*İşsiz bir adam getir götür işlerine bakan bir iş pozisyonu için şirkete
müracaat etti.*
*Şirketin insan kaynakları müdürü mülakattan ve adamın yerleri
temizlemesinden memnun olduktan sonra "işe alındınız" dedi. "Çıkarken
sekreterime e-mail adresinizi bırakın. En kısa zamanda size müracaat formunu
ve işe başlama tarihinizi göndereceğiz."*
*"Ama" dedi adam, "benim ne e-mail adresim, ne de bilgisayarım var."*
*İnsan kaynakları müdürü bir an durakladı. "Ama nasıl olur? Bir e-mail
adresiniz yoksa siz yoksunuz demektir. Yoksanız işiniz de olmaz."*
*Adam iş ümidinin son anda havaya uçmasının verdiği üzüntüyle şirketten
ayrıldı. Cebinde sadece 10 lira vardı. Eve birşeyler almak için bir markete
girdi. Ama markette aklına geldi. Parasının tamamıyla domates aldı. Aldığı
domatesleri birer kiloluk torbalara koydu. Marketten çıktı, bir sokak sonra
bir kapıyı çaldı. "Domates satıyorum. İhtiyacınız var mı?" diye sordu.
"Evet" dedi kapıyı açan kadın ve bir kilo aldı. Bu şekilde bir saat içinde
elindeki domateslerin tamamını sattı. Markete döndü, bu defa 15 liralık
domates aldı. Onları da sattı. Bunu bir kaç defa daha tekrar etti ve akşam
evine dönerken eve yine 10 liralık yiyecek aldığı halde cebinde ilave 20
lira vardı. Daha da önemlisi adamın artık yarına güveni vardı. Artık
hayatını böyle kazancaktı.*
*Ertesi günden itibaren sabah erkenden evinden çıkıp, akşam geç saatlere
kadar çalıştı. Bir müddet sonra bir el arabası, sonra bir kamyonet derken on
yıl sonra koca bir kamyon filosunun sahibi oldu. *
*Bir gün adam ailesine hayat sigortası yaptırmak istedi. Sigorta acentasını
işyerine çağırdı ve beraber en uygun sigorta programını kararlaştırdıktan
sonra acenta formları doldururken sordu: "e-mail adresinizi alabilir miyim?"
*
*Adam "benim e-mail adresim yok" dedi.*
*Acenta şaşkındı: "bir e-mail adresiniz yokken böyle bir imparatorluk
kurmuşsunuz. Bir de e-mail adresiniz olsaydı neler yapardınız acaba!"*
*Adam bir an durakladı ve mırıldandı: "bir şirkette getir-götür işlerine
bakıyor olurdum herhalde."*
**
**
*Mesaj: *
**
*Çalışmak kuldan, rızk Allah'tandır.*
* *
*Elimizden gelenin en iyisini elbette yapmalıyız. **Ama bunun mükâfatı bu
dünyada ve öbür dünyada başka şeylerdir. *
**
*Çok bilgiliydik, çok çalıştık, her şeyi yaptık ama gelirimiz çok artmıyor
dersek, farkında olmadan gizli şirke girmiş, ç**ok bilgimizi, çok
çalışmamızı Tanrı yerine koymuş oluruz. *
**
*Çünkü Gelir olayı bambaşka bir olaydır. *
*Elimizdeki her şeyi Veren, "ilmi her isteyene, parayı istediğime veririm"
demiştir. *
**
*Demiştir de Hikmetle demiştir. *
**
*Parayı az verdiğine "verdiğim onca şeyi unutup, varsıl kılmadığım için
isyan mı ediyor, yoksa yine de şükrediyor mu" diye bakarken, *
*çok verdiğine de "çok verdim diye şımarıp hiç ölmeyecekmiş gibi
harisleşiyor mu, yoksa onları Benim verdiğimi unutmayıp, benim için
harcıyor, yoksullarla paylaşıyor mu" diye bakar. *
**
*Hülâsa:*
*Ölümden kaçanlardansak, bizi paranın ne azı, ne çoğu mutlu eder.*
*Ölüme her an "hoşgeldiniz efendim, vuslat vakti geldi mi?"
diyebileceklerdensek, bizi paranın ne azı ne çoğu mutsuz eder.*
**
*Ve bütün bunlar, bir Kitap'ta yazar. İki dünyada da mutlu olabilmemiz için,
bizi Çok Seven tarafından yazılmış bir Kitap'ta.*
* *
"Gimme your e-mail", Fun Crunch
--
PRIMUM NON NOCERE
http://ismetsoner.spaces.live.com
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
(Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de
sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)