Kimden: Akif GÜRKAN (www.dirmil.com) <akifgur...@gmail.com>
Tarih: Fri, 3 Jul 2009 02:41:16 -0700 (PDT)
Yerel: Cuma 3 Temmuz 2009 12:41
Konu: Re: Teke Bölgesi ve Yörük Kültürünün başkenti BURDUR
Güzel ve bilgilendirici yazılarınızdan dolayı teşekküeler.
On 27 Haziran, 11:21, "F.K." <fikreti...@hotmail.com> wrote:
> TEKE BÖLGESİNİN VE ORTA ASYA
> YÖRÜK-TÜRK KÜLTÜRÜNÜN BAŞKENTİ
> BURDUR
> Günümüzde, Denizli, Afyon, Isparta, Antalya ve Muğla illeri ile çevrelenen Burdur, tarihi çağlarda, doğuda İşavria, Lykonia, güneyde Pamphylia, batıda Likya ve Karya, kuzeyde Frigya ve Galatia bölgeleri ile çevrili olan Pisidya bölgesi sınırları içinde yer almıştı.
> Burdur'un tarih öncesi (prehistorik) geçmişi Paleolitik Çağa uzanmaktadır. Yeşilova İlçesi Başkuyu Köyü'nde bulunan kaya resimlerinden Paleolitik Çağ insanının Burdur'da yaşadığı kesinlikle kanıtlanmıştır. Paleolitik (700.000 - 15.000) ve Mezolitik (15.000 - 8.000) çağlara ait diğer buluntular yörenin değişik yerlerinde yapılan araştırmalarda elde edilmiştir.
> Daha sonraki tarih öncesi dönemler olan Neolitik (8.000 - 5.500) ve Kalkolitik (5.500 - 3.200) çağlara ait somut buluntular Burdur'da Hacılar Höyüğü ve Kuruçay Höyüğü'nde ortaya çıkarılmıştır. Hacılar'da yapılan kazılarda, M.Ö. 7000 yıllarına tarihlenen "Keramiksiz Neolitik" Evre üzerinde IX - IV katlar olarak belirtilen ve M.Ö. 5.400 yıllarına tarihlenen "Geç Neolitik" evreleri tespit edilmiştir.
> İnsanın yeryüzünde avcı-toplayıcılıktan yerleşik üretime geçerek belli bir yere bağlanması anlamına gelen büyük değişimin; hayvanları ehlilleştirilmesi, köylerin kurulması, çanak çömlek yapımının öğrenilmesi gibi medeniyete uzanan gerekli adımların izlenebildiği en önemli arkeolojik merkezlerden biri Hacılar'dır. Yine Hacılar'ın ana tanrıça figürinleri ile boyalı insan yüzlü çanak - çömlekleri dünya arkeolojisinde önemli bir yer tutmaktadır. Taş, kemik, ağaç ve pişmiş toprağın yani sıra madenin de kullanılmaya başladığı Kalkolitik Çağ kalıntıları Burdur'da Hacılar, Kuruçay, Gebrem, Beyköy, Bucak, İstasyon Höyük gibi daha bir çok höyüğün yüzey araştırmalarından anlaşılmaktadır.
> Eserlerin bakır, kurşun, kalay, gümüş, altın, tunç ve elektron gibi madenlerden yapılmaya başlandığı ilk Tunç Çağına (Yaklaşık 3.000 - 2.500) ait buluntulara Burdur'da Yazır, Yarıköy, Çamur, Hasanpaşa, Harmankaya, Alan, Beyköy gibi bir çok höyükte rastlanmaktadır. bu dönemde kaplar elde yapılmıştır, maden görünümündedir. Çağın sonunda ise geometrik süslüve boyalı çanak çömlek yapımına başlanmıştır.
> M.Ö. 2 bin yıl başlarında Burdur tarihi oldukça karanlıktır. M.Ö. 17. yüzyılda Hitit Çağı başladığında, Pisidya, Pamphylia ve Likya'da Arzava Krallığı hüküm sürmekteydi. Yarışlı Gölü civarı (Düğer) ve Uylupınar'da çıkan Frig eserleri daha sonra bu bölgede Friglerin yaşadığını kesin olarak ortaya koymuştur.
