|
İnsanca Yaşamak İçin En Düşük Ücret 1301 YTLOlmalı |
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, bekar, en düşük derecede bulunan memur maaşının 1301 YTL’ye, evli, iki çocuklu ve eşi çalışmayan memur maaşının 1461 YTL’ye yükseltilmesini, ayrıca taban aylığının 30 YTL artırılmasını, toplu görüşme priminin de aylık 25 YTL’ye çıkarılmasını istedi.
Konfederasyon Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenleyen Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, 15 Ağustos’ta hükümet ile yapılacak toplu görüşmeler öncesi 2009 yılı toplu görüşme taleplerini açıkladı. En önemli talebinin toplu sözleşme olduğunu ifade eden Gündoğdu, şöyle devam etti: “O da Anayasa’ya takılıyor. Öyleyse bu Anayasa çalışanları sevmiyor. Bu anayasa çalışanların emeğini önemsemiyor. Tıpkı milletin iradesini önemsemediği gibi. Onun için Memur-Sen ailesinin olmazsa olmazı, birinci önceliği 12 Eylül’ün, 61’in darbe ikliminde oluşmuş, sadece akademisyenlerden sipariş görüşler alınmış ama esasında toplum mühendisliğini koruyan, dışlayıcı, eleyici, ayrıştırıcı Anayasa yerine insanı merkeze koyan, devlet-millet kaynaşmasını sağlayan bir anayasaya talebidir. Memur-Sen olarak bu anayasada emeğin ve özgürlüğün saygın olmasını, demokratik eğitim sisteminin ve eğitimde fırsat eşitliğinin sözde değil özde olmasını, toplu sözleşmesiz toplu görüşme yasasında olduğu gibi memurlarını konuşturmayan, konuşmasının önünü kesen siyaset yasağının da kaldırılmasını istiyoruz.”
Aynı işi yapanların aynı ücreti almasından yana olduklarını anlatan Gündoğdu,“15 Ağustos itibariyle en az 100 YTL’den başlamak üzere dar gelirliye ek ödemenin yapılmasını ve bunun 1 Ocak 2009’dan itibaren artı 100 YTL daha verilerek 2 katına çıkarılmasını, 136 da önceden aldığımız için 336’ya çıkmasını, geri kalanının yüzde60’ını 2009 yılı içinde,yüzde40’ınının da asla 2011’e kalmadan 2010 içinde ödenmesini talep ediyoruz”
Başbakan Erdoğan’a 4/B’lilerin kadroya geçirilmesi talebini ilettiklerinin de altını çizen Gündoğdu, Başbakan’ın bunun şu an çok zor olduğunu söylediğini aktararak, “Öyleyse bizler de B planı olarak 4/B’lilerin eş durumu, tayinleri, becayiş hakları ve askerlik dönüşü işe başlama durumları gibi çözülmemiş sorunları kendilerine görüşmede iletmiştik. Bu sorunların çözülmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
Gündoğdu, Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemelerinde yaşanan sıkıntının da bir an önce çözüme kavuşturulmasını beklediklerini vurguladı.
Toplu Görüşmelerde Yapılan Talepleri Gösteren Tablolar için tıklayınız
| Toplu Görüşmelerde 25 Maddede Mutabakata Varıldı... |
15 Ağustos’ta başlayan toplu görüşmeler, 5. oturumda mutabakatla sonuçlandı. Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, görüşmelerin sonucuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Gelinen nokta bizim için ideal bir sonuç değil ancak bu yasayla alınabilecek en iyi sonuçtur” dedi.
Hükümet ile memur konfederasyonları arasında varılan mutabakata göre, 2009 yılı birinci altı ay için memur maaşlarında yüzde 4, ikinci altı ay için ise yüzde 4.5 olmak üzere kümülatif yüzde 8.7 artış sağlandı. Artış oranlarının enflasyonun altında kalması halinde memurlara enflasyon farkı ödenecek. Bu düzenlemeye göre, Ocak 2009’dan itibaren aile yardımı ödeneği dahil en düşük devlet memuru maaşı 1163 YTL’ye, Temmuz ayında ise 1215 YTL’ye çıkacak.Ortalama devlet memuru maaşı ise Ocak 2009’da 1414 YTL'ye,Temmuz'da 1478 YTL’ye ulaşacak.
Daha önce sendika üyesi memurlara verilmekte olan 5 YTL toplu görüşme primi adı altında 10 YTL olarak ödenecek. Mali haklar yanında sosyal, demokratik ve sendikal haklarda da kazanımların elde edildiği görüşmelerde 4/B’lilerin becayiş, eş tayini ve askerlik dönüşü işe başlama, ek ödemelerden yararlanamayan şef, şube müdürü, müdür yardımcısı gibi idari personelin de yararlanması konuları dahil olmak üzere 25 maddede mutabakata varıldı. Ayrıca grevli toplu sözleşmeli sendikal hakkın verilmesi noktasında ilerleme kaydedildi.
Görüşmelerden sonra Devlet Bakanı ve Kamu İşveren Kurulu Başkanı Murat Başesgioğlu ile konfederasyon genel başkanları ortak açıklama yaptı.
