KEN-DER: Kenenin bizimle bir derdi yok
Keneyle mücadale derneğinin kurucu üyesi Prof. Dr. Karaer, "Doğaya müdahale
etmezsek kenenin bizimle derdi olmaz" dedi. Karaer, "Yangının iyi tarafı
kenelerin ölmesi" diyen orman müdür yardımcısına da "Bu söylenecek laf mı"
diye tepki gösterdi.
SERGÜL TAŞDEMİR <STasde...@ntvmsnbc.com>
NTV-MSNBC
Güncelleme: 11:13 TSİ 07 Ağustos 2008 Perşembe
İSTANBUL - Son 6 yılda KKKA (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi) hastalığı küresel
ısınmaya ve iklim değişikliklerine bağlı olarak büyük bir artış gösterdi.
2002-2003 yıllarında vaka sayısı 133, ölüm sayısı 6 iken, 2008'in ilk
yarısında 492 kişi KKKA'ya yakalandı, 33 kişi de hayatını kaybetti.
KEN-DER kurucu üyelerinden Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi
Parazitoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zafer Karaer, kene
sorunun insan kaynaklı olduğunu söyledi. Karaer, "Doğaya müdahale
etmediğimiz sürece kenenin bizimle derdi olmaz" dedi.
Karaer, Türkiye'deki kene sorunu, veterinerlerin durumu ve derneklerinin
faaliyetleri hakkında NTVMSNBC'ye konuştu.
*SÖYLENECEK LAF MI!*
"Hektarlarca orman yanıyor. Orman Genel Müdür Yardımcımız Mustafa
Kurtulmuşlu Antalya'daki yangın hakkında, 'Bu yangının tek iyi tarafı
keneleri yok olması' diye açıklama yapıyor. Bu söylenecek laf mı! Gerek
doğaya, gerekse insanlara verdiği zararlar açısından orman yangınlarının bir
felaket olduğunu bilmemiz gerek."
*SÜREKLİLİK ÖNEMLİ*
Kene ile mücadelede sürekliliğin önemini vurgulayan Kararer, kenenin yaz
gelince gündeme geldiğini, kış gelince de unutulduğunu söyledi: "Sorunlar
geçici yöntemlerle ve birkaç kişiyle çözülemez. 36 riskli bölge var. Burada
kenelerin mevsimsel aktivitesi nedir, bilgi toplamak gerekir. Ekip gerekir."
*BİLİNÇSİZ İLAÇLAMA *
"Ankara'da hayvanat bahçesinde bez bir pankartta şöyle yazıyor: 'Hayvanat
bahçesinde periyodik olarak kenelere karşı ilaçlama yapılmaktadır.' Bu çok
yanlış. Çünkü hayvanat bahçelerinde farklı türde birçok hayvan var, egzotik
hayvanlar var. Sözü edilen ilaçlama hem bu farklı türlere, hem de insanlara
zarar verir. Bilinçsiz ilaçlamaların tabii bir de ekonomik boyutu var; çok
büyük maliyetler sözkonusu. İlaçlamanın doğru yapıbilmesi için bilim
adamlarıyla işbirliği şart."
*KENENİN BİZİMLE BİR DERDİ YOK!
*"Bence yapılması gereken piknik yerleri, tarlalar, meralar gibi kontollü
alanlarda başıboş hayvanların giriş çıkışı engellenmeli. Bu başarılırsa
keneyle sorunumuz kalmaz. Biz doğaya müdahale etmediğimiz sürece kenenin
bizimle bir derdi olmaz. Tutup da ormanın ortasına dağ evi yaparsanız kene
tabii gelir."
*BİR KENE GÖRÜLÜNCE İLAÇ BASILIYOR
*"İnsana ve doğaya daha az zarar verecek biyolojik yöntemler var ama
Türkiye'de bunlar uygulanmıyor. Kenelerin aktif olmadıkları dönemlerde, yani
yumurtladıkları zamanlarda az zararla yapılabilecek imha sistemi soruna
çözüm getirebilir. Ayrıca larva mücadelesi yapılabilir. Ama Türkiye'de
maalesef böyle kökten ve kalıcı çözümlere gidilmiyor. Bir kene görülünce
hemen ilaçlamaya gidiliyor. Bu, çok yanlış."
*VETERİNERLER BAĞIMSIZ DEĞİL
**"Bizim zamanımızda veteriner teşkilatı ayrı bir teşkilattı. Tarım
Bakanlığı'na bağlı Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü ve her ilde
teşkilatlarımız vardı. Bağımsız çalışabiliyorduk. Tarım Bakanlığı'nı
ziraatçilerle birleştirdiler. İl Tarım Genel Müdürlerinin hiçbiri veteriner
değil. Ziraatçi bilebilir mi veterinerin işini? Bilemez. İnsan haklarından
anlayamaz, hayvan haklarından anlayamaz. Siz yönetimi ziraatçiye
veriyorsunuz. Olacak şey mi? Tabii ki Kırım Kongo yayılacak. Sokaktaki
hayvanın üzerinde kene varsa, bunu başka bir yere taşıyabilir. Gittiği yerde
çok çabuk üreyip çoğalabilir. Kurban bayramında hayvan hareketi yine
çoğalacak. Sadece Kırım Kongo değil diğer hastalıklar da bir bölgeden başka
bir bölgeye yayılacak."
*
*ÖRGÜTLENME YOK
*"Direkt çözüme yönelik projeler üretilmesi lazım. Üniversitelerin,
özellikle sivil toplum örgütleri ve icra ile lokomotif olması gerektiğini
düşünüyorum. Ülkenin problemlerinin çözümünde üniversitelerden bilim
adamlarının rol alması gerekiyor. Ama maalesef Türkiye'de görülüyor ki
üniversiteler kendi kabuğuna çekilmiş. Benim esas amacım üniversiteyle icra
yetkililerinin bir araya gelmesi ve ülkenin problemlerine projeler bazında
çözümler üretilmesi. Sivil toplum örgütlerinin de bu noktada yararlı
olacağına inanıyorum. Bu sadece kırım kongoyla ilgili değil, diğer olaylarla
da ilgili. Ülkenin ihtiyaçlarına yönelik örgütlenme gerekiyor. 'Penceremde
Üniversite Gerçekleri ve Ülkem' adlı, yakında yayına girecek kitabımda da
bunlardan bahsediyorum."
http://www.ntvmsnbc.com/news/455473.asp#storyContinues