> M.Ö. 7. yüzyılda Pisidya, Frig devleti ile birlikte Lidya hakimiyetine girmiş ve M.Ö. 546 tarihinde Lidya KralıKroissos'un Pers Kralı Kyros'a yenilmesiyle birlikte bölge Pers hegemonyasına girmiştir. M.Ö. 334 yılında Büyük İskender Çanakkale'den Anadolu'ya girdikten sonra önüne çıkan Pamphylia, Likya, Karya kuvvetlerini ezerek Kestros (Aksu) Vadisi'nden Pisidya'ya girmiş, M.Ö. 333'te Sagalassos ve Kremna'yı da zaptetmiştir. İskender'in ölümünden sonra Pisidya önce Seleukoslara (M.Ö. 301) daha sonra da Bergama Krallığı'na bağlanmış (M.Ö. 228) ve Roma Hakimiyetine girmiştir. Roma Çağında Pisidya'nın her yerinde yoğun bir yerleşme vardır. Bir çok yeni şehir kurulmuş, eski merkezler yeniden onarılmıştır. Bugün Burdur sınırları içinde bulunan harabelerin hemen hemen hepsinde bu çağa ait mimari kalıntılar görülmektedir. Kremna, Komama (Ürkütlü) Olbasa (Belenli) ve Sagalassos en önemlileridir.
> Roma İmparatorluğu'nunikiye ayrılmasıyla Pisidya, Bizans İmparatorluğunun eline geçmiş ve bölgenin önemli merkezleri yavaş yavaş gerileyerek eski değerlerini kaybetmiştir. Bu sönük çağ M.S. XI. sonlarına Türk hakimiyetinin başlamasına kadar devam etmiştir.
> Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan Han'ın, Bizans İmparatoru Romen Diyojeni Malazgirt
> ovasında bozguna uğratmasından sonra Anadolu Kapılarının artık tamamen Türklere açılması ile birlikte, 1071-1100 yılları arasında Anadolu'nun başka bölgelerinde olduğu gibi, Türkmenlerin Kınalı Aşiretide doğudan Anadoluya girerek Pisidia'ya gelerek buraya yerleşti. Daha Sonra da Oğuz boylarından akın akın yörük boyları gelerek burdur ve civarına yerleşti. Orta Asya'dan 24 Boy halinde geldikleri bilinen Oğuz Türklerinden 18 Boy'a ait yörük oymakları Burdur ve çevresine obalarını kurmuşlar, yurtlarını tutmuşlardır.
> 1300'lü yıllarda Selçuk İmparatorluğunun yıkılması netices Anadoluda beylikle rdönemi başlamıştır. Burdur Teke bölgesinde kurulan Anadolu Beyliklerinden Hamitoğulları idaresine girmiştir. I. Murat döneminde bu Beylik'ten satın alınarak Osmanlı devleti sınırlarına katılmıştır. O dönemde Tirkemiş kazası olarak anılan Burdur, daha sonra Yıldırım Bayezit Osmanlı Padişahı olunca; Anadolu'ya geçerek bütün beyleri birer birer ezmiş, Hamit İline saldırarak bu beyliğin bütün topraklarını kesin olarak Osmanlı denetimi altına almış ve bu bölgeyi 1391 yılında Anadolu Beylerbeyi merkezi olan Kütahya'ya bağlamıştır. Bu suretle Hamitoğulları Beyliği ortadan kalkmıştır.
> BURDUR'UN KUVVA-YI MİLLİYE'YE KATKISI
> Mondros Mütarekesinin ilk günlerinde, 57.Tümen'in önemli bir topçu ve piyade cephaneliği Antalya'nın Bademağacı Köyünde bulunmaktadır. İtalyanlar'ın Burdur'a doğru ilerleyeceği anlaşılınca, 57.Tümen Komutanı Albay Şefik Bey (Aker) 07.04.1919'da Bademağacı'na giderek cephaneliği boşalttırmıştır. Buradaki silah ve cephane, daha içerilere, Burdur'un Çeltikçi Köyüne götürülmüştür. Bu silahlardan, Nazilli cephesindeki direniş sırasında ve daha sonraki savaşlarda çok yararlanılmıştır.Burdur'lu Kuva-yi Milliyeciler'in, Demirci Mehmet Efe'nin, Yunanlılar'a karşı Nazilli cephesinde çarpışmalarında büyük yardımları olmuştur. Cepheye çok sayıda gönüllünün yanı sıra, silah, cephane, yiyecek ve giyecek göndermişlerdir. Nazilli cephesinde 400'e yakın Burdur'lu gönüllü hayatını kaybetmiştir. Burdur Kuvva-yı Milliye teşkilatı çalışmalarını uzun süre bağımsız yürüttüyse de, Sivas Kongresi'nden sonra Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'ne bağlanmıştır.