“İdeal Değil Ancak Mevcut Yasayla Alınabilecek En İyi Sonuç”
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, gelinen noktanın kendileri için ideal bir sonuç olmadığını ancak bu yasayla alınabilecek en iyi sonuç olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Başta Sayın Bakan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim. Biz toplu görüşme masasına gelirken, çalışanların beklentilerine çözüm olabilecek ekonomik, sosyal bütün konularla ilgili çalışmalar yaparak hazırlıklı gelmiştik. Kısa, orta ve uzun vadeli taleplerimizi ortaya koymuştuk. Doğum yardımından ölüm yardımına, ek göstergeden ek ödemeye, yüzdelik zamdan büyüme oranına kadar çalışanlarla sosyal devletin ilkesi gereği devleti barıştıracak, çalışanların motivasyonunu sağlayacak bir raporla karşınıza çıkmıştık. İlk olarak bu sene toplu görüşmeye son kez oturalım talebimiz vardı. Sayın Başbakanımız ve Bakanımızın da sıcak yaklaşımıyla bu masadan toplu sözleşmeye geçişte bir yol haritası çizilmesinin çıkması da toplu görüşme sürecinin önemli kazanımlarındandır. Ek ödemelerle ilgili geriye dönük olarak konfederasyonlar ve Memur-Sen’inde altında imzası olan denge tazminatının ismi değişerek ek ödemeye geçilen bu süreçte, kamuoyunda 25-30 YTL konuşulurken, yine biz sizlerle beraberdik. Sayın Bakanımızı, Maliye Bakanı’nı ve son olarak da Başbakanımızı ziyaret ederek en düşük devlet memuru maaşına 103 YTL, ortalama 112 YTL ek ödeme bu Ağustos ayı için Memur-Sen’in ideal öngörüsü olan talebiydi. Bunun ikinci kısmının Ocak 2009’da verilmesini önemle arzuluyorduk. 2012’nin birinci yarısına kadar geri kalan yüzde 45.5’lik kısmın ödenmesi için yine sendikalarımızla birlikte çalışma kararı aldık.
Ek ödemelerin verilmesiyle birlikte memurundan az alan idareci, teknik mühendisler, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri gibi idari hiyerarşideki dengenin gözetilmesi kararı da çıktı. Bunu da buradan arkadaşlara bir müjde olarak vermek mümkün. Sosyal konularda da 23 madde mutabakata alındı. Bunun yanında birçok konu üzerinde çalışılması, izlenmesi kararlaştırıldı. Bunların içinde birkaç tanesi var ki, önemsediğimiz bir, 4/B’lilerin eş tayini, becayiş hakkı, askerlik dönüşü işlerine geri dönebilmeleri gibi konuları imza altına aldık. İdeal olarak ise, 4/B’lilerin kadroya alınması talebimiz devam ediyor. KEY ödemeleriyle ilgili arkadaşlarımızın ödemeleri alamama gibi sıkıntıları vardı. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için çalışma yapılacağı kararlaştırıldı. Bizim önerimiz, hangi kamu çalışanı nerede ne kadar çalıştığı belli olduğuna göre, çalışma süreleri esas alınarak KEY ödemeleri yapılsın. 4+4.5 en az memnun olduğumuz sonuç. Biz burada bu çalışmaları yaparken konfederasyonlar olarak sosyal diyaloga kapı aralayıp çalışanlar adına ortak bir talebe dönüştürmede ideal olanı değil, bu yasayla koparabileceğimizin azamisini masadan almış olduk.. Bunun da hedeflenenden, planlanandan yukarıya çıkmış olmasını, toplu sözleşmeli sendikal hakka geçişte paydaş olma ümidiyle başlangıç olmasını önemsiyoruz. Bu süreçte15 gün bütün yetkili kurum ve kuruluşlarla görüşerek masanın anlamlı hale gelmesi için çalıştık. Bir konuya daha açıklık getirmek istiyorum, işçi sendikaları toplu sözleşme imzaladıklarında üyeleri adına ikramiye alıyorlar. Biz de 930 bin sendikalının cebine girecek toplu görüşme primini 5 YTL’den 10 YTL’ye çıkardık. Bunun anlamı; örgütlü olarak varım diyen, sendikaların çalışmalarına destek veren memurlara pozitif ayrımcılıktır. Bu duygularla mutabakatın tüm çalışanlara ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
Tarafların Üzerinde Mutabakata Vardığı Metin şöyle:
Toplantı Tarihi :29/08/2008
Toplantı Yeri :Başbakanlık Binası 2 No’lu Toplantı Salonu
Toplantının Konusu :Kamu İşveren Kurulu ile yetkili sendika ve konfederasyonlar arasında gerçekleştirilen 2008 yılı toplu görüşmeleri.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümlerine göre yapılan 2008 yılı toplu görüşmeleri, Kamu İşveren Kurulu ile yetkili sendikalar ve bunların bağlı bulundukları konfederasyonların temsilcilerinin katılımıyla 15-29 Ağustos 2008 tarihleri arasında yapılan toplantılar çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.
Toplantılar sonucunda taraflar;
1) Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerine 2009 yılının birinci altı aylık döneminde % 4 ve ikinci altı aylık döneminde ise % 4,5 oranında artış olacak şekilde zam yapılması,
2) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4 üncü maddesine göre ödenmekte olan 5 YTL sendika ödeneğinin, gerekli yasal düzenleme yapılmak suretiyle “toplu görüşme primi” adıyla 2009 yılı başından itibaren (10 YTL) olarak ödenmesi,
3) Yılın her bir yarısı için gerçekleşen enflasyon oranının anılan dönemlerde yapılan artış oranını aşması halinde, gerçekleşen enflasyon oranı ile söz konusu artış oranı arasındaki farkın ilk altı ay için 1/7/2009, ikinci altı ay için ise 1/1/2010 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde kamu görevlilerinin aylıklarına enflasyon farkı olarak yansıtılması hususunda mutabakata varmışlardır.
Ayrıca taraflar;
a) Halen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ödenmekte olan “Ek ödeme”nin, “Eşit işe eşit ücret” prensibine uygun olarak 2012 yılı ortasına kadar kademeli bir şekilde artırılması,
b) Prensip olarak kamu yönetiminde etkinlik, verimlilik ve performans esasına dayalı bir çalışma düzeninin yerleştirilmesi ve sosyal diyalogun geliştirilmesi,
c) Her yıl toplu görüşme sürecinde en başarılı üç kamu kurum ve kuruluşu ile başarılı bulunan üç kamu çalışanının belirlenerek ödüllendirilmesi,
d) Ekli I sayılı listede yer alan konuların gerçekleştirilmesi,
e) Ekli II sayılı listede yer alan ve üzerinde yürütülecek çalışmayı müteakip değerlendirme yapılmasına ihtiyaç duyulan konfederasyon talepleri üzerinde gerekli çalışmaların yapılması,
f) Ekli III sayılı listede yer alan ve niteliği itibariyle çok sayıda kurumu ilgilendiren ya da mahiyeti itibariyle ilgili kurumlarca değerlendirme yapılması gereken konfederasyon talepleri üzerinde de temennilerin belirtilmesi hususunda mutabakata varmışlardır.
