Google Grupları Giriş Sayfasına Git    Chveneburi
GÜRCÜ DİLİ VE DİL KURSLARI HAKKINDA...

ChveneburiTV <chvenebur...@gmail.com>

GÜRCÜ DİLİ VE DİL KURSLARI HAKKINDA...

Gürcüce dil kursları başlatırken Gürcü dili hakkında bilgisi olmayan
arkadaşların bilgi sahibi olabilmeleri için aşağıdaki yazıyı
okumalarını öneriyoruz.Böylece Gürcü dilinin  ne kadar eski ve zengin
bir dil olduğunu görmüş olacağız.

Selamlarımızla.
Gargat igavit
NAHVAMDİS

GÜRCÜ KÜLTÜR MERKEZİ

--------------------------------------------------------------------------- -----

GAMARJOBAT...
GÜRCÜCE DİL KURSLARI BAŞLIYOR...

Gürcü Kültür Merkezi olarak Gürcüce Dil Kurslarını başlatıyoruz.Dil
kurslarımız iki gruptan oluşacaktır.Birinci grup  Gürcüce  okuma-yazma
bilmeyenlere,ikinci grup ise Gürcüce okuma-yazma bilen,az çok temeli
olan  arkadaşlara yönelik olacaktır.
Kursa katılmak isteyen arkadaşlar aşağıda irtibat telefonları olan
dernek yöneticilerine başvurmaları rica olunur.

KURS HOCAMIZ                : MANANA GURGENİDZE

KURSA  BAŞLAMA TARİHİ :
BİRİNCİ GRUP GÜRCÜCE DİL  KURSU :12 EKİM PAZAR SAAT:13.00-16.00
arası.
İKİNCİ GRUP GÜRCÜCE DİL  KURSU :12 EKİM PAZAR SAAT:17.00-20.00  arası.

KURS  İRTİBATI     İÇİN :
SEZEN GÖNENÇ OKCAN   : CEP TEL : 0532-2660125
FAZLI  KAYA                 : CEP TEL : 0532-7068084

KURS YERİ   :
GÜRCÜ KÜLTÜR MERKEZİ DERNEĞİ(GÜRCÜ-DER) Adresi:  İstiklal cad.Rumeli
han.no:88
c/Blok-28 Beyoğlu/İSTANBUL
DERNEK E-POSTA ADRESİ                                                :
gurcukulturmerk...@hotmail.com

--------------------------------------------------------------------------- -----

GÜRCÜCE

İsmail YERGUZ

Gürcüce (Gürcüce: Kartuli ena). Kafkas dilleri ailesinin Güney Kafkas
dilleri öbeğine bağlı dil. Yazı ve edebiyat geleneği olan tek Kafkas
dili olarak bilinir. Gürcistan'ın resmi dilidir. Batı ve Doğu öbekleri
olarak bilinen çok sayıda diyalekti vardır. Resmi dil ve edebiyat dili
olan Gürcüce, Doğu diyalekti üzerinde gelişmiştir. Gürcü alfabesi
olaraka bilinen ayrı bir yazı sistemiyle yazılan Gürcüce, Svanca,
Megrelce ve Lazca ile birlikte Güney Kafkas dillerini oluşturur.

GÜRCÜ DİLİNİN GELİŞİMİ

Kartveli ulusunun ortak dili Gürcüce, Gürcü kültürünü biçimlendirmiş
bir araçtır. Ulusun gelişmesinin ve halkın yaratıcı etkinliğinin temel
etkeni olmuş, ulusal bilinci güçlendirmiştir. Bu dil, çok eski
dönemlerden beri halkının tarihini aşama aşama yansıtır, halkın kültür
tarihini, izlediği çizgiyi, gözler önüne serer.

