Asıl meselenin bir yönü de tıpkı benzerlerinde de oldugu gibi (kene yayılımı,kuş gribi )gibi durum ve gelişmelerin toplumda ,her türlü basında rastgele yer alması nedenleriyle organize olamayan hallerdeyiz.Bilgi kirliliği.
Bunu organizasyonun en üstü sağlık koordinasyon merkezi çözer.ÇÖZERDİ!
İdari organizasyon çözerdi.
Ortak karar mercii (acil durum merkezi şayet acil durumsa)koordinasyon merkezi,açıklamalarını tek yerden yapar ise: mesela milli eğitim bakanlığı YAZILARINI YAZARKEN SAĞLIK ALANINDAN YETKİ ALARAK: okullarda ne yapacağı ,nasıl yaptıracağı ya da aslında yapageldiklerinin de yararlı olacağını söylerse bunu da bir yerden duyar dinler ve kurumlarımızı bir alanda ,ortak karar alarak bilgiyi paylaşmaya sevk ederseniz yeten halde olur.
Bu arada" maddeler denince" bunca yer ve alanda zaten kullanageldiğimiz (EVLERDE,OKULLARDA,MEKANDA ,MUTFAKTA )temizleyici deterjanlarda da bir çok mikro organizmanında olmadığı tanıtımları yapılmaktaydı.
TUVALET,YER ,ZEMİN,LAVABO,MOBİLYA vb madde nerede bunlar farklımıydı da yeni maddelerin caresizliğindeymişiz gibi alan ortam yaratılıyor.
Bunca maddenin "KENE için insektisitler de yapıldığı yeri olmayan GİBİ" YER GÖK İLAÇLANSIN DİYEREK bu ülkenin suları,ormanları,yeşil alanları yok edilirken şimdi de yapılanlarla da DOĞAYI,ÇEVREYİ düşünmeyen bilgi kirliliğiyle yer altı suları denizler kirletiliyor.
,EKOLOJİK DENGESİZLİKLERE neden olacak uygulamalarla:
"iNSANLIĞIN DÖRTTE ÜÇÜ,"HAYAT KALİTESİ"MERDİVENİNE AYAĞINI DAYAMAYA ÇABALARKEN,KALANI DA DAHA YÜKSEK BASAMAKLARINDA BİR KONUM İÇİN İTİŞİP KAKIŞIRKEN:
GÖRÜNEN O Kİ,BİR FARK YARATABİLECEK OLAN TAVIRLARI EDİNME VE ÖZENDİRMEYE İLGİ GÖSTERECEK OLAN KESİM ANCAK BİR AZINLIK.
Yeryüzünü korumak özenli bir seçim.Doğaya karşı değil,doğayla çalışmak aslolan.Doğa gibi bolluk ve bereket üreten sistemler üreten
çalışmalar.
Yeterli sayıda insanı yeterli tedbirleri almaya ikna etmek her aşamada milli,toplumsal ve bireysel anlamda bir görev olacak.
--- On Mon, 11/2/09, Erol KABİL <erolka...@gmail.com> wrote:
From: Erol KABİL <erolka...@gmail.com>
Subject: [Kamu Sagligi] Re: Bu adamlar ne sıkıyor?
To: Date: Monday, November 2, 2009, 12:18 AM
Değerli arkadaşlar
Ruhsatlı ilaçlar Hakkınnda Saçma sapan bilgiler vermişler (Kusura bakmayın) Pek çok dezenfektan bu tür virüslere etkilidir. Ayrıca dezenfektanların hastalığın bulaşmasına karşı alınacak önlemler içinde ki etki oranıda tartışılır. Çünkü viruslar canlı ortamlarda yaşayabilen canlılardır (bazı istisnai durumlar hariç) ve güneş ışığına oldukça duyarlıdırlar ve kolayca ölmektedirler. o halde yaşam alanlarımızı güneş ışığından yeterince faydalandırmak en iyi yöntemlerden biridir. Toplu yerlerde virüsün bulaşmasının en önemli yollarından biri damlacık yoluyla enfeksiyonu kapmaktır. Demekki riskimiz damlacıkların güneş ışığına maruz kalmadığı durumlarda yada çok kısa sürede bir kişi tarafından saçılan virüsün diğer kişi tarafından alınmasıyla oluşmaktadır. Atalar ne güzel demiş "Güneş Girmeyen eve doktor girer" diye. . Şahsen dezenfeksiyonun grip
için çok etkili bir mücadele yöntemi olduğunu düşünmemekteyim
Bu paranoya durumundan ve birilerini korkunç para kazandırma durumundan derhal vazgeçmemiz gerekmekedir.
Ayrıca haberde beyanatı veren meslek mensuplarına baktığımda hiç şaşırmadım.