İşbu tutanak, Kamu İşveren Kurulu üyeleri ile yetkili sendikalar ve bunların bağlı bulunduğu konfederasyonların temsilcilerince müştereken tanzim ve imza edilmiştir. Ankara, 29/08/2008 | |
ERGENEKON İDDİANAMESİ YAYINLANDI !
FASO FİSO OLMADIĞI , GÜN GİBİ ORTADA OLAN SÜRECİN,NASIL SONUÇLANACAĞI MERAKLA BEKLENİYOR.İDDİANAME'Yİ DOSYALAR BÖLÜMÜMÜZDEN WORD FORMATINDA İNDİREREK OKUYABİLİRSİNİZ. OPERASYONUN İSMİ DOLAYISI İLE TÜRK-İSLAM ÜLKÜSÜNE BAĞLI TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN , AZ DA OLSA RAHATSIZLIKDUYDUKLARI GÖZLENMEKTEDİR.
OYSA ŞUNU HATIRLAMAKTA FAYDA VAR Kİ SİYONİST YAPILAR , KENDİLERİNİ GENELDE MİLLİYETÇİ ARGÜMANLARI KULLANARAK
GİZLEMEKTEDİRLER.SN. SAVCI DA İDDİANAMEDE BUNU AÇIKÇA BELİRTMİŞTİR.
BU MOSSAD BAĞLANTILI YAPININ AMACI
TÜRK MİLLETİNİ ERGENEKONDAN ÇIKARMAK DEĞİL,PERİŞAN EDİP ERGENEKONA TIKMAKTIR
TÜRK MİLLETİ İÇİN , DESTAN HALİNE GELEN ERGENEKON'DA Kİ SIKINTILI YILLAR DEĞİL ,
ERGENEKON'DAN ÇIKIŞTIR.BU DESTANIN ADI:
ERGENEKONDAN ÇIKIŞTIR!.....

  

ERGENEKON'DAN ÇIKABİLİRSEK , NE MUTLU BİZE !
1-2455-iddianame zip formatttumu.zip
Bursa’da 100 Bini Aşkın Kişi ‘Darbeye Hayır’ Dedi

|
|
400’ü aşkın sivil toplum kuruluşunun desteklediği Ortak Akıl Hareketi’nin düzenlediği “Kayıt Yok Şart Yok Egemenlik Milletindir” mitinglerinin üçüncüsü Bursa’da yapıldı. Mitinge katılan 100 bini aşkın kişi, darbelere ‘hayır’ dedi.
Millet iradesini rafa kaldıran darbe girişimlerine karşı başlatılan Ortak Akıl Hareketi, Malatya ve Samsun’dan sonra üçüncü mitingini Bursa’da gerçekleştirdi. Şehreküstü (Fomara) Meydanı’nı tıklım tıklım dolduranlar, demokrasi taleplerini haykırdılar.
Mitinge katılanlar ellerinde, “Sivil Anayasa hemen şimdi”, “Kayıt yok, şart yok! Egemenlik milletindir”, “Darbeye karşı 70 milyon adım”, “Darbeciler değil halk kazanacak”, “Milli irade engellenemez”, “Zulme karşı direneceğiz”, “Sözde değil, özde egemenlik”, yazılı dövizler taşıdı. Türk bayraklarıyla yürüyen katılımcılar, düdük çalarak “darbeye hayır” sloganları attı. 
Millet Tam Demokrasi İstiyor
Milli iradeye yönelik sergilenen tavırları hayretle izlediklerini dile getiren Gündoğdu, şunları kaydetti:
“Fildişi kulelerine çekilmiş toplum mühendisleri bu gidişata seyirci kalacağımızı zannetmesin, hayallere kapılmasın. Siz toplum mühendisleri hangi planı yaparsanız yapın, planlarınız milli iradeye çarparak geri dönecektir. Bu millet defolu demokrasi değil, tam demokrasi istiyor. Milletin değerlerinden bihaber toplum mühendislerine bu meydandan sesleniyoruz: Ne kadar hesap ederseniz edin; bölün, toplayın, çarpın, çıkartın ama şunu bilin ki, hiçbir şey elde edemeyeceksiniz. Çünkü milletimiz demokrasi ve iradesine sahip çıkmaktadır. Milletçe sarsıntılı bir süreçten geçiyoruz. Millete ait makamlardan millete yöneltilen bakışların yakıcı, boğucu etkisi altındayız. Bu ülkede bazı kavramlar anlamlarından uzaklaştırılarak bir egemenlik krizi yaratılmak istenmektedir. Yegâne hedefleri halkın değil, kıymeti kendinden menkul elit zümrelerin çıkarlarını korumaktır. Bu zümrenin kirli tarihlerinin tecrübeleri, milletimize bu amacı, hiç şüpheye mahal vermez biçimde öğretmiştir. İşte buna dur demek için sizinle birlikte buradayız. Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Buna rağmen ülkede bir egemenlik krizi yaratılmak istenmektedir. Bu gün laiklik, hukuk ve demokrasi özünden uzaklaştırılmaktadır. Sosyal devlet anlayışından soyutlanarak yorumlanmaktadır. İşte buna dur demek için sizinle birlikte alanlardayız. Birilerinin zannettiği gibi, demokrasilerde meşruiyetin kaynağı darbeler değildir. Ergenekoncu çeteler değildir. Seçkinci elitler değildir. E-muhtıralar değildir. Demokrasilerde meşruiyetin kaynağı millettir. Bu siyasiler içinde böyledir. Bürokratlar içinde böyledir. Hukuk kuralları içinde böyledir. Sivil toplum kuruluşları içinde böyledir. Meşruiyetini halkın rızasına dayamayan hiçbir anlayış milletimizden vize alamaz.”
