Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Dil Duyarlılığı
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
arzu kok  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 25 Eylül, 10:32
Kimden: arzu kok <kok.a...@gmail.com>
Tarih: Fri, 25 Sep 2009 10:32:42 +0300
Yerel: Cuma 25 Eylül 2009 10:32
Konu: Dil Duyarlılığı

*Dil Duyarlılığı*

Dilini yitiren milletler yaşama hakkını da yitimiştir.' Yani her şey
dilimize gerekli değeri vermemizle başlar. Türkçe'yi sevmek, onu doğru
kullanmak ve geliştirmek, Türk insanının, özellikle aydınının en öncelikli
görevidir. Zira milletlerin gelişmişlik seviyeleri dil ile ölçülür. Yani
medeni olmanın ön koşulu dildir.
XX.yüzyılın başlarında gelişimini tamamlamış bir dil olan dilimiz bir dünya
dili olmaya aday iken, nereden geldiği belli olmayan bir hain rüzgarın
etkisiyle bir bozma akıldışılığına uğruyor. Türkçe'nin bin yıllık geçmişine,
deneyimine hücum edildi. Bir milleti tarihine bağlayan en güçlü unsur olan
dil devre dışı bırakılmış oluyor ve milletimiz tarihsizleştirilmek
isteniyordu böylece. Dilden atılan her kelime, milletin ruhundan atılan bir
parçaydı sanki.

Türkçemiz en yetkin çağındayken canına kastedildi. Ölmedi! Ölmedi, ancak
sakattır şimdi. Neredeyse her duvarda İstiklal Marşı ve Atatürk'ün Gençliğe
Hitabesi asılı; ancak bu anıt niteliğindeki eserler artık gençliğe
seslenmiyor. Zira yitirilen dil zenginliğimiz nedeniyle bunları algılamak
için özel bir çaba harcaması gerekiyor gençliğimizin. Yani Türk Gençliği
bunları anlamadığı için, onun temsil ettiği değerleri de anlayamıyor ve
tarih, şiir, milli duyarlılık, hamiyetperverlik, bağımsızlık...vb..
duygulardan yoksun yetişiyor.
Tarihi ile bağları koparılmış, anadilindeki en yetkin eserleri okuyamayan,
okusa da anlayamayan bir milletten ne beklenebilir ki? Söyleyelim. Oynayacak
bu millet; geleceğiyle, ülkesinin geleceğiyle oynayacak. Milletin ve
memleketin ölüm kalım savaşı verdiği devirleri bir ninni gibi dinleyecek,
'Türk'ün ateşle imtihanı' nı dinlemeye ise tenezzül dahi etmeyecektir.
Dinlemediği ve zaten araştırmadığı için de kendi öz değerlerine
yabancılaşacak ve içinde yaşadığı medeniyeti hor görür duruma gelecektir.
Bunun sonunda da başkaları gibi olmaya çalışacak ve kendinden dahi
uzaklaşacaktır.

İçinde yaşadıkları milletin büyük kişiliklerini tanımayan nesiller ise
zamanla kendilerine sahte kahramanlar, boyalı kişilikler edineceklerdir. Bir
dil zevki, duyarlılığı edinemeyen genç, okuduğu her alt alta yazılmış şeyi
şiir zannedecek, kulak tırmalayan hoyrat ezgileri türkü veya şarkıdır diye
dinleyecektir. Tehlike böylece büyüyecek ve sonunda bu millet yok olmanın
eşiğine gelecektir. Ki zaten şöyle bir baktığımızda pek de bu gelişmelere
uzak olmadığımız gözlenmektedir ve durum kaygı vericidir.
Durum böyle iken dilimizin geleceğini temin etme zorunluluğuna sahibiz.
Türkçe'yi tarihiyle barıştırabilmeli, temiz, zengin dilimizi anlamaya,
konuşmaya, okuyup, yazmaya yönlendirmeliyiz. Böylece de insanımız içinde
yaşadığı uygarlığın zenginliklerini anlayacak ve nasıl bir tarihin
sürdürücüsü olduğunu görecek ve şimdiye kadar imrenerek baktığı kartondan
putlar gözünde bir bir yıkılacaktır.

*Bir an önce ideolojik saplantılardan vazgeçilip, Türkçe evlerimizde,
okullarımızda tarihi gelişimi de göz önünde bulundurularak sevgi ve sabırla
öğretilmelidir. Türkçe'nin geleceği, sadece edebiyat öğretmenlerine terk
edilemeyecek kadar önemlidir. *Vatanını seven her öğretmenin en önemli
görevi -dalı ne olursa olsun- öğrencilerine dil duyarlılığını aşılamak
olmalıdır. Zira Türkçe'yi sevmek, Türkiye'yi sevmek demektir.

Emin olunmalıdır ki dil duyarlılığına yeterince önem verildiğinde şuan
içinde bulunduğumuz pek çok sorun halledilmiş olacaktır. Türk Gençliği kendi
özüne, kendi milli ülküsüne sarılacaktır.

Dil ve tarih bilinciyle: '.......yatağından çıkmış bir su örneği, çamurlara
bulanan Türk Milleti ve Türk uygarlığı, tarihi yatağına girecek ve elbette
engin denizlere erecektir.' Sizi bilemem ancak ben bu görüşe tüm kalbimle
inanıyorum ve bu uğurda bize ve tüm aydınlara büyük bir görev düştüğünün de
bilincindeyim.

Dilimize sahip çıkalım, ülkemizi yok olmaktan kurtaralım...

ARZU KÖK
*kok.a...@gmail.com* <kok.a...@gmail.com>


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google