Erol KABİL
Farmakoloji Uzmanı
01 Kasım 2009 08:57 tarihinde sema alp <sema_...@yahoo.com> yazdı:
Sayın Hakan Bayar,
Çok önemli bir noktayı dikkatimize sundunuz. Bakanlığın bu konuda bilgisi ve önerisi olmadığını açıklamasına çok şaşırdım. Peki günlerdir bu uygulama kimin önerisi ve bilgisi dahilinde yapılıyor? Böyle bir konuda Milli Eğitim Bakanlığı tek başına kendilerine danışmadan mı karar aldı? Sadece belediyelerin sorumluluğundaymış gibi bir açıklama yapılmış, 30 Ekimde Türkiye'deki bütün okulların ilaçlanma gerekçesiyle tatil edilmesi de mi belediyelerin kararı?
Dün televizyonda hayretler içinde izledim, İstanbul'daki okullar "dezenfektan olduğu iddia edilen" dumanlarla temizlendi! Gerekçesi de dolap üstlerine vb diğer yolla ulaşmanın güç olmasıymış. Bu gerekçe yine belediyenin yetkilisi olan bir veteriner hekim tarafından açıklandı.
İnfluenza virüsü damlacık yoluyla bulaşıyor. Çok yaramaz olan gripli bir çocuğun dolabın üzerine çıkıp sekresyonlarını bırakması ve yine çok yaramaz başka bir çocuğun dolabın üzerine çıkıp oynaması gibi bir durum söz konusu değilse :) zaten virusun oralara ulaşması imkansız. Yani oraların temizlenmesine zaten gerek yok.
Sizin de belirttiğiniz gibi onda bir oranında sulandırılmış çamaşır suyu ile yüzeylerin temizlenmesi yeterli. Bunun da sadece okulun tatil edildiği günlerde değil gün içinde temizlik sıklığını arttırarak hergün uygulanması gerekiyor.
Bir de tabi ki okulların tuvaletlerine sabun konması .
Dr. Sema Alp
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı
İzmir
--- On Sat, 10/31/09, M.Hakan Boyar <vethekmhakanbo...@yahoo.com> wrote:
From: M.Hakan Boyar <vethekmhakanbo...@yahoo.com>
Subject: [Kamu Sagligi] Bu adamlar ne sıkıyor?
To: "Kamu Sagligi" <kamusagligi@googlegroups.com>
Cc: veterinerhekim@googlegroups.com
Date: Saturday, October 31, 2009, 9:22 PM
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Bu_adamlar_ne_skiyo...
Bu adamlar ne sıkıyor?
Domuz gribine karşı okullar, toplu taşıma araçları, kamuya açık alanlar ilaçlanıyor.
Emre ÖZTÜRK / VATAN HABER MERKEZİ
Tüm yurtta seferberlik başladı, domuz gribine karşı okullar, toplu taşıma araçları, kamuya açık alanlar ilaçlanıyor.
Ancak bu temizlikte hangi dezenfektan maddeleri kullanıldığı, bunların işe yarayıp yaramadığı tartışma konusu oldu...
Son noktayı ise Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Çom koydu: “Ne sıktıklarını ben de bilmiyorum. Numune aldırdım, araştırıyorum. Ancak hiçbir kimyasal, H1N1’e karşı etkili değil. En etkili madde çamaşır suyu”
Domuz gribine karşı toplu ulaşım araçları ve okullarda uygulanan dezenfektanların güvenilirliği tartışma konusu olmaya devam ediyor. İstanbul’daki toplu ulaşım araçlarındaki temizlikten sorumlu İstanbul Sağlık A.Ş. kullandıkları dezenfektanların Sağlık Bakanlığı tarafından onaylandığını söyledi. Ancak Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Seracettin Çom, Sağlık Bakanlığı’nın hiçbir kimyasal dezenfekte maddesinin domuz gribine karşı etkili olmadığını açıkladığının altını çizdi ve ekledi: “Belediyelerin dezenfeksiyon maddesi olarak ne kullandığını ben de merak ediyordum ve bu konuda birkaç gündür çalışıyorum. Şu anda elimizdeki verileri değerlendiriyoruz. Yani acaba haşere öldürücü mü kullanıyorlar ya da başka ne kullanıyorlar diye araştırıyoruz. Ben de, Bakanlık da bu konuda çok hassas. Unutulmaması gereken şey genel çevre
temizliğinin uygulanması gerektiği ve Bakanlığın dezenfekte maddelerinin H1N1’e karşı etkinliği konusunda bir önerisi ve onayının olmadığının bilinmesidir.”
Dezenfektanlar riskli
Ziraat Yüksek Mühendisi Derya Ulaşoğlu da Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri onaylı 254 adet dezenfektan olmasına rağmen bunlardan hiçbirinin H1N1 virüsüne etkili olmadığını söyledi. VATAN’a konuşan Ulaşoğlu, okullarda masa ve sandalyelere kadar kimyasal öldürücü dezenfektan kullanılmasının kesinlikle doğru olmadığı görüşünde: “Kimyasal dezenfektanlar, insan sağlını tehdit eden kalıntılar bırakabileceği için son derece riskli. Ayrıca kimyasallarla dezenfekte işleminden sonra mekanda durulama yapılması gerekiyor.”