Gürcüce, Kartveli halkının başlıca kollarını oluşturan bir unsurdur:
"Kartveluri" dili kavramı, edebi Gürcü dili ile Megrel-Laz ve Svan
dillerini kapsar , Kartveli ulusu bu üç grup halkın birleşmesinden
oluşur. Antik dönemde gerçekleşen bu birlik, özellikle ortaçağda bu
gruplar tek ve aynı devletin otoritesi altında birleştiğinde pekişmiş,
daha sonra Gürcüce ulusal edebi dil olarak kabul edilmiş ve ulusal
tarihin güçlenmesinin temel direği haline gelmiştir.
Özgün ve çeviri olarak en zengin edebiyatlardan birini doğuran Gürcüce
kilise metinleri, felsefi, dinsel, dindışı, tarihsel metinleri, eğitim
ve öğretimle ilgili metinler olmak üzere çok çeşitli alanlara
tercümanlık etmiştir. Bugün özgün Grek dilinde bile bulunmayan bazı
Bizans metinleri Gürcüce aracılığıyla yok olmaktan kurtulmuştur. Gene
Gürcüce aracılığıyla eski İran, Arap ve Süryani metinleri
bulunmuştur.

Gürcü çok özgün özellikleri olan bir dildir. Dilbilgisel yapısı
dilbilimcilerin büyük ilgisini çekmiştir. Gürcü dili yaygın dil
ailelerinden hiçbirine ait değildir.

Ne Hint-Avrupa ve Sami diller ne de Türk - Moğol dil öbekleri içinde
yer alır. Gürcü dili İber-Kafkas dil ailesi içinde gösterilmektedir ve
Gürcüce bu grup içinde Megrel-Laz ve Svan diliyle birlikte " Kartveli
dilleri" denen kolu oluşturur.
Gürcüce ses, biçim ve sözdizimi açısından çok önemli özgünlükler
gösterir. Gürcü dilinin yapısı ve tarihi yalnızca Gürcü bilim
adamlarının değil, Rus ve Avrupalı bilim adamlarının da ilgi alanı
olmuştur. Avrupalı bilim adamları 17. Ve 18. yüzyıllarda Gürcücecin
kökenleri sorununa özel bir ilgi gösterdiler. Gürcüce dünya dilleri
genel şeması içinde belirli bir yere yerleştirilmişti ve Kolhis
(Kolha) dilinin eski Gürcü dili olduğu kabul ediliyordu. Eski
Yunanistan'da ve eski Roma'da Kolhis dilinin kökenlerini bulma
çalışmaları yapıldığı bilinir. Herodotos Kolhis ile Mısır arasında bir
yakınlık kurar. Antik dönem dilcileri de Gürcü dili ve eski İber dili
arasında yakınlık kurmuşlardır.

18. yüzyılda büyük alman filozofu Leibniz Gürcüce ve Avrupa dilleri
arasında yakınlık kurmuştur. Daha sonra bu varsayım dilbilimin
kurucusu alma bilim adamı Frantz Bopp ve ünlü Fransız dilci ve
tarihçisi Marie Brosset tarafından da paylaşılmıştır. Max Müller de
Gürcüceyi Ural-Altay dillerine yakın gösterir. Viyana üniversitesi
profesörlerinden Friedrich Müller Kafkas dillerinin ve Batı Avrupa
Bask dilinin bu bölgelerde çok yaygın olan bir dil gurubunun
kalıntıları olduğunu söyler.
Ünlü alman tarihçi Mayer'e göre Kafkasya'da etnik kökenleri pek fazla
aydınlatılamamış birçok halk yaşamıştır. Bunlar içinde en tanınmışları
Kura havzasını işgal etmiş olan İberlerdir (Eski Gürcüler). Çok sayıda
bilim adamına göre Gürcüce kökenleri açısından eski Asya ve
Mezopotamya uygarlıklarının dillerine yakın bir dildir. Kartveli
dillerinin ve öteki İber-Kafkas dillerinin incelenmesi bu dillerle
Urartu, Hurri, Hitit, Elam, ve Sümer dilleri arasındaki köken
yakınlığı ortaya çıkarabilir. Gene Gürcü dili ve Kafkas dilleri
arasında azımsanmayacak yakınlıklar bulan bilim adamları da vardır.
Bir grup dilbilimci ise Kartveli dilleri ile Hint-Avrupa dilleri
arasında tipolojik benzerlikler bulmuşlardır.

