|
| 14:17 |
|
| 30 Temmuz |
|
| 29 Mayıs |
|
| 9 Nisan |
|
| 22 Kasım |
|
| 26 Ekim |
|
| 26 Ekim |
|
| 26 Ekim |
|
| 26 Ekim |
|
| 26 Ekim |
|
İNSANLIĞIN İFTİHAR TABLOSU
Risale-i Nur yalnız Müslümanlara değil, bütün insanlara rehber olan bir mürşid-i ekmeldir. Dünya bugün Nur Risaleleri gibi tefsir-i Kur'ana çok muhtaçtır. Üstadımızın hatıralarını yad ettikçe gönüller coşarak vecde gelmektedir. Bu hatıralar O'nun nur rehberliğinin işaret levhalarıdır. Tarihlere şerefler veren bu şanlı eser, milyonlarca kimseyi irşad etmiştir. Nurlar vatanın her uçunda, her yerinde büyük bir şevkle okunmaktadır. Bediüzzaman; Yüreğinde tutuşan imanıyla, ruhunda yanan ilahî bir meş'alenin nuruyla, kükreyen bir arslan gibi, din düşmanlarına karşı kafa tutmuş, yazdığı Nur Risaleleri sayesinde milletimizin nam ve şerefi yükselmiştir. * * * * * Bediüzzaman; Haşmetli bir mefahir-i millettir. Volkan misal bir hamle ile şahlanmıştır. Vatan ve millet en gamlı sefaletler içinde kalmıştı. Yediden yetmişe kadar hepsi kan kusuyordu. Dinsizliğin zulmünden ah-ı figanlar göklere çıkıyordu. Nur'dan dolu ruhundan millete iman nuru verdi. Bediüzzaman; Dinsizliğin azıtıp, şiddetli zulmüyle milleti ezmekte olduğu en korkulu günlerde, Alem-i İslam’ı uyandırmak ve kurtarmak için her şeyini feda etti. * * * * * Ey Üstadım Bediüzzaman; İman ve İslamiyet cephesinin rehberisin sen. Risale-i Nur; İslam’ın bin yıllık dertlerini tedavi eden muazzam bir şaheserdir. * * * * * Risale-i Nur; milleti için için yıkan, dini söndürmeye çalışan, dinsizlik cereyanlarının temellerini tarumar etmiştir. O azgın dinsizleri dehşet ve hayrete düşürmüştür. Bediüzzaman, çok ağır şartlar içinde kaldığı halde yenilmek bilmeyen azmiyle cihad-ı diniyesine devam etmiştir. Risale-i Nur; sönmeyen ve söndürülemeyen ilahî bir meş'aledir. Üstad Bediüzzaman; tarif edilemez bir dehadır. Risale-i Nur; lahuti bir beyandır. Risale-i Nur, karanlık alemlere doğan ve o alemleri aydınlatan ilahî bir meş'aledir. İslamiyet’e hizmette; imanı kurtarmak davası en mühim ve en mukaddes bir davadır. Nur Talebeleri; mukaddes ve şanlı bir davanın fedakar hizmetkarlarıdır. Bediüzzaman; uyuşmuş ruhları coşturuyordu. Gönüller ve hisleri alevlendirdi, onun nuru ile vicdanlar kesafetten kurtuldu. Üstad; en azgın ölümleri çiğneyip aşmıştır. Millet nurlarla feyizyab olmuştur. Nurlar: Millet-i İslam’ı asırlardır devam eden bir uykudan uyandırmıştır. * * * * * Saadet nurunun aşkıyla yananlar ona sarılmıştır. Ölü ruhları canlandırmıştır. Nurların insanı mest ve meftun eden bir ulviyeti vardır. * * * * * Bediüzzaman; kılınçlara bedel haşmetli bir kalem kuvvetine maliktir. Onun irşad ve tenviri adeta dünyayı aydınlatmıştır, însanların imanlarını kurtarması için, bütün ruh-u caniyle himmet ve gayret sarf etmiştir. * * * * * Bediüzzaman; gönüllerde yaşadıkça afak-ı aleme güneşler gibi nurlar saçmaktadır. * * * * * Fatih'deki Medrese-i Nuriyeleri bir mabed hürmetiyle ziyaret ettim. Eşiklerini öpmek, havasını teneffüs etmek iştiyakıyla gittim. Gençlerin, cennetin manevî havasını hissettiren ulvi bir alemde olduğunu hissettim. Üstadın nam ve şöhreti, üstünlük ve ulviyeti dünyayı sarmıştır. Millet-i İslam’ın ebediyyen bir mürşidi ve bir manevî fatihidir. * * * * * Ey Üstad! Nesiller senin imanına, irfanına muhtaçtır. Zulmette kalan ruhları Risale-i Nurlarla aydınlattı. * * * * * Üstad, yepyeni nurlu bir devir açmıştır. En derin bir zevk ve en içli bir şevkle okunan Nur Risaleleri, kahraman ecdadımızın sesleridir! Üstad; dev gibi düşmanlara meydan okumuştur. Ey Üstad: Müslümanlara müebbed bir rehbersin sen!.. Nurlar bu millete şan ve şerefler kazandırmıştır. Ondaki ilahî ve yüce hakikatler, dinsizliğin belini kırmıştır. Üstad; dehre meydan okuyan koskoca bir seyf-ül İslam’dır. * * * * * Genç nesiller; Risale-i Nur'u okumak, dinlemek aşkıyla yanmaktadırlar. Vatanımızdaki dinsizlik yürekler acısı elîm bir faciadır. * * * * * Nurlar kalbe safa; akla huzur verir. Nurlar Hakkın ezeli feyziyle, feyizyab etmektedir. Bütün alemleri aydınlatacak tek şey, imandır. Nurlar gönül iklimini, hidayet ateşiyle aydınlatmaktadır. Vicdana safalar veren, Risale-i Nurlardır. İnsan; Nur-u îmanla münevver olmazsa, onun için bu hayat ölümden daha beterdir. * * * * * Ruhun bütün arzusu; Nur-u imandır. Nur-u imanla tenevvür edenlerin harab alemleri mes'ud bir umrana tebeddül etmektedir. Gayemizdeki en ulvî hedef: Rıza-ı ilahidir. Nurları okumadan geçen günlerim hicranla doludur. * * * * * Nurlar; Beşerin derdine dermandır. Nur yolcuları; Allah'a dayanmakta, O da onlara tevfikini ihsan etmektedir. Türlü türlü dertlerin ıstırabı ile kıvranan canlar dermanını Nurlarda buldu. Bu nurlara pervaneler gibi koştu. Nurları okudukça, maddî-manevî sıhhat ve afiyet neşvesiyle coştu. Gönül derdine derman arayanlar, nurlara sarılmış ve büyük bir ihtiyaç hissiyle Risale-i Nur'u devamlı okuyarak kurtulmuştur. * * * * * Bu nurun etrafında yüz binlerce aşık kimseler pervane olmuşlar. Büyük bir iştiyak, derin bir sevgi ile okumuşlardır. Her türlü medh-ü senaya şayan ve seza olan bu nurlardır. Nurlar dertlilerin derdine devadır. Nur şakirtleri canını canana feda edecek pervane misal erlerdir. * * * * * Nur talebeleri kıymettar ve aziz vakitlerini heder etmekten korkarak, daima nurlarla meşgul olmaktadırlar. Din ve iman uğrunda candan geçmek, en büyük bir saadettir.
|
|
| Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası |
| ©2009 Google |