“Bugüne kadar halkı, fikirleri alınmadan, sadece yönetilecek bir güruh olarak gören zihniyet artık yanıldığını anlayacaktır. Zira milletimiz demokrasiyi özümsemiştir. Akıp giden süreçten de taviz vermemeye kararlıdır. Bu kararlılığı artarak devam edecektir” diyen Gündoğdu, “Milletimiz toplumsal ve siyasal katılımın en üst düzeyde gerçekleştiği demokrasiden vazgeçmeyecektir. Zümre demokrasisinin işleyişine geçit vermeyecektir. Güdümlü, çarpık demokrasi projesine prim tanımayacaktır. Bu kapsamda son günlerde ‘Ergenekon’ bağlamında yaşananlar inşallah milletimiz için bir milat olacaktır. Artık bu ülkede hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır” ifadelerini kullandı.
Ergenekon Çetesinin Avukatlarını İyi Takip Ediniz
Gündoğdu, meydanda toplanan kalabalıktan, Ergenekon çetesinin avukatlığına soyunanları iyi takip etmelerini isteyerek, şunları söyledi:
“Onları hafızanızın en derinlerine kazıyınız ve asla unutmayınız. Onlar her on yılda bir bu ülkeyi 20 yıl geriye götürenlerdir. Bu milletin kanını emenlerdir. Varlıklarını karanlık çetelere borçlu olanlardır. Bu çeteleri örtmeye, gizlemeye çalışan siyasetçileri, gazetecileri, akademisyenleri, bürokratları, iş adamlarını iyi belleyiniz, onlar bataklığın ürettikleridir. Bataklık kuruduğu gün yok olacaklarını, bütün varlıklarını kaybedeceklerini, çok iyi bilmekteler. Bunu iyi bildikleri içinde canhıraş biçimde gayret sarf etmekteler. Ama artık nafile. Onlar için deniz bitti. Çırpınışları karaya düşmüş balığın çırpınışıdır. Bunlar cumhursuz cumhuriyet hesabı yapanlardır. Bunlar koltuğunu ya da bireysel beklentisini cumhuriyetin kalesi ilan edenlerdir. Biz; otoriter cumhuriyet değil, bürokratik cumhuriyet değil, demokratik cumhuriyeti önemsiyoruz.”
Toplumda demokrasi, özgürlükler, sivil toplumu sahiplenme noktasında gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Gündoğdu, “Bu gelişimlerin hepsi on yılların verdiği bir birikimle gerçekleşmektedir. Şimdi bazıları çıkıp bu değişimlerden rahatsız olduklarını ifade ediyorlar. Yapılan bu mitingleri hazmedemediklerini dillendiriyorlar. Ama birileri istese de istemese de bu değişim ve gelişim devam edecektir. Bu sürecin önüne milletin değerlerinden kopuk olan hiçbir güç geçemeyecektir. Anti demokratik dönemlerin kazananı yoktur, millet kaybetmiştir, ülke kaybetmiştir, devlet kaybetmiştir. Bundan sonra olumsuz süreçlerin oluşmasına sivil inisiyatif ve ortak akıl hareketi olarak izin vermeyeceğiz” diye konuştu. |

Özgürlükçü ve Milleti Kucaklayıcı Sivil Bir Anayasa Olmalı
Milletin özleminin, gelirin adil paylaşıldığı, hakkın hak sahiplerine verildiği, politik yozlaşmanın olmadığı bir sistemin tecelli ettiği demokratik düzen olduğunu belirten Ahmet Gündoğdu, sözlerini şöyle tamamladı: “Fakat milletimiz bunun engellenmeye çalışıldığının idrakindedir. Oynanan oyunların farkındadır, senaristleri bilmektedir. Oyuncuları tanımaktadır. Figüranların kim olduğu da açıktır. Bölgemizde ve dünyada güçlü olmalıyız. Bu da güçlü bir demokrasiden geçmektedir. Ülkemizde demokratik geleneğin oluşmasının yolu milli iradeye dayanan yeni bir anayasadır. Bu yeni anayasa sivil olmalıdır. Katılımcı olmalıdır. Özgürlükçü ve milleti kucaklayıcı olmalıdır. ‘İnsanı yücelt ki devlet yaşasın’ anlayışıyla hazırlanmalıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir’ sözüne kayıt ve şart düşen bürokratik oligarşiye son vermelidir. Darbecilerin yargılanmasının önünü açmalıdır. İmtiyazlı kurum, kurul veya zümre hâkimiyetinden ziyade haklı olanın güçlü olduğu yapıyı temin etmelidir. Meşruiyet debisi yüksek olmalıdır. Hiç kimse kılık ve kıyafetinden dolayı eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakılmamalıdır. Kuvvetler ayrılığını esas alan, hiçbir kurumun diğer kurumun yetki alanına müdahale edemediği bir anayasa olmalıdır.”
Mitingde Devlet eski Bakanı Hasan Celal Güzel, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ile Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Necati Ceylan da birer konuşma yaptı.
|
|
|
|
|


KAPATMA DAVASINDAN ÖNCE SENDİKAMIZIN YÜKSELTTİĞİ TALEBİ , PARTİ KAPATILMADI DİYE UNUTMAMAK LAZIM
DAHA GÜR SEDA İLE HAYKIRMA ZAMANI ŞİMDİ ;
Türkiye, her on yıllık periyotta, demokrasisi kesintiye uğrayan zavallı bir ülke görünümünden kurtulmak zorunda!
Derhal Sivil Anayasa !
Beş yıllık iktidarları boyunca 1980 darbesinin ardından yapılan askeri 12 Eylül Anayasası’nın sivilleştirilmesi için hiçbir adım atmayan iktidar, şimdi gazete kupürlerinden müteşekkil kapatma tehdidi ile karşı karşıya. Siyasiler, hukuk çevreleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin görüşü aynı: “Acilen yeni ve sivil bir Anayasa yapılmalı!”
