http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=132179&KTG_KOD=480
GDO yönetmeliği gıda sanayisini olumsuz etkiler
06.11.2009 | Anadolu Ajansı | Haber
Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzbaş, "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO) ürünlerle ilgili yönetmelik, bisküviden çikolataya, glikozdan turşuya kadar gıda üretiminin büyük çoğunluğunu olumsuz etkileyecek" dedi.
Buzbaş, yaptığı açıklamada, yönetmelikte tanımlar kısmı dahil olmak üzere düzeltilmesi gereken birçok bölümünün olduğunu iddia etti.
Buzbaş, bu yönetmeliğin Türkiye'de yürüyen bir sistemi adeta alt-üst ettiğini öne sürerek, şöyle konuştu: "Yönetmeliğin tanımlar kısmı anlaşılamayacak kadar karmaşık. Enzimlerin yapıları zaten GDO'ludur. Siz bu enzimden herhangi bir gıda maddesi üretirseniz, örneğin nişastayı enzimlerle glikoza dönüştürürseniz, bu üründe protein ve enzim olmadığı için GDO yoktur. Buna ne diyeceğiz? Tanımlar kısmının bazı yerlerinde bu tür ürünlere GDO'lu deniliyor, bazı yerlerinde ise GDO'suz ürün olarak geçiyor. Bu noktada sanayiciler ne yapacağını şaşırmış durumda."
Pamuk, kanola, mısır ve soya gibi GDO'lu ürünlerin aslının ABD'de yetiştirildiğini ifade eden Buzbaş, ABD'deki vatandaşların ülkede sağlık, kalite ve kontrol mekanizması iyi işlediği için bu ürünleri tüketebildiğini söyledi.
Buzbaş, AB'ye bakıldığında ise insanların, ülkelerinde sağlık kontrolünün iyi olmaması nedeniyle GDO'lu ürünlere şüpheci yaklaştığına değinerek, "Bu bir ticari savaştır. Tercihten ziyade bilim çevrecileri ve sanayicileri, yan yana gelip ülkemiz şartlarını dikkate alarak bu yönetmeliği tekrar ele almalı. AB'ye tam üyeliğimiz söz konusu. AB'nin tutumundan kaçamıyoruz ama uygulamak da istiyoruz. Bu yönetmelik de AB'ye tam uyumlu değil biraz melez oldu" dedi.
Üretim yavaşlayabilir
Yönetmeliğin sanayicilerle paylaşılmadığı için eksiklerle dolu olduğunu, enzimlerin ithalatının nasıl yapılacağının bile tam olarak bilinmediğini dile getiren Buzbaş, şunları kaydetti: "Bu tür ayrıntıların alt talimatlarla yönlendirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla tebliğler çıkması gerekiyor. İthalat ve ihracatın yönlendirilmesi şart. Sanayiciler, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya kaldı. Geçiş süresi de verilmedi, yönetmelik hemen uygulamaya konuldu. Bari 6 altı ay süre verin, tebliğleri hazırlayın, sanayiciler kendini hazırlasın."
Necdet Buzbaş, fabrikaların işçi çıkardığı, üretimlerini azalttığı bir dönemde çıkarılan yönetmeliğin işleyici olumsuz etkileyeceğini savunarak, "Sanayici iş göremez hale gelecek. Gıda sanayisinde üretim yavaşlayabilir. Krize rağmen üretmeye çalışan sanayici, böyle bir çıkmaza sürüklenmemeli. GDO'lu ürünlerle ilgili yönetmelik, bisküviden çikolataya, glikozdan turşuya kadar gıda üretiminin büyük çoğunluğunu olumsuz etkileyecek. Gıda sanayinin çok geniş yelpazede etkileneceği açık" diye konuştu.
Tanımlar kısmı dahil olmak üzere yönetmeliğin tekrar gözden geçirilmesi, sanayicilerin mutlaka görüşlerinin alınması gerektiğini belirten Buzbaş, yönetmeliğin işlerin önünü tıkayacak şekilde değil aksine düzeltecek yönde hazırlanmasının şart olduğunu ifade etti.
NEDEN KOMİSYONLARDA GÖRÜŞÜLMEDİ
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "GDO, yönetmelik değil kanun olarak çıksaydı, bu tartışmalar yaşanmazdı" dedi. Bayraktar, yaptığı "GDO'ya buradan cevap vermeyeceğim. Bununla ilgili bir açıklamamız olacak. Tartışmalar var ama bizim bu konuda ayrı çalışmalarımız var. Bunun bir yönetmelik değil de kanun olarak çıkartılması daha uygun olurdu. Komisyonlarda görüşülmesi, tartışılması, meclis gündeminden çıkması daha uygun olurdu. O zaman bu tartışmalar da olmazdı. Yönetmelik çıkınca da bu tartışmalar oluyor. Bununla alakalı bir çalışmamız var, açıklamamızı daha sonra yapacağız."
