Web Görseller Haberler Gruplar Bloglar Çeviri Gmail diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Modern dünyada kadın / Murat Kirişci
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
islambilinci@gmail.com  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 1 Ocak, 14:37
Kimden: "islambili...@gmail.com" <islambili...@gmail.com>
Tarih: Thu, 1 Jan 2009 04:37:47 -0800 (PST)
Yerel: Perş 1 Ocak 2009 14:37
Konu: Modern dünyada kadın / Murat Kirişci
Modern dünyada kadın / Murat Kirişci

İnsanlık tarihi boyunca sürekli savaşlar, işgaller, talanlar, zulümler
oldu, tiranlar, zorbalar geldi geçti. Devletler yıkıldı, devletler
kuruldu. Medeniyetler ve hatta imparatorluklar hüküm sürdü. Hayat çoğu
zaman bir karmaşa bir kaos içerisinde değişik birlikteliklerle sürdü
gitti. Ama yine bu insanlık tarihi içerisinde kadın konusu gündemden
hiç düşmedi. Tartışıldı, konuşuldu, hakları kısıtlandı veya
genişletildi; namus, edeb, onur, izzet merkezi oldu kadın. Bazen
Allah'ın ona verdiği haklara sahip oldu bazen tümüyle ezildi. Ama
gerçek şu ki hayatın merkezi olan insan konumunda olması gereken
kadın; daima nesne olarak görüldü. Ya sermayeye ya zorbalara ya da
fuhuş sektörüne malzeme ve gündem oldu.

İslam tarihi boyunca, Allah'ın kadını da erkek gibi kul olma
sorumluluğuyla yaratıldığı genelde atlandı. Peygamberin eşleriyle olan
ilişkileri hep mitolojik ve olması mümkün değilmiş gibi masalsı bir
şekilde anlatıldı, ama O'nun uygulamaları hiç dikkate alınmadı. Sanki
o davranışlar sadece peygambere özgü imiş gibi düşünülerek erkek hakim
bir dünyada yaşadı Müslümanlar. Hatta kadını şeytan olarak bile
tanımlamaktan ve bu tanımlamalarına haklılık delili olması için
peygamberin ağzından yalan uydurmaktan bile çekinmediler. İslam harici
gelen bilgilerdeki kadınla ilgili ne kadar olumsuzluk varsa bunu
uygulamakta birbirleriyle yarıştılar.

Günümüze gelindiğinde ise, teknolojik gelişmeler, bilginin akış
hızının artması, televizyon, bilgisayar gibi bir tuşla ulaşılabilecek
aletlerle dünyaya açıldık. Kadını kapital oligarşinin bir metası
sayan, cinselliğini kullanarak kadını nesneleştiren bir hayatı
yaşamaya başladık. İlk zamanlar bunlar bize tuhaf gelirken, bugün
normalleşmesine engel olamadık. Kur'an'i bir eğitim ve peygamberi bir
yaşamı kendimize ve çocuklarımıza anlatamaz hale düştük. Türlü
sapkınlıkları postmodern/nihilist bir mantıkla kabullendik ve "o
kişinin kendi cinsel tercihidir, bizi ilgilendirmez" gibi İslam'ın
değerleriyle örtüşmeyecek bir rahatlığa erdik. Lutilikten, evlilik
dışı ilişkilerden rahatsız olmamaya başladık. Çıplaklığı
normalleştirdik ve tesettür anlayışımızı bu çıplaklıkla yeniden
belirledik. "Öteki" olma korkumuz o kadar arttı ki bizden sizdeniz
diyebilmek için Müslüman kadınları onların sermayelerinin, kapitalist
düşüncelerinin önüne attık. Sonra Müslüman erkek de Müslüman kadın da
kendisini tanımlarken kimliğinden, giyiminden utanır hale geldi. Önce
erkekler sonra da kadınların giyim şekilleri değişti. Müslüman
kadınlar toplumdaki kişilikleriyle değil dişilikleriyle ortada olmaya
başladılar. Şimdi ise bu durum gerçekten kronik bir hal almış ve
içinden çıkılması zor bir duruma dönüşmüştür. Ya dört duvar arasına
sıkışmış ve ikinci sınıf vatandaş olmuş ya da dışarılarda özgürlük
adına fıtrat bozucularının malzemesi olmuştur kadın.

