Kimden: Şahin Atar <fototiry...@gmail.com>
Tarih: Sat, 19 Jul 2008 22:43:30 +0300
Yerel: Ctesi 19 Temmuz 2008 22:43
Konu: Hakan Arısoy'la Kukla Sanatı Üzerine
El Emeği Göz Nuru isimli Foto Röportaj serimizin 3'sünü kukla sanatını hem zanaatıyla hemde sanatıyla bütünleştirmiş Hakan Arısoy'un atölyesinde Haziran 2008 tarihinde içinde gerçekleştirdik. Kukla nedir? Çeşitleri nelerdir? Kukla gösterileri, bazen hep Karagöz, Hacivat gösterileriyle, gölge oyunlarıyla karıştırılıyorlar. Kukla gösterileri aslında el kuklalarıyla yapılan bizim geçmişten bu güne kadar gelen, sanatsal anlamda yapılan sahnede performans sadece el kuklalarıyla yapılmış oda ibişli oyunlar. İbişli, Evrimbeyli, Tuzsuz Delibekirli oyunlar şeklinde gelmiş. İplik kuklalar 1888 yılında İngiliz bir kuklacı tarafından ilk kez Türkiye'ye getirilmiş. Burada bir performans yapmış ondan sonra Türkiye'de yaygınlaşmaya başlamış. İpli kukla kültürü esasında yok bizde. Bizim değil bildiğim kadarıyla o dışardan, batıda daha çok Avrupa'da yaygın olan bir sanat dalı ipli kuklalar. Bizde sadece el kuklaları mevcutmuş, biz el kuklalarıyla oyunlar yapıyormuşuz, hatta bazı Karagöz oyunlarının içindede el kuklaları geçtiği görülmüş geçmiş yıllarda, şu an çok fazla yapılmıyor bu uygulama. Şu an yok, sadece kuklalarla, benim kuklalarla yaptığım gösteri tamamen performans gösterisi, şov gösterisi ama bunun dışında oyunlarda yapıyorum tabi kuklayla. El kuklalarını, ipli kuklaları bir arada sahnede belli metinlerde aynı bir oyuncu gibi canlandırıp izleyenlere bu şekilde yansıtmaya çalışıyorum. Çok farklı bir yöntem ama çok etkili bir yöntem. Çünkü Avrupa'da çok yaygın bir durum bu Mesela çocukların kuklalarla iletişim kurması, ailenin söyleyipte yapmadığı bir şeyi kuklanın söylediği zaman çocuğun yapması çok büyük bir şey, bu oran ispatlanmış. O yüzden olmayan bir şeyi daha çok yaygınlaştırmaya çalışıyorum, bu yöntemi tanıtmaya çalışıyorum okullardan, üniversitelerden veya çocuk yuvalarından kukla talepleri geliyor bu da beni çok memnun ediyor. En azından yavaş yavaş bu yöntem yaygınlaşıyor İnşallah daha da profesyonel hale gelecek. Sahnede olan bir olay aslında sanat olabiliyor buradaki (atölyedeki) iş zanaat şeklinde oluyor ama buna bir hareket veya bununla ilgili bir performans yaptığınız zaman bu aynı zamanda sanatla bütünleşiyor. Hatta ben değil de benim mesela çok iyi bir heykeltıraş ustam bu işi yıllarını vermiş kişi bana şöyle bir örnekte bulunmuştu; hani ben bunu yapabilirim bir kuklanın suratını yapabilirim veya bir kibrit kutusu yapabilirim veya hayal gücümü kullanarak değişik bir şey ortaya çıkartabilirim sen bunu hem yapıyorsun, hem hareket kazandırıyorsun o yüzden senin yaptığın sınıf olarak sanatın en başlarında olan bir şeydir diyerek değerlendirmişti. Sadece bunu yapmış kuklayı yapıp atölyede durmuş olsaydım veya satışını yapmış olsaydım zanaat olmuş olacaktı ama hemde canlı performanslarla bu işi sahnede de götürmeye çalıştığım için bu işin sanatına da bulaşmış oldum. Aynı şekilde de Karagöz Hacıvatta'da yapımı farklıdır ama onu sergilediğin zaman, sahnelediğin zaman sanatın içine de girmiş olursun. Değişik bir sanat dalı Türkiye'de çok yaygın olmayan bir sanat dalı İnşallah sanat camiasına bir katkısı oluyordur. Kuklacılık aslında; bir