Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Semt pazarları: Daralan ruhlara bir pencere
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
müdakkik_ talebe  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 6 Kasım, 22:18
Kimden: müdakkik_ talebe <uhreviesinti...@gmail.com>
Tarih: Fri, 6 Nov 2009 12:18:45 -0800 (PST)
Yerel: Cuma 6 Kasım 2009 22:18
Konu: Semt pazarları: Daralan ruhlara bir pencere
Semt pazarları: Daralan ruhlara bir pencere

Sağ tarafı hemen hiç tutmuyor. Oraklayarak yürüyor. Önce sol ayağını
ileri atıyor, sonra sağ ayağını genişçe bir kavis çizerek solun yanına
getiriyor. Konuşulanları anlıyor ama konuşamıyor. Kelimeler içinde
sıkış tıkış. Bastıra bastıra tüyle doldurulmuş yastık gibi. Ancak
kesik kesik iniltilerle meramını anlatabiliyor.

Sabahın altısında kızı onu pencerenin önüne yerleştiriyor, fiskos
koltuğuna. Tülleri, perdeleri sıyırıyor. Seyir başlıyor.

Sabah bereketiyle geliyor. Erken kalkan yol alır misali pazarcılar
karanlığı yara yara yol almışlar. Kasalar kamyonetlerden indiriliyor.
Çadırlar geriliyor. Domatesler, taze fasulyeler, barbunyalar tek tek
diziliyor. Pırasaların uçları kesiliyor. Sergiler özene bezene
açılıyor. Anadolu'da pazar yerine sergi denirdi. Bu kelimeyi çok
sevdiğini hatırlıyor. Bir köşede pazarın çaycısı çay kaynatıyor.
Simitleri ortadan kesiyor, arasına krem peyniri bıçakla bir güzel
sürüp tekrar kapatıyor. Sonra tepsiyi üç yüz altmış derece döndürerek
bildik numarasını yapıyor.

Peynirci de tezgâhını açıyor. Eski ve taze kaşarları, İzmir
tulumlarını, Van'ın otlu peynirini itinayla yerleştiriyor. Siyah ve
dolma zeytinleri de yanına koyuyor peynirlerin. Uzaktan uzağa görüyor
bunları yaşlı kadın. Göremediklerini hayalinde tamamlıyor. Burnuna
keçi sütünden yapılmış peynirin kokusu geliyor. Mümkün olsa da şu
tulum peynirinden alsa. Kocası ne çok severdi. Her pazara çıkışında o
seviyor diye alırdı. Kocası öldükten sonra da sanki onun vasiyeti gibi
almaya devam etmişti.

Saat 10'a doğru pazar biraz daha kalabalıklaşıyor. Eşini işine,
çocuklarını okula yollayıp evin ilk işlerini de bitiren ev hanımları
pazarın yolunu tutuyor. Pazarcılar birbirlerine laf atıp şakalaşıyor.
On bire doğru yağmur çiselemeye başlıyor. On gündür havalar iyice
soğudu. Bugün hava puslu, soğuk, kasvetli, diyor kendi kendine. Böyle
günlerde pazarın rüzgârı daha bir sert eser, iliklerine işler insanın.
Sığınılacak yerleri yoktur pazarcıların. Eller cepte, burunlar
kızarmış, naylonların altına giriyor tam karşıdaki sebze meyveciler.
Allah kolaylık versin, onlar da böyle rızık peşinde, diye düşünüyor.

Altı ay öncesiydi. Sol beyin orta damarında bir hareketlilik vardı. Bu
damar tıkanınca beyne giden kan akımı iyice azalmış, sağ tarafına felç
inmişti. Aniden. Konuşulanları anlayabilse de kelimeleri
söyleyemiyordu. "Afazisi var, zaman alacak ama iyileşebilir." demişti
doktor. İki hafta hastanede yatmış, sonra kızının evine gelmişti.

Artık günlük işlerini yapamıyor. Gece gündüz çalışmaya alışmış. Pazara
gidemiyor, İzmir tulumundan alamıyor, torununa kahvaltı
hazırlayamıyor. Ne yapsa da işe yarasa. Sonra...

Sonra kader ona gülümsüyor. Bir gün üniversite bire giden torununun
telefon görüşmesine şahit oluyor. Torunu arkadaşına heyecanlı
heyecanlı o gün gittiği sohbette konuşulanları aktarıyor. Defterini
açıp aldığı notlara bakarak. Zar zor bazı cümleleri yakalıyor yaşlı
kadın. "Fâtır-ı Zülcelal, yeryüzünü bir sergi hükmünde yaratmış. Bütün
antika san'atlarını orada teşhir ediyor." Torunu arkadaşıyla uzun uzun
sergi üzerine konuşuyor. Sergi kelimesi onun da dikkatini çekiyor,
hayalinde evlerinin önündeki pazar yeri canlanıyor. Konuşmayı
belleğine iyice kazımaya çalışıyor. Sonra torunu "O da ona mukabil:
'Mâşâallah' diyerek takdir ile, 'Bârekâllah' diyerek tahsin ile,
'Sübhanallah' diyerek hayret ile, 'Allahü Ekber' diyerek istihsan ile
mukabele eder." cümlelerini aktarıyor. Yaşlı kadın, bu dört kelimenin
Yaratıcı'ya bir mukabele olduğuna dikkat kesiliyor. Sohbette bu
cümleleri okuyan kişi bunların ona kadar ulaşacağını bilmiyor. O ise
her şeyi biliyor.

Artık kendine önemli bir iş ediniyor hapis kaldığı bedeninde.
Varoluşunu anlamlı kılan bir iş. Semt pazarı ruhuna bir pencere
açıyor. Sabahın erken vaktinden akşamın karanlığına dek gözlerini
sergiye dikerek "Mâşâallah, Bârekâllah, Sübhanallah ve Allahü Ekber"
diye tekrarlıyor. Torununun okuduğu cümleler belleğinde tam olarak yer
etmediği için çoğu zaman hangi kelimenin neyin mukabelesi olduğunu
karıştırıyor. Olsun diyor kendi kendine. Melekler düzeltir. Bu,
annesinin lafıydı. "Allah'ım, meleklerine noksanlarımı düzelttir."
diye dua ederdi annesi. Hayata bu dört kelime ile tutunuyor artık. Bir
işe yaramıyorum duygusundan kurtuluyor.

Erenköy semt pazarında bir uçtan diğer uca yürüyordum. Daralmış ruhum
pazardaki sergileri temaşa ettikçe açılıp genişlemişti. Hayalhanemdeki
hikâyenin sonunu nasıl bağlayacağımı bilemiyordum ama semt
pazarlarının tefekkür için bulunmaz yerler olduğundan emindim.
mustafa ulusoy


    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google