Web Görseller Haberler Gruplar Bloglar Çeviri Gmail diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Teke Bölgesi ve Yörük Kültürünün başkenti BURDUR
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  2 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız başarılı oldu
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
F.K.  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 27 Haziran, 11:21
Kimden: "F.K." <fikreti...@hotmail.com>
Tarih: Sat, 27 Jun 2009 11:21:38 +0300
Yerel: Ctesi 27 Haziran 2009 11:21
Konu: Teke Bölgesi ve Yörük Kültürünün başkenti BURDUR

TEKE BÖLGESİNİN VE ORTA ASYA

YÖRÜK-TÜRK KÜLTÜRÜNÜN BAŞKENTİ

BURDUR

         Günümüzde, Denizli, Afyon, Isparta, Antalya ve Muğla illeri ile çevrelenen Burdur, tarihi çağlarda, doğuda İşavria, Lykonia, güneyde Pamphylia, batıda Likya ve Karya, kuzeyde Frigya ve Galatia bölgeleri ile çevrili olan Pisidya bölgesi sınırları içinde yer almıştı.

          Burdur'un tarih öncesi (prehistorik) geçmişi Paleolitik Çağa uzanmaktadır. Yeşilova İlçesi Başkuyu Köyü'nde bulunan kaya resimlerinden Paleolitik Çağ insanının Burdur'da yaşadığı kesinlikle kanıtlanmıştır. Paleolitik (700.000 - 15.000) ve Mezolitik (15.000 - 8.000) çağlara ait diğer buluntular yörenin değişik yerlerinde yapılan araştırmalarda elde edilmiştir.

         Daha sonraki tarih öncesi dönemler olan Neolitik (8.000 - 5.500) ve Kalkolitik (5.500 - 3.200) çağlara ait somut buluntular Burdur'da Hacılar Höyüğü ve Kuruçay Höyüğü'nde ortaya çıkarılmıştır. Hacılar'da yapılan kazılarda, M.Ö. 7000 yıllarına tarihlenen "Keramiksiz Neolitik" Evre üzerinde IX - IV katlar olarak belirtilen ve M.Ö. 5.400 yıllarına tarihlenen "Geç Neolitik" evreleri tespit edilmiştir.

     İnsanın yeryüzünde avcı-toplayıcılıktan yerleşik üretime geçerek belli bir yere bağlanması anlamına gelen büyük değişimin; hayvanları ehlilleştirilmesi, köylerin kurulması, çanak çömlek yapımının öğrenilmesi gibi medeniyete uzanan gerekli adımların izlenebildiği en önemli arkeolojik merkezlerden biri Hacılar'dır. Yine Hacılar'ın ana tanrıça figürinleri ile boyalı insan yüzlü çanak - çömlekleri dünya arkeolojisinde önemli bir yer tutmaktadır. Taş, kemik, ağaç ve pişmiş toprağın yani sıra madenin de kullanılmaya başladığı Kalkolitik Çağ kalıntıları Burdur'da Hacılar, Kuruçay, Gebrem, Beyköy, Bucak, İstasyon Höyük gibi daha bir çok höyüğün yüzey araştırmalarından anlaşılmaktadır.

        Eserlerin bakır, kurşun, kalay, gümüş, altın, tunç ve elektron gibi madenlerden yapılmaya başlandığı ilk Tunç Çağına (Yaklaşık 3.000 - 2.500) ait buluntulara Burdur'da Yazır, Yarıköy, Çamur, Hasanpaşa, Harmankaya, Alan, Beyköy gibi bir çok höyükte rastlanmaktadır. bu dönemde  kaplar elde yapılmıştır, maden görünümündedir. Çağın sonunda ise geometrik süslüve boyalı çanak çömlek yapımına başlanmıştır.

          M.Ö. 2 bin yıl başlarında Burdur tarihi oldukça karanlıktır. M.Ö. 17. yüzyılda Hitit Çağı başladığında, Pisidya, Pamphylia ve Likya'da Arzava Krallığı hüküm sürmekteydi. Yarışlı Gölü civarı (Düğer) ve Uylupınar'da çıkan Frig eserleri daha sonra bu bölgede Friglerin yaşadığını kesin olarak ortaya koymuştur.

