Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Büyük İslam İlmihali »¦... İman ve İslâm´ın Niteliği - 4...¦» iletisi
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
███▓▒░░.. İslamportali. tr... ░░▒▓███  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 6 Kasım 2009, 15:10
Kimden: ███▓▒░░..İslamportali .tr... ░░▒▓███ <islamportali...@gmail.com>
Tarih: Fri, 6 Nov 2009 15:10:22 +0200
Yerel: Cuma 6 Kasım 2009 15:10
Konu: Büyük İslam İlmihali »¦... İman ve İslâm´ın Niteliği - 4...¦»

> *»¦... İman ve İslâm´ın Niteliği...¦»*
> *
> Kıyam Bizatihi

> Varlığı ve durması kendi zatıyla olmak manasında bir sıfattır. Bu sıfat da
> Yüce Allah´a mahsustur. Öyle ki, Hak Tealâ´nın ezelî ve ebedî olan varlığı
> kendi zatıyla kaimdir. Kendi varlığı mukaddes zatının gereğidir, asla
> başkasından değildir. Bunun için Allah Tealâya Vacibü´l Vücud (varlığı
> kendinden dolayı gerekli) denilir. O´nun varlığı, başka bir var edene muhtaç
> olmaktan beridir. Allah´ı var eden bir varlık olsaydı, o zaman var eden o
> varlık Allah olurdu. Onun için "Allah´ı kim yarattı?" diye sorulmaz; çünkü
> O, kendiliğinden vardır, kadîmdir. Başkasının var etmesine muhtaç değildir.
> Eğer böyle olmasaydı, ne kainat bulunurdu, ne de başka bir şey... Bu gerçek
> kabul edilmeyince, içinde yaşadığımız âlemin varlığını izah etmeye imkân
> kalmaz. Allah´dan başka var olan (mümkinat dediğimiz) şeyler ise, hem var
> olmaya, hem de yok olmaya bağlı oldukları için, bir var ediciye
> muhtaçtırlar.

> Sonuç olarak denilir ki, Yüce Allah´ı var eden bir varlık düşünülemez ve
> O´ndan başka bir yaratıcı varlık da olamaz. "Allah´dan başka bir yaratıcı
> olur mu?"

> Vahdaniyet

> Birlik, yalnız başına olmak, benzeri olmamak; çoğalmaktan, parçalara
> ayrılmaktan ve eksilmekten beri bulunmak gibi mânaları ifade eden bir
> sıfattır. Bu sıfatları taşıyana "Vahid" denir ki, gerçekte var olan,
> parçalara bölünmekten ve cüzlerin bir araya gelerek toplanmasından beri
> bulunan zat demektir. Bu sıfat da Yüce Allah´a mahsustur. Onun için denir
> ki, Yüce Allah zatında, ulûhiyetinde, mabudiyetinde ve diğer bütün
> sıfatlarında birdir. Ortaktan, eşi ve benzeri bulunmaktan beridir.
> Kendisinde artmak, eksilmek, cüzlere ayrılmak, başka şeylerle birleşmek gibi
> haller asla bulunmaz.

> Allah Tealâ her yönü ile birdir. Nasıl düşünülürse düşünülsün, sağduyulu
> bir insan, anlayış ve hikmet sahibi bir kimse Allah´tan başka bir İlâh
> bulunduğuna inanamaz. Başkasının İlâh ve Mabud olma imkânına yer veremez.
> İki ve daha çok İlâh´ın bulunamayacağı kesin delillerle sabit bulunmaktadır.
> Şu gördüğümüz kâinatın varlığı, onun devamı ve intizamı hep Allah Tealâ´nın
> birliğine şahiddir.

> Yüce Allah ulûhiyetinde, zatında ve mabudiyetinde bir olduğu gibi, yaratıcı
> olmasında da birdir. Yaratılmaya ve yok edilmeye mahkûm olan ve böylece
> mümkün adını alan her şeyi yaratan ve yok eden ancak Allah´dır. O´ndan başka
> yaratıcı yoktur. İşte mümkünatı yaratıp yaşatmaya ve yok etmeye gücü
> yetmeyen bir zat ise Allah olamaz. Bunun için ikinci bir İlâh´ın varlığına
> asla imkân yoktur. Çünkü iki İlâh düşünüldüğü takdirde, bunlardan biri kendi
> başına mümkinatı yaratmaya kadir ise, diğeri fazladan olmuş olmaz mı?
> Fazladan olan yahut aciz bulunan bir zat ise nasıl Allah olabilir? Bu
> bakımdan akıl sahibi hiç kimse, Allah Tealâ´nın zat ve sıfatlarında eşit ve
> benzeri bulunmadığından, bir olduğundan şüphe etmez. Birden çok
> yaratıcıların ve mabudların varlığına inanan milletler ise, akla ve hikmete
> aykırı bir inancın esiri olmuştur. Böylece gerçeği anlama bakımından büyük
> bir cehalet içinde kalmışlardır.