- Analiz Dosya - Ahmet Zeki Gayberi Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde rastlanmayan asparagas gazete haberlerinin kupürleri “delil” gösterilerek parti mezarlığına çevrilen Türkiye demokrasisi, yine aynı tıkanma sürecine girdi. Avrupa Birliği’nin havuç-sopa taktiğine karşı oldukça pragmatik bir reform dizisini ileri-geri adımla geçiştirmeye kalkışan hükümet, antidemokratik yollarla parti kapatma konusunda bugüne kadar hiçbir şey yapmamanın cezasını çekiyor. Sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile siyaset ve hukuk çevreleri, Türkiye’nin demokratikleşmesi için bir gün bile kaybetmeden Anayasa’nın değiştirilmesi ve yasakların kaldırılması gerektiğinin altını çiziyor. Şeref Malkoç: Anayasa değiştirilsin! “Anayasa Mahkemesi’nin davanın kabulü ile ilgili almış olduğu karar, yargı sürecinin başladığını göstermektedir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le ilgili alınan karar da Mahkemenin sonucunu etkileyebilecek bir karardır. Türkiye’de antidemokratik parti kapatma gibi işlere son verilmesi için geniş bir Anayasa değişikliği yapılması gerekmektedir. “ Mustafa Şentop: 3 şarta bağlanmalı! “Anayasa'nın 69. maddesine üç temel esas getirilmelidir. Birincisi, parti kapatma davaları TBMM iznine tabi kılınmalıdır. İkincisi, parti kapatma sebebi olarak, sadece "terör ve şiddetle ilişkili olma" benimsenmeli. Üçüncüsü ise, kapatma kararları "oybirliği" ile verilmelidir.” Ümit Kardaş: Demokrasi paketi gerekiyor “Demokrasi bir kez daha ipotek altındadır! Türkiye’de ikna dönemi bitti. Artık mücadele dönemi başlamıştır. Yeni bir anayasa ile geniş bir demokrasi paketi ortaya koymaktır.”
Necati Ceylan: Sivil anayasa istiyoruz “Siyasi partilerin kapatılması kabul edilemez. Yargı ve yürütmesiyle, medya ve iş dünyasıyla, birlik, beraberlik içerisinde Sivil Türkiye'nin tesis edilmesi gerektiğine inanıyoruz.”
Bugüne kadar kapatılan partiler Türkiye’nin çok partili siyasi hayata girmesi, başlangıçta da çok sancılı oldu sonrasında da. Türkiye'de bugüne kadar toplam 26 siyasi parti kapatıldı. Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Terakkiperver Fırka’nın kapatılmasını saymazsak, Anayasa Mahkemesi kurulduğu 1963 yılından bu yana 24 siyasi partiyi kapattı. Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşundan önce de 26 Ocak 1954'te Millet Partisi, 20 Haziran 1960'ta ise Demokrat Parti kapatılmıştı. Türk siyasal hayatında Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın liderliğinde kurulan Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi de “laikliğe aykırı söylem ve davranışların odağı olmak” gerekçesiyle kapatıldı. Anayasa Mahkemesi’nin Yargıtay Savcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın, AKP'yi kapatma, başbakan ve Cumhurbaşkanı’na siyaset yasağı getirme isteyen davayı görmeyi oybirliğiyle kabul etmesi, Türkiye’nin yeniden uzatmalı bir siyasi ve ekonomik kargaşaya doğru kayması anlamına geliyor. Türkiye, her on yıllık periyotta, demokrasisi kesintiye uğrayan ülke görünümünden bir türlü kurtulamıyor. Beş yıllık iktidarları boyunca 1980 darbesinin ardından yapılan askeri 12 Eylül Anayasası’nın sivilleştirilmesi için hiçbir adım atmayan iktidar, şimdi yargının gazete kupürlerinden müteşekkil AKP’yi kapatma tehdidine karşı da çaresiz. Avrupa Birliği’nin havuç-sopa taktiğine karşı oldukça pragmatik bir reform dizisini ileri-geri adımla geçiştirmeye kalkışan hükümet, antidemokratik yollarla parti kapatma konusunda bugüne kadar hiçbir şey yapmamanın cezasını çektiğini ifade eden uzmanlar, Türkiye’nin demokratikleşmesi için bir gün bile kaybetmeden Anayasa’nın değiştirilmesi ve yasakların kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Kapatmada Avrupa birincisiyiz! TBMM Araştırma Merkezi, Avrupa'da ve Türkiye'de parti kapatılması konusunda hazırladığı rapora göre, Türkiye'de 1961 yılından sonra Anayasa Mahkemesi tarafından 24 parti kapatıldı. Buna karşı 1943 yılından bu yana Almanya'da 3, İspanya'da ise bir partinin faaliyetine son verildi. Anayasa Mahkemesi 24 partiden 13'ünü "bölücülük', 5'ini ihtara rağmen kongresini yapmamak ve aykırılıkları gidermedikleri için siyasetten men etti.
DEMOKLES’İN KILICI! Siyasal hayatın üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallandırılan gazete kupürlerinden mütevellit parti kapatma girişimlerinin Türkiye’nin on yıllarına mal olduğu vurgulanırken, uzmanlar, hukukçular ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, yeni ve sivil bir Anayasa’nın derhal hazırlanması konusunda birleşiyor.
Araştırma dosyamız için incelemeler yaparken, başta İngiltere olmak üzere, İsveç, İtalya ve Belçika gibi demokratikleşme süreceni tamamlamış ülkelerde parti kapatılması ile ilgili yasal bir düzenlemenin bulunmadığını gördük. Almanya gibi ırkçı partilerin dahi kapatılmadığı örnekler de şaşırtıcı. Ancak Türkiye’de, yalanlanmış, hakkında dava bile açılmamış bir çok asparagas gazete haberinin parti kapatma için en büyük delil(!) sayılması, demokrasimiz açısından bulunduğumuz noktanın gülünçlüğünü ortaya koyuyor.
Bölgemizdeki işgaller, her an yeni bir İslam ülkesinin kan gölüne çevirilmesi için hazırlanan uluslararası tezgahlar, ülkemizdeki milyonlarca yoksul ve aç insanın devasa sorunları, ekonominin içinde bulunduğu daralma, dini eğitim üzerindeki baskılar ve toplumsal olaylardaki vahim gelişmelere karşın, Türkiye’di yıllardır birilerinin ülkenin asli kimliği ve kurucu unsuru olan İslam dinini suçlayıcı argümanlarla parti kapatmalara gerekçe göstermesi, maalesef Türkiye’deki toplumsal kaynaşmayı da kökünden dinamitliyor.