Avrupa'da Gürcü gramer ve leksikolojisini irdeleyen çok sayıda bilim
adamı görülmüştür. Daha 1600'larda Roma'da Gürcüce-İtalyanca bir
sözcük hazırlanmıştır. Gene Roma'da aynı yıllarda Latince bir Gürcü
Grameri yayımlanmış, 1800'lü yıllarda Paris'te Gürcü Dilinin Grameri
adlı bir yapıt çıkmıştır. 19. yüzyıl sonunda ise ünlü dilbilimci H.
Schuchardt Gürcüce üstüne çok önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir.
Berlin'de 1928'de ve 1937'de bir Gürcüce-Almanca, bir de Almanca-
Gürcüce sözlük yayımlandı. 1930'da ise Leipzig'de Deeters'in temel
yapıtı "Kartveli Dillerde Fiil " çıktı. Fransız dilci René Lafon da
Gürcü dili, özellikle Gürcüce ve Bask dili arasındaki fonetik
ilişkiler sorunları üstüne önemli çalışmalar yapmıştır.

Eski Çekoslovakya'da da Gürcü diliyle ilgili çalışmalara tanık
olunmuştur. 1936'da Norveçli bilim adamı H. Vogt Fransızca olarak
Gürcü Dilinin Grameri'ni yayımladı. Aynı yıl Paris'te Marr ve
Brière'in önemli yapıtı "Gürcü Dili" çıktı. 1959'da K. Çenkeli'nin iki
ciltlik Almanca Gürcü Grameri yayımlandı. 1960'dan sonra da Çenkeli ve
öğrencileri bir Gürcüce-Almanca sözlük hazırladılar. Kartveloloji
çalışmaları günümüzde Gürcüstan'da ve çeşitli ülkelerde sürmektedir.
Gürcü edebi dilinin ise 1500 yıllık bir geçmişi vardır. Gürcü dilinin
tarihi 5. yüzyıla kadar gider. 5. Ve 6. yüzyıllara ait anıtlardaki dil
çok gelişmiş bir dildir. Mükemmel bir sistem ve karmaşık bir
sözdizimi, sağlam bir edebi dil egemendir bu anıt yazılarında. Yunan-
Roma antikitesi yazılarına ve son zamanlarda arkeolojik kayıtlardan
elde edilen verilere dayanarak çok eski dönemlerin bu Kartveli
boylarının ve kabilelerinin kültür düzeylerinin çok yüksek olduğu ve
yazıyı bildikleri anlaşılmaktadır. Günümüze kadar gelen yazılı
belgeler Gürcü alfabesinin tarihini 5. yüzyıl başlarına kadar
götürmektedir. Bu Gürcü yazısı bütünüyle özgü bir sistemdir.

Gürcü halkının manevi zenginliğinin tanıklıkları olan çok eski
belgeler yalnız Gürcüstan'da korunmuş değildir. Suriye,
Filistin( Kudüs), Sina Dağı, Yunanistan'da Athos (Aynaroz) Dağı gibi
eski Gürcü kültür merkezlerinde sayısız eski belge bulunmuştur.
Günümüzde ise Fransa, Polonya, İngiltere, Avusturya, İtalya, Almanya
ve ABD'de büyük ölçüde korunmuştur bu belgeler. Gürcüstün'da
Hıristiyan edebiyatının gelişiminin ilk örneklerinde edebi dilleriyle
dikkat çeken yapıtlar ortaya çıkmıştır. Gene bu ilk dönemlerde bu
özgün yapıtların yanında özellikle dinsel içerikli önemli bir çeviri
edebiyatının da geliştiği görülür. Bu çeviri edebiyat dünya
Hıristiyanlık edebiyatı açısından büyük bir önem taşır. Çünkü söz
konusu çeviriler yalnızca Yunancadan değil öbür dillerden de
yapılmaktaydı.

