BÜLENT TÜRE : UNAKITAN TATARLIK ÜZERİNDEN SİYASET YAPIYOR
Genç Parti Eskişehir Milletvekili adayı Bülent Türe, Maliye Bakani Unakıtan'a hitaben " Eskişehir'in %80 Unakıtan'ı tatar sanıyorlar, bu yüzden de tatarlık üzerinden siyaset yapılıyor.Unakıtan Eskişehir'i tanımıyor onu Tandır'a bırakın yolu bulamaz " dedi.
Genç Parti’nin 3 İbrahim’i
Cem Uzan’ın Genel Başkanlığı’nda ki Genç Parti, yeni bir parti olması nedeniyle,
içinde pek ünlü isimleri barındırmıyor. Genç parti, 22 Temmuz tarihi’nde
yapılacak olan seçimler için, kadrosuna bazı ünlü isimleri dahil etti. Partiye
giren ünlü isimler arasında 3 İbrahim oldukça da dikkati çekti. Bunlardan
birincisi, Türkiye’nin yakından tanıdığı ve İstanbul’dan birinci sıra
Milletvekili adayı olan sanatçı İbrahim Tatlıses. Diğeri, Eskişehir’de bir dönem
cumhuriyet başsavcılığı görevinde bulunan, ardından da Adalet bakanlığı
müsteşarlığı görevini yapan Uğur İbrahim Hakkıoğlu ve… Üçüncüsü de, Eskişehir’in
en tanınmış siyasetçilerinden olan ve bakanlık da yapan, partinin de Eskişehir 1
nci sıra Milletvekili adayı olan İbrahim Yaşar Dedelek. Bu 3 İbrahim, şu anda
Genç Parti’nin vitrininde ki en önemli üç ismi. Genç Parti, bu 3 İbrahim ile, 22
Temmuz seçimlerinde barajı aşmayı hedefliyor. Bakalım bu Üç İbrahim… İbrahim
Tatlıses, Uğur İbrahim Hakkıoğlu ve İbrahim Dedelek Genç Parti’ye seçimlerde
neler kazandıracak Hep birlikte göreceğiz.
Yazar: MURAT TAŞKIN
SEÇİMİN KİLİT İSMİ GENÇ PARTİ
Seçimin kilit partisi ise kesinlikle Genç Parti olacaktır. Şimdiden Genç
Parti’ye oy vermeye hazırlanan pek çok kişi tanıyoruz. Bu kişilerin ‘neden Genç
Parti?’ sorumuza verdikleri cevabı önümüzdeki günlerde yazacağız. Bu konuya
girmeden Genç Parti’nin çok ciddi biçimde oy alacağını söylemek gerekli. Hele ki
Dedelek gibi bir isminde Genç Parti için çalışacağını düşünürsek işler gerçekten
karışır. Kısaca birileri bu işten çok karlı, yada başkaları çok zararlı
çıkabilir. Genç Parti’nin barajı aşması neticesinde ise, uydurulan bütün
senaryoları buruşturup atın çöpe… Çünkü hiçbir şey o zaman beklenilen gibi
olmayacaktır.
Yazar: Sedat Aydoğan
OY ORANIMIZ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Genç Parti (GP)
Nevşehir İl Başkanı Murat Biçer, yaklaşık 1 aydır ilçe ve beldelerde
sürdürdükleri seçim gezilerinde partilerinin büyük ilgi gördüğünü iddia etti.
Biçer, yapılan anketlerin baraj sorununun ortadan kalktığı sonucunu verdiğini
söyledi.
Doğru Yol Partisi ile Anavatan Partisi'nin Demokrat Parti çatısı altında
birleşiminin başarısızlık ile sonuçlanmasının ardından, bu partilere yıllarca
gönül vermiş insanların büyük bir yıkıma uğradığını belirten GP İl Başkanı
Murat Biçer, bu durum karşısında seçmenlerin kendi partilerine oy vereceklerine
inandığını ifade ederek, "Bu hayal kırıklığı her 2 partide de ister
istemez partiye küskün olan seçmenlerin sayısını artırdı. Büyük Birlik
Partisi'nin seçimlere girmemesi ve sadece bazı illerde bağımsız milletvekili
adayı çıkarması da bu partili seçmenler için sıkıntı. Öte yandan Aydınlık
Türkiye Partisi'nin baraj sorunu nedeniyle bu partiye oy vermeyi düşünenler
arasında da bir kararsızlık çıktı. GP olarak Demokrat Parti, Anavatan Partisi,
Aydınlık Türkiye Partisi ve Büyük Birlik Partisi'nin ilimizdeki seçmen tabanına
seslenmek istiyorum. Gelin oyunuzu ülkemizi her anlamda huzura eriştirecek
partimizin çatısı altında toplanalım. Oy oranımız her geçen gün yükseliyor. Son
yapılan anketlere göre baraj sorunu da ortadan kalkan partimizin ülkemiz
insanlarına sunmayı planlandığı projelerinin bir bir gerçekleştiğine bu ülkeye
sahip çıkanlar olarak şahit olalım istiyoruz" diye konuştu.