Bugüne kadar kapatılan partiler Türkiye’nin çok partili siyasi hayata girmesi, başlangıçta da çok sancılı oldu sonrasında da. Türkiye'de bugüne kadar toplam 26 siyasi parti kapatıldı. Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Terakkiperver Fırka’nın kapatılmasını saymazsak, 1961 Anayasası ile Türk hukuk ve siyasi hayatına giren Anayasa Mahkemesi de kurulduğu 1963 yılından bu yana 24 siyasi partiyi kapattı. Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşundan önce ise 26 Ocak 1954'te Millet Partisi, 20 Haziran 1960'ta ise Demokrat Parti kapatılmıştı. Millet Partisi'ni Ankara Sulh Ceza Mahkemesi, DP'yi ise Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi kapatmıştı. Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin tümüyle kapatıldığı 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar 6 partinin kapatılmasına karar verirken partilerin tekrar açıldığı 1983'ten bu yana da 18 partiyi kapattı. Anayasa Mahkemesi’nin kapattıkları * İşçi-Çiftçi Partisi (İÇP-1968) * Millî Nizam Partisi (MNP-20 Mayıs 1971) * Türkiye İleri Ülkü Partisi (TİÜP-24 Mayıs 1971) * Türkiye İşçi Partisi (TİP-20 Temmuz 1971) * Büyük Anadolu Partisi (BAP-19 Aralık 1972) * Türkiye Emekçi Partisi (TEP-8 Mayıs 1980) * Büyük Anadolu Partisi (24 Kasım 1992) * Sosyalist Parti (10 Temmuz 1992) * Yeşiller Partisi (10 Şubat 1994) * Halk Partisi (25 Eylül 1991) * Türkiye Birleşik Komünist Partisi (16 Temmuz 1991) * Halkın Emek Partisi (14 Temmuz 1993) * Özgürlük Demokrasi Partisi (30 Nisan 1993) * Sosyalist Türkiye Partisi (30 Kasım 1993) * Demokrasi Partisi (16 Haziran 1994) * Demokrat Parti-2 (13 Eylül 1994) * Demokrasi ve Değişim Partisi (19 Mart 1996) * Diriliş Partisi (1996) * Emek Partisi (1997) * Sosyalist Birlik Partisi (7 Haziran 1994) * Refah Partisi (16 Ocak 1998) * Demokratik Kitle Partisi (26 Şubat 1999) * Fazilet Partisi (22 Haziran 2001) * Halkın Demokrasi Partisi (13 Mart 2003) Avrupa’da parti kapatma kriterleri? İNGİLTERE: Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin düzenleme yok. 2000'de yapılan düzenlemeyle partilerden sicile kaydolma isteniyor. Seçimlere katılabilmeleri için sicile kayıt olmaları gerekiyor. Aykırı faaliyette bulunanların kayıtları siliniyor. İSVEÇ: Siyasi parti yasağı bulunmuyor. Ancak partiler anayasa statüsüne sahip 4 temel kanuna uymak zorundalar. İTALYA: Siyasi partilere yönelik özel bir kanun yok. İtalyan Medeni kanun hükümlerine göre aykırı davrananlara cezai işlem uygulanıyor. Faşist Parti'nin tekrar kurulması ise yasak. BELÇİKA: Devletin partileri kapatmasına yönelik herhangi bir usul yok. Partiler temel özgürlüklere uyma konusunda söz vererek mali destek alabiliyor. ALMANYA: Almanya'da partilerin anayasaya aykırı hareket edip etmediğine Federal Anayasa Mahkemesi karar veriyor. Mahkeme her biri 8 yargıçtan oluşan birinci ve ikinci senato şeklinde. Suçlanan kişilerin savunma hakkı bulunuyor. DANİMARKA: CMUK kurallarına göre partiye kapatma davası açılabiliyor. Yüksek Mahkeme ve Yargıtay'da temyiz hakkı bulunuyor. FİNLANDİYA: Siyasi partinin kapatılmasını isteme hakkı İçişleri Bakanı, savcı veya bir parti üyesine ait. Bu yöndeki başvuru, partinin kuruluğu olduğu yer bölge mahkemesine yapılıyor. Yargıtay'da temyiz hakkı bulunuyor. İSPANYA: Partinin kapatılması için iki yargı süreci bulunuyor. Siyasi partinin Ceza Kanunu'nda düzenlenen bir suç işlemesi halinde cezai nitelikli yasaklama veya fesih. Bu durumda yargılama ve karar verme yetkisi kanunda öngörülen genel mahkemeye ulusal mahkeme veya bölge mahkemesi ait. Kapatma için cumhuriyet savcısı yanında fiilden zarar gören kişiler de başvuru yapabiliyor. POLONYA: Siyasi partiler sicil kaydına tabi. Sicil kaydı mahkeme tarafından silinen parti faaliyette bulunamıyor. Faşist, Nazist, Komünist eylemlere yer veren partilerin kurulması yasak. Cumhurbaşkanı, Sejm Başkanı, Senato Başkanı, Başbakan, 50 milletvekili, 30 senatör, Yargıtay, Danıştay Başkanları ve başsavcı gerekli başvuruda bulunabiliyor. PORTEKİZ: Yasaklama yetkisi Anayasa Mahkemesi'ne ait. Silahlı veya askeri, ırkçı veya faşist ideolojiye sahip bir parti, örgüt nitelinde olmak, üye sayısının 5 binin altında olması gibi hallerde savcının talebi üzerine genel kurul kararıyla kapatma kararı verilebiliyor. Karar oy çokluğuyla alınıyor. Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç: Anayasa değiştirilsin! Anayasa Mahkemesi’nin davanın kabulü ile ilgili almış olduğu karar, yargı sürecinin başladığını göstermektedir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le ilgili alınan karar da Mahkemenin sonucunu etkileyebilecek bir karardır. Türkiye’de antidemokratik parti kapatma gibi işlere son verilmesi için geniş bir Anayasa değişikliği yapılması gerekmektedir.