Gürcü dilinin temeli özellikle İran edebiyatından yapılan çevirilerde,
sözgelimi "Şehname", "Kelile ve Dimne", "Leyla ve Mecnun" gibi
yapıtlarda ortaya çıkmıştır. Gürcüstan'da 5. yüzyıldan başlayarak
özgün ve zengin bir edebiyat görülmeye başlar ve Gürcü edebi dili
yüzyıllar boyunca yetkinleşerek ve eşsiz yapıtlar yaratarak gelişir,
doruğuna da dahi şair Şota Rustaveli'nin "Kaplan Postlu Şövalye" adlı
yapıtıyla ulaşır.
Gürcücede, aldığı yabancı sözcüklerle meydan gelen fonetik değişmeler
yalnızca Gürcü dilinin fonetik sisteminin incelenmesi açısından değil,
öteki diller için de önem taşır, çünkü Gürcücede başka dillerden
alınmış eski biçimler korunmuştur. Özellikle Hıristiyanlığın
Gürcüstan'da yayılmasından sonra çok sayıda Yunanca sözcük girmiştir
Gürcüceye. Gürcüce Sami dillerden de çok sözcük almıştır ve bu durum
Gürcülerin Arap dünyasıyla çok eski dönemlerden beri ilişkide olduğunu
gösterir. Sina Dağında Gürcüler için hazırlanmış bir Arap alfabesi
bulunmuştur. Sina Dağı Gürcü elyazmalarında Gürcülerin Arapça
notlarına rastlanır ve bu durum o dönemin yazıcılarının her iki dili
de çok iyi bildiklerini ve o dönemde Gürcülerde Arapça öğrenme
geleneğinin yerleşmiş olduğunu gösterir. Gürcücedeki Arap unsurların
incelenmesi Arap dilinin tarihsel fonetiği için çok zengin bir kaynak
oluşturur.

Türk dünyasıyla ilişkiler de derin bir izler bırakmıştır Gürcü
dilinde. Ortaçağa gelindiğinde bilimsel ve felsefi Gürcü dili gelişip
serpilmeye başlar. Bu bilimsel dilin gelişmesi Gürcü dilinin büyük
yapıtı "Kartlis Tshovreba"nın (Gürcü Kronikleri) çok büyük bir işlevi
olmuştur. Söz konusu tarihsel yapıtın siyasal- tarihsel bir
terminolojinin oluşmasında belirleyici bir rolü vardır.
Marr'a göre Gürcüler 10. Ve 11. yüzyıllarda Doğu ve Batı Hıristiyan
dünyasının ilerici düşünce adamlarının ilgi duydukları aynı felsefi
sorunlarla ilgileniyorlardı ve hatta yeni felsefi eğilimlerde onları
ve özellikle de Avrupalıları aşmışlardı. O dönemin Gürcü filozofları
Bizans felsefe hareketiyle çok yakın ilişki kurmuşlardı. Belki de
Gürcü felsefi dilinin kurucusu kabul edilebilecek 12. yüzyıl Gürcü
filozofu İoane Petritsi ortaçağ felsefi düşüncesinin çok önemli bir
ismidir. Yunan felsefesinin çok sayıda önemli yapıtını yorum ve
açıklamalarla Gürcüceye çevirmiş ve Gürcüce felsefi terminolojiyi
oluşturmuştur. Petritsi ayrıca Yunan modelinden esinlenerek çok sayıda
soyut kavram yaratmış, önemli yunanca felsefi terimlerin Gürcüce
karşılıklarını bulmuş ve Gürcü dilini çok sayıda Yunan felsefi
terimiyle zenginleştirmiştir.