usta bugüne kadar sadece kuklacılık yaparak geçimini sağlamamış. Geçmişte araştırdığım zaman şu an şimdiki kariyer ustalarıyla konuştuğum zaman hep böyle bir sonuç çıkıyor. Sadece Karagözcü ama kukla da yapıyor veya çok iyi Ortaoyuncu ama kuklaları da var hep böyle olmuş. Tiyatrosu var bir ustanın ama kuklaları da var birkaç tane ama sadece kuklalarla geçimini sağlayan ve geleneği yaşatmak için uğraşan çok fazla hatta kimseyi görmedim. Sadece karışık karma işler yaparak gelmişler. Bildiğim kadarıyla bu işle en çok Nevzat Açıkgöz ilgilenmiş onun çok büyük kukla kolleksiyonları da var aynı zamanda çok güzel oyunlar yapmış Talat Dumanlı var eski ustalarda Hali Poyrazoğlu var birde bunun dışında da çok bildiğim yok. Onun dışındakiler zaten hep Karagözcüler asıl meslekleri Karagöz ama kuklalarla da bazı oyunlar sergilemişler onlara ben kuklacı diye bakmıyorum. Karagöz'de bir kukla aslında ama o bir gölge oyunu şeklinde olduğu için iki boyutlu üç boyutlu olmadığı için tam anlamıyla benim mesleğimle bağdaşlaştırmıyorum. O farklı bir sanat dalı benimki farklı bir sanat dalı. Zor bir soru bildiğim sadece Orta Asya'dan göçler sırasında Anadolu'ya getirilmiş olması. Bizim kültürümüze bu şekilde girmiş diye biliyorum bu şekilde bize miras kalmış. Karagöz, Hacivat ve kukla gösterileri Anadolu'daki insanların o zamanlar tek eğlencesi oymuş, insanların başka eğlence tarzları yokmuş, farklı bir şey yokmuş. O yüzden Karagöz ve Hacıvat Kukla oyunu özellikle Karagöz oyunları kahvelerde daha çok yapılırmış, bazı akşamlar dışarlarda yapılırmış ve izleyen kitle de daha çok büyüklermiş, arada çocuklarda varmış tabiki. O zamanlar insanların tek eğlencesiymiş ama şu an tabiyki öyle değil insanların bir çok eğlence tarzı var insanların eğlence tarzı değişti. Sadece biz şu an tüketen bir milletiz bana göre sadece tüketiyoruz. Tükettiğimiz için neyle çıkarsanız çıkın Karagöz'ü ne şekilde insanlara sunarsanız sunun sizden daha güçlü eğlence anlayışları ortaya çıkabiliyor sizin çok fazla şansınız yokmuş gibi, bizim aslında çok fazla şansımız yok. Ben bu işi çok para kazanayım, çok zengin olayım diye yapmadığım için beni çok fazla etkilemiyor, daha çok izleyen kişileri eğlendirmek için bu işi yaptığım içinde bugüne kadar da hiç yakınmadım insanların ilgisi yok, kimse bize bakmıyor veya kimse bizim haberimizi yapmıyor, veya kimse bizi davet etmiyor diye yakınmalarım olmadı. Çok şükür bugüne kadar nereye gittiysem oradan iki tane üç tane iş alıp tekrar tekrar gittim bugüne kadar ama bu şöyle oluyor; bizim ustaların çok yanlışları var konuyla alakalı çünkü çok fazla yaygın olmayan bir sanat dalını icra ediyorlar bu sanat dalını yaparken de maddi çok fazla beklentileri olduğundan dolayı davet edilen kişilerin hepsi, davet edilen kişilerin çoğu ustaların isteklerine cevap veremiyorlar maalesef. Benim çalışma sistemim, bu sanatı yaşatayım, hem kendim mutlu olayım, hemde insanları bu sanat yoluyla tanıştırayım maksadıyla başladığım için beni davet eden herkese gidiyorum, heryere gidiyorum. Bazıları ücretsiz oluyor, bazıları ücretli oluyor. Bu benim için şu an önemli değil, ben bu mesleği yaşatmak istiyorum, bu mesleği herkese göstertmek istiyorum ve bu yüzden de her etkinlikte olmak istiyorum. Böylelikle hem siz tanınıyorsunuz, sizinle