Emekli Hakim Albay Dr. Ümit Kardaş: Demokrasi paketi gerekiyor! Demokrasi bir kez daha ipotek altındadır! Türkiye’de ikna dönemi bitti. Artık mücadele dönemi başlamıştır. AKP’nin yapacağı, bazı noktalarda değişiklikler yapmak değil, yeni bir anayasa ile geniş bir demokrasi paketi ortaya koymaktır. Parti kapatma davaları ile siyasi alan felç edilmeye çalışılıyor. Yine bir kapatma davasının anlamı, Türk siyasi hayatında korkunç bir krizin olduğunu göstermektedir.
Marmara Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Şentop: Anayasa hemen değiştirilmeli! Parti kapatma davaları, dünyanın her yerinde, ağırlık itibarıyla siyasi davalardır; bu davaların hukuk kurallarıyla düzenlenmiş olması, onlara hukuki nitelik kazandırmaz… İddianamede, "devlet ideolojisi" diye isimlendirilerek atıf yapılan ideoloji 28 Şubat'la birlikte değiştirilen yeni ideolojidir. Laiklik bir "yaşam biçimi", bir "dünya görüşü" ya da bir "devlet ideolojisi" olamaz; bunun bir örneği yoktur. Bu şekildeki bir laiklik tanımı karşısında, kapatılamayacak parti yoktur. İddianamede yer alan, sözlerle ilgili açıklama ve savunma vermek, kanaatimizce büyük bir yanlıştır. Kısa bir hukuki açıklama dışında, savunma vermemek gerekir. İkinci önemli adım, derhal siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili anayasa değişikliklerini yapmaktır. Bu değişiklikler, çok geç kalmış ama yapılması zaruret olan değişikliklerdir. Anayasa'nın 69. maddesine üç temel esas getirilmelidir. Birincisi, parti kapatma davalarının açılması zorlaştırılmalı, TBMM iznine tabi kılınmalıdır. İkincisi, parti kapatma sebebi olarak, sadece "terör ve şiddetle ilişkili olma" benimsenmeli; "ilişki"nin tespiti ise, kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanarak ortaya konulmalıdır. Üçüncüsü ise, parti kapatmaya dair kararlar "oybirliği" ile verilmelidir.”
Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Av. Necati Ceylan: Sivil bir Anayasa istiyoruz! Türkiye’de parti kapatma olgusu, demokratik düzenin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partiler üzerinde Demokles’in kılıcı gibi bir tehdit olarak durmaktadır.... Halka karşı imtiyazlarını elinde tutmak isteyen ve kendilerini devletin sahibi olarak gören bürokratik oligarşik yapı çevrelerince, bir psikolojik harp mantığıyla milletin üzerine gidilmekte, milletin inanç ve değerlerine saldırılmaktadır… Siyasi partilerin kapatılmasının Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümüne katkıda bulunmadığını yakın geçmişimizde defalarca gördük. Hukuki sürecin ülkemizin kazanımlarına zarar vermeden işletilmesini, ülkemizin sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarının korunmasını ve önümüzün açılması için; milletin değerlerine ve evrensel ilkelere saygılı yeni bir anayasa yapılmasını istiyoruz. Yargı ve yürütmesiyle, medya ve iş dünyasıyla, birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde Sivil Türkiye'nin tesis edilmesi gerektiğine inanıyoruz.”
|
|
GEREKLİNKLER
Resmi Gazete Tckimlik Hava durumu Döviz Kurları İMKB Telefon Rehberi Üniversiteler Türk Internet Siteleri Emniyet Genel Müd. Merkez Bankası Kurları Telefon Faturalarınız Türkiye'deki Elçilikler Valilikler Polis Ajans Vergi Dilimleri Otomobil Linkleri Kaymakamlıklar Belediyeler Galeri
ÖSYS Sonuçları AÖF Sonuçları KPSS Sonuçları DGS Sonuçları ÜDS Sonuçları TUS Sonuçları ALS Sonuçları Ehliyet Sınavı Sonuçları
Siyasi partiler Bakanliklar Devlet Kurumlari Askeri Kurumlar Sivil toplum kuruluslari Valilikler Kaymakamliklar Belediyeler Emniyet Müdürlükleri Üniversiteler Yararli siteler Hukuk siteleri Bankalar
BAKANLIKLAR
Adalet Bakanlığı Bakanlıklar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik B. Çevre Bakanlığı Dışişleri Bakanlığı Enerji ve Tabii Kaynaklar B. İçişleri Bakanlığı Kültür Bakanlığı Maliye Bakanlığı Milli Eğitim Bakanlığı Milli Savunma Bakanlığı Orman Bakanlığı Sağlık Bakanlığı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Turizm Bakanlığı Ulaştırma Bakanlığı
HAVAALANLARI
Adnan Menderes Havaalanı İzmir Antalya Havaalanı (AYT) Antalya Atatürk Havaalanı (IST) İstanbul Dalaman Havaalanı (DLM) Muğla Sabiha Gökçen Havaalanı (SAW) İ Esenboğa Havaalanı
Çocuk siteleri Oyuncak siteleri
Bedava mp3 indir
Bedava sms siteleri |
RADYOLAR
Radyo D Açık Radyo TRTFm Power Fm Dost Starfm Genç Fm Show Radyo Rock Fm Dunya Radyo Joy FM Metro FM İstanbul FM
DERGİLER
Chip Atlas Arkabahçe Endüstri & Otomas. Dergisi Level Capital Bilim ve Teknik Focus PC World Nokta Pc Net Ekoloji Dergisi Fotoğraf Dergisi Düşünen Adam
