salgın haline gelen kolera mikroplarının tekrar
ortaya çıkmasıyla Allah saklasın hastalığın nüksetmesine dahi sebep
olabilecektir. (...) Bu konuda Şehremaneti ile diğer icap edenlere kati ve
etkili emirler verilmesi padişahımız efendimiz hazretlerinin emir ve
iradeleri gereğindendir."*

* *

*Sismograf ve deprem uzmanı aranıyor*

*Bir taraftan bu tür tedbirler alınırken, diğer taraftan da depreme ilişkin
bilgiler edinme çabaları da başlatılmıştı. Bunun için, öncelikle bir
sismograf aleti temin etme yoluna gidildiği gözlenmektedir. Avrupa'daki
Osmanlı elçilerine yazılar yazılır ve sismograf aletinin ne şekilde temin
edilebileceği araştırılır.*

*Bu arada padişah, Avrupa'dan deprem konusunda uzman bir bilim adamı
getirtilmesini ve bu kişinin İstanbul rasathanesi müdürü Kombari Efendi'nin
de katılması ile Osmanlı bilim adamlarını deprem konusunda eğitmesini uygun
bulur.*

*Sismografla ilgili araştırmalar kısa sürede netice verir. Sefaretlerden
gelen bilgiye göre, iki bin Frank bedel ile birkaç ay içinde sismograf temin
edilebilecektir. *

* *

*Türkiye sismograf ile tanışıyor*

*Depremin ardından, İstanbul'a iki adet sismograf alınmasına karar verilir:
Biri Kandilli rasathanesine, diğeri de Yıldız Sarayı'nın bahçesine!.. 28
Temmuz 1894 tarihli belgede, bu karar şöyle açıklanır: "... biri Saray-ı
Hümayun'da bulunmak ve diğeri rasathaneye konulmak üzere özellikleri
belirtilen her iki sismograf ve bunlara bağlı aletlerden iki takım sipariş
edilmelidir. Bunlardan saraya mahsus olanın bedelinin Hazine-i Hassa
tarafından karşılanacağı ve diğerinin bedelinin dahi maliye hazinesinden
karşılanması ve bunların mümkün mertebe süratle getirtilmesine gayret
edilmesi padişahımız efendimiz hazretlerinin emir ve iradeleri
gereğindendir."*

 *Kapalıçarşı'nın Muhafazacılar tarafı (yanda) ve Kalpakçılarbaşı Caddesi
(altta): 1894 depreminde İstanbul'un en çok hasar gören kesimi, Kapalıçarşı
civarı olmuştu. Bu yöreden 135 ölü ve 147 yaralı çıkarılmıştı... *

*Atina Rasathanesi Müdürü Ejinitis denizde araştırma yapması için
İstanbul'da*

*Yeni sismograflar İstanbul'a doğru yola çıkarken, 10 Temmuz'da meydana
gelen sarsıntının niteliğini ve etkilediği alanları belirlemeye yönelik
araştırmalara da başlanmıştı. Bu amaçla Atina Rasathanesi Müdürü Ejinitis,
II. Abdülhamid Han tarafından İstanbul'a davet edilmişti. Ejinitis depremin
meydana geldiği Marmara Denizi'nde araştırmalar yapacaktı. Padişah kendisine
bir vapur tahsis etti... Ejinitis'e bu görevinde, İstanbul Rasathanesi
Müdürü Kombari Efendi, Posta ve Telgraf Nezareti Fen Müşaviri Emil Lakvan
Efendi, matematik profesörü Valsamaki ve Donanma subaylarından Vasıf Bey de
eşlik edeceklerdi...*

*Araştırma ekibinin incelemeleri bittiğinde Ejinitis raporunu padişaha
sundu.*

* *

*Depremin merkezi Marmara Denizi*

*10 Temmuz 1894 depremi her ne kadar çok şiddetli idiyse de, esas itibariyle
Marmara Denizi'nde meydana geldiğinden, İstanbul'daki binalarda çok büyük
bir tahribat meydana getirmedi.*

*Yıkılan binalar mevcut olmakla beraber, çoğu sadece hasar görmek suretiyle
depremi atlatmıştı. Tahminlere göre bu depremde 280 kişi ölmüş, 298 kişi de
yaralanmıştı.*

* *

*Değişmeyen aktörler: *

*Binaları kontrol eden mühendisler rüşvet istiyorlar*

*Deprem birçok insanın zarar görmesine yol açmışken, bu felâket ortamından
istifade ederek rant elde etme telaşına düşenler de vardı.*