> Burdur her dönemde Türk varlığının ve Türk Devletinin yaşaması ve korunması için Savaş meydanlarında, Trablusda, Yemende, Kore'de Balkanlarda Anadolu'nun her cephesinde ve özellikle Çanakkale'de Sakarya Meydan muharebesinde sayısız şehitler ve gaziler vermiştir.
> 1920'de bağımsız sancak olan Burdur, 1920'de toplanan Büyük Millet Meclisi'ne Burdur'dan ünlü kişiler katılmıştır. Bu milletvekillerinin en ünlüsü; İstiklal Marşı'nın Şairi Mehmet Akif ERSOY'dur. Burdur 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin İlanı edilmesi ile birlikte İl olmuştur.
> Kozagc Grup Tarih ve Kültür Araştırmaları
> http://groups.google.com.tr/group/kozagac
> Türkiye'deki Hollanda BURDUR
> GÜNDE BİN TON SÜT ÜRETİLİYOR
> bölgelerinde günde bin tona yakın süt üretildiğini belirterek, hayvancılıkta Türkiye'nin lideri,
> dünyada ise hatırı sayılır bir noktada bulunduklarını anlattı.
> Damızlıkta iddialı Burdur Türkiye'nin Hollanda'sı!
> 1995 yılında Burdur İli Damızlık Sığırı Yetiştiricileri Birliği (DSYB) kurulmuş. Islah amaçlı bu birlikler 75 ilde teşkilatlanırken, genel merkez
> Ankara'da bulunuyor. Daha az hayvanla daha çok süt, daha çok düve için çalışılıyor. Birlik Başkanı Kâmil Özcan, 5 binin üzerinde
> Burdurlu ailenin kendilerine üye olduğunu ve yılda 5 bin damızlık düveyi il dışına sattıklarını belirtiyor. "Holştayn" inek ırkı getirilmiş,
> bozulmadan geliştirilmiş. Burdur'un iklimi, çevresi bu iş için uygun; insanları da bunu başarıyor.
> Düvelerin tanesi yaklaşık 3 bin YTL'ye satılıyor. Burdur'da günlük bin tona yakın süt üretiliyor, bunun yüzde 20'si ilde işlenirken,
> geri kalanı ağırlıklı olarak Adapazarı olmak üzere, başka illere götürülüyor.
> Burdur İli Damızlık Sığırı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kâmil Özcan.
> VERİLER BİLGİSAYARDA KAYITLI
> MODERN HAYVANCILIK HAMLESİ
> 2. BÖLGEDE YER ALMAK MORALLERİ BOZMUŞ
> Süt fiyatları sudan ucuz
> Burdur'da zaman zaman günlük bin tonluk üretime ulaşan sütün fiyatı, 3 ayda bir yapılan ihalede belirleniyor. Firmaların düşük fiyat verdiği
> (51.5 kuruş/litre), hayvan yemine ise yüzde yüzlük zamlar geldiği, bunun da üreticileri çok zor durumda bıraktığı söyleniyor. Bu durumun
> vatandaşı mağdur ettiğini söyleyen Borsa Başkanı Baki Varol, ildeki tesislerin tam kapasite ile çalıştırılması durumunda sütün yüzde 40'ının
> burada işlenebileceğini, bunun da üreticinin elini güçlendireceğini söylüyor. Sütün, işlenerek burada ürünlerin elde edilmesi ve bu ürünlerin pazarlanmasına yönelik organizasyon ve örgütlenmelerin geliştirilmesi gerektiği belirtilirken, sulama maliyetlerini düşürecek, yem bitkisinin
> ekimini artıracak ve yem fiyatlarını düşürecek teşviklere yönelinmesi isteniyor. Açıklanan yeni teşvik sisteminde Burdur'un 2. bölgeye alınması, üzüntüye yolaçmış.
> 3. BÖLGE MÜCADELESİ
> VALİ İBRAHİM ÖZÇİMEN: Eğitimli nüfus yüksek SUÇ ORANI DÜŞÜK
> BAŞKAN SEBAHATTİN AKKAYA: ARITMA sistemiyle GÖL KURTULACAK
> Burdur, saklı bir hazine gibi
> Çok sayıda antik kente ev sahipliği yapan Burdur, tarihî eserleri ve diğer güzellikleri ile
> turizm açısından keşfedilmeyi bekliyor
> TURİZM GELİŞTİRİLECEK
> ön plana çıkarılması hedefleniyor. Isparta-Burdur arası Dağ Yolu'ndan 25 kilometre. Burdur Gölü ve şehir, yukarıdan çok güzel bir manzara oluşturuyor. Burdur, diğer küçük şehirler gibi, kolay, sakin ve insanı rahatlatan bir kent. Teke Yöresi olarak bilinen bölgenin kültür başkenti
> sayılan Burdur, tarihi, doğal ve kültürel zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Burdur'da gözüme çarpan bu anlamlı
> yazıyı paylaşmak isterim: "Bur(ada)dur, çünkü burası Burdur, her şeyin en güzeli burada bulunur"
> Biraz yüksekte bulunan Pazar Mahallesi'ne çıkıyoruz. Şehrin eski merkezi burası. 1300 yılında Hamitoğlu Dündar Bey tarafından yaptırılan
> Ulucami, saat Kulesi burada. Mahallenin diğer kısımları ve sokakları da tarih kokuyor...
