Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Kuran'ın Korunmuşluğu
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
islambilinci@gmail.com  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 14 Ekim 2008, 22:54
Kimden: "islambili...@gmail.com" <islambili...@gmail.com>
Tarih: Tue, 14 Oct 2008 12:54:52 -0700 (PDT)
Yerel: Salı 14 Ekim 2008 22:54
Konu: Kuran'ın Korunmuşluğu
Kuran'ın korunmuşluğunu özet olarak açıklayan bir yazı.

Kur an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.
(15/Hicr suresi 9. ayet)

Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak
bize aittir. O halde, biz onu okuduğumuz zaman, sen onun okunuşunu
takip et. Sonra şüphen olmasın ki, onu açıklamak da bize aittir. (75/
Kıyamet suresi 17-19. ayetler)

1. Giriş:

İman esaslarında yer alan 'Kitaplara iman' konusunun en önemli
noktalarından biri de o Kitabın ilahi koruma altında olup olmadığı
konusudur. Son indirilen vahiy olan Kur'an'ın ilahi bir koruma altında
olduğunu yine Kur'an'ın kendisinden öğreniyoruz. Nitekim de akli
olarak da böyle olması gerekirdi, zira son Kitap şayet değiştirilseydi
o zaman bir daha kitap gönderilmeyeceği için kıyamete kadar bütün
insanlar hidayetten yoksun rehbersiz bırakılmış olurlardı. Bu ise
ilahi rahmet ve hikmetle bağdaşmadığından Son Vahyin Allah tarafından
koruma altına alınması aklen zaruridir. Kur'an söz götürmez bir tarihi
vesikadır.

2. Kuran korunmuştur:
Yukarıdaki ayet Kur'an'ın hiç bir zaman bozulmayacağı ve her zaman
bütün keyfi ilavelerden, çıkarmalardan ve lafzi/kelime
değişikliklerden uzak kalacağı şeklindeki ilahi vaaddir.

Önceden haber verilmiş olan bu olgu Kur'an'ın asırlardan beri her
türlü tahrifattan uzak kalmış olması gerçeğiyle doğrulanmıştır. Hangi
türden olursa olsun bu kadar uzun bir süre benzer biçimde korunan
başka bir kitap örneği yoktur.

Kendilerine Kitap geldiğinde onu inkâr edenler (şüphesiz bunun
sonucuna katlanacaklardır). Halbuki o, eşsiz bir kitaptır. Ona önünden
de ardından da bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah'tan
indirilmiştir. (41/Fussilet suresi 41-42. ayetler)

Yani ilahi kelam, ne ekleme veya çıkarma yoluyla değiştirilemez.
Sağdan soldan batıl ona yaklaşamaz. Örnek olarak herhangi bazı
ayetlerin ona ilave edildiği iddiası da o ayetlerin/batılın ona
yanaşması anlamına gelir ki, bu ayetlerin açık hükümlerine göre mümkün
değildir.

Kur'an'ın korunmuşluğu basit bir inanç meselesi değil. Bu konuda

Allah'ın sözleri kanıttır/ilimdir. İnanç dediğiniz olayın(islam
akidesi/inancı için söylüyoruz) bir ilim olduğunu unutmamak lazım.
Tarih kanıttır.
3. Allah'ın sözleri kanıttır:

Yukarıdaki ayetlere iman eden bir insanın, hiç bir elin Kur'an'ı
değiştirmeye veya bozmaya, ona ekleme veya çıkarma yapmaya güç
yetiremeyeceğinden emin olmuş demektir. Zira Allah söylüyor bunu.
Dolayısıyla Allah'ın 2,20,200 sözün Kitabına eklenmesine MÜDAHALE
ETMİYECEĞİNİ düşünmek saçma olur.

