Değerli Turgay kardeşim,
Hislerime tercüman oldunuz.Sizin bütün söylediklerinize yüzde yüz katılıyorum.Birşeyleri yaşamamış olsanız bu cümleler ağzınızdan dökülmezdi.Yazdığınız her kelimenin her harfin benim için altın gibi değeri biçilemez bir değeri var.Deveye sormuşlar boynun neden eğri diye.O
--- 27/10/09 Sal tarihinde Emin Yuksel <eminyu...@yahoo.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Emin Yuksel <eminyu...@yahoo.com>
Konu: www.inkay.net Re: Turizmde Torpilli çalışanlar
Kime: "Emin YÜKSEL" <inkay@googlegroups.com>
Tarihi: 27 Ekim 2009 Salı, 9:08
Türkiye klasiğinden başka bir şey değil. Atalarımız ne demiş ağaca yaslanma çürür, adama yaslanma ölür. Torpilli arkadaşların ömrüde ağaçla adamın ömrü kadar olur, gerisi boş. Sen ekmeye devam et bir gün biçersin. Yada derisini değiştirmeyen yılan ölür.
Saygılarımla,
Emin YÜKSEL
--- On Mon, 10/26/09, turgay_g...@hotmail.com <turgay_g...@hotmail.com> wrote:
From: turgay_g...@hotmail.com <turgay_g...@hotmail.com>
Subject: www.inkay.net Turizmde Torpilli çalışanlar
To: "..:: Faik .. www.ikyworld.com" <faik2...@hotmail.com>
Date: Monday, October 26, 2009, 5:27 PM
Turizmde Torpilli çalışanlar
Çalışma hayatımızın büyük sorunlarından biriside torpilli çalışanlardır.Hani hep söylenir ya kamu kurumlarında hep birilerinin tanıdıkları çalışır diye;
Hatta bu kurumların kadroları birilerinin tanıdıklarına yer bulabilmeleri için şişirilmemiş midir ? hep.
Hatta devrin başbakanı kamunun sırtında büyük yük oluşturan bu atıl kadrolar için bit terimini kullanmamış mıdır?
Her ne hikmetse varlığı inkar edilemeyen,sandıkta acısı çıkarılacağı için kamunun sırtından ayıklanamayan bu bitler oldum olası ülkemizin gelişiminin önünde ki en büyük engeldir.Bütün iktidarlar varlığını bilirler,fakat sandık korkusu ile radikal kararlar alamazlar.
Bu atıl kadro sorunu zaman içerisinde etkisini özel sektörde de göstermeye başlamıştır.Kurumsallaşamamanın etkisi ile kanserli hücreler tüm sektörlere yayılmıştır.
Turizm sektörü de bu istiladan payını almaktadır.Sektörde ise işe yaramayan atıl kadroların hızla arttığını görüyoruz.Atıl kadroları ise bildiğiniz üzere eğitimsiz,bilgi düzeyi yetersiz,üst düzey yöneticiler aracılığı ile kendisine yer edinen,verim sağlanamayan çalışanlar oluşturmaktadır.
Sektörün içinde bulunduğu ve özellikle kış aylarında yaşadığı büyük dar boğaz ise mevcut istihdamın bu beceriksiz atıl kadroların arasına katılmasına neden olmaktadır.
Bana göre bu sorun; gelişimimizin ve kalitemizin artmasının önünde ki en büyük sorunlarından biridir.
Yukarıda da bahsettiğim gibi sektörün büyük problemi olan ve kalite kavramının önünde ki en büyük engeli teşkil eden ,mevcut istihdamın büyük kısmını oluşturan,adam olmayı beceremeyen ve adamın adamı olan kalitesiz torpillileri gündeme getirmeyi sektöre ve gençlere karşı görev biliyorum.
Turizm işletmelerimizin kalite kavramını kurumsallaşma hedefi çerçevesinde işlevsel yapılarında benimsememeleri ve bilimin önderliğinde strateji belirlememeleri,torpilli çalışanların sayısının artmasına neden oluyor.
Torpilli çalışanlar ile kalite düşüyor.Kalitesizleştiğinizde ise;yalancı,dedikoducu,arkadan konuşan,samimiyetsizliği politik olmak olarak niteleyen,kişisel gelişimi için adım atmayan,bilimi kendisine ışık tutmayan, iki yüzlü çalışanlar ile baş başa kalıyorsunuz.
İşte bu noktada adam olmanın hiçbir önemi kalmıyor Adamın adamı olmak mantığı tepeye vuruyor.
Netice olarak işlerini güçlerini bırakıp patronlarını kapıda el pençe karşılayan,işlerini yapmadıkları için değilde,el pence durmadıkları için işlerini kaybetme süreci yaşayan,mesleklerinde başarılı olmadıkları için değil de dedikodu yaparak,ayak kaydırma çabası içerisinde olmadığından işlerinden çıkarılan çalışan manzaraları ile karşı karşıya kalıyoruz.
Birde insanlarımızın yalakalığı sevmesini de eklersek Double up oluyor.