> MÜZEDE 60 BİN ESER MEVCUT
> TABİAT HARİKASI GÖLLER
> Burdur'dan Kozluca'ya gidiyoruz, harika bir tabiat, yeşillik, haşhaş tarlaları... Kozluca'yı geçiyor, ormanlık alandaki sayfiye yerinde Korunga ve Süt Festivali'ne gidiyoruz. Yerel kıyafetler içindeki vatandaşlar hem piknik yapıyor, hem de kaynaşma imkanı buluyor. Festival komitesi tarafından vatandaşlara etli pilav, helva ve ekmek dağıtılması da bir başka güzellik...
> İNSUYU MAĞARASI
> Karstik yapının zamanla erimesi ve aşınması sonucu, mağara içinde sarkıt ve dikitler meydana gelmiş. Çeşitli yönlere açılan girintili-çıkıntılı dehlizler bulunmakta. Eskiden bu dehlizlerde küçüklü-büyüklü 9 adet göl, bu göller arasında kesintisiz bağlantı ile bir akış varmış. Suyu karbonatlı maden suyu olan bu göller de küresel ısınmadan nasibini almış, dehlizlerin dibinde az miktarda su gördük.
> YEŞİLBAŞ KÖYÜ VE AĞLASUN
> HER YER TARİH KOKUYOR
> BURDUR ALACA DOKUMALARI
> Buldan bezinden daha ince ve narindir. Renklerinden dolayı "alaca" denmiş.
> Sagalassos Türkiye'nin ikinci Efes'i olmaya aday
> Ağlasun ilçesinin 7 kilometre kuzeyinde bulunan Sagalassos Antik Kenti, Roma döneminde o bölgenin en önemli şehri imiş. 1989 yılından beri kazı çalışmaları devam eden antik kentin tiyatrosu, kütüphanesi, tapınağı, hamamı ve çeşmesi gün yüzüne çıkarılmışken; tarihî şehrin büyük kısmının henüz çıkarılmadığı, kazıların uzun yıllar alacağı söyleniyor. Türkiye'nin ikinci Efes antik kenti olmaya aday gösterilen tarihî yer, şimdiden turizmin gözdesi olmuş durumda...
> Haldun usta, Burdur'un Ceviz Ezmesi'ni tanıttı.
> Ceviz Ezmesi
> Bunun için Berk Şekerleme'den Haldun Gürcan'ı dinliyoruz. Ceviz ezmesi;
> Ceviz, irmik ve şekerin eşit miktarda karıştırılmasından oluşuyor. Minerallerin, havanın etkisiyle yağlı ve
> özel aromalı olan Burdur cevizi tercih edilmeli. İrmikte de Burdur'un sert buğdayı tercih edilir.
> içine hazırlanmış ceviz ve irmik katılır, karıştırılır, tepsiye konarak soğumaya bırakılır.
> kemikleri, dişleri ve saçları canlandırdığını; ağız kokusunu, kabızlığı ve gazı giderdiğini, enerji verdiğini söylüyor.
> Burdur Şiş Kebap
> Burdur şiş, Adana ve Urfa'da yapılan ve aynı adla bilinen kebaplara benzemekle birlikte,
> burada daha kısa ve ince şişler kullanılır. Kardeş Kebap Salonu'ndan Ercan Gül Ustanın
> belirttiğine göre; dana ve kuzunun en güzel etlerinden yapılmış kıyma alınır, karıştırılır,
> tuz ile yoğrulur (tuzdan başka hiçbir şey katılmaz), sıkıştırılıp şişlere takılır, mangal kömüründe pişirilir,
> pidenin arasında servise verilir.
> Türkiye Gazetesi
> 25.06.2009 - 26.06.2009
> MEMLEKETTEN HABER VAR
> Teke Yöresi Burdur.jpg
> clip_image001.jpg
> clip_image003.jpg
> clip_image002.jpg
> clip_image005.JPG
> clip_image004.JPG
> clip_image006.jpg
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
| ||||||||||||||