ERDOĞAN İKİNCİ EL , CEM UZAN İSE SIFIR KİLOMETRE BİR ARABADIR

Genç Parti'nin Eskişehir’den milletvekili adayı İbrahim
Yaşar Dedelek ile Adalet ve Kalkınma Partisinden siyasi birleşmelere,
Cumhurbaşkanlığı seçiminden Avrupa Birliği serüvenimize kadar pek çok konuda
konuştuk. Dedelek önümüzdeki seçim dönemi hakkında çarpıcı açıklamalarda
bulundu.
Siyasal hayatımızda renkli bir
kişiliksiniz. DYP ve ANAP’ta önemli görevler aldınız, şimdi de Genç Parti’ye
katıldınız. Kararlarınızı etkileyen şeyler nelerdi?
Siyasette sıradan olmayacaksınız. Sıradan olduğunuz zaman en
fazla bir dönem vekillik yaparsınız. Siyasette okunuzu yukarı atmak
zorunluluğunuz vardır. Ne kadar yukarı atarsanız, o tam hedef olmazsa bir
altındaki hedef olacaktır. Neticede sıradan olan hükümet milletvekilleri
yüzünden bugün Eskişehir’e toplu iğne başı kadar yatırım olmamıştır. Hızlı tren
gibi yatırımları bu çapta düşünmemek gerekir. O bir devlet hizmetidir, bir
ulaşım kararıdır. Fay hattı çıkmasaydı Bolu üzerinden geçecekti. Bu bir devlet
planlama teşkilatı kararıdır. Altında ne Murat Mercan’ın imzası vardır ne de
diğer milletvekillerinin. 2 tane ambulansı, Eskişehir’e hizmet getirdim diye
reklam etmek dışında bir hizmet gelmemiştir.
Genç Partiye
geçmem toplumda oldukça ilgi çekti. Malumunuz ben Doğru Yol Partisinde siyasete
başladım, bilahare Anavatan Partisinde görev aldım ama gerek DYP’de gerek
ANAP’ta, Eskişehirli bir siyasetçi olarak yanımda çok iyi makamları da getirdim.
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcılığı, Doğru Yol Partisi Başkan Vekilliği,
yine Doğru Yol Partisinde Devlet Bakanlığı, Anavatan Partisinde Grup Başkan
Vekilliği ve Genel Başkan Yardımcılığı görev aldığım mevkiler oldu. Yani kendimi
sürekli genel başkanlara yakın tutmayı başarabildim. Eskişehir’e o dönemlerde
fevkalade yatırımları getirebilmiş bir siyasetçiyim. Bunların en önemlisi
Eskişehir Belediyesinin Büyükşehir statüsüne kavuşmasıdır. Yine Ankara yolunun
Sivrihisar’a kadar olan kısmının çift yol olmasında benim katkılarım oldu.
Devlet bakanlığı dönemimde yılda en az 400 km Eskişehir’e köy asfaltı yapıldı.
Büyükşehir Belediyesi bugün Dünya Bankasından kredi alabiliyorsa, tramvay
yapabiliyorsa, park bahçeleri düzenleyebiliyorsa, Eskişehir’i
güzelleştirebiliyorsa hep o dönemde çıkardığımız kredilerle oldu. Canlı örneği
de Yılmaz Büyükerşen’in o dönemde yaptığı açıklamadır. Büyükerşen; “Kendi
milletvekillerimden fazla, Dedelek’ten yardım alıyorum” demiştir.
DYP ve ANAP içinde yer almış bir
kişi olarak Genç Partiyi seçme nedenleriniz nelerdi?