İş yaşamında adamın adamı olmak mantığında kurum kültürü yok oluyor.Prensipler ve işleyişte kurallar çiğnenebiliyor.
Örnekler ile açıklamak gerekirse;
-Ön büro bilgisi olmayan bir restaurant sorumlusu kış kadrosunda yer bulabilmek için,İnsan kaynakları müdürünün yakını olması nedeni ile Ön büroya geçirilebiliyor.
-Resepsiyonda çalışan bir şahıs patronun akrabası olduğu için mesai saatine istediği saatte gelebiliyor.Sıkıysa itiraz edin.
-Yabancı dil bilgisi olmayan bir kişi yetersizliğine rağmen müdürünüz oluveriyor.
-İşe alım süreçlerinde hiçbir kriter uygulanmıyor.
-Patron size ne bilirsen bil kardeşim,benim yakınım müdür olacak onun talimatları uygulanabilecek diyebiliyor.
-Ahmet Bey’in tanıdığı geldiği için işinizi kaybedebiliyorsunuz.
-Yalaka olmadığınız,Müdürünüzün özel işlerini yapmadığınız için muhasebeye gidip hesap kesmek zorunda kalabiliyorsunuz
Sektöre bakalım;
Bu kadar büyük bir ekonomiden büyük bir istihdam göçü söz konusu,Bu göçün nedenlerini sorgulamamız gerekiyor.
-Turizmciler niçin diğer sektörlere kayıyorlar?
-Turizm sektöründe dedikodu,yalan,hile,iki yüzlülük niçin diğer sektörlerden daha yoğun?
-İnsanlar kışın nasıl geçiniyorlar?
-İki dil bilen,iki üniversite mezunu bir Turizmci niçin hala asgari ücretle çalışıyor?
Bu noktada genelleme yapmamakla birlikte karşımıza sektörün acı gerçeği çıkıyor.Adam olmayı başarabilmek yada adamın adamı olabilmek;
Adam olmayı başarabildiğinizde istediğiniz mevkilere gelmekte sıkıntı yaşıyor,aldığınız eğitim,sahip olduğunuz bilgi birilerinin ayak oyunlarına kurban edilebiliyor.Dedikodudan ,yalandan uzak durmanıza rağmen insanlara malzeme konusu olabiliyorsunuz.Önünüze konan kalite hedefleri önünde ki engeller artıyor.
Adamın adamı olabildiğinizde ise;Birilerine sırtınızı dayıyor.Kişiliğinizden ödünler veriyor,o kişi ile yürüyor,yükseliyorsunuz.
Kaliteyi hedeflemeyen ve büyük kısmı torpillilerden oluşan işgücünün mevcut olduğu konaklama işletmelerinde disiplin yok oluyor.
Basit örnekler ile ifade etmek gerekirse;
-Yemeklerden şikayet eden bir misafire ‘’sanki kendi evinde bu yemekleri görüyor’’ yakıştırması yapılabiliyor.
-Odasından şikayet eden misafire ‘’beğenmiyorsan git demek’’ sıradanlaşıyor.Bu davranışı sergileyen İşgören Müdüründen aldığı güçle müdürüne ‘’Misafir zaten kafadan hastaydı.Kaprisliydi.‘’gibi bir açıklama yapabiliyor.
Kısacası Torpilli çalışanlar ile iş yaşamında kalite düşüyor.Torpili ve yöneticiye yakınlığı güç olarak gören çalışan daha rahat tavırlar sergileyerek işletmeyi uzun vadede büyük zararlara uğratabiliyor.
İçinde bulunduğumuz konjüktürde Konaklama işletmelerimizin ülkemizde bir çok işletmeden daha önemli bir mevkide bulundukları inkar edilemez bir gerçektir.Siz Ülke olarak dışarıda ne kadar çok tanıtım yaparsanız yapın,tanıtımınızın gerçek ve en önemli kısmı otellerinizde verdiğiniz hizmet ve kalitedir.Yani gerçek tanıtımı otellerinizde verdiğiniz hizmet ile yapmaktasınız.
Bu nedenle Otellerimiz Torpil mantığından uzaklaşmalı,işinin ehli profesyonelleri işin başına getirmelidir.Bu noktada POYD’u adres olarak gösterebilirim.
Ne kadar acıdır ki sektör bir işe girebilmek için adam arayan,torpil arayan işgörenler ile dolu.İşte bu tablo gençleri sektörden uzaklaştırıyor.Sektör bindiği dalı kesmeye devam ediyor,Sektörün işgücü kaynağı olan istihdam atıllaşıyor ve istihdam göçü yaşanıyor.Ülkemiz kaybediyor.
Sevgiyle kalın,
Turgay GENÇ
Windows Live Hotmail: Arkadaşlarınız Facebook'taki güncellemelerinizi doğrudan Hotmail®'den görür.
___________________________________________________________________
Yahoo! Türkiye açıldı! http://yahoo.com.tr
İnternet üzerindeki en iyi içeriği Yahoo! Türkiye sizlere sunuyor!