        M.Ö. 7. yüzyılda Pisidya, Frig devleti ile birlikte Lidya hakimiyetine girmiş ve M.Ö. 546 tarihinde Lidya KralıKroissos'un Pers Kralı Kyros'a yenilmesiyle birlikte bölge Pers hegemonyasına girmiştir. M.Ö. 334 yılında Büyük İskender Çanakkale'den Anadolu'ya girdikten sonra önüne çıkan Pamphylia, Likya, Karya kuvvetlerini ezerek Kestros (Aksu) Vadisi'nden Pisidya'ya girmiş, M.Ö. 333'te Sagalassos ve Kremna'yı da zaptetmiştir. İskender'in ölümünden sonra Pisidya önce Seleukoslara (M.Ö. 301) daha sonra da Bergama Krallığı'na bağlanmış (M.Ö. 228) ve Roma Hakimiyetine girmiştir. Roma Çağında Pisidya'nın her yerinde yoğun bir yerleşme vardır. Bir çok yeni şehir kurulmuş, eski merkezler yeniden onarılmıştır. Bugün Burdur sınırları içinde bulunan harabelerin hemen hemen hepsinde bu çağa ait mimari kalıntılar görülmektedir. Kremna, Komama (Ürkütlü) Olbasa (Belenli) ve Sagalassos en önemlileridir.

        Roma İmparatorluğu'nunikiye ayrılmasıyla Pisidya, Bizans İmparatorluğunun eline geçmiş ve bölgenin önemli merkezleri yavaş yavaş gerileyerek eski değerlerini kaybetmiştir. Bu sönük çağ M.S. XI. sonlarına Türk hakimiyetinin başlamasına kadar devam etmiştir.  

     Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan Han'ın, Bizans İmparatoru Romen Diyojeni Malazgirt

ovasında bozguna uğratmasından sonra Anadolu Kapılarının artık tamamen Türklere açılması ile birlikte, 1071-1100 yılları arasında Anadolu'nun başka bölgelerinde olduğu gibi, Türkmenlerin Kınalı Aşiretide  doğudan Anadoluya girerek Pisidia'ya gelerek buraya yerleşti. Daha Sonra da Oğuz boylarından akın akın yörük boyları gelerek burdur ve civarına yerleşti. Orta Asya'dan 24 Boy halinde geldikleri bilinen Oğuz Türklerinden 18 Boy'a ait  yörük oymakları  Burdur ve çevresine obalarını kurmuşlar, yurtlarını tutmuşlardır.

    1300'lü yıllarda Selçuk İmparatorluğunun yıkılması netices Anadoluda beylikle rdönemi başlamıştır. Burdur Teke bölgesinde kurulan Anadolu Beyliklerinden Hamitoğulları idaresine girmiştir. I. Murat döneminde bu Beylik'ten satın alınarak Osmanlı devleti sınırlarına katılmıştır. O dönemde Tirkemiş kazası olarak anılan Burdur, daha sonra Yıldırım Bayezit Osmanlı Padişahı olunca; Anadolu'ya geçerek bütün beyleri birer birer ezmiş, Hamit İline saldırarak bu beyliğin bütün topraklarını kesin olarak Osmanlı denetimi altına almış ve bu bölgeyi 1391 yılında Anadolu Beylerbeyi merkezi olan Kütahya'ya bağlamıştır. Bu suretle Hamitoğulları Beyliği ortadan kalkmıştır.
    Osmanlı Devleti 1914'de başlayan 1.Dünya Savaşı sonunda yenilmiş, 1918 Mondros Mütarekesinden sonra da varlığı ortadan kalkmıştır.

BURDUR'UN KUVVA-YI MİLLİYE'YE KATKISI

    Mondros Mütarekesinin ilk günlerinde, 57.Tümen'in önemli bir topçu ve piyade cephaneliği Antalya'nın Bademağacı Köyünde bulunmaktadır. İtalyanlar'ın Burdur'a doğru ilerleyeceği anlaşılınca, 57.Tümen Komutanı Albay Şefik Bey (Aker) 07.04.1919'da Bademağacı'na giderek cephaneliği boşalttırmıştır. Buradaki silah ve cephane, daha içerilere, Burdur'un Çeltikçi Köyüne götürülmüştür. Bu silahlardan, Nazilli cephesindeki direniş sırasında ve daha sonraki savaşlarda çok yararlanılmıştır.Burdur'lu Kuva-yi Milliyeciler'in, Demirci Mehmet Efe'nin, Yunanlılar'a karşı Nazilli cephesinde çarpışmalarında büyük yardımları olmuştur. Cepheye çok sayıda gönüllünün yanı sıra, silah, cephane, yiyecek ve giyecek göndermişlerdir. Nazilli cephesinde 400'e yakın Burdur'lu gönüllü hayatını kaybetmiştir. Burdur Kuvva-yı Milliye teşkilatı çalışmalarını uzun süre bağımsız yürüttüyse de, Sivas Kongresi'nden sonra Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'ne bağlanmıştır.

    Burdur her dönemde Türk varlığının ve Türk Devletinin yaşaması ve korunması için Savaş meydanlarında, Trablusda, Yemende, Kore'de Balkanlarda Anadolu'nun her cephesinde ve özellikle Çanakkale'de Sakarya Meydan muharebesinde sayısız şehitler ve gaziler vermiştir.