(O), göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyi dilediğinde ona
sadece "Ol!" der, o da hemen oluverir. (2/Bakara suresi 117. ayet)

Biz, bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, ona (söyleyecek) sözümüz
sadece "Ol" dememizdir. Hemen oluverir. (16/Nahl suresi 40. ayet)

4. Tarih kanıttır:
Allah tarihe müdahele eden bir ilahtır. (örn.. kavimlerin helaki)

Kitabını korumak da yine onun kendi üzerine aldığı bir iş ve bu ESBABI
HIFZ(SEBEPLERİN KORUNMASI) şeklinde gerçekleşmiştir.

Allah'ın gözetimi altında ayetler peygamber tarafından yazılıyordu.
Sana (Kur an'ı) okutacağız; sen hiç unutmayacaksın. (87/A'la suresi 6.
ayet)
Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. Sana O'nun vahyi tamamlanmazdan
önce Kur'an'ı (okumakta) acele etme ve "Rabbim, benim ilmimi artır"
de. (20/Taha suresi 114. ayet)
Peygamber son derece bir titizlikle korumaya çalışmış,
ayetleri vahiy katiplerine yazdırmış, onlara okutturarak yazımı
kontrol etmiştir.
Kur'an'a karışmasın diye kendi sözlerini (hadislerini) yazdırmamış.
4 halife ve sahabeler aynı hassasiyeti gösterip hadisleri Kur'an'la
karışmasın diye yazdırmamışlardır.
Sahabeler Kur'an konusunda eksiksiz bir imana sahiptiler, Kur'an için
canlarını ortaya koymuşlardı. Kur'an'a içtenlikle bağlılık noktasında
aralarında en ufak bir farklılık yoktu. Bu denli Kur'an'ı kutsayan
müslümanların, (Kur'ân'ı değiştirme) gibi korkunç bir iman boşluğunu
ifade eden bir davranışa yeltenebileceklerini, buna cesaret
edebileceklerini düşünemeyiz.
Allah'ın ayetlerini değiştirenlerle ilgili olsun, Allah'a yalan iftira
uyduranlarla ilgili olsun Kur'an'daki UYARILARI onlar da
biliyorlardı.
Peygamberin vefatından sonra çoğaltılan Kur'an nüshalarını bütün
sahabe kontrol edebiliyordu. Yazılı metinlerin, kendi ezberlerindeki
ayetlerle olsun şahsi olarak yazdıkları ayetlerle olsun, çeliştiğine
ilişkin herhangi bir rivayet yok. Olsaydı peygamberin sözlerini en
ince ayrıntısına kadar içeren hadis kitaplarında olurdu.
Bu konuda tarihte birbirleriyle savaşmış Emeviler ve şiiler arasında
da ihtilaf yoktur. Hz. Ali mevcut Kur'an'a kesinlikle itiraz
etmemişti, değiştirildiğini veya bazı ayetlerin yazılmadığını iddia
etmemişti. Halbuki kendisi Halife(Devlet başkanı) olduğunda böyle bir
değiştirme yapılmış olsaydı, onu düzeltirdi.
Bütün bu tedbirler ilahi bir gözetim altında oldu.
Yine Allah'ın gözetimi altında Kur'an çoğaltıldı, bugüne kadar da hiç
değiştirilmeden, ilave ve çıkarma yapılmadan, bir kelimesine dahi
dokunulamadan gelmiştir.
Dünyanın dört bir yanında hiçbir Kur'an nüshası birbirinden farklı
değildir. Bunun tahkikini batılı araştırmacılar/oryantalistler dahi
yapmışlardır (kusur aramaya o kadar iştahlı olmalarına rağmen) bu
tarihi gerçeği İTİRAFTAN öte bir şey söyleyememişlerdir.
Örnek: 2. Dünya savaşı sırasında Almanyalı bir araştırma gurubu
dünyanın dört bir yanından 40000 tane Kur'an nüshasını toplayıp
aralarında farklıkların olup olmadığını araştırmışlar ve hiç bir
farklılığın olmadığını tesbit etmişlerdir. (Kaynak: Prof. Muhammed
Hamidullah, Kur'an Kerim Tarihi)