> Hayat

> Dirilik demektir. Allah kendi şanına mahsus bir hayat sıfatı ile
> vasıflanmıştır. Allah´ın ilim, irade ve kudret sıfatları ile vasıflanmasının
> bir gereği olarak hayat sıfatı da vardır. Hayatı olmayan bir şey, bilmekten,
> dilemekten ve yapabilmek gücünden yoksun olur. Bu ise, yaratıcı için büyük
> bir noksandır.

> Bu sıfatlardan mahrum olan bir varlık, kendi kendine hiç bir şey yaratamaz.
> Hele bilgi, düşünce, dileme ve güç sahibi olan varlıkları yaratmaya asla
> kabiliyetli bulunamaz. Çünkü hiçbir eser, yaratıcısında bulunmayan bu gibi
> vasıfları taşıyamaz. Onun için doğa adı verilip gerçekte ilim, irade ve
> kudretle nitelenmeyen ve varlığı nesnelere bağlı olarak düşünülüp, onun
> dışında varlığı bulunmayan şuursuz bir varlık asla bir yaratıcı sıfatını
> taşıyamaz. Özellikle böyle bir varlık, akıl, irade ve kudret sahibi
> milyarlarca yaratığın mucidi hiçbir şekilde olamaz.

> Sonuç şudur ki, kâinatın yaratıcısı olan Allah, Hayat sıfatı ile
> vasıflanmıştır. Hayyü´l-Kayyûm´dur. (Hem kendisi diri hem de her şeyi
> dirilten ve ayakta tutandır.)

> İlim

> Bilmek, idrak etmek sıfatıdır. Allah Tealâ ilim sıfatı ile vasıflanmıştır.
> O´nun ilmi, yaratıkların ilmi gibi basit ve sınırlı değildir, bütün kâinatı
> çevreler. Allah her şeyi bilir. Onun bilgisinden hiçbir zerre hariçte
> kalmaz. Hiç bir varlık da düşünce ve hareketini Yüce Allah´dan saklayamaz.
> Zira her şeyi bilmeyen, her hareket ve düşünceden haberi olmayan bir varlık
> Allah olamaz, bu kadar güzel ve acaib nesneleri meydana getiremez, bu kadar
> yaratığı idare edemez.

> Allah´ın böyle her şeyi bildiğini güzelce düşünüp doğrulayan bir insan,
> elbette daima uyanık bulunur, her söz ve hareketini bir edeb üzere düzenler.
> Fena sözler söylemez, fena işler düşünmez, başkasına sarkıntılık etmez,
> hiçbir kimsenin görüp bilmeyeceği bir yerde bile Allah´ın buyruklarına
> aykırı bir iş yapmaz. Çünkü her yaptığını bilen yüce Allah´ın varlığına
> imanı vardır.

> İrade

> Dileyebilmek, ihtiyar edebilmek sıfatıdır. Yüce Allah irade sıfatı ile
> vasıflanmıştır. O´nun iradesi ezelîdir. Allah yaratacağı şeyleri bu irade
> sıfatı ile hikmetine göre meydana getirmeyi diler ve dilediği şey mutlaka
> olur. O dilemedikçe hiç bir şey vücuda gelmez. Hiç bir şey kendiliğinden var
> olmaz ve kendiliğinden yok olmaz. Ancak Allah´ın dilemesiyle var olur ve
> yine O´nun dilemesiyle yok olur.

> Allah bütün bu kâinatı ezelî olan iradesi üzere yaratmıştır. Yaratılmış
> şeylerin milyonlarca cins ve nevilere, ayrı ayrı vasıflara sahib olması,
> çeşitli özellikleri taşımış olması, hele bir topraktan, bir sudan, bir
> havadan yararlanan sayısız ağaçların, ekinlerin, meyvelerin, çiçeklerin ve
> canlıların başka başka renklerde ve tadlarda meydana gelmesi ezelî bir
> iradenin neticesinden başka değildir.

> İşte bütün bunlar, Allah´ın irade sıfatı ile vasıflı bulunduğuna birer
> şahiddir. Yüce Allah hakkında mecburiyet düşünülemez; O, her şeyi kendi
> dilemesiyle yaratır. Hiç bir şeyi yaratmaya veya yok etmeye mecbur değildir.
> Mecburiyet bir acizlik halidir ki, Allah´ın şanına uygun olmaz.

> "Allah dilediğini hemen yapar." (Hûd: 107)

> *

*
DEVAM EDECEK İNŞALLAH...
Bir Sonraki Konu Başlığımız...:  Kudret - Semi - Basar - Kelam - Tekvin

Maillerime Yanıtlarınızı Lütfen islamportali...@gmail.com Adresine
Yollayınız...
Islamportali...@gmail.com Please reply to my e-mail address to send the ...

Tavsiye Web Siteleri.....Referral Web Sites ...

http://www.facebook.com/islamportali.tr     ( FACEBOOK )
  http://islamportali-tr.spaces.live.com        (SPACES )
*


    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2010 Google