Zilhicce ile gelen hac ve kurban bereketi
Bugün hicrî aylardan Zilhicce'nin 3. günü.
Ramazan ayının son on gecesi nasıl feyizli, bereketli, nurlu ve sevabı
geceler ise, aynı zamanda hac mevsimi olan Zilhicce'nin ilk on günü ve
geceleri de o yine aydınlık ve feyizli zaman dilimleridir.
Fecr Suresi'nin 2. âyeti olan "Yemin olsun on geceye" âyetinin
tefsirinde bu on gecenin Zilhicce'nin ilk on gecesi olduğu hakkında
açıklamalar vardır.
Bu geceler ve günler bereketini iki ibadetten alıyor. Biri kurban,
diğeri de hac. Zilhicce'nin 10. günü Kurban Bayramı'dır. Bugünde ve
devamı bayram günlerinde kurban kesilir.
Ama asıl bu gece ve gündüzlerde sırasıyla hac ibadetleri yapılır.
8'inde hacılar Mina'da bulunur, 9'unda Arafat'ta olurlar, 10'unda
Müzdelife vakfesi yapar, kurban keser, şeytan taşlar, tavaf yapar.
11'inde ve 12'sinde de sırasıyla üç şeytan taşlanır.
***
Peygamber Efendimiz Zilhicce'nin bu 10 gecesini başta oruç ve namaz
olmak üzere ibadetlerle geçirirdi. Ve bu gecelerin faziletini şöyle
dile getirirdi:
"Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden
daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir
senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesi'ne
denktir."
"Allah katında içinde bulunduğumuz şu günlerlerdeki (Zilhicce'nin ilk
on günü) salih amelden daha sevimli (salih amelin bulunacağı) başka
günler yoktur."
Sahabiler, "Yâ Resulallah, Allah yolunda cihatta mı" diye sordular.
"Evet, Allah yolunda cihat da. Meğerki bir adam nefsiyle ve malıyla
cihada çıkıp da kendisine ait mal ve nefisten hiçbir şeyi geri
getiremez olursa. (İşte onun ameli bu on gündeki amelden daha
faziletlidir)" buyurdu.2
Hadislerde anlatılan oruç günleri Zilhicce'nin ilk dokuz günüdür.
Çünkü onuncu günü Kurban Bayramı'nın birinci günüdür, bugün oruçlu
olmak caiz değildir.
***
Bugünlerde birkaç milyonu bulan büyük bir iman topluluğu Mekke
caddelerinde İlâhi aşk ve sevgiyle çalkanır, Kâbe-i Muazzama, yurdunu
yuvasını, çoluk çocuğunu terk eden fedakâr mü'minlerle dolup taşar.
Hepsinin tek gayesi vardır: Allah'ın rızasını kazanmak, af ve
bağışlamasını celbetmek, ebedi emellere ve ruhani neşelere ulaşmaktır.
Böyle yüce bir gaye uğrunda iman heyecanıyla ürperen mü'minlerin
ruhaniyetleri hepimizin kulluk ufkunda rahmet bulutları sevk eder,
oralardan esen inâyet rüzgârları gönüllerimizi sarar ve cennet-misâl
zevk ve safalarla dordurur.
Bu günleri ve geceleri şimdiden şuurlu ve uyanık halde geçirmek Kurban
Bayramı neşesine, hac ibadetinin o ulvi ve saadet dolu anlarına
hazırlanmak, hacca gidemesek dahi, o İlâhi ziyafetten azami ölçüde
istifade etme yoluna girmeye gayret göstermektir.
Gündüzleri mümkünse oruçla, geceleri de namaz, istiğfar, salâvat gibi
manevi meşguliyetlerle geçirmek, Kur'ân'a muhatap alarak iç
zenginliğimizi arttırmaya çalışmak her yönüyle güzel bir seyirdir.
Böylece hacca gitmeden de halis bir niyetle hac sevabını, Arafat'ta
vakfeye duramasak da kendimizi hayalen o kutsal mekânda hissederek o
anların zevk ve neşesinden mahrum kalmamış oluruz.
mehmet paksu