beraber bu sanat tanınıyor aynı zamanda bu işe daha da çok saygı gösteren oluyor. Yapılacak şeyler arasında bence sanatı yaşatmak istiyorlarsa bu işle uğraşan kişileri özellikle mesela Ramazan aylarında yapılan ticari çirkinliklere son vermeleri lazım. Çünkü ramazan ayı çok iyi bir rant bu işle uğraşanlar için hatta mesela İstanbul'da şu an için beş tane ustamız var Karagöz'le uğraşan ama geçenlerde bir araştırma yapılmış dokuzyüz tane kişi çıkmış Karagözle uğraşan resmi olmayan kayıtlarda böyle kişiler var. Ama bunlar sadece bu işi yapmak için, sadece para kazanmak için yaptıkları için maalesef bu işi çok iyi şekilde yapan kişilere de engel oluyorlar. Onlar ne kadar bu işi güzelce yapsa dahi onların yapılan iyi şeylere kötü oyunlar yaparak engel oluyorlar bana göre İnşallah bu da düzelir hayırlısı olur. Yurt dışında bu iş çok farklı profesyonelce yapılıyor. Devletin çok büyük desteği var, devletin kukla tiyatroları var zaten. Tiyatrolarda bizim Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü kadar kukla tiyatrosu var hemen hemen Avrupa ülkelerinin çoğunda bu var ve personel sayıları 70-80 kişiye ulaşıyor o yüzden hem devletin kurumu, devletin bünyesinde, hemde özel şekilde çok yaygın bir sanat dalı kukla sanatı. Az önce dediğim gibi eğitim açısından çok önemli olan bir sanat, araç aslında kukla sanatı. Kukla sanatı içinde de tabi tiyatrolar yapılıyor aynı bizim burada yapılan profesyonel büyük oyunlar gibi onlarda tiyatrolar, operalar yapılıyor tabi bunlar çok büyük ekiplerle ve çok kaliteli kişilerle yapılıyor bunlar destek sayesinde oluyor, destek olmadığı sürece maalesef olmaz. Buna paralel olarak Türkiye'de yok şu anda öyle bir durum yapan kişiler daha çok can çekişiyorlar aslında, kendime can çekişiyor diyemem çok şükür ben iyiyim, mutluyum sonuçta sevdiğim işi yapıyorum, para kazansamda, kazanmasam da bu işi yaparım veya dünyaya tekrar gelsem yine bu işi yaparım çünkü benim için para kazanma aracı değil kuklalar sadece mutlu olduğum için bu atölyede vakit geçiriyorum veya dışarda gösteri yapıyorum. O yüzden ülkeler arasında Türkiye dışındaki ülkeleri kıyaslarsak biz sonuncu olabiliriz, eksilerde bile olabiliriz bu iş anlamında. Kuklayı bir çok malzemeden yapabilirsiniz. Yapılan teknikler mesela hamur, kitre onun dışında sünger veya plastik malzemelerden kuklaların ellerini, ayakkabılarını, suratlarını veya gövdelerini yapabilirsiniz. Ben ilk başta hamurla başlamıştım. Tabi ahşaptan çalışmak benim için çok zordu ama tek isteğim ahşaptan yapmak, ağaçlarla çalışıp bir kukla yapmaktı. Bu mesleğe başladıktan 4 sene sonra ben bu isteğime kavuştum ve ahşaptan yapmaya başladım şimdi de genelde kuklalarımı ahşaptan yapıyorum. Bunun için çeşitli ağaçlar kullanabilirsiniz aslında daha çok şu an ıhlamur ağacı ve gürgen ağacı kullanıyorum. Özellikle surat ve el işlemelerinde, gövdelerde çam, kavak ağacı kullanıyorum hemen hemen her ağaç çeşidini bir kuklada birleştirebiliyorum. Çünkü bazı yerlerin hafif olması, bazı yerlerin sağlam ve sert olması gerekiyor o yüzden. Aşamaları şöyle sıralayabilirim; bir kuklanın en zor kısmı surat kısmıdır. İlk önce ne kuklası yapacağınıza karar verip sonrasında bunun çizimini yapıp tezgahta yapmaya çalışmak gerekiyor. Aslında böyle başlamıştım ama şu