Geçmişte İslam dünyasında kadına özellikle yaratılışıyla ilgili
atfedilen aşağılanmalar ve uydurma hadisler ile kadın ikinci sınıf bir
hüviyet kazanmış ve kimlik erozyonuna uğramıştı. Oysa Allah
yaratılıştan kadına böyle kötü özellikler vermiş olsaydı, o halde
Allah suçlu olurdu ki haşa bu mümkün değildir. Hrsityanlıktan bulaşmış
olan, kadının "dışarıdan" olma özelliği mantığı ise (erkeğin eğe
kemiğinden yaratılması gibi) Kur'an'da bir çok ayetle çelişmekte ve bu
çelişkileri peygamberin ağzına layık görmektedir gelenekteki din. Yine
batı uygarlığının bir üretimi olan; kadın insan değildir, ruhu yoktur,
günahın-kötülüğün kaynağıdır gibi bir çok düşünce İslam toplumlarında
Kur'an'a ve Peygambere rağmen yer bulmuş ve uzun müddetler
kullanılagelmişti. Bunun sebebi, Kur'an'ı bilmeyen Peygamberi
tanımayan Müslümanlardır.

Modern dönemde yukarıda anlatılan bir çok durum söz konusu değildir
ama, yine kadın merkeze alınarak türlü kötülük uygulanmakta ve kadın
üzerinden politikalar üretilmektedir. Özgürlük ve eşitlik
kavramlarıyla kadınlara yüklenemeyecekleri yükler yüklenmektedir.
Kadının Kur'an'da insan olarak tanımlanması, sorumluklarının erkekten
farklı olmaması Allah'a hesap verme noktasında bir eşitliktir ama
bunun dışında kadın ve erkekte geçerli olması gereken cari hukuk
adalet ve hayat paylaşımıdır. Eşitlik ve özgürlük gibi görece
kavramların arkasından kadını cinsel bir meta haline getirmek anlamsız
ve fıtrata terstir. Özellikle modern dönemde kadının cinselliği
insanlığının önüne geçmiş ve satılan alınan bir mal haline
dönüştürülmeye çalışılmıştır. Allah'ın insana verdiği izzeti kadına
çok görmüştür modern insan.

Yaratılış itibarıyla kadın ve erkekte bir problem yoktur. Allah erkek
ve kadını birbirine sükunet vermesi için hayatın birer parçası
yapmıştır. Bununla birlikte insan için haksızlığın ve zulmün kaynağı
olmuştur bu cinsiyet farkı. Oysa görülen bir gerçek vardır ki ortadaki
bu haksızlığın ve zulmün müsebbibi ne yalnız başına erkek ne yalnız
başına kadındır. Ama biyolojik, fizyolojik ve ekonomik nedenlerle
erkek hep kendini güç sembolü olarak görmüş ve kadını egemenliği
altında tutmuştur. Böylece erkek hep verici kadın ise hep alıcı olmuş
ve kadının toplumda çizilen rolü bir asalağı tanımlar hale gelmiştir.
Kadına fırsat tanınamadığı için, hep daha cahil, daha yoksul, daha
başarısız, daha yeteneksiz, daha muhtaç gibi sıfatlar takılmıştır.
Öyle ki temelde insan olan erkek ve kadın adeta iki ayrı varlık
olagelmiştir. Yani artık dünyada insan yoktur; kadın vardır, erkek
vardır.

