| |
***İslami Bilinç*** |
Hurafe, İstidrac, Keramet ve Mucize (Mucizeleştirmeler I)
Hurafeler, gerçek olmadığı bilindiği hâlde, harikuladelik üzerine
Çoğu zaman çağdaşlıkla hurafenin bir arada barınamayacağı zannedilir.
Toplumların hurafe menfezlerinden birisi cehalet ise de kuşkusuz
Kur'ân-ı Kerîm, her türlü inanç ve eylemin "ayet" ve "beyyine" üzerine
Peki, o hâlde; peygamberliğin ispatı için "mucize" yi şart koşup da,
Bugün pek yaygın olan istidrac ve keramet kabulü yanında, Hz.
Çünkü geriye doğru inildikçe mucize sayılan olayların sayısı ciddi
Çünkü harikulade olay anlamındaki mucize kelimesinin İslamî edebiyatta
Dolayısıyla Hz. Peygambere ve hatta sahabeye isnat edilen hadislerde
Kur`ân-ı Kerim'in ise, "mucize" sözcüğünü hiç kullanmaması yanında,
Yani bu yüce kitap, ilahi yaratış ile ilahi kelamı birbirinden
Bu sözcüklerin hiç birisinin, sebeplere dayanmadan meydana gelmiş bir
oturtularak dinileştirilen, bazen de dinin yerine ikame edilen aşırı
inanç ve anlatımlardır.
Oysa çağdaşlık hurafeyle doğru orantılıdır. İlkinin gelişme zamanı
olan iletişim, ikincisinin çoğalma mevsimidir. Çünkü hurafeler, ancak
"reklam"la büyütülebilecek yakıştırmalardır.
bundan daha önemlisi, insanın sevmediğini inkâr etme, sevdiğini ise
mucizeleştirme tabiatıdır.
oturmasını ister ve bu nedenle hakla bağını koparan her türlü hurafeye
savaş ilan eder.
ardından, mahiyet olarak ondan hiç de farkı bulunmayan "keramet" ve
"istidrac"ın hak olduğunu kabul etmek, Kur'ânî çizginin neresinde
kalır? Bir yandan enbiyanın diğerlerinden farkı ispat etmeye
çalışılırken, öte yandan enbiya evliyayla, evliya da eşkıya ile
eşitlenmiş olmaz mı?
Peygamberin yüzlerce mucize göstermiş olduğunu anlatan dini eserler
vardır. Ancak, meseleye kronolojik olarak bakıldığında, bu hususta
izahı zor bir husus açığa çıkar.
ölçüde azalmaktadır. Bundan daha düşündürücü olanı ise, "mucize"
kavramının Hicrî IV. asırda "ayet" kelimesiyle değişmesidir.
ilk kullanılışı bu tarihlerde başlamıştır. Mucize sözcüğünü ilk
kullananlardan birisi, harikuladeyi, peygamberlerin doğruluğunu
bilmenin ilk şartı gören Ebu'l-Hasen el-Eşarî'dir.
"mucize" aramak boş bir çaba olacaktır. Harikuladelik bildiren
haberler ise, erken dönemde derlenen hadislerde sadece birkaç tanedir.
Siyer arka planına inilince bunların da harikuladelik içeriği
dağılmaktadır.
inkârcıların harikuladelik içeren talepleri karşısında olumsuz tavır
aldığı, hatta bu istenen şeylere bile "ayet" tabir ettiği
bilinmektedir.
ayırmamıştır. Eşyaya da, onun işleyişine de, eşyayı ve olayları
yönlendiren vahye de aynı adı vermiştir. Bütün bunları, kulları
Allah'a kılavuzlaması yönüyle; "âyet", "beyyine", "burhân", "sultân",
"furkân" ve "hakk" sözcükleriyle nitelemiştir.
olayı nitelediğine dair bir delil de mevcut değildir. Hâl böyle iken
Arapça olan bu altı kelimenin, yine Arapça olan "mucize" kelimesiyle
eş anlamlı sayılması, isabetli bir tercüme değildir. Ayrıca altı ayrı
anlamı bir sözcükte eşitlemenin, müthiş bir algı daralmasına sebep
olacağı da açıktır.
a.baydars Hurafe, İstidrac, Keramet ve Mucize (Mucizeleştirmeler I) -
25 Haz 2007