Siyaset son dönemde çok karıştı. Merhum Özal’ın kurduğu
Anavatan Partisi Türkiye’ye büyük hizmetler vermiş, çağ atlatmış bir partiydi,
en azından yaşaması lazımdı. Sayın Mumcu Anavatan’ın başına geldiği andan
itibaren partide Mesut Yılmaz’ın kurmaylarının hepsi korku duyarak yaşamaya
başladı. Mumcu şahsına münhasır bir insan ve kendine has bir parti yaratmaya
çalıştı. Mesut Yılmaz’a kurmaylık yapmış kişilerden ürktü, partinin en zor
dönemlerinde kendisine en büyük makamları veren Mesut Yılmaz’ı yalnız bırakıp
seçim öncesi gitti. Mesut Yılmaz dönerse diye bunun mahcubiyeti içerisinde bizi
de her zaman korku olarak gördü. Bugün Türkiye’nin en büyük taşınmaz servetine
sahip partisi Anavatan’dır. Türkiye çapında 100 kadar il ve ilçe teşkilatı var
kendine ait. Sadece genel merkezin olduğu yere iki gökdelen dikilse 20’şer
katlı, orada trilyonlar yatıyor. Sadece kendine yakın ve yandaşlarını
kurtarabilmek için çaba gösteriyor. Buna ses çıkartacak olanlar gerçek
Anavatanlılardır. Ben şahsen böyle bir siyasi kararın altına imza atmak
istemedim. Bu karar alınmadan bir gün önce istifa ettim.
Bana ricada bulunuldu, “Gelsin bize ağabeylik yapsın” dendi.
Ben de hep kendimden genç adayları seçeceğim. Benim başkanım 43 yaşında. Eğer
söyleyecek sözünüz varsa size kürsü bulunur. Benim söyleyecek sözüm var ki bir
kürsü arıyorum. Onlar 5 yılda köy gezmediler ben siyasi hayatımda en az gittiğim
köye 10 kere gitmişimdir. Kapı tokmağına kadar biliriz. Tarım kesimi sıkıntıda,
işçi emeklisi sıkıntıda, halk yarınından umutsuz.
Türkiye 5
yıl içinde Cumhuriyetin kazanımlarından çok şeyler kaybetti, belki toprak
kaybetmedi, belki Kıbrıs’ı henüz kaybetmedi gözüküyor ama geri adımlar atıldı.
Her şey birikti birikti geldi, ta ki bu kurulacak meclise kadar. Bakın, bu çok
önemli, Kürdistan meselesi, Ermeni soykırımı meselesi, Ege kıta sahanlığı,
federasyon meselesi, ekümenik kurulması gibi, ülkemizin üniter birliğini bozacak
bütün dayatmalar bu meclise gelecektir. Bu meclis AKP ve onun gibi partileri
seçerse 2011 yılında seçime giderken adı müstemleke meclis olarak anılacaktır.
Eğer Cumhuriyeti savunan, büyük önder Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet çizgisini
savunup üniter birliğimizi benimseyen, milli bütünlüğümüzü ayaklar altına
aldırmayacak cesarette ve iyi niyette milletvekillerini ve partileri seçerse,
bunun adı CHP de olabilir YDP de olabilir Genç Parti de olabilir temennimiz bu,
Türkiye bütün bu dayatmalara karşı koyan ve 2011 yılında Milli Meclis olarak
anılan bir meclis olacaktır. Ben Türkiye’nin çok daraldığını, çok sıkıştığını,
tarihinin en zor dönemlerini geçirdiğini düşünüyorum. Kimse istemezdi bir
muhtıra verilmesini ama bu insanlar muhtırayı kendilerine getirmek için
ellerinden geleni yaptılar.
Bu bir bağımsızlık
savaşıdır!
Eskişehir’de ciddi bir Genç Parti potansiyeli vardır. Şunu
söylemekte yarar görüyorum, inanmadığım hiçbir şeye girmem. Bana halk şunu
söyledi, “5 yıldır seni arıyoruz.” Bunu, sosyal demokrat ve sağdaki pek çok
dostum da söyledi. “Seçilebileceğin bir partiye git.” Altını tekrar çizmek
istiyorum Türkiye Cumhuriyeti’nin kuracağı meclis milli bir meclis olacaktır ve
ben bu mecliste yer almak istiyorum. Bu benim atalarımdan Atatürk’ten bana kalan
bir mirastır diye düşünüyorum.
Genç Parti Genel Başkanı
kim ne derse desin milli sermayesiyle yükselmiş ve bugün yabancıya dayalı
Türkiye’deki malları Arapmış, Ermeniymiş, Yahudi kökenliymiş bir adam değil.
