Bir dönemin önemli mizah gazetelerinden olan Akbaba'nın eski harflerle yayınlandığı yıllarda, gazeteyi yayınlayan Yusuf Ziya, Orhan Seyfi ile birlikte ünlü edebiyat tarihçisi İbnülemin Mahmud Kemal'i (1870-1957) ziyaret edip, ondan dergi için istifade etmek istemişler. Ve Akbaba'ya konulmak üzere İstanbul semtlerinin adlarına göre, buralarda kimlerin oturmaları gerektiğini sormuşlar. Nev'i şahsına münhasır bir adam olan üstad İbnülemin'in, Yusuf Ziya'ya verdiği ilginç liste aynen şöyle:
Bu şiirin hikayesi: ACIM YANKI YANKı Acım yankı yankı, kulaklarımda Ben erimekteyim, göremiyorsun. Israr ediyorum, tüm haklarımda İsyanıma göğüs geremiyorsun. Bu, evli bir bayanın, eşine seslenişi... 'Kadın Hakları'nı istiyor. Anlatmaya çalışmış, olmamış; sonunda isyan etmiş. O da isyana dayanamaz hale gelmiş. Ya silip, yeniden başlayacağız Ya birbirimizi haşlayacağız Ya da karşılıklı taşlayacağız Önüme seçenek seremiyorsun. Kadın üç ihtimal sıralamış. Birkaç seçenek söylemesini istiyor, evliliğin sağlıklı yürümesi için; yok... Kurabilir miyiz; bir hayal, bir düş? En güzel düş olup, yüreğime düş! Yakışır mı bize; kızıp, kin güdüş? Sevgi çiçekleri deremiyorsun. 'Evliliğimizin kurtulması bir hayal, bir düş haline geldi. En güzel düşüm ol! .. Kin gütmek bize yakışmaz. Neden sevgiler deremiyorsun, benden? ' diyor. Onur çırpınıyor, anılarında! .. Hâlâ bir yol bulma sanılarında. Sevgi ve hoşgörü kanılarında... Doyulmaz tadına eremiyorsun. Onur, anılardaki mutlu karelerle avunmaya çalışıyor. Her şeyin bitmesine ramak kalmış, hâlâ bir çıkar yol aramakta, iyilikten, güzellikten yana... Sevgi ve hoşgörünün olması gerektiği kanısında; evliliğin, sevmenin ve sevilmenin tadını hissetmediği için sitem etmekte.
2 Ocak 2008; yazan: sakine günes
Bu şiirin hikayesi: ACIM YANKI YANKı Acım yankı yankı, kulaklarımda Ben erimekteyim, göremiyorsun. Israr ediyorum, tüm haklarımda İsyanıma göğüs geremiyorsun. Bu, evli bir bayanın, eşine seslenişi... 'Kadın Hakları'nı istiyor. Anlatmaya çalışmış, olmamış; sonunda isyan etmiş. O da isyana dayanamaz hale gelmiş. Ya silip, yeniden başlayacağız Ya birbirimizi haşlayacağız Ya da karşılıklı taşlayacağız Önüme seçenek seremiyorsun. Kadın üç ihtimal sıralamış. Birkaç seçenek söylemesini istiyor, evliliğin sağlıklı yürümesi için; yok... Kurabilir miyiz; bir hayal, bir düş? En güzel düş olup, yüreğime düş! Yakışır mı bize; kızıp, kin güdüş? Sevgi çiçekleri deremiyorsun. 'Evliliğimizin kurtulması bir hayal, bir düş haline geldi. En güzel düşüm ol! .. Kin gütmek bize yakışmaz. Neden sevgiler deremiyorsun, benden? ' diyor. Onur çırpınıyor, anılarında! .. Hâlâ bir yol bulma sanılarında. Sevgi ve hoşgörü kanılarında... Doyulmaz tadına eremiyorsun. Onur, anılardaki mutlu karelerle avunmaya çalışıyor. Her şeyin bitmesine ramak kalmış, hâlâ bir çıkar yol aramakta, iyilikten, güzellikten yana... Sevgi ve hoşgörünün olması gerektiği kanısında; evliliğin, sevmenin ve sevilmenin tadını hissetmediği için sitem etmekte.
2 Ocak 2008; yazan: müdakkik talebe
http://groups.google.com.tr/group/hammadun/web/istanbulun-hangi-semtinde-kimler-oturur?hl=tr
bağlantısını tıklayın veya bağlantı çalışmazsa tarayıcınızın adres
çubuğuna kopyalayın.