O halde şunun sorulması gerekmektedir: Varoluşumuz nasıldır? İnsani
varoluş mu, cinsiyete dayalı varoluş mu? Bizim insani sorumluluğumuz
mu var cinsiyet sorumluğumuz mu? Haklarımızı belirleyen insanlığımız
mı, cinsiyetimiz mi? Cinsiyetlerimiz kimliklerimiz mi yoksa Allah'ın
bizi tanımladığı tamamlayıcılıklarımız mı? Bu sorulara vereceğimiz
cevaplar bizim düşünce dünyamızın yansımalarıdır ve düşünce dünyamız
değişmedikçe de kadın hakkındaki davranışlarımız değişmeyecektir.
Bugün modern toplumda kadın ve erkeğin eşitlenerek aynileşmesi
istenmektedir. Bu isteğin altında şu düşünce yatmaktadır: Erkeklerin
hakim olduğu bir toplumda kadını, toplumsallaştırmak adına erkeğin
zevk ve eğlence aracı haline getirmektir. Aynı zamanda kapitalist
oligarşinin beklentilerinin cevap verecek ucuz iş gücü, bir nevi
hizmetçi olmaktan başka bir şey değildir. Yani kadın kendisi olmak
yerine yukarıda ifade edildiği gibi başkalarının tanımladığı birisi
olmaktan öteye geçemeyecektir. Ne adına? Özgürlük ve eşitlik adına.

Tıpkı batılıların kadın kimliği üzerindeki tanımlamaları gibi Müslüman
kadınlarda modern zamanlarda bu tanımlamaları kabullenmektedir.
Batılıların kadın kimliği nasıl bedeniyle ve cinselliği ile
oluşturulmaktaysa Müslüman kadının kimliğinde de bu öğeler öne
çıkmakta ve İslam'ın izzet ve şerefini taşıyan bir giyimi kenara
itmektedir. Yani kadına batının tanımladığı hak ve özgürlükler sadece
köle olabilme hak ve özgürlüğüdür. Hem de Müslümanların zihniyetlerini
iğdiş ederek gönüllü olan bir kölelik.

Modern dönemlerdeki bu gönüllü kadın köleliği sayesinde, kadına
erkekten iki kat yük yüklenmektedir. Gündüz erkekler gibi çalışan
akşamları ise ev işleri, çocuk ve diğer bir çok göreve koşuşturan
kadın erkeğe göre çok daha fazla yıpranmaktadır. Erkeğe bir kadına iki
iş; işte kadın hak ve özgürlüğü.

Yine bu hak ve özgürlük bağlamında kadına yüklenen bir düşünce de
"ekonomik özgürlük" anlayışıdır. Bu anlayışa göre kadın erkeğe mahkum
olmadan yaşayabilmek ve erkeğin baskı ve sıkıntısını çekmemek için
ayaklarının üstünde duracak ve böylece aile parçalanacaktır. Hem emek
hem beden hem düşünce sömürgesidir bu.

Yani modernizm kadına ne hak tanırsa tanısın bu hakların tümü
erkeklere yarayacak ya da bu haklar uygulanamayacaktır. Dolayısıyla
kadın hayattan yine mahrum kalacaktır.   Bu mahrumiyet kendini hem din
hem de toplumsal görevler konusunda yeterince geliştiremeyecek,
gelecek nesilleri yetiştirirken bu eksiklikle yetiştirecektir.

Kur'an'ın bize bildirdiği kadın ve erkek ise, birbirini tamamlayan,
birbirine dost ve yardımcı olan ve birbirine muhtaç yaratılmış
olandır. Kur'an'a göre toplumsal çatışma olmadığından kadının ve
erkeğin görev ve sorumlulukları bellidir ve bunlar yapıldığında
Allah'ın razı olması da sağlanır. Kur'an'a göre insan bireyselleşmez,
farklılaşmaya çalışmaz, cinsiyet ayrımcılığı ve bedenin meta olarak
kullanılmasına izin vermez ve cinsiyetler arasında çatışmayı önermez.
Dünyayı erkekleştirip erkeği egemen kılmaz, kadını kendi hakları
peşinde koşan bir virane yapmaz. Aile ilişkilerini önemser, duyguları
paylaşmayı gösterir, insan ilişkilerinin sıcaklığını ve güzelliğini
ifade eder.

Şimdi sorarlım kendimize ey Müslüman erkek ve Müslüman kadınlar; bu
kadar mükemmel bir anlayış ve hayata rağmen özgürlük ve eşitlik için
bu kadar çaba niye? Neden bu kadar bireyselleşmek isteğindeyiz? Neden
Allah'ın bize verdiği hakları unutmuş modernizmin ifade ettiği
hakların peşinde koşarız? Neden Allah'ın cennetine talip olmak yerine
dünyada bu fıtrat bozucuların cennetine talip oluruz?


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google