Bakın 1 milyon dolarınız olsa komşunuz kıskanır, 10 milyon dolarınız olsa
Eskişehir kıskanır, 100 milyon dolarınız olsa Türkiye kıskanır, 1 milyar
dolarınız olsa Dünya devleri gelir, “Bu para sana çok oldu gel paylaşalım”
derler. Emperyalizm böyle bir şeydir. Bu hükümet döneminde Türkiye’ye yabancı
sermaye girmedi bu ülke yabancı ellere teslim edildi. Sermaye girip de borsada
dolaşmış değil ki. Kimse gelip yüksek teknolojili bir fabrika kurdu mu? Varsa
bana göstersinler. Şu anda ipler yabancıların ellerinde. Türkiye’nin ekonomisi
iyi durumda değildir. Türkiye bizimdir ve meclise girersek miras bize kalacak.
İlk icraatımız bu ekonomik açmazdan Türkiye’yi kurtarmak olacaktır. Bu
bağımsızlık savaşından başka bir şey değildir. Artık silahlar bittiyse bile
soğuk savaş döneminin ekonomik savaş rüzgarları başladı. Şu anda ekonomik açıdan
bizi ele geçirdiler.
Genç Parti’de
Genel Başkan Yardımcılığı gibi bir görev almayı düşünüyor musunuz?
Bana bölge sorumluluğu verildi. Şu anda benim görevim,
Eskişehir ve Kütahya başta olmak üzere milletvekili adaylarını il başkanlarıyla
birlikte tespit edip Ankara’ya götürmek. 23 Temmuz’a kadar bir ayağım
Eskişehir’de bir ayağım Kütahya’da koordinasyonlu bir şekilde çalışmalar yapmak.
Bozüyük de dahil olmak üzere propagandalar da benim yetki alanıma giriyor. Yani
Ankara’da oturup da telefon başında iş yürütmeyeceğiz.
CHP’ye gelmeyen oylar Genç Parti’de
toplanacak
Yeni Demokrat Partiyi ve CHP ve DSP
birleşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Birleşmede
takdir hakları onlara aittir, şu anda Türkiye’de barajı sağlıklı bir biçimde
geçebilen iki parti var. Biri AKP diğeri de CHP, baraj noktasında olan 3 parti
var; Genç Parti, MHP ve DYP-ANAP birleşmesi. Bunun adı 11 de olur 9 da olur.
Bana göre bunların arasında barajı geçmeye en yakın parti Genç Partidir. Şunu da
söylemek lazım, bu birleşme benim için hayırlı hayırsız önemli değil. İki parti
de bilmecedir, neticede ne kadar hayırlı olacağını göreceğiz. Mumcu ittifak
yapıp seçime gidebilirdi, seçimden sonra mecliste kendi grubunu kurabilirdi.
Solda birlik ise psikolojik bir getiri sağlayacaktır. DSP’nin
oy olarak bir getirisi yoktur. Eskişehir’de aldığı yüzde 44 oy DSP’nin oyu
değildir, yanıltıcı olmasın. Sosyal demokratlar açısından, tabandaki sosyal
demokratların baskısıyla Baykal görevini yerine getirmiştir. Önümüzde çok zaman
var, sandık bunu en iyi şekilde gösterecektir. CHP’lilere gelmeyen her oy Genç
Partiye gelecektir.
Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecini nasıl
yorumluyorsunuz?
AKP’ye çok imkan tanındı
Cumhurbaşkanını seçebilmeleri için. Makul bir aday bulabilirlerdi. Sezer
parlamentonun ortak kararıyla büyük bir uzlaşmayla seçilmişti. Ancak bu
hükümettekiler kendilerini imparator olarak gördü. O beş yıl hiç bitmeyecekmiş
gibi geldi. Aslında Türkiye’de meclis 4 yılda yoruluyor. Sırf Cumhurbaşkanı
bizden olsun diye uğraştılar. Aritmetik olarak hakları olabilir ama meclisin
üzerinde uzlaşacağı bir isim bulabilirlerdi. Cumhurbaşkanını dindar ve Müslüman
olarak tanımlayarak tepki çektiler. Benim de nüfus kağıdımda İslam yazıyor.
Ailemde müftü de var din düşünürleri de var. Hata biraz da burada başladı. Parti
devleti kurmak ve diktatörce bir yönetimin adımını attılar. Türkiye’nin 3 ana
ekseni, 3 ziyaretgahı vardır. Hacı Bayram Veli, Hacı Bektaş-ı Veli ve Anıtkabir.
