"*Ümmetim mübarek bir ümmettir, evveli mi yoksa sonu mu daha iyidir bilinmez
*." (1)
Burada ümmetin ilki ile sonu arasında bir benzerlik kuruluyor. Nasıl ilk
zamanlar islamı yaşamak için büyük zorluklar, işkenceler çekilmiş, ilk
sahabeler müşrik toplumda yadırganmış, tahkir edilmiş, kınanmış, Rasulullaha
Mecnûn denilmiş, ona uyanlar çeşitli sıkıntılara işkencelere maruz
kalmışlar. Toplumda garipsenmişler, akılsızlıkla suçlanmışlar, hatta
vatanlarından sürülmüşler. Bütün bu meşakkatlerin, acıların, ıstırapların
sevabı ve kazancı da bir o kadar çok olmuş. İşte ümmetin sonu yani ahir
zamandaki müminlerin durumu da ilklerine benzeyecek ve onlara yakın olacak.
Ümmet ifsad olacak, bozulacak, yabancı kültürler ve sapık fikirler her yerde
kendini gösterecek. Böylece, İslam'a sarılanlar, sünnete ve Kuran'a hizmet
edenler, toplumda garipsenecek, tahkir edilecek, herkes onları tenkit
edecek, onlar topluma uyumsuzlukla suçlanacak, hatta toplumdan dışlanmaya
çalışılacaklar. Çoğunluğun maddi manevi engelleyici baskısı altında, zor
şartlarda işlenen salih amellerin de sevabı çok olacak, zorluk artınca sevap
artacak.
İlk devirde Mekke ve Medine hayatında müslümanların maruz kaldığı
sıkıntıların, eziyetlerin benzerleri, son zamanlardaki samimi müslümanlara
da yapılacak. Sürgün, işkence, vs. gibi eziyetler görecekler. Sokağa
çıkamayacaklar. Onlara yapılan bütün eziyetler, bütün işkenceler berekete,
manevi kazanca vesile olacak. Rütbeleri yükselecek. Ahir zamanın garipleri
de bunlar olacak. (2) Bu noktadan sahabelerle benzerlikleri olacak.
Çünkü Resulullah bir hadis-i şerifinde Ashabına hitaben:
"*Siz öyle bir zamandasınız ki, içinizden kim emredildiklerinin onda birini
bırakırsa helak olur, sonra öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda
yaşayanlardan kim emrolunduğunun onda birini yaparsa kurtulacaktır*"
buyurur. (3)
Buna benzer bir hadiste şöyledir:
"*Ümmetim, evveli mi sonu mu daha hayırlıdır kesin bilinmeyen yağmur gibidir
*" (4)
Resulullah'ın burada yağmur kelimesini seçmesi manidardır. O ümmetini,
faydalı, menfaatli, yağmur yüklü bulutlardan bardaktan boşanırcasına yağan
bir yağmura benzetmektedir. Ümmetin evveli bu hayırlı yağmurun başı, ahiri
de bu faydalı yağmurun sonudur.
Ayrıca, Resulullah (s.a.v) sahabelerle ahir zamanda gelecek fıskın,
günahların, kebairin, şerlerin zuhurunda, dinin hükümlerini uygulayacak
kimseleri hayır cihetinde sahabelere benzetmektedir.
*Kaynaklar:*
1. Kamûzu'l-Ehadis s. 83, 1151. hadis. (İbn-i Asakir, Amr b. Osmandan mürsel
olarak); Kandehlevi Muhammed b. Yûsuf, Hayatu's-Sahabe I-IV, Konya 1983, II,
599; Sübülü's-Selam IV, 127; es-Savaiku'l-Muhrika s. 211.
2. Sunenu İbn-i Mace, II, 1306, (no: 3956), 1309 (no. 3988); 1320 (no: 4014:
dindarlık elde kor tutmak kadar zorlaşacak. Ayrıca bela bakımından en
şiddetli kimseler nebiler olacak bk. Aynı eser II. 1334 (no: 4023):
Mükafatın büyüklüğü belanın büyüklüğü nisbetindedir. Bela katlandıkça ecir
de katlanır. Aynı eser II, 1334 (no: 4031, 4032).
3. Ramûzu'l-Ehadis s. 136, 1753. hadis (Tabarani filkebir, İbn-i Adiy, Ebû
Hureyre'den).
4. el-Cami'li Ahkamil-Kuran, IV, 172; Bulutların çeşitleri ve sehab için bk.
II, 222 (Burada bir yağmur meseli ile müminle kafirin durumu
anlatılmaktadır. Bk. A'raf Suresi, 57-58); İbnü Mace, Muhammed b. Yezid,
Sunenü İbn-i Mace I-II, İstanbul, ty. II, 1319, no: 3987;
es-Savaiku'l-Muhrika s. 211, Sübülü's-Selam IV, 127.
--
ÖVÜNEREK YAŞAYANLAR,, DÖVÜNEREK ÖLÜRLER.
http://www.gullerinefendisi1.tr.gg/
http://www.gullerinefendisi2.tr.gg/
http://www.gullerinefendisi1.forummum.com