Hz. Âmine yüreğindeki yangının perdeleri ardından gönlün semasını
seyrediyordu ve artık hayatı bu sema idi. Bütün evrenin, büyük bir
heyecanla, Kâinatın İncisi'nin gelişini beklediğini gördü. O, gönlünde
yavrusunun büyük sırrını seyrediyor; an an, saniye saniye bizzat o sırrı
yaşıyordu. Yüceler yücesi Fahr-i Kâinat Efendimiz; annesine gönül
penceresinden ilâhi tecelliye perde hazırlıyordu. Hz. Âmine Annemizin
gönlündeki bu sema öylesine net çizgilere ulaşdı ki; Efendimiz doğduğu zaman
Annemiz onu artık çok iyi tanıyordu. *Nitekim, Mekke sıcağında nazlı
yavrunun sıkıntı çekmemesi için onu sütanneye verip, bağrına evrenin en
dayanılmaz taşını bastı.*
İç dünyasında ki sema raksının şiddeti, Kâinatın İncisi'ne olan taze
hasretiyle katlanınca madde boyutlarını terk etmek zorunda kaldı.
Sohbeti İzlemek için » http://tv.haluknurbaki.net/sohbet.asp?id=57
--
Nurbaki Çalışma Grubu / www.nurbaki.org