Araba Dergisi Turkcemuzik Yemek Tarifleri Oyun Home Fashion Mobilya Dekorasyon Çekirdek Sanat polifonik melodi Bedava.org SÖZLÜKLER
Argoca Babylon Ekşi Sözlük Hazar Lang to Lang Merriam-Webster Sanal Çeviri Sesli Sözlük Siber Sözlük sozluk.de sozluk.net sozluk.web.tr Sözcük Ara Sözlook Sözlük
ALIŞVERİŞ
Hepsiburada Koysepete Weblebi Cepdükkan İdeefixe Kangurum Yemeksepeti Kitapyurdu
Bilgisayar internet Bilgisayar alisveris Bedava antivirüs Duvar kagitlari Ekran koruyucular Bedava programlar Web hosting siteleri Programlama siteleri Bilgisayar donanimi Linux, unix, windows Arama motorlari, linkler Webmaster kaynaklar
Saglik siteleri Alternatif tedaviler Saglik ürünleri Hastaneler Eczaneler Saglik siteleri
Araba, otomobil insan kaynaklari, is, eleman
|
TELEVİZYONLAR
ATV Kanal D Show TV TRT Star TV Cine 5 CNN Türk Haber Türk NTV Kral TV TGRT Number One CNBC-e Kanal 1 TV 5 Number One Hürriyet-Son Dakika NTV TRT CNN İmedya Haber Türk İHA BBC CNBC-E SKYTURK AB HaberAjans HaberE-haber
Gazeteler Haber siteleri Radyolar Televizyonlar Futbol haberleri Basketbol siteleri Spor haberleri
PARTİLER
AKP - Adalet ve Kalkınma Partisi ANAP - Anavatan Partisi BBP - Büyük Birlik Partisi BTP - Bağımsız Türkiye Partisi CHP - Cumhuriyet Halk Partisi DP - Demokrat Parti DSP - Demokratik Sol Parti DTP - Demokratik Toplum Partisi GP - Genç Parti HYP - Halkın Yükseliş Partisi İP - İşçi Partisi MHP - Milliyetçi Hareket Partisi ÖDP - Özgürlük Dayanışma Partisi SP - Saadet Partisi SHP-Sosyal Demokrat Halk Partisi TKP - Türkiye Komünist Partisi
Egitim,ögretim siteleri Ödev siteleri Egitim kurslari Yurt disi egitimi Burs veren kurumlar Okullar, dershaneler Tarih siteleri Fen bilimleri Sosyal bilimler Temel bilimler Yabanci dil, ingilizce
Sinema, film siteleri Tiyatro siteleri Siir siteleri Edebiyat siteleri Kültür ve sanat siteleri Bedava bilgisayar oyunlari Satranç oyunu
|
GAZETELER
Hürriyet Gazetesi Sabah Gazetesi Milliyet Gazetesi Akşam Gazetesi Bugün Gazetesi Radikal Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi Güneş Takvim Gazetesi Vatan Gazetesi Evrensel Gazetesi Dünya Gazetesi Star Gazetesi Halka ve Olaylara Tercüman Birgün Gazetesi Türkiye Gazetesi Zaman Gazetesi
AZERBAYCAN
Adalet Merkez Qezeti Azadlıq İki Sahil Hürriyyet Yeni Mısavat Qezeti Azernews (İngilizce) Baku Today (İngilizce) Zaman Azerbaycan Futbol+ Olaylar Qezeti Qutb Jurnali Azeri Voice
BANKALAR
Akbank Albaraka Türk Bank Asya Citibank Denizbank Finansbank Fortis Garanti Bankası Halkbankası HSBC İş Bankası Kuveyt Türk Merkez Bankası Oyak Bank Şekerbank Tekstilbank TEB - Türk Ekonomi Bankası Vakıfbank Yapı Kredi Ziraat Bankası
HAVAYOLLARI Air France Fransa Atlas Jet Türkiye China Airlines Çin Emirates BAE Fly Air Türkiye Gulf Air Birleşik Ar Lufthansa Almanya Onur Air Türkiye Pegasus Air Lines Türk Hava Yolları
US Airways
Komedi, mizah siteleri En ilginç siteler Korku, gizemli, paranormal Dini siteler Bedava chat, sohbet Ekart siteleri Moda, giyim, gelinlik Elisi, nakis, dantel Evcil hayvanlar Antika, koleksiyon Avcilik, balikçilik Dagcilik, doga sporlari Bahçe, bitkiler Model, maket Hobi siteleri Günlükler, hikayeler, anilar Uydu, anten
|
GAZETELER
Liberal Haber İktisadi Dayanışma Turizmde Bu Sabah Başar Mevzuat Sigortaci Gazetesi Referans Gazetesi Kazete Elektronik Resmi Gazete Belediye Dünyası Antrak Sanal Gazete Gözlem Gazetesi Turizm Gazetesi Avukatlar Bilgisayar Defteri Mükellef Gazetesi Mali haber
İMKB NTV Haber Türk Ekovitrin C N N Borsa online The Economist Finansal Forum Ekonomik Çözüm İktisadi Dayanışma Turkish Daily News ForeksAnaliz
YEREL
Aydın Denge Ataköy Bolunun Sesi Bursa Hakimiyet Çanakkale Boğaz Çağdaş Kadıköy Denizli Haber Fethiye Rehberi Kocaeli Gazetesi Güncel Gazetesi Hatay Gazetesi Yeni Asır Zonguldak İnanış Erzurum Gazetesi Adıyaman Haber Çumra Postası Demokrasi Zemini Çerkezköy Haber
UYDULAR
Anten.de Atasat Forum Bizim Uydu dijitaluydu.info Flysat Güncel Keyler Lyngsat Odak Uydu
YABANCI YAYIN
CNN (ABD) New York Times
Usa Today (ABD) Washington Post Der Spiegel
Die Welt (Almanya) Gazetat (Arnavutluk) China Online (Çin)
Borsa siteleri Ekonomi siteleri Firmalar, sirketler Mobilya, dekorasyon Çiçekçiler, çiçekçi siteleri Kitaplar, kitap siteleri Elektrik-elektronik
Tatil, gezi siteleri Sehir rehberi Haritalar, harita siteleri Beldeler, ilçeler, köyler Seyahat acenteleri Oteller, pansiyonlar
Emlak siteleri
Kütüphaneler |
|
|
|
|