Kerbela, Gazze ve alınlardaki kara leke / Muhammed Can
Filistin'de 60 yıl, tam 60 yıl. Söylem ve yazımı kolay, ancak
düşünülmesi dahi tüyler ürperten, ürpertinin de ötesinde düşünen
kişioğlu için utanç kaynağı olan bir zaman dilimi.
Siyonistlerce kutsallar çiğnensin, mahremlere namahrem eller uzansın,
Mabedler yıklısın, zulm, işkence, ölüm, katliam, kan, gözyaşı filistin
halkının maddi ve manevi mirasıymış gibi normal karşılansın. Kınasın
dünya halkları, insanhakları adına bildiriler yayınlansın, İslam
dünyasının kahırekseri de Siyonisterin yaptıklarına sadece insanlık
ayıbı olarak sözde kınama ve protestolar yayınlasın. Öyle mi?
Hani kardeşimin ayağına batacaksa diken, önce gözüme batmalıydı?
Hani öleceksek bereber ölecektik ve gülünecekse beraber gülecektik?
Hani bir ekmeği beraber bölecektik, bölünecekse?
Hani ''mazlumun dini sorulmaz'' vicdani ve insani ilkemizdi?
Hani zulüm ve haksızlık kimden gelirse gelsin asla boyun eğmeyecektik?
Hani katillerin de sözde barış dediği savaş senaryolarını ezilmişler
adına beraber yıkacak, birlikte omuz omuza direnecek, insanlık suçu
işleyenlere karşı değerlerimizi savunup öylece toprağa düşecektik,
gerektiğinde?
Hani vahşetlere göz yuman silik şahsiyetli sözde liderlere karşı
beraber duracak, onlara karşı kıyam edecek, onurlu duruşumuzu hep
birlikte sergileyecek ve meydanları onlara bırakmayacaktık?
Hani bizim için iftihardı ŞEHADET! Sloganlarımız ''Ya Zafer, ya
Şehadet''ti?
Hani...
İtiraf edelimki; yazıp saydıklarımızı Filistinliler birer birer yaşadı
ve yaşattı. Biz ümmet veya toplum olarak ulaşamadık, yaşayamadık,
yaşatamadık, başaramadık. Başaramıyoruz.
Neden ''sivil toplum Kurumları'' sadece sokaklarda eli kanlı, katil
Siyonist rejimin kınanmasını ve bu canilerin aleyhinde
yayınlanladıları bildirilerle yetiniyor? Neden STK'nın en kaçınılmaz
sorumluluklarından olan Filistini kuşatan ablukayı kaldırmanın metod
ve stratejilerini geliştirmiyor? Neden bu konuda sınırlar ötesi
üretilerle görevlerini yerine getirme algılısı gelişmiyor?
Neden Müslümanlar ve özellikle Arap ülkeleri kınamaktan öte bir şey
yapmıyor, yapamıyor?
Neden müslümanlar ve arap liderleri daha kesin, daha keskin ve kalıcı
çözümler bulmak istemiyorlar?
Neden Arap kabile iktidarları özellikle Hizbullah, Hamas ve diğer
direniş örgütlerin zaferlerini kendilerine indirlimiş bir darbe
olarak algılıyorlar?
Ve dahası neden...? Nedenler uzayıp gider.
Bir yanda Gazzede ölen herbir canın, herbir çocuğun, herbir anne ve
suçsuz insanın ardından bakan zavallı ve bir o kadar da çaresiz
milyon, milyar gözler.
Öte tarafta Filistinli savunmasız kadınların, masum çocukların,
kundaktaki bebeklerden akan kanın bedeli petrole yansıması olarak
değerlendirilsin ve adı ekonomik çıkarlar konulsun. Kumar kahramanı
liderler, gecelik Montekarlo sermayesine dönüştürsün ekonomik
çıkarları! Petrol fiyatlarının yükselişi Filistinli masumların kanı
ile belirlene dursun. Ortadoğu ziyaretleri ve sözde barış görüşmeleri
süreci başatılsın ucuz kahramanlılar adına!
Mısır, Suudi Arabistan sair yerlere diplomasi adına mekik dokunsun
ucuz ve sahte kahramanlar.
Birinci ve ikinci kıbleler özgürlüğü beklerken dolar, kadın ve
makamlar yeni kıblelere dönüşsün çağdaşlık adına. Siyonizme destek
veren potansiyel suçlu diplomatlar Batı dünyasında aransın!
Yardakçıları görmezlikten gelinsin. Zulmedenler sadece Siyonistler
olarak belirlensin, islam dünyasındaki yerli işbirlikçileri teşhir
edilmesin!
Ey Aziz Peygamberin ümmeti! Ne oldu, nasıl oldu da yıldırımlar yaratan
bir ırkın ahvadı olduğunu terennün ederken bu denli silik bir tabloya
dönüştün?
Sen; dünün Kerbelası ve bugünün Gazzesi. Seninle anlımıza sürdüğümüz
kanı ve kara lekeyi silecek hangi tavrımız var söyler misin?
Hür olmak çok ama gerçekten çok zormuş. Şu halde Yezitten ve
Yezitlerden ve yezidi zihniyetlerden beri olduğumuzu nasıl
ıspatlacağız, sorusunun altında ezilip öylece kadavra olmak ve adını
yaşam koymak, anlımızdaki kanlı-kara leke utancı olarak yer etmez
mi?
Abbaslar, Hüsnüler, Krallar, onların yandaş ve yardakçıları, zulüm
emziren çağın Firavuni çocukları, Filistine, Gazzeye ve ümmete gölgeyi
ihsan ve mihnet olarak sunması, bizim hangi safhada olduğumuzu
göstermez mi?