Şema:

İlahi koruma:
->Esbabı Hıfz(Sebeplerin korunması)

-->Ezber(Kur'an yüzlerce insan tarafından ezberlendi)

-->Yazı (Kur'an yazıldı)
-->Yazılanlar karşılaştırılarak kontrol edildi (hem bizzat peygamber
tarafından, hem de onun vefatından sonra sahabenin ileri gelenleri
tarafından oluşturulan ilmi heyetlerle)

-->Kur'an çoğaltılıp ülkenin diğer başkentlerine gönderildi

- Kur'an'ın üzerinden ne kadar uzun bir zamanın geçtiğini düşünün; tam
1400 sene, devletler gelmiş, imparatorluklar yıkılmış, yüzlerce mezhep
türemiş, hepsi de Kur'an'ı okumuş, ellerinde tutmuş, bir sürü uydurma
inançlar üretmişler, binlerce hadis uydurulmuş, fakat Kur'an'a
ilişememişler, değiştirememişler, buna cüret edememişler, yani
anlamından tanıyabileceğimiz sapık inançları Kur'an'a sokamamışlardır.

- İncilin daha üzerinden 100 sene geçmeden yüzlerce farklı
metinlerinin ortaya çıktığını hatırlayınız. İznik konsilinde bu
inciller dörde indiriliyor. Bu 4 İncil arasında da bir sürü çelişkiler
mevcut.

- Unutulmaması gereken şiilerle sünniler arasında birçok konuda derin
ihtilaflar olmuş, buna rağmen Kur'an'ın korunmuşluğu konusunda ittifak
etmişlerdir. Meydanlarda birbirlerine kılıç çeken yüzlerce mezhep
mensubu müslümanlar Kur'an(ın korunmuşluğu/orijinalliği) üzerinde
ittifak etmişlerdir.

- Kur'an hakkında oryantalistlerin şehadeti:
'Herşey, Osman Kur'an'ının eksiksiz ve doğru olduğunu göstermektedir.
Bu imtiyazları dolayısıyle 'Osman metni' İslam topluluğunda çabucak ve
kolayca kabul edilmiştir... Tek tek vahiylerin, Peygamber'in bıraktığı
veya yazdırdığı şekilde kağıda geçirildiğinden emin
olabiliriz.' (Kaynak: Kur'an Tarihi, Th. NöldekE, Fr. Schwallz,
Düzenleyen: Muammer Sencer, İlke Yayınları, s. 111, 141)

Sonuç:

Dünya tarihinde Kur'an kadar üzerinde titrenmiş ve korunmuş ikinci bir
kitap olmamıştır.

Bütün bunlarda Allah'ın elini görmemek mümkün mü? Hangi kitabta böyle
bir özellik var ?

Kur'an'ın korunmuşluğu tarihi apaçık bir hakikat olarak karşımızda
durmaktadır.

Oryantalistler dahi aksini ispatlayamamışlardır.

ASIRLARDIR VE BUGÜN DE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA MİLYONLARCA KURAN
NÜSHASI arasında hiç bir aykırılık yoktur, tesbit edilememiştir.

Hangi dinin kitabı bu kadar korunmuşluk görmüş? Peygamber adına
milyonlarca hadis uydurulabilmişken bir tane ayet uydurulabilmiş midir
veya uydurulduğu kanıtlanabilmiş midir?

- İnce ilmi araştırmanın gerçekleştirdiği mantık bu merkezdedir.
Kur'an'a ilave yapıldığı iddiası, tarih ile mantığın hiç bir biçimde
kabul etmeyeceği bir hezeyandan başka bir şey değildir.

- Aslı olmayan düşüncelere ilim kılığı da vermek mümkün. Fakat bu da
hakikati değiştirmez.

Ömer Karaaslan
http://www.islamibilinc.com


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google