Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Aile İçi Şiddetin Çocuklara Etkileri
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız başarılı oldu
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
HALDUN KESKIN  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 22 Ekim, 11:10
Kimden: HALDUN KESKIN <keskinlerge...@gmail.com>
Tarih: Thu, 22 Oct 2009 11:10:42 +0300
Yerel: Perş 22 Ekim 2009 11:10
Konu: Aile İçi Şiddetin Çocuklara Etkileri

  Aile İçi Şiddetin Çocuklara Etkileri

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana
Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Didem Öztop, çocukluk döneminde fiziksel
şiddet gören erişkinlerde, ruhsal rahatsızlıkların yanı sıra, kalp,
karaciğer ve romatizmal hastalıklar ile alerji ve psikiyatrik ilaç
kullanımıyla daha sık karşılaşıldığını söyledi.

Öztop, ''şiddetli karın ağrısı'' şikayetiyle cerrahi müdahalede bulunulan
bir kız çocuğunun aslında aile içi şiddet nedeniyle depresyonda olduğunun
belirlendiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: ''12 yaşındaki bu kız
çocuğu şiddetli karın ağrısı şikayetiyle uzun bir süre genel cerrahi
servisinde yattı. Daha sonra cerrahi müdahale yapıldı, ama karın ağrısını
açıklayacak bir şey bulunamadı. Ardından çocuk psikiyatrisine gönderildi.
Değerlendirme sürecinde babanın alkol kullandığı ve anneye şiddet uyguladığı
ortaya çıktı. Çocuk, bu şiddete şahit oluyor. Çocuğun, anne şiddet
gördüğünde onu koruması, sakinleştirmesi, rahatlatması gerekiyordu.
Depresyon tanısıyla anne ve kızı uzun süre takip edildi. Baba da başlangıçta
gelmesine rağmen daha sonraki süreçte görüşmelere katılmadı. Bu vakayı
yaklaşık 3 yıl takip ettik.''

Fiziksel şiddetin olduğu, çocuğun duygusal ihtiyaçlarının karşılanamadığı
durumlarda da ''duygusal istismarın'' ortaya çıktığını dile getiren Öztop,
''Çocuğun üzüntüsü, sevinci, korkusu, endişesi yetişkinler tarafından fark
edilemiyor. Evdeki mutsuzluk nedeniyle temel ihtiyaçları karşılanamıyor,
okul durumu takip edilemiyor, fiziksel istismara ihmal ve duygusal istismar
da eşlik etmiş oluyor'' dedi.

*FİZİKSEL ŞİDDETİN ETKİLERİ*

Yrd. Doç. Dr. Didem Öztop, çocukların da fiziksel şiddete, duygusal,
bilişsel, davranışsal, toplumsal ve fiziksel tepkiler verdiğini belirtti.
Öztop, fiziksel şiddetin, çocuklarda suçluluk duygusu ve ebeveyne karşı
duygularda karışıklığa sebep olduğunu anlattı. Şiddet gören çocuğun, sevgi
ve nefreti aynı anda yaşadığını dile getiren Öztop şöyle devam etti:

''Bununla beraber terk edilmekten, duygularını ifade edememekten, en
önemlisi de fiziksel olarak zarar görmekten, yaralanmaktan korkuyor. Bu tip
duygular kızgınlık duymasına, evde olan bitenlerden utanmasına, kendisini
çaresiz ve güçsüz hissetmesine, ardından da bir ruhsal bozukluk olan
depresyonun eklenmesine neden oluyor. Kendi davranışları nedeniyle
başkalarını suçlama, düşük benlik algısı, istediklerini ve ihtiyaçlarını
belirtememe, başkalarına güvenememe ve bunun sonucunda derin ilişkiler
geliştirememe ve sosyalleşememe, rollerle ilgili katı yargılara sahip olma
ve cinsiyetçi bir bakış açısı geliştirme ortaya çıkmakta.''

*''SOMATİK YAKINMA''*

Öztop, hekim, öğretmen ve ailelerin en çok karşılaştıkları şeyin aşırı
hırçın, isyankar, saldırgan ya da içine kapanık, pasif, okulda başarısız,
okula gitmeyi reddeden ya da tam tersi başarı için aşırı gayret gösteren
çocuklar olduğuna dikkati çekti. Didem Öztop, bu çocuklarda ''somatik
yakınma'' olarak tarif edilen ağrı şikayetleri, parmak emme, altını ıslatma
gibi davranış sorunları, intihar amaçlı olmayan, kendi vücuduna zarar verme
vakalarının sık görüldüğünü anlattı. Fiziksel şiddet gören çocuklarda,
erişkin dönemde alkol ve madde kullanım oranının arttığına dikkati çeken
Öztop, ''Bu çocuklarda ruhsal hastalıkların yanı sıra, kalp, karaciğer ve
romatizmal hastalıklar ile alerji ve psikiyatrik ilaç kullanımı daha sık
karşımıza çıkmaktadır. İntihar düşünceleri ve davranışları ile depresyon da
daha sık görülmektedir'' dedi.

