Google Gruplar Giriş
Yardım | Oturum açın
Devlet keçileri kaçırmak üzere!
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Gönderdiğiniz ileti yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenir
Ismail Daracikli  
Profili göster
 Diğer seçenekler 7 Ağustos, 10:37
Kimden: "Ismail Daracikli" <idaraci...@gmail.com>
Tarih: Thu, 7 Aug 2008 10:37:52 +0300
Yerel: Perş 7 Ağustos 2008 10:37
Konu: Devlet keçileri kaçırmak üzere!

www.haber7.com/haber/20080807/Devlet-kecileri-kacirmak-uzere.php

*Devlet keçileri kaçırmak üzere!*

 [image: Devlet keçileri kaçırmak üzere!] *
*

*07 Ağustos 2008 06:21*

62 yıllık tartışma: Keçiler, ormanları tüketen bir canavar mı? Yoksa
ağaçların diplerindeki kuru otları yiyerek yangınları önleyen yararlı
hayvanlar mı?
*
*Cumhuriyet tarihi boyunca bu iki soruya cevap arandı. Hâlâ net bir cevap
bulunabilmiş değil. Canavar diyenler de var, yararlı bir hayvan diyenler de.
Devlet ise keçileri yarı yarıya azaltarak orta bir yol bulmaya çalışıyor.
<http://ads-rouge.haber7.com/adclick.php?n=a4db24a9>

Keçi sorunu ilk olarak, 1946'da kurulan Recep Peker hükûmeti programına
girdi. Programda "Keçi meselesine, her mıntıkada, orman olamayacak fundalık
sahaların pratik metotlarla hudutlandırılması suretiyle çare aranacak. Buna
imkân bulunmayan ve ormana zarar veren yerlerdeki durumun tanzimi işi
üstünde ayrıca çalışılacak." denildi.

Daha sonra 1960 döneminin darbe hükûmeti, orman bölgelerindeki tüm keçileri
askere yedirmeyi düşündü. Ancak bu gerçekleşmedi. 'Keçi meselesi' ile ilgili
olarak 62 yıl sonra bu sefer Recep Tayyip Erdoğan hükûmeti, 'Keçi
Zararlarının Azaltılması Eylem Planı' hazırladı. Ve ufukta çözüm ümidi
belirdi. Plan çerçevesinde hayvan varlığı 5 yıl içinde yarı yarıya
azaltılacak. Geçimini kıl keçisi yetiştiriciliğiyle sağlayanlar, yörenin
yapısına uygun alternatif gelir kaynaklarına yönlendirilecek. Keçi
yetiştiriciliğini bırakarak bu işleri yapan 50 bin haneye sahibine 2012 yılı
sonuna kadar toplam 450 milyon YTL'lik destek verilecek. Vali ve belediye
başkanları, keçi etinin tüketilmesi için insanları teşvik edecek. Keçilerin
satılması için Et Balık Kurumu, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Millî Savunma
Bakanlığı ile koordinasyon sağlanacak. Diyanet'ten keçi kurban edilmesinin
teşvik edilmesi, Millî Savunma Bakanlığı'ndan ise keçi etinin askerî
birliklerde tüketilmesi istenecek.

Türkiye Belediyeler Birliği ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç
Durak, keçilerin ormana verdiği zararları ortaya koymak ve tedbir alınmasını
sağlamak için âdeta bir kampanya yürütüyor. Keçi zararlarının en yoğun
olduğu bölgede yerel yöneticilik yapan Durak, "Keçi-Orman-Erozyon" adını
verdiği bir kitapçık hazırlattı.

*2 KEÇİ 1 SAATTE 37 BİN SEDİR FİDANINI YİYEBİLİR*

Kitapçıkta keçi zararlarını anlatmada kullanılan ilk başlık: "Keçi, halı
süpürgesi gibidir." Orman Yüksek Mühendisi Şevket Ayhan'ın bir makalesinden
yapılan alıntıda da şunlar ifade ediliyor: "Orta Toroslar üzerinde bizzat
yaptığımız bir deneyde, hektarında 2 yaşındaki 37 bin sedir fidanı bulunan
bir örnek sahada, iki keçinin bir saatte bütün fidanları, hiç kalmamacasına
yiyebileceği görülmüştür."

2 yaşındaki sedir fidanının resmine yer verilen kitapçıkta; "İki yaşındaki
sedir fidanı kibrit çöpü kadardır. Yüzlercesi keçiye bir lokmadır." deniyor.
Sonraki sayfada ise ardıç ve sedir alt dallarını yiyen keçilere yer
veriliyor. "Keçi yerde taze fidan bırakır mı ?" diye de soruluyor.

Kitapçıkta tarihî bir anekdot düşülmüş. 50 yıl önce İzmit Kâğıt Tesisleri'ne
getirilen İsviçreli uzman Schfield ormanları görmek isteyince, en gür
ağaçlar var denilerek Bolu'ya götürülmüş. Dönüşte Schfied şunları söylemiş:
"Türkiye'de, 15 milyon keçi var ve ormanda otlanıyor. Bu gidişle ne ormanın
yok olması engellenebilir ne de ormancılık yapılabilir."

