Namaz Canlı Organizma Gibidir
Namaz içindeki hareket, kıraat ve zikirlerin bir kısmı farz, bir kısmı vacip, bir kısmı sünnettir. Sünnet olanların da bir kısmı eb'âd, bir kısmı hey'ât'tır. (Şafiî mezhebine göre, ilk teşehhüd ve sabah kunût'u eb'âd sünnetindendirler.) Vacip ve eb'âdın terk edilmesi secdeyi gerektirir. Bu haliyle namaz, bir canlı organizmaya benzer. Canlı organizmada kalb, böbrek ve dimağ gibi organlar temel öğelerdir. Bunlardan birisi bulunmadığı takdirde, canlıda hayat da bulunmaz. Namazdaki farzlar, bu organlar gibidirler. Onlardan birisi eksik olursa, namaz bozulur. Göz, el, ayak gibi organlar ikinci derecedeki öğelerdir. Bunlardan bazısı eksik olursa, canlı ölmez; fakat sakat kalır; hayatî fonksiyonlarını tâm icra edemez. Namazdaki vacipler ve eb'âd bu organlar yerindedirler. Kaş, kirpik, sakal gibi unsurlar güzelliği sağlayan ana öğelerdir. Bunların eksik olması, organizmayı ciddî bir şekilde çirkinleştirir. Namazdaki hey'ât sünnetler bunlara benzerler. Kaşların biçimi, sakalın şekli, uzuvların birbiriyle mütenasip olması, cilt renginin kırmızı ve beyaz karşımı olması gibi ayrıntılar güzelliği tamamlayan unsurlardır. Namazdaki müstehablar da bunların görevini yaparlar. Canlı organizmanın en vazgeçilmez öğesi ise, hiç şüphesiz ki, onun ruh ve hayatıdır. Namazın ruh ve hayatı ise, niyet, ihlâs, huşu ve kalbin hâzır olmasıdır. Eksik bir namazı Allah Teâlâ'ya arz etmek, sakat veya ölü bir köleyi sultana hediye etmek gibidir. Böyle bir hediye sultan tarafından reddedilir ve saltanat makamına hakaret sayıldığı için de sahibi cezalandırılır. Bu sebeple, Allah Teâlâ'ya lâyık olması için namazını bütün erkân ve âdâbıyla edâ etmeye çalışmak ve bid'at karıştırmadan bütün sünnetleriyle birlikte ifâ etmek lâzımdır. (Ayrıca, dört mezhebin görüşleri arasında farklılık olduğu zaman, mümkün mertebe bütün mezheplere uyacak şekilde namaz kılmak müstehabtır. Çünkü, hepsi hak olmakla birlikte, Allah Teâlâ yanında hangisinin görüşünün daha çok makbul olduğu ve daha fazla sevap getirdiği meçhuldür.)
Sünnetlerin terk edilmesi namazı bozmayabilir; fakat onun değer ve güzelliğini kaybettirir. Onun için, biz yukarıda bazı sünnetleri de farz ve vaciplerle birlikte zikrettik. Çünkü, namazın sıhhati yönünden değil, fakat onun kemâli yönünden sünnetler de farz ve vacipler kadar önemlidirler. Ve bu husus sadece namaz için değil, bütün ibadetler için böyledir.
www.gullerinefendisi1.tr.gg