Neyi çok seviyorsun?
Allah'ı seviyor muyuz? Bu soruyu soralım kendimize... Allah'ı
sevdiğimiz, nereden, hangi halimizden belli? Acımak, sinirlenmek gibi
duyguları içimize yerleştiren Allah, sevmek duygusunu da içimize
yerleştirmiş. Sevmemek imkânsızdır!..
İnsan gençliğini sever. Fakat görüyor ki gençlik hızla kendisinden
gidiyor. Acaba bu gençliği devam ettirmenin imkânı var mı?
İnsan malı mülkü sever. Mal mülk sevgisi çok tehlikelidir. Çünkü mal
elimizden çıktı mı yaşadığımız üzüntü, sevgiyi geçer.
İnsan nefsini sever, hatta putlaştırır, emrine girer. Yemek, içmek,
gezmek, dünya zevkleri... Bir gün bu istekler de gidecek. Fani şeylere
bel bağlamamak lazım...
Seksen yıllık ömrümde gördüm ki, neyi çok seversen, ondan gelen
ızdırabı çekersin. Neye çok güvenirsen, ona havale edilirsin.
Dışarıdan birileri bizi kendine çekiyor. İçten iten duygular da
vardır. İçtimai hayat bir gemi gibi hepimizi içine almış götürüyor.
Gemi nereye giderse biz de oraya mı gidiyoruz? Yoksa gemimizi
Müslümanca mı yürütüyoruz? Geminin kaptanı nefsimiz mi, yoksa gemimiz
Nuh'un gemisi mi?..
Kıymetli şeylerin düşmanı çok olur. Devlet hazinesini taşıyan araba,
devletin silahlarıyla korunur. Müslüman, iman gibi bir hazineyi
taşıyor. Fırtına çok çetin. Gemimiz, rüzgârlarla yaprak gibi
sallanıyor. Her şeye rağmen bakmalıyız; pusulamız kıbleyi mi
gösteriyor?
Allah rızası, gayemizdir. Gidiyoruz... Hedefe varmasak da, bu yolda
olmak çok güzel...
Allah'ı sevmenin metresi, kilogramı yoktur. Ne kadar itaat ediyorsak,
o kadar seviyoruz demektir. Allah'ı sevmenin yolu, O'na itaat etmekten
geçer.
Kalp, Allah'ın "Ne yere, ne de göğe sığmadım. Ben bir mü'min kulumun
kalbine sığdım." dediği büyük bir âlemdir.
Bize kalsa hayatın sırrını çözemeyiz. Fakat bizi Yaratan, bize bir
şeyler demiyor mu? Evde hareketsiz, öyle otursak bile saatler,
takvimler zamanın geçip gittiğini söylüyor. Ne kadar iyimser bir
ifade. Zaman gidiyor, biz duruyoruz ha! Halbuki çocukluğumuz çok
uzaklarda kalmadı mı?..
Çok kıymetli organlarımızı hangi işlerde çalıştırdık, çalıştırıyoruz?
En güzel yerlerde en büyük günahlar işleniyor. Günahları süslediler,
reklam ettiler. Müslümanların bile çoğu bu günahları beğenmedi mi?
Dostlarımız pek çok sevgililer bulmuş. Keyifleri, rahatları, huzurları
iyi. Sevilmesi gereken, lafta kalmış. Diğerleri ön plana çıkmış. Neler
neler yapılmış bu sevgi uğruna... Paranın, malın, makamın saltanatı...
Peki biz, kimi seviyoruz? Sevgilimiz için ne yapıyoruz?
HEKİMOĞLU İSMAİL