*ŞİDDETİ ÖNLEME YÖNTEMLERİ*

Fiziksel şiddeti önleme yöntemlerinin, ''toplumu bilgilendirme, risk
gruplarını destekleme ve etkilenenlere müdahale ile olayın yenilenmesini
önleme'' olduğunu vurgulayarak ''Ne yaparsa yapsın hiçbir çocuk dövülmeyi ya
da istismar edilmeyi hak etmiyor'' diyen Öztop, şunları kaydetti: ''Çocuğun
bu tür davranıştan öğreneceği tek şey, bunun bir sorun çözme yolu olduğudur.
Peki ne yapabiliriz? Şiddete yol açan kişileri ya da olayları yok etmemiz,
değiştirmemiz de mümkün değil. Aile içinde şiddeti önleyebiliriz, ama
çocukların okulda, televizyonda, toplumda karşılaştığı şiddeti, anne babanın
engellemesi çok zor. Bu nedenle çocuklara böyle durumlar karşısında
göstereceği içsel ve dışsal tepkileri nasıl kontrol edeceğini ve nasıl
yapıcı bir şekilde yöneteceğini öğretebiliriz.''

Saldırgan davranışların bazen çocuk için ''istediği şeyi elde etme aracı''
olduğunu vurgulayan Öztop ''Bunu çocuğa biz öğretebiliyoruz. Çocuk,
kardeşine vurduğu zaman, kardeşine karşı çıktığı, saldırgan davranışlar
sergilediğinde istekleri yapılıyorsa ödüllendirilmiş oluyor. Saldırgan
davranışın istenmeyen bir davranış olduğunu hemen göstermek gerekiyor, ama
tabii ki dayakla değil sakin davranmak ve anormal duygusal tepkiler
vermemek, saldırgan davranışlarla istediğini elde edemeyeceğini göstermek
gerekiyor'' dedi.
Çocuklara kendileri gibi düşünmeyenlerle kavga etmeme, farklılıkları kabul
etme ve sorunları karşısındaki kişinin bakış açısından görmenin öğretilmesi
gerektiğini ifade eden Öztop, ''Sorumluluk vermek, başarma duygusunu
yaşatmak ve sosyal faaliyetler, çocuğu şiddetten uzak tutacak en önemli
şeylerden bazılarıdır'' diye konuştu.

*Saygılarımızla*

*Gülümser & Haldun Keskin*

*==================================================================*

*keskinlergenpa.com <http://www.keskinlergenpa.com/> *

*TURKIYE'NIN **EVE TESLIM** **SAGLIKLI** DOGA**L** **ALISVERIS SITESI*

*SİTEMİZE <http://www.keskinlergenpa.com/>**  Üye Olun
Avantajlarımızdan,Süprizlerimizden Faydalanın.*

* *
*================*
**
*===========================================================*

*HALDUN KESKIN SOGUK SIKIM SIZMA ZEYTINYAGI ve SABUNLARI**
**Türkiye'nin Zeytinyağcısıyız  ***
*İLK ÇEKİLİŞİMİZ 24 EKİM CUMARTESİ SADECE ÜYELERİMİZE*
*BİR ÜYEMİZ 4 ADET BEŞ KILOLUK SIZMA ZEYTİNYAĞI KAZANACAK*
*ÜYE KAYDINIZI YAPIN SİZ DE KAZANMA ŞANSINI YAKALAYIN*
*ÖZEL FİYAT UYGULAMAMIZDAN YARARLANIN*

*
Bize göre dünyanın en güzel sızma zeytinyağını kullanmak,
Hiç bir  kimyasal madde  kullanılmadan, salatalarda kullanılan Sızma
Zeytinyağından uretılen sabunlarımızı denemek,
Kendi üretimimiz doğal gıdaları tatmak,
Üyelerimize düzenlediğimiz kampanyalardan öncelikle faydalanmayı arzu
ederseniz,
"KESKİNLERGENPA" gönderili sürpriz bir hediye paketi görmek sizi
sevindirecekse,
www.keskinlergenpa.com  'a üye olunuz.
Önce siz duyun
Türkiye'nin Zeytinyağcısıyız*


    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google