Aytaç Durak, sorunun çözümü için çeşitli teklifler getiriyor: İlk teklif,
Toroslar'da 600 metreden yukarısının keçiden arındırılması. Diğer bir çözüm
önerisi de kıl keçisi yerine süt ve oğlak verimi çok daha yüksek, buna karşı
ormana zarar vermeyen Sanaen türü ile melezleştirme yapılması. Bu beyaz keçi
günde 3 kilo süt verirken, kıl keçisi 300 gram süt veriyor.

Son tedbir ise 1960'ta da düşünülen ancak gerçekleşmeyen, keçilerin askere
tükettirilmesi. Kitapçıkta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tanesi 200 YTL'den
keçilerin 3'te 2'sini satın alması hâlinde 4 milyon keçinin 800 milyon YTL
edeceği, bunun da askerin üç yıllık et tüketimine denk olduğu belirtiliyor.

*'KEÇİLER, GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLİYOR'*

Keçilerle ilgili olarak akademik çevrelerden farklı sesler de yükseliyor.
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.
İbrahim Ortaş, son yıllarda âdeta günah keçisi ilan edilen keçilerin aslında
"ormanların koruyucusu" olduğunu ileri sürüyor. Ortaş, doğanın ve ekolojinin
yasalarından birinin de keçinin ekosistemdeki yeri olduğunu belirterek
"Akdeniz Bölgesi'nin orman yangınlarından daha az etkilendiği bilinmekteydi.
Ancak bu durum son yıllarda keçi varlığının bilinçli olarak azaltılmasıyla
tam tersine dönmeye başladı." diyor. Ortaş, keçilerin ormanların fahri dip
temizleyicileri olduğunun altını çizerek "Keçiler, ormandaki ağaçların
diplerini otlardan temizleyerek yangın çıkışını engelliyor. Keçilerin orman
içinde yarattıkları seyreltme ve açtıkları patika yollar ise yangının
büyümesine set oluşturuyor. Ağaçların üst dallarına 1.5-2 metre kadar
tırmanarak besinlerini sağlarken doğal olarak ağaçları budayarak yangından
koruyor." diye konuşuyor.

*ASKERE YEDİRME TEKLİFİ YİNE GÜNDEMDE*

Çevre ve Orman Bakanlığı'nın yeni hazırladığı 'Keçi Zararlarının Azaltılması
Eylem Planı'nda 21,2 milyon hektar olan orman varlığının yarısının bozuk ve
verimsiz olduğu ifade edilerek bunun en önemli sebebinin aşırı ve kontrolsüz
otlatma olduğu kaydediliyor. Ormanların yüzde 54'ünde, meraların yüzde
64'ünde, tarım alanlarının yüzde 59'unda aktif erozyon yaşanıyor. Hâlen 20
bin 980 orman köyünde yaklaşık 6,5 milyon kıl keçisi beslendiğine işaret
edilen plana göre, bu hayvanların 6,3 milyonu kıl, 200 bini tiftik (Ankara)
keçisi. Keçilerin yüzde 27,5'i Akdeniz, yüzde 19,22'si Doğu Anadolu, yüzde
17,56'sı Güneydoğu Anadolu, yüzde 14,83'ü Ege Bölgesi'nde yaşıyor. Son
yıllarda nüfusu hızla azaldığı için koruma altına alınan tiftik keçilerinin
yüzde 85'i ise İç Anadolu'da bulunuyor.

Keçilerin özellikle korunan ormanları tahrip ettiğine dikkat çekilen plan
çerçevesinde, keçi sayısının 2012'de 6,5 milyondan 3 milyona düşürülmesi
hedefleniyor. Uygulamaya keçi sayısı 30 binin üzerinde olan 49 ilde
başlanacak. Öncelikle yetiştiricilik yapan aileler ve keçi sayısı tespit
edilecek. Besleme için uygun alanlarla bu alanların otlatma kapasiteleri
belirlenecek. Meralar ıslah edilecek. Geçimini bu hayvanlardan sağlayan
köylü, başka uğraşlara yönlendirilecek. Sığırcılık, koyunculuk, arıcılık,
fidancılık, meyvecilik, tavukçuluk ve sulama tesisleriyle yeni gelir
kaynakları oluşturulacak. Planıntanıtılması için web sayfası kurulacak.
Görsel ve yazılı basında reklam yayımlanacak. Konuyla ilgili haberler
yaptırılacak. Tüm bu faaliyetler için her yıl 10 bin haneye 90'ar milyon YTL
olmak üzere 2012'ye kadar 450 milyon YTL harcanacak. Finansman genel bütçe
ve Orman Genel Müdürlüğü satış gelirlerinden sağlanacak.

(Aksiyon)


    Cevapla    Yazarı yanıtla    İlet  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında takma adınızı güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Gruplar - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik İlkesi
©2008 Google