*Yine II. Abdülhamid'in hususi iradelerinden tespit edebildiğimize göre,
bazı mühendisler kontrol ettikleri binaların sahiplerinden para talep
etmekteydi. Bu parayı fırsatçılar, bazen sağlam binaya çürük raporu vermek,
bazen de hasarlı bir evi sağlam ve tehlikesiz göstermek için
istenmekteydiler.*

* *

*Rüşvetçi mühendisler*

*Deprem sonrası, 31 Temmuz günü yayımlanan padişah iradesinde, mühendis ve
kalfaların kanunsuz davranışlarıyla mücadele edileceği şu satırlarla yer
alır: "Deprem sebebi ile Şehremaneti mühendisleri tarafından kontrol
edilmekte olan emlâktan dolayı sahiplerinden para istenildiği, kendilerine
para verilmediği takdirde sağlam olan binayı çürük ve bilakis çürük olan bir
evi de sağlam göstermekte oldukları söylentilerinin çıkmasından sonra Zât-ı
Şâhâneleri'nin emirleri gereği keyfiyet gazetelerle ilân ettirilmiş ise de o
türlü dedikoduların yine devam etmekte olduğu Zat-ı Şâhâneleri'nin kulağına
gitmiştir."*

* *

*Değişmeyen zihniyet: Yer açmak için duvarları incelttiler*

*10 Temmuz'da yıkılan yerlerden biri, hiç beklenmedik bir şekilde
Kapalıçarşı olmuştu. Yapılan tahkikattan anlaşıldığına göre, Kapalıçarşı
esnafı dükkânlarını genişletmek amacıyla duvarları bir güzel tıraşlayıp
inceltmişlerdi. İncelen kemerler depremin sarsıntısına dayanamamış ve yıkım
meydana gelmişti.*

* *

*Uzman raporu*

*Sultan II . Abdülhamid tarafından İstanbul'a davet edilen Atina Rasathanesi
Müdürü Ejinitis, depremin meydana geldiği Marmara Denizi'nde araştırmalar
yaptı ve bir rapor hazırladı. Ejinitis'e göre deprem, 10 Temmuz 1894 günü
saat on ikiyi yirmi dört dakika geçe meydana gelmiş ve birbirini takip eden
üç zelzele halinde yaklaşık 18 saniye sürmüştü. Birinci sarsıntıdan bir-iki
saniye evvel, kaldırım üzerinden çok süratli olarak birçok araba
geçiyormuşçasına yer altından şiddetli sesler duyulmuştu. Bu hareket
dört-beş saniye sürüp şiddeti giderek artmıştı. Fakat önemli bir hasara
neden olmamıştı. *

*Birinci sarsıntıdan hemen sonra ikincisi meydana gelmiş ve sekiz-dokuz
saniye kadar sürmüştü. Tahribatın önemli kısmı, çok şiddetli olan bu
sarsıntı sonucu gerçekleştirmişti. Üçüncü sarsıntı ise öncekinden biraz daha
hafif olarak beş saniye kadar sürmüştü. Bütün bu sarsıntılar sırasında
yeraltından şiddetli sesler duyulmuş, yeryüzü ise dalgalı bir deniz gibi
sallanmıştı. Depremin en çok hasar yaptığı alan, batıda Çatalca'dan doğuda
Adapazarı'na kadar olan 175  kilometre uzunluğunda bir bölgeydi. Ejinitis
bir de harita hazırlamış ve bu haritada depremden birinci, ikinci ve üçüncü
derecede etkilenen yerleri göstermişti.*

  *Burgaz Adası'ndaki Şark Oteli:  Deprem sonrası, diğer adalarda olduğu
gibi,  *
*Burgaz'da da 'kayda değer' bir hasar oluşmuştu.

merakediyorum grubu, kerem krm...@hotmail.com, bahadircan
Kaynak : Popüler Tarih Haziran 2000 Sayı:01, VAHDETTIN ENGIN "
*--
PRIMUM NON NOCERE
http://ismetsoner.spaces.live.com
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
(Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de
sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)

  1894 depremi 07 kapalıçarşı.jpg
52K İndir

  1894 depremi 01 enkaz.jpg
65K İndir

  1894 depremi 02 sur.jpg
10K İndir

  1894 depremi 06 kapalıçarşı.jpg
27K İndir

  1894 depremi 05 kalpakçılar.jpg
80K İndir

  1894 depremi 03 dilekçe.jpg
9K İndir

  1894 depremi 08 Burgaz Şark oteli.jpg
95K İndir

  1894 depremi 04 çadır.jpg
24K İndir

    Cevapla    Yazarı yanıtla    İlet  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında takma adınızı güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Gruplar - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik İlkesi
©2009 Google