an düşünüyorum, kafamda bitiriyorum. Tezgaha oturduktan sonra çok fazla bir şey kalmıyor. Bunu oturduktan sonra düşünerek yapmıyorum zaten bitmiş bir şey, sadece bu ağacı yontarak hızlı bir şekilde yapıyorum böyle bir yöntem kullanıyorum bu benim için daha kolay oluyor. Bazen de çok zor suratlar ve eller olduğu zaman bunun kilden modelini çıkartıyorum çamurla çalışıp onu kumpasla ölçerek ağacı yontuyorum bu da kolay bir yöntem olarak geliyor bana. Surat kısmını bitirdikten sonra el ve ayakkabı kısmını yapıyorsunuz kuklanın karakterine göre ondan sonra gövdesini yapıp elbise dikimine geçiyorsunuz, elbisesini bitirdikten sonra geriye kalan oynatım tahtasını yapmanız sonrada iplerini bağlayıp onu benim deyimimle canlandırmanız kalıyor geriye en keyifli kısmıda zaten o. Hani bir kütükken kütüğü alıp o hale getiriyorsunuz, o hale getirip ona hareket kazandırıp vede bunu insanların hoşuna giden bir hale getirmeniz sizi daha da kamçılıyor yapan kişiyi özellikle, beni kamçılıyor ve daha da ilginç, daha güzel, daha değişik tekniklerle hem bu sanatı yapıp hemde mesleğimi iyi bir şekilde icra etmeye çalışıyorum. İsteyen herkesin yapabileceği bir şey bu sadece biraz sabır etmek gerekiyor. Her işte olduğu gibi sabırlı olmak neticesinde de iyi sonuçlar elde edebileceğinizi düşünüyorum çünkü ben o yöntemi uyguladım ve başarılı olmaya çalışıyorum deyim. Benimde bir çok eksiğim var bu güne kadar bir çok kukla yaptım ama halen eksiklerim olduğunu düşünüyorum. Anti parantez şu an ben tek çalışıyorum atölyede bunun hem iyi tarafları hemde kötü tarafları var aslında bu iş ekiple yapılmış olsa aynı yurt dışındaki gibi daha güzel şeyler ortaya çıkar. Ama herkesin büyük bir sabır ve özveri göstererek yapabileceği bir şey olmadığını düşünüyorum. Benim yanımda çalışacak kişileri ben bulamam onlar beni bir gün bulacak diyorum, onlar bana gelecekler, ilanla felan bulamayacağımı düşünüyorum artık bunun öncesinde tecrübeleri yaşadığım için şimdilik tek çalışıyorum böyle de mutluyum. İnşallah ilerde ekiple hem bu işi daha üst hakettiği konuma getiririz hemde ülkemiz açısından da bu işi yurtdışındaki kuklacılara karşı bizde sesimizi duyururuz artık İnşallah. Tabi bu zamanla olacak bir şey İnşallah'ta olur. Ben bu sanatla alakalı İnşallah son nefesime kadar elimden gelen herşeyi yapacağım bu işi yapmak beni çok mutlu ediyor, gurur veriyor sizde eksik olmayın önem gösterip atölyemi ziyaret ettiniz, geldiniz, vaktinizi ayırdınız onun için size çok çok teşekkür ediyorum İnşallah ileriki yıllarda nice nice sohbetler ederiz daha kalabalık bir ekiple İnşallah tekrar görüşürüz diyorum sağolun. Güzel temennileriniz ve FotoEtkinlik adına teşekkür ediyorum. Vaktinizi ayırdığınız, bilgi ve düşüncelerinizi paylaştığınız, kukla sanatını tanımamıza imkanı verdiğiniz ve kukla sanatıyla ilgili bilmediğimiz konuları açıkladığınız için teşekkür eder çalışma ve başarılarınızın devamını dilerim. Serinin diğer fotoğrafları için lütfen http://fototiryaki.com/thumbnails.php?album=34 Hakın Arısoy Kukla Merkezi Hakan Arısoy'la Kukla Sanatı Üzerine [ Düzenle | Sil ] FotoEtkinlik; Fotoğraf'a Dair.... http://fotoetkinlik.com
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında takma adınızı güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||