--------------------------------------------------------------------------- ------------------------
http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=132122&KTG_KOD=480
AB'de GDO etiketlenmek zorunda
Neredeyse kurulduğu günden bu yana Avrupa Birliği GDO'yu gündeminden düşürmüyor. Bu ürünlere sıkı bir denetim ve etiketleme politikası uygulanıyor. GDO etiketlemesi yapılabilmesi için ilgili ürünün yüzde 0.9 oranında GDO içermesi gerekiyor. AB bu konudaki uygulamalarını 2003'te yürürlüğe giren 1829/2003 sayılı yönetmeliğe göre yürütüyor. GDO içermesine karşın etiketlemeye gidilmeyecek durumlar ise 18.10.2003 tarihli AB Resmi Gazetesi'nde şu şekilde ifade ediliyor: "Bu bölüm, yüzde 0.9 oranından daha yüksek olmayan oranda GDO içeren, GDO'dan oluşan ya da GDO'yla yapılan gıda ürünleri için uygulanmayacaktır." Yüzde 0.9 oranının aşıldığı durumlarda ise birden fazla malzeme içeren ürünlerde, içindekiler listesinde ‘genetiği değiştirilmiş' ya da ‘genetiği değiştirilmiş ...le üretilmiş' ifadelerinin ilgili malzemenin hemen arkasından parantez içinde yazılması gerekiyor. Ayrıca
malzemenin bir kategorinin ismi olarak gösterildiği durumlarda, ‘genetiği değiştirilmiş ... içerir' ya da ‘genetiği değiştirilmiş ...le üretilmiş ... içerir' ifadelerine içindekiler listesinde yer verilmesi gerekiyor. eğer ürün üzerinde "içindekiler" listesi yoksa o zaman ürünün genetiği değiştirilmiş bir ürün olduğu ya da genetiği değiştirilmiş bir maddeyle üretilmiş olduğu etikette açık ve görülür bir şekilde yer almak zorunda.
GDO'lu ürünlerle beslenen hayvanlardan elde edilen et, süt ya da yumurtalar için GDO etiketlemesi yapılmıyor. Ancak AB, GDO'larla ilgili yasal düzenlemeye yönelik yeni bir değerlendirme süreci başlattı. Raporun 2010'un yaz aylarında yayımlanması bekleniyor. AB içinde GDO üretimini yasaklayan 6 ülke ise Avusturya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, Almanya ve Lüksemburg. AB, şirketlerin EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi) üzerindeki artık gizlenemeyen etkilerin varlığına rağmen, topraklarının yüzde 1‘inden az olan bölümünde, yalnızca bir GDO‘lu mısır türünün ekimine izin veriyor. GDO‘lu ekim alanları 165 bin hektardan 105 bin hektara indirildi. Bu üretimin yüzde 80‘i de İspanya‘da gerçekleştiriliyor.
ÜLKELERDE GDO UYGULAMALARI
* Avustralya: Avustralya'da bazı eyaletler genetiği değiştirilmiş ürünlerin ekilmesine 2003 yılından itibaren yasak getirdi. 2007 sonunda New South Wales ve Victoria eyaletleri yasakları kaldırdı. Batı Avustralya 2008'de yasağı kaldırırken Güney Avustralya'da yasak hâlâ uygulanıyor. Queensland genetiği değiştirilmiş gıdalara 1995'ten bu yana izin veriyor.
* Kanada: Kanada genetiği değiştirilmiş kanolanın dünyadaki en büyük üreticilerinden biri. Ülkenin kuzeyindeki adalardan oluşan Prince Edward Island eyaletinde genetiği değiştirilmiş organizmaların yasaklanması teklif edilmiş ancak kabul edilmemişti. 2008'den bu yana bölgede genetik modifikasyona uğramış ürünlerin yetiştirilmesi hızla artıyor.
* Yeni Zelanda: Ülkede genetiği değiştirilmiş gıdalar ve genetik değişime uğramış canlı organizmalar içeren ilaçların kullanımına izin verilmiyor. Ancak genetik değişime uğramış canlı olmayan organizmalar içeren ilaçların satışına izin veriliyor.
* ABD: Bazı eyaletlerin bazı kentlerinde genetiği değiştirilmiş ürünlerin üretimine izin verilirken bazılarında ise kesin yasak var. Tarım toprakları açısından zengin olan Fresno, Kern, Kings, Solano, Sutter ve Tulare gibi bölgelerde ise GDO uygulamarına izin veriliyor.
* Zambia: Zambia hükümeti genetiği değiştirilmiş tohumların da dahil olduğu biyoteknoloji uygulamalarının faydaları konusunda bilinçlendirme ve eğitim kampanyaları düzenliyor. Ancak toplumda GDO'larla ilgili olumsuz kanı var.
#content { ); }
#content li { margin-left:25px; }
___________________________________________________________________
Yahoo! Türkiye açıldı! http://yahoo.com.tr
İnternet üzerindeki en iyi içeriği Yahoo! Türkiye sizlere sunuyor!