    1920'de bağımsız sancak olan Burdur, 1920'de toplanan Büyük Millet Meclisi'ne Burdur'dan ünlü kişiler katılmıştır. Bu milletvekillerinin en ünlüsü; İstiklal Marşı'nın Şairi Mehmet Akif ERSOY'dur. Burdur 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin İlanı edilmesi ile birlikte İl olmuştur.

Kozagc Grup Tarih ve Kültür Araştırmaları

http://groups.google.com.tr/group/kozagac  

Türkiye'deki Hollanda BURDUR

GÜNDE BİN TON SÜT ÜRETİLİYOR
Burdur Damızlık Sığırı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kâmil Özcan, yazarımız Behçet Fakihoğlu'na;

bölgelerinde günde bin tona yakın süt üretildiğini belirterek, hayvancılıkta Türkiye'nin lideri,

dünyada ise hatırı sayılır bir noktada bulunduklarını anlattı.

Damızlıkta iddialı Burdur Türkiye'nin Hollanda'sı!
Hayvanları kayıt altında tutmak, hayvancılığı bilimsel şekilde geliştirmek, üreticiyi bir araya getirip, haklarını korumak gibi amaçlarla,

1995 yılında Burdur İli Damızlık Sığırı Yetiştiricileri Birliği (DSYB) kurulmuş. Islah amaçlı bu birlikler 75 ilde teşkilatlanırken, genel merkez

Ankara'da bulunuyor. Daha az hayvanla daha çok süt, daha çok düve için çalışılıyor. Birlik Başkanı Kâmil Özcan, 5 binin üzerinde

Burdurlu ailenin kendilerine üye olduğunu ve yılda 5 bin damızlık düveyi il dışına sattıklarını belirtiyor. "Holştayn" inek ırkı getirilmiş,

bozulmadan geliştirilmiş. Burdur'un iklimi, çevresi bu iş için uygun; insanları da bunu başarıyor.

Düvelerin tanesi yaklaşık 3 bin YTL'ye satılıyor. Burdur'da günlük bin tona yakın süt üretiliyor, bunun yüzde 20'si ilde işlenirken,

geri kalanı ağırlıklı olarak Adapazarı olmak üzere, başka illere götürülüyor.

Burdur İli Damızlık Sığırı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kâmil Özcan.

VERİLER BİLGİSAYARDA KAYITLI
Büyük süt firmaları bağlantılarını yapmış, günlük olarak sütleri toplayıp fabrikalarına götürüyor. Suni tohumlamayı birlik yapıyor, yemleri dağıtıyor; teşvikler de birlikten geçiyor. Hayvan yetiştiricilerine verilen hizmetin ve yemin bedeli, alınan teşviklerle karşılanıyor. Teşvikler gecikince birlik sıkıntıya giriyor. Burdur'da yüksek genetikli hayvanlar yetiştiriliyor, en fazla verim Burdur'dan alınan hayvanlardan elde ediliyor. Hayvanların kulağında küpe, midelerinde de bir çip bulunuyor. Başkan Özcan; küpeleri plaka, çipleri de araba motoru numarasına benzetiyor. Bu sayede bir hayvanın her safahatı bilgisayarda kayıt altında tutuluyor, istenen hayvanla ilgili bilgiler en detaylı şekilde verilebiliyor. Burdur'un bu alanda bir marka olduğu belirtiliyor. Başkan Kâmil Özcan, dışarıdan getirilen damızlıkların hayvancılığımız için tehlikeli olabileceğini, tohumlama ve başka şeylerde onlara bağlı hale geldiğimizi belirtiyor ve bu ...

tamamını oku »

  Teke Yöresi Burdur.jpg
15K İndir

  clip_image001.jpg
355K İndir

  clip_image003.jpg
474K İndir

  clip_image002.jpg
362K İndir

  clip_image005.JPG
370K İndir

  clip_image004.JPG
247K İndir

  clip_image006.jpg
168K İndir

    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
www.dirmil.com Akif GÜRKAN  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 3 Temmuz, 12:41
Kimden: Akif GÜRKAN (www.dirmil.com) <akifgur...@gmail.com>
Tarih: Fri, 3 Jul 2009 02:41:16 -0700 (PDT)
Yerel: Cuma 3 Temmuz 2009 12:41
Konu: Re: Teke Bölgesi ve Yörük Kültürünün başkenti BURDUR
Güzel ve bilgilendirici yazılarınızdan dolayı teşekküeler.

On 27 Haziran, 11:21, "F.K." <fikreti...@hotmail.com> wrote:

...

tamamını oku »


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google