Yunan kaynaklarına göre Kolhis'de (Kolha), bugünkü Poti çevresinde bir
retorik eğitim merkezi bulunuyordu. Bu merkezde aynı zamanda felsefe
dersleri de veriliyordu ve Yunanlı öğrenciler de devam ediyordu
buraya. Yani bu Kolhis Akademisi'nde iki dilde, Yunanca ve Gürcüce
eğitim yapılıyordu. Kısaca söylemek gerekirse eski Gürcü dilinin ve
özellikle de 10. ve 12. yüzyıllar Gürcücesinin dönemin kültürel
ihtiyaçlarına tam anlamıyla karşılık verdiğini söylemek mümkündür.
Daha sonraki yüzyıllarda bilimsel terminoloji hissedilir ölçüde
gelişmiştir. Gürcü dilinin terminolojik sözlüğünün zenginleşmesinde en
büyük pay hiç kuşkusuz ünlü Gürcü sözlükçüsü Sulhan-Saba Orbeliani'ye
aittir.
Hazırlamış olduğu Gürcü Dilinin Açıklamalı Sözlüğü (17.-18. yüzyıl)
çeşitli kavramlarla ilgili ayrıntıları, bilimsel açıklamalarıyla bugün
bile temel bir kaynak niteliğindedir. Bu sözlükte daha önceki
yüzyıllarda geliştirilmiş dilbilgisi, felsefe, retorik, aritmetik,
coğrafya, astronomi ve müzik terimlerinin çoğu yer almıştır.

Bu sözlükten sonra iki, üç, çok dilli sözlükler hazırlanmıştır. Bunlar
arasında İoane Bagrationi'nin 1814'te yayımlanan ve üç bin sözcük
içeren Rusça-Latinc-Gürcüce doğa bilimleri sözlüğü önemli bir yer
tutar ve bu yapıt uzmanlara yönelik ilk deneme kabul edilir.
Bagrationi bu sözlükte özel bir terminoloji dışında Gürcüce terimlerin
etimolojisiyle, ansiklopedik nitelikli açıklamalar vermiştir. 1807'de
hazırlamış olduğu 4000 sözcük içeren Rusça-Gürcüce sözlük ise felsefe,
psikoloji, mantık, gramer, tarih, sanayi, tarım, din, askerlik, tıp,
botanik, zooloji vb alanda çok zengin bir terminolojik kaynaktır.
Bagrationi bu çalışmasında yalnızca doğa bilimleri konusunda beş bin
sözcük vermiştir.

Gürcüce 19. ve 20. yüzyıllarda Avrupa dillerinden çok sayıda terim
aktarmıştır ve bilimsel, teknik ya da sanatsal kavramları açıklayan bu
terimlerin büyük bölümünü tüm çağdaş kültür dilleri de almıştır. Bu
sözcüklerin büyük bölümü Gürcü diline Rusça yoluyla girmiştir. Gürcüce
teknik terminoloji 1920'lerden sonra büyük bir atılım yapmıştır.
1920'de hazırlanan "Rusça-Gürcüce Teknik Sözlük" dönemin tüm Gürcüce
teknik terminolojisini kapsar. Son yıllarda Gürcü dilinde görülen
yüzlerce yeni sözcük ve kavram ülkenin sanayi, tarım, ulaşım, edebiyat
ve sanat alanında yeni bir gelişme yoluna girdiğini göstermektedir.
Toplumsal düzendeki değişmelere paralel olarak yeni sözcükler
üretilmektedir. Gürcüce öteki dillerden aldığı sözcüklerle hiç
kuşkusuz zenginleşmiş, güçlenmiş ve esneklik kazanmıştır.
Bugün Tbilisi Üniversitesi filoloji kürsüsünde eski ve yeni Gürcüce,
Kafkas dilleri, genel dilbilim, yapısal dilbilim, Rusça, Almanca,
İngilizce, Fransızca, Sami diller, Türkçe, Arapça vb okutulmaktadır.
Bugün artık çok sayıda Gürcüce, Rusça, Rusça-Gürcüce, Gürcüce-Almanca,
Almanca-Gürcüce, Gürcüce-Fransızca, Fransızca-Gürcüce, Gürcüce-
İngilizce, İngilizce-Gürcüce sözlük vardır.

İsmail YERGUZ

Kaynak : mamuli Nisan 1997, Sayı: 2