*HAYVAN HASTALIKLARI İNSANDA DA *
*GÖRÜLÜYOR*
09.05.2008 Cuma
*Kocaeli Üniversitesi Kocaeli Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdürü
Yrd. Doç. Dr. Rüştü Taştan, bulaşıcı hastalıkların (enfeksiyöz) yüzde 60 ile
yüzde 80'inin hayvanlardan insanlara bulaştığını, son 30-35 yılda görülen
hastalıkların yüzde 75'inin de bu karakterde olduğunu söyledi.
*Taştan, hayvanlardan insanlara bulaşan (zoonoz) hastalıkların insanların
yaşına, cinsiyetine, yaşam tarzına, etnik kökenine veya sosyoekonomik
statüsüne bakmaksızın herkesin yaşamını tehdit ettiğini, önlem alınmaması
halinde bu hastalıkların öldürücü olabileceğini bildirdi.
Enfeksiyöz hastalıklarının pek çok etmene bağlı ve karmaşık olduğunu, insan
aktivitelerinin hastalıkların ortaya çıkmasında önemli faktörler arasında
yer aldığını ifade eden Taştan, şunları söyledi:
"Sosyal, sosyokültürel, ekonomik, politik, yönetimsel, teknolojik, iklimsel,
çevresel etmenler hastalık oluşumunda ve yayılmasında önemlirol oynar.
Hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıkların yeri, durumu, ayırıcı
özellileri ise hayvanlardan insanlara bulaşan enfeksiyöz hastalıklar
olmasıdır.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 250'den fazla zoonoz hastalık
bulunmaktadır. Enfeksiyöz hastalıkların yüzde 60-80'i hayvanlardan insanlara
bulaşan özelliktedir. Son 30-35 yılda görülen 'yeni çıkan hastalıkların'
yüzde 75'i de bu karakterdedir."
Zoonoz hastalıklarının insan hareketleri ile farklı bölgelere
taşınabildiğini dile getiren Taştan, "Bilim ve teknolojik buluşların
hızlanması, kitle iletişim araçları ve bilişimin yaygınlaşması, kıtalararası
ulaşımın kolaylaşması, yeni yerler keşfetme merakı, hatta sınırların adeta
kalkması hayvanlardan insanlara bulaşan salgın hastalıkları artırmaktadır.
Hastalıklı bölgelere yapılan gezilerde kuş gribi, H5N1, şarbon, sars, dengue
ateşi, sıtma, tüberküloz, kolera gibi hastalıklarla evinize, ülkenize
dönebilirsiniz" diye konuştu.
*Türkiye'de görülen bazı türler*
Hayvanlardan bulaşan hastalıkların viral, bakteriyel, paraziter ve mikotik
diye etiyolojik etkenlerine göre sınıflandırıldığını ifade eden Taştan,
kuduz, maymun çiçek hastalığı, avian ınfluenza (kuş gribi), influenza-A
virüsü (H1N1, H5N1), şap ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin Türkiye'de de
görülen hastalıklar olduğuna dikkati çekti.
Taştan, Dünya Sağlık Örgütü kayıtlarına göre, 2003 yılında SARS salgını
görülen ülkelerde 8 bin 98 kişinin enfekte olduğunu, bunlardan 774'ünün
öldüğünü, Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin 2002 yılında 17 vakada görüldüğünü,
2003 yılında 133 vakada görülen hastalığın 6 kişinin ölümüne neden olduğunu,
2004 yılında 249, 2005 yılında ise 266 vakada 13'er kişinin yaşamını
yitirdiğini, 2006 yılında vaka sayısının 438'e, hastalığa bağlı ölü
sayısının da 27'ye yükseldiğini kaydetti.
*Zoonozların ekonomik önemi ve turizme etkileri*
Yerel ve ulusal düzeyde yapıcı yönetsel önlemler alınmaz, Uluslararası
Sağlık Örgütleri ve turizm kuruluşlarının önerileri yerinde, zamanında
getirilmez, yerel ve ulusal yaygın kitle iletişim araçları aracılığı ile
ortak toplumsal bilinç ve sorumluluk yaratılmaz ise potansiyel risklerin her
zaman olabileceğine değinen Taştan, zoonozların ekonomik önemi ve turizm
ekonomileri üzerine etkileri konusunda şunları söyledi:
"Zoonoz hastalıklarla mücadele masraflıdır, kamu bütçelerine ek yük getirir.
İlaç masrafları, hastane giderleri aile veya kamu bütçelerine önemli yük
getirir. Yeterli ve zamanında sağlık hizmetinden yararlanamayan hastaların
yaşamı tehlikeye girer.
Zoonoz hastalıkların ithalat, ihracat ilişkilerinde olumsuzluk, canlı sığır,
sığır eti, tavuk eti ve ürünlerinde uluslararası sınırlamalar, ulusal
ekonomilerde sektörsel olarak durgunlaşmalar, hatta aile işletmelerinin ve
tavukçuluk şirketlerinin iflası gibi etkileri olabilir.
Kıtalar arası seyahat, dünyada küreselleşme olgusunun bir sonucu olarak,
bazı enfeksiyonlar nedeniyle belli bölgelere seyahatlerde azalma, bazı
bölgelere seyahatlerin iptal edilmesi yaşanmıştır. Uzak Doğu ülkeleri 2002,
2003 yıllarında 'sars hastalığı' nedeniyle adeta sarsılmıştır.
Önlem alınmazsa trilyonlarca liraların boşa harcanması, sektörün zarar
görmesi kaçınılmazdır. Çünkü, mikroorganizmalar da dünyayı geziyor, sınır
tanımıyorlar."
Taştan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, kuş gribi, H5N1 gibi hastalıkların
Türkiye'de yeni çıktığını, şarbonun eski bir hastalık olmakla birlikte ülke
gündeminden hiç düşmediğini sözlerine ekledi.
Kaynak: http://www.haberbu.com/haber_detay.php?id=22084