Google Gruplar Giriş
Yardım | Oturum açın
Çiftçiler gününde ücretsiz kitap ve bir buğday masalı - www.tarimsalpazarlama.com
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Gönderdiğiniz ileti yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenir
Osman Yılmaz  
Profili göster
 Diğer seçenekler 14 Mayıs, 11:31
Kimden: "Osman Yılmaz" <osman0...@gmail.com>
Tarih: Wed, 14 May 2008 13:31:02 +0500
Yerel: Çarş 14 Mayıs 2008 11:31
Konu: Çiftçiler gününde ücretsiz kitap ve bir buğday masalı - www.tarimsalpazarlama.com

*14 Mayıs Dünya Çiftçi Günü Kutlu Olsun!*

Bu günün ne anlama geldiği konusunda biraz bilgi vermek isterim…

14 Mayıs 1946 Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu'nun kuruluş
tarihidir. Bu kuruluşun kısa adı İFAB' tır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği
bu kuruluşun üyesidir.Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu'nun kuruluş
günü olan 14 Mayıs yalnız bizde değil kuruluşa üye bütün ülkelerde Dünya
Çiftçiler Günü olarak kutlanmaktadır.

Yani bu gün tüm dünyada kutlanmakta…

Ülkemizde de birçok ziraat odası bu gün etkinlikler düzenlemekte…

Özellikle Çorlu Ziraat Odasına ve İnegöl Ziraat Odasına davetlerinden dolayı
çok teşekkür ediyoruz tarimsalpazarlama.com olarak.

Bu gün bir kampanya başlatıyoruz…

*Ücretsiz Kitap kampanyası ve bu kampanyayı da "Zeytin ve Zeytinyağı"
kitabıyla başlıyoruz.
Ücretsiz kitabınızı Aşağıdaki linke tıklayarak sipariş edebilirsiniz.*
http://www.tarimsalpazarlama.com/shop/urun.php?sessionid=PP4uHZFWBVSH...

Ve bu gün için çok anlamlı bulduğum bir buğday tanesinin yaşamını sizlerle
paylaşmak istiyorum. Memocal.com'da okuduğum yazıyı aynen aktarıyorum…

*Küçük buğday tanesi, toprağa ekilişinden ekmek haline gelinceye dek
basından geçen öyküsünü şöyle anlatıyor:*

«Ben küçücük bir buğday tanesi idim. Ali Dayı sonbahar mevsiminde yağmurlar
başlayınca tarlasını sürdü. Gübreliğinde biriktirdiği gübreyi toprağına
vererek tarlasının verim gücünü artırdı. Daha sonra traktörlerle tarlasını
sürdü. Tarlası sürülünce toprağı kabardı. Alttaki toprak üste, üsteki toprak
da alta gelerek karıştı.

Sürdüğü tarlasına tohumluk için ayırdığı beni ve öteki arkadaşlarımı ekti.
Üstümüzden tırmıkla geçerek bizi iyice toprağa karıştırdı. Daha sonra da
sürgü ile bastırdı. Ben ve arkadaşlarım tüm kış süresince toprağın altında
kaldık. Yağmur, kar gibi yağışlarla sulandık, ilkbahar mevsimi gelince
havalar ısınmaya başladı. Biz de bir canlanma oldu. Sıcağın ve suyun etkisi
ile filizlendik. Yeşil yeşil toprağın üzerine çıktık.

Tüm tarla yeşil bir halıya benzedi. Gelip geçenler bize büyük bir
hayranlıkla bakıyor­du. Gün geçtikçe, biz daha da büyüdük. İlkbaharın son
günlerine doğru başaklandık. Başaklarımızda yeşil yeşil buğday tanecikleri
oluştu. Başağımızda bulunan taneler her gün biraz daha büyüdü. Yaz mevsimi
gelin­ce de olgunlaştı. Tanelerimiz daha da irileşti.

Yemyeşil olan başaklarımız, sapsarı oldu. Bu kez san bir halıyı
andırıyorduk. Hele rüzgar esince sağa sola doğru hareket ederek dans
ediyorduk. Tanelerimiz iyice olgunlaşınca Ali Dayı ve iki çocuğu oraklarla
yanımıza geldi. Saplarımızı köklerimizden ayırarak bizi biçti. Biçildikten
sonra demet haline getirildik, harman yerine geldik.

Harman yerinde, toprağın üzerine yayıldık. Üzerimizden geçen döven, bizi
iyice ezdi. Tanelerimizi, başaklarımızdan ayrıldı. Daha sonra tahta
küreklerle rüzgara karşı savrulduk. Saplarımızdan iyice ayrılmak için ince
bir tel örgüden meydana gelen elekten geçirildik. Çuvallara doldurulduk
değirmene getirildik. Değirmende bizden başka tahıllar da vardı.

Değirmenin içi un elde etmeye yarayan araç ve makinelerle dolu idi. Rüzgarla
dönen değirmen taşlarının arasında iyice ezilerek un haline geldik. Tekrar
çuvallara doldurulduk. Ekmek yapılıp pişirilen ve satılan fırınlara geldik.

Fırında çalışan işçiler bizim bir bölümümüzü aldılar. Elekten geçirerek
kepeği aramızdan ayırdılar. Sonra su ile yoğrulduk, hamur olduk. Fırınlara
girdik, piştik, kızardık. Fırın vitrinlerine konduk, bakkallara dağıtıldık.
Sofraya geldik.»

Buğdayın ekilişinden sofraya gelinceye kadar süren serüven burada bitiyor.
Bu süre içinde en çok emek veren, alın teri döken çiftçidir. Yalnız ekmek
değil, soframızdaki meyvede, sebzede, çorbada, yemekte çiftçimizin emeği,
alın teri vardır. Bu nedenle çiftçilerimize ne kadar saygı göstersek, azdır.
Sevgi ve Saygılarımla….

*Toprağa gönül veren herkesin çiftçilik misyonu taşıyan herkesin günü kutlu
olsun…*

 *

Tülin Akın

Genel Koordinatör

Tarımsal Pazarlama Ltd. Şti.

(Tarımsal İnternet Yayıncılığı)

Tel: 0212 260 4981

0212 260 4983

Fax: 0212 260 4982

tu...@tarimsalpazarlama.com

www.tarimsalpazarlama.com

"Türkiye'nin ilk ve en büyük tarımsal e-ticaret ve iletişim platformu"
*


    Yazarı yanıtla    İlet  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında takma adınızı güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Gruplar - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik İlkesi
©2008 Google