B&S
İran'da "yumuşak devrim" veya ABD'nin şerefi
Seçimlerden bu yana İran kargaşanın önünü alamıyor. Gelen ilk haberlerde 8
kişinin öldüğü, gösterilerin devam ettiği bildirildi. Bu haberin
yayılmasından kısa bir süre sonra İran, yabancı gazetecilerin görüntü
almasını yasaklayarak bir anlamda İran'ı dış dünyaya kapatmış oldu.
Ardından gelen haberler söylenti olarak yayıldı: 400 kişi göz altına
alınmış, yüzlerce kişi de hayatını kaybetmişti.
19 Haziran günü İran'ın CIA destekli; İran yurttaşlarıyla ABD arasında
ilişki sağlayan bir "network" ağını (internet ağı) kırdığı haberleri geldi.
Daha önceki tarihlerde de İran istihbarat yetkilileri ABD'nin İran'da
bombalama eylemlerine karışan teröristleri desteklediğini patlayıcı
sağladığını ve eğittiğini iddia etmişlerdi.
19 haziran günü de ABD istihbarat yetkilileri bu konuda açıklama yaptılar.
CIA 2009 yılının başlarında başlattığı "yumuşak devrim" (bazı kaynaklara
göre kadife devrim) projesi çerçevesinde, Dubai'den yönetilen ve İranlılarla
ABD yurttaşları arasında birebir ilişkiyi sağlayan bir "network" (internet)
ağı kurmuştu. Bu ağ sayesinde İran yurttaşlarıyla bilim ve kültür
alanlarında paylaşımlar yapılıyordu.
Amaçlanan, kurulan bu network ağı (internet ağı) aracılığıyla İran'da
muhalefeti yükseltmek, bir renkli devrim yapmaktı.
Yineleyelim. Projenin adı: "Yumuşak devrim" di. Bütçesi de 75 milyon Dolar.
Bu işin başarılması için; NGO'lar (Sivil Toplum Kuruluşları) sendikalar gibi
kuruluşlar tarafından düzenlenecek şiddet içermeyen gösteriler, sivil
itaatsizlik ve etnik kavgalar İran'ın her tarafına yayılarak hükümet
üzerinde baskı oluşturulacaktı.
İranlı muhalifler acele edince (İstihbarat yetkililerine göre yanlış
yönlendirilince) proje dahe 32 milyon Dolar harcanmışken çöktü. İran
İstihbaratının başarısının da hakkını vermek gerekir.
Bu projeyi CIA adına dışarıdan yürütenler, Woodrow Wilson Vakfı, Soros
Vakfı, Açık Toplum Enstitüsü, AIPAC (Amerikan İsrail Sosyal Olaylar
Komitesi), Türkiye, Azarbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'teki CIA
ajanlarıydı. İran'ın içindeyse CIA, destek alabileceği bilim adamları,
sanatçılar, sporcular ve daha pek çok kişinin yer aldığı bir liste
hazırlamıştı.
Bu listede yer alanlardan 10-15 kişi bilimsel, sanatsal ve başka amaçlı
toplantılara katılmak üzere ABD'ne davet edildiler. Kendilerine Dubai
kaynaklı kredi kartları verildi. Masraflarını bu kartlarla karşıladılar.
Karşılığında da kendilerinden İran'ın ekonomik, sosyal ve siyasi durumu
hakkında raporlar yazmaları istendi.
İran'ın içinde bu işi CIA Bağlantılı olarak 4 kişi yürütüyordu. Bunlardan
ikisi HIV virüsü ve AIDS konusunda uzman olan Dr. Arash ve Dr. Kamyar Alaei
kardeşlerdi.
Bu dört kişi yakalandı ve tutuklandı ve hakim önüne çıkarıldı. Gözaltına
alınan pek çok kişi de yeterli kanıt olmadığında serbest bırakıldı.
Peki, ABD İstihbarat yetkilileri basına bu kadar bilgiyi neden verdi?
Çünkü yakalanan 4 kişi her şeyi itiraf etmişti.
İtirafları kaydedildi ve yakında da dünya kamuoyuna açıklanacak.
E. Erdemil
***
Baki selam.
k. yavuz engin
kyengin(a)gmail.com