Ben Genç Partiye geçerken bunu gördüm. Midas gazetesine de ilk kez açıklıyorum,
seçim propagandamızda bu da olacak. Cumhuriyet Halk Partisi zaman zaman Hacı
Bektaş-ı Veli’ye sıcak durmuştur, Anıtkabirle bütünleşmiştir. AKP Hacı Bayram
Veli’ye de inanmaz, çünkü dinin istismarcılarıdır. Türkiye’nin milli birlik ve
beraberliği bu üç eksende yatmaktadır. Genç Parti de bu eksenleri kucaklayan bir
partidir.
AB ile ilişkiler ülkemizin
bütünlüğünü sarsacak halde AB ile ilişkileri nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Avrupa Birliği ile imzalanan
en önemli 11 maddenin altında imzası olan bir partinin grup başkan vekilliğini
yaptım. Ama hiçbirinin altında Ermeni soykırımı dayatması yoktu, Kıbrıs’ın elden
çıkarılması yoktu. Bu ülkenin bütünlüğünü sarsacak hale geldi. Bu
beceriksizlikten, yeter ki iktidarda kalayım düşüncesinden ortaya çıkmıştır. AKP
samimi olmayan bir parti, başkanı da sadece tabanına özgürlükler açısından mesaj
verip onları zinde ve diri tutmaya çalışmaktadır. Düne kadar Avrupa Birliğine
Hıristiyan kulübü diyorlardı. Ben ne Hıristiyan kulübü dedim ne de, “aman ne
güzel Avrupa” dedim. Avrupa Birliği bir gerçektir. Yüce önder Atatürk’ün yüzünü
döndüğü taraftır. Oranın yüksek teknolojisiyle bizim genç nüfusumuzun
enerjisinin birleşmesi meselesidir. Ama eğer benim ülkemde federasyonlar
kurulacaksa, milli birlik ve beraberlik bozulacaksa orada frene basmak gerekir
diye düşünüyorum; görev alırsak da frene basacağız.Erdoğan’a “al ananı git”
diyecekler
Genç Partinin sloganlarında çok
çarpıcı başlıklar görüyoruz bunları nasıl gerçekleştireceksiniz?
Ben ciddi siyaset yapmış bir kişiyim başlarda bende de şüphe
uyandırmıştı. Ancak biraz içine girdiğimde haklılığına gördüm. Mazot 1 YTL
olacak diyoruz, 60 kuruşa mazot mal oluyor, 80 kuruşa mazotlara dolduruluyor.
Bir şilepin deposu kaç tane traktörün deposunu doldurur. Bu herkese tanınacak
bir durum değil. Çalışan üreten sektörlere verilecek bir hak. Taşımacılara ve
çiftçilere sağlanmış bir kolaylık olacak. İşçi emeklilerine 2 maaş diyoruz.
Türkiye’de öyle kaçaklar var ki, sadece kaçak mazottan 17 milyar dolar zararımız
var. PKK da dahil olmak üzere çok kişi o bölgede bu kaçaktan çok paralar
kazandılar. 2 maaş çıktı işte. Emekli işçiler bunu heyecanla bekliyor. Tek
liranın bile hesap edilmesi gereken bu günlerde bunlar çok önemli şeyler.
Güneydoğu’da insanlar aç kalıyor diyorlar, o zaman tarıma destek vereceksin.
Bugün Tayyip Erdoğan ikince el arabadır. Cem Uzan ise sıfır
kilometre bir arabadır. Tayyip bu siyasi şartlardan sonra meydanlarda diyecek
ki, “ ey narenciyeci şu kadar para vereceğiz”, “al ananı” diyecekler, “ey
fındıkçı 8 YTL”, “al babanı” diyecekler. “Yan gelip yat” diyecekler. Mağduriyeti
ortadan kalkmıştır. Bir insan iki kere mağdur olmaz. Hep mi mağdur olacaksın.
Bunu en iyi işleyen siyasi lider Demirel’dir, o da düşe düşe kalkmıştır.
Erdoğan, geçtiğimiz seçimde hapis yatmış ve mağdur olmuştu, bu sefer neyin
mağduru.
Cumhurbaşkanını seçemedin, ülkeye muhtıra getirdin,
adamlara hakaret ettin. Her işsize 350 YTL diye bir şey yok. Sen 5 ay sigortalı
çalışmışsan ve işini kaybetmişsen alacaksın bu parayı. 3-5 ay olabilir bu siyasi
bir karardır. Böylelikle çalışan kesim kayıt altına alınabilecek.
Midas Gazete