Google Gruplar Giriş
Yardım | Oturum açın
Cemaleddin Uşşaki iletisi
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Gönderdiğiniz ileti yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenir
hamza  
Profili göster
 Diğer seçenekler 11 Haziran 2006, 21:03
Kimden: "hamza" <alper_ha...@hotmail.com>
Tarih: Sun, 11 Jun 2006 11:03:49 -0700
Yerel: Pazar 11 Haziran 2006 21:03
Konu: Cemaleddin Uşşaki
CEMALEDDİN UŞŞAKİ
Anadolu'da yetişen büyük velîlerden. İsmi Muhammed olup, künyesi
Ebû Nizâmeddîn'dir. Uşşâkî Seyyid Muhammed Efendi diye de
bilinir. Doğum târihi belli değildir. Edirne'de doğdu. Halvetiyye
yolu büyüklerinden olup, Uşşâkîlik tarîkatında pîr-i sânî
sayılır. 1751 (H. 1164) senesinde İstanbul'da vefât etti.
Eğrikapı'da bulunan dergâhının avlusuna defnedildi.

Cemâleddîn-i Uşşâkî, ilim ve edebi ilk olarak Edirne'de medfûn
bulunan Hamdi Bağdâdî'den öğrendi. Hamdi Bağdâdî'nin
vefâtından sonra Sezâî ismindeki mânevî ilimlere sâhib olan
zâta talebe oldu. Çok yüksek mânevî mertebelere kavuştu. Şeyh
Sezâî'de bulunan mânevî sırları elde etti. İlk hocası Hamdi
Bağdâdî'nin vefâtlarından on dokuz, Şeyh Sezâi'nin vefâtından
dört sene sonra, mânevî bir işâretle, 1742 (H.1155) senesinde
İstanbul'a gitti. Eğrikapı dışındaki Savaklar mevkıinde bulunan
Hırâmî Ahmed Paşa Dergâhına, vefât eden Muhammed Efendinin
yerine tâyin edildi. Cemâleddîn Uşşâkî, vefâtına kadar bu
dergâhta isteyen herkese ilim ve tasavvuf yolunun edebini öğretti.
Zamânında kaybolmaya yüz tutan Uşşâkiyye tarîkatını ihyâ
ederek, bu yolda çok talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği talebelerin en
büyüğü Selâhaddîn-i Uşşâkî'dir.

Vefâtından sonra, türbesinin yanında bulunan mescid ve iki katlı
ev, bir gece çıkan yangında yandı. Bu yangın sırasında türbenin
çatısı da yandı. Çatıdaki tahtaların korları parçalar hâlinde
kabrinin etrâfına düştü. Hikmet-i ilâhî o kor parçalarından
bir tânesi kabrinin üzerine düşmedi. Sandukanın üzerinde bulunan
örtüye ve baş tarafındaki beyaz sarığa hiç bir şey olmadı.
Hattâ beyaz sarığın dumandan ve isten rengi bile değişmedi.
Vefâtından sonraki bu kerâmetini gören birçok gayr-i müslim
îmân ederken, onu anlayamayanlar da bu hâdiseden ibret alıp
tövbekâr oldular.


    Yazarı yanıtla    İlet  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında takma adınızı güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.

Grup oluştur - Google Gruplar - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik İlkesi
©2008 Google