DUMANLI DEZENFEKTE
İstanbul’da bir belediye, okullarda ’Fumispore’ adlı bakteri ilacıyla dumanlı dezenfekte yapıyor. Ancak Ziraat Yüksek Mühendisi Derya Ulaşoğlu, bu maddenin H1N1’e karşı etkili olmadığını öne sürdü: “Böyle bir ilacın domuz gribine karşı etkili olduğu varsayılarak bir okulun dezenfekte edilmesi doğru bir yaklaşım değil. Bu işte kazançta söz konusu. Bugün bir okul 700 liraya dezenfekte ediliyor.”
En etkili dezenfekte 1 ölçek çamaşır suyuna 9 ölçek suyla yapılır
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom ile Ziraat Yüksek Mühendisi Derya Ulaşoğlu, H1N1’e karşı en etkili maddenin çamaşır suyu olduğunu söylüyor: “Sık kullanılan noktalarda (kapı kolu, uzaktan kumandalar, telefon, masa vs.) hypoklorit (çamaşır suyu) solüsyonu kullanılabilir. CDC’ye (Amerika Enfeksiyon Hastalıkları Merkezi) göre de 1 ölçek çamaşır suyuna 9 ölçek su kullanılmalıdır.”
Ümmü yatalaktı evden hiç çıkmadı
Konya’nIn Doğanhisar ilçesinden getirildiği Meram Eğitim Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde geçen pazartesi yaşamını yitiren ve ölüm raporunda ‘zatürree’ denilen 46 yaşındaki bedensel engelli Ümmü Sezgin’in yakınları, onu toprağa verdikten 3 gün sonra ölüm nedeninin ‘domuz gribi’ olduğunu öğrendi. Bu habere ailesi çok şaşırdı: “Ümmü 5 yaşındayken çocuk felci geçirdi. Belden aşağısı felçti. Aynı zamanda 108 kiloydu. Evden dışarı çıkması mümkün değildi. Komşularımız dışında yabancı misafir ziyarete gelmedi. Domuz gribi nasıl bulaştı bilemiyoruz.” Sağlık Bakanlığı, Sezgin’in domuz gribinden öldüğünü önceki akşam 21.30’da açıkladı: “Konya’da kronik hastalığı bulunan bir bayan vatandaşımız hastaneye yatırıldığı gün hayatını kaybetmiş ve alınan numunede pandemik A(H1N1) pozitif bulunmuştur. Pandemik gripten vefat eden toplam kişi sayısı
3’e yükselmiştir” dendi.
DSÖ UZMANLARI 10 yaş üstü ve yetişkinlere tek doz aşı yeterli
Avrupa’dakİ ilaç denetçileri, lisanslı domuz gribi aşılarının, herkese en az 3 hafta arayla iki doz yapılmasını önerdi. Ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) uzmanları, domuz gribi hastalığına yol açan A/H1N1 virüsüne karşı geliştirilen aşının tek bir dozunun, 10 yaş üstü çocuklar ve yetişkinlerin hastalığa bağışıklık geliştirmesi için yeterli olduğunu açıkladı.
Son 15 günde 847 kişi domuz gribi oldu İstanbul’da 2 çocuğun durumu kritik
* TOPLAM 1.602 VAKA: Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü 15 Mayıs 2009’dan itibaren bugüne kadar tespit edilen pandemik A(H1N1) vakası sayısının 1.602’ye ulaştığını, 25 kişinin tedavisinin hastanelerde sürdüğünü açıkladı. Vakaların hızla arttığı son 15 günde ise ajanslardan geçen haberlere göre, 847 kesin ve 21 şüpheli vaka tespit edildi.
* 3 ÖLÜ, 3 HASTA YOĞUN BAKIMDA: Bu vakalardan 3’ü hayatını kaybetti. Bakanlık, durumu ağır olan 3 hastanın tedavisinin yoğun bakımda sürdürüldüğünü açıkladı.
* 18 AYLIK BEBEK VE 9 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN DURUMU AĞIR: İstanbul Valisi Muammer Güler, Son 5 günde İstanbul’da virüs kapan öğrenci sayısının 46’dan 102’ye, okul sayısının ise 21’den 50’ye yükseldiğini söyleyerek, “Hastanelerde tedavi altına alınanlardan 9 yaşındaki bir çocuk ile 18 aylık bebeğin durumu kritik” dedi.
* DİYARBAKIR’DA 4’Ü HAMİLE 9 KİŞİDE VİRÜS: Diyarbakır’daki Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi yetkilileri, hastanelerinde şu anda 4’ü hamile 9 kişinin domuz gribi tedavisi gördüğünü açıkladı.
5.700
DSÖ, son bir haftada 700 kişinin ölümüyle ölü sayısının en az 5700’e yükseldiğini açıkladı.
Veteriner Hekim
M.Hakan Boyar
izmir
Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr