Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Suâl: Kâfirlerin zemmi hakkında yalnız iki âyetle iktifa edilmiştir. On iki âyetin hülâsasıyla münafıklar hakkında yapılan itnab neye binâendir?
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
haydar karakus  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 9 Şubat, 10:28
Kimden: haydar karakus <hkarakus2...@yahoo.co.uk>
Tarih: Tue, 9 Feb 2010 00:28:38 -0800 (PST)
Yerel: Salı 9 Şubat 2010 10:28
Konu: Suâl: Kâfirlerin zemmi hakkında yalnız iki âyetle iktifa edilmiştir. On iki âyetin hülâsasıyla münafıklar hakkında yapılan itnab neye binâendir?

İbâdetin tehlikesi tembellik ve usanç duymaktır. Konuşmanın tehlikesi yalan söylemektir. İlmin tehlikesi unutmaktır. Yumuşak huyluluğun tehlikesi kendinden beklenen metanet ve salâbeti göstermemektir. Asaletin tehlikesi soyu ile övünmektir. Cömertliğin tehlikesi israftır.
Hadis-i Şerif Meâli
Câmiü's-Sağîr, No: 5

09.02.2010

Nifakın cinayeti, İslâm üzerine pek büyüktür
Nifakın cinayeti, İslâm üzerine pek büyüktür. Âlem-i İslâmı zelzeleye maruz bırakan nifaktır. Bunun içindir ki, Kur’ân-ı Azîmüşşan, ehl-i nifaka fazlaca teşniat (Çirkin bulmalar, ayıplamalar, kötülemeler.) (ve takbihatta (  Ayıplamalar, çirkin görmeler  )bulunmuştur.
İnsanların bir kısmı da, mü’min olmadıkları halde, ‘Allaha ve âhiret gününe inandık’ derler.” (Bakara Sûresi: 8.)
Bu âyetin makabliye(öndeki, üstteki  ) veçh-i nazmı:
Nasıl ki, bir hükümde iki müfredin iştiraki veya bir maksada iki cümlenin  ittihadı  atfı icap ettirir. Kezâlik, bir hedefi, bir garazı takip eden iki kıssanın da atıfları belâgatin iktizasındandır. Binaenaleyh, on iki âyetin hülâsasını  tazammun eden münafıkların kıssası, kâfirler hakkında geçen iki  âyetin  meâline atfedilmiştir.
Evet  vakta ki,  en evvel Kur’ân’ın  senasıyla başlandı.  Sonra mü’minlerin medhine intikal etti. Sonra kâfirlerin zemmine incirar etti. Sonra,  insanların  kısımlarını  ikmal etmek için, münafıkların kıssası zikredildi.
Suâl: Kâfirlerin zemmi hakkında yalnız iki âyetle iktifa edilmiştir. On iki âyetin hülâsasıyla münafıklar hakkında yapılan itnab neye binâendir?
Cevap: Münafıklar hakkında itnabı (: Sözü uzatma ), yani tatvili : (Sözü uzatma  )icap ettiren birkaç nükte vardır:
Birincisi: Düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha habis olur. Aldatıcı olursa, fesadı daha şedit olur. Dahilî olursa, zararı daha azim olur. Çünkü; dahili düşman kuvveti dağıtır, cesareti azaltır. Haricî düşman ise, bilâkis, asabiyeti şiddetlendirir, salabeti arttırır. Nifakın cinayeti, İslâm üzerine pek büyüktür. Âlem-i İslâmı zelzeleye maruz bırakan nifaktır. Bunun içindir ki, Kur’ân-ı Azîmüşşan, ehl-i nifaka fazlaca teşniat ve takbihatta bulunmuştur.
İkincisi: Münafık olan, mü’minlerle ihtilât ede ede, yavaş yavaş ünsiyet kesb eder, imanla ülfet peyda eder. Gerek Kur’ân’dan, gerek mü’minlerden nifakın kötülüğü hakkındaki sözleri işite işite pis hâletten nefret eder. En nihayet, lisanından kelime-i tevhidin kalbine damlamasına zemin hazırlamak için itnab yapılmıştır.
Üçüncüsü: İstihza, hud’a, ikiyüzlülük, hile, kizb, riya gibi kötü ahlâklar münafıkta var. Kâfirde o derecede yoktur. Bu cihetten münafıklar hakkında itnab yapılmıştır.
Dördüncüsü: Alelekser münafıklar, ehl-i kitaptan oldukları için, şeytanî bir zekâ sahipleri olup, daha hilekâr, daha desiseci olurlar. İşte bu durumdaki münafıklar hakkında itnab, yani tatvil-i kelâm, ayn-ı belagattır.
Bu âyetin kelimeleri arasındaki münasebetlere gelelim:
“Mine’n-nâsi” (İnsanlardan bir kısmı) câr ve mecruru, “Men” (Öyleleri vardır ki) kelimesine haber olduğu takdirde, şöyle bir suâl varid olur ki: Münafıkların nâstan oldukları bedihidir. Bu hüküm, malumu ilâm etmekten ibaret kalır.
Elcevap: Malûmdur ki, bir hüküm bedihî olduğu zaman, o hükmün lâzımı kastedilir. Burada kastedilen, o hükmün lâzımı olan taaccüptür. Sanki Kur’ân-ı Azimüşşan, zımnen “Münafıkların nâstan oldukları acip birşeydir” diyerek, halkı taaccüp etmeye davet etmiştir. Zira insan mükerremdir.  Mükerrem olan insan, nifaka tenezzül etmez.
İşârâtü’l-İ’câz, s. 83, (yeni tanzim, s. 136)
LÜGATÇE:
atf: Bağ, bağlama, ekleme.
belagat: Halin gereğine uygun söz söyleme.
hud’a: Hile, aldatma.
ihtilat: Karışmak.
incirar: Çekilip uzanma, çekilme.
istihza: Alay etme.
itnab: Sözü uzatma.
kizb: Yalancılık.
makabl: öndeki, üstteki.
müfred: tekil.
nâs: insanlar.
nifak: 1- Münafıklık, ikiyüzlülük. 2- Ara bozukluğu.
taaccüp: şaşma, hayret etme.
takbîhat: Ayıplamalar, çirkin görmeler.
tatvil: uzatma.
teşnîat: Çirkin bulmalar, ayıplamalar, kötülemeler.
veçh-i nazm: nazım yönü.
zemm: Kötüleme, ayıplama.

      ___________________________________________________________________
Yahoo! Türkiye açıldı!  http://yahoo.com.tr
İnternet üzerindeki en iyi içeriği Yahoo! Türkiye sizlere sunuyor!


    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2010 Google