From: faruk nur <mehmetaliasl@gmail.com> Reply-To: kibrisnur@googlegroups.com To: "Kıbrısnur" <kibrisnur@googlegroups.com> Subject: ALLAH Date: Mon, 23 Apr 2007 02:18:03 -0700 > >ALLAH; > >Birzaman gayet zengin bir ressam,sadece takdir edilmek amacıyla bir >resim sergisi açmış.Fakat sahnenin gerisinde durmuş, kendisini >konuklara göstermemiş.Konuklara hertürlü ikramı yapmış.Sergiyi gezen >misafirler,harika resimlere bakmışlar,ne kadar güzel resimler diyerek >aralarında konuşurlarken, birisi, ressamı göremediği için; "acaba bu >harika resimleri kim yapmıştır?" diye bir soru ortaya atmış. > >Bir kısım insanlar;bu resimler "kendi kendine" olmuştur demişler. > >Bir kısım insanlar; resimleri
"tabiiyyat kanunlarının" yaptığını iddia >etmişler. > >Bir kısım insanlar ise; resmi meydana getiren," boya,fırça,kağıt;kafa >kafaya verip bu resimleri meydana getirmiştir"demişler. > >Bir kısım insanlar ise;harika resimleri ve ikramları; "ancak >akıllı,mahir, zengin bir ressam tarafından" yapılabileceğini, >söyleyip; kendilerine ikramda bulunan,O ressamı içeriden,alkışlar ile >çağırıp, kendisiyle tanışmış ve teşekkür etmişler. > >İşte biz,bu kainatın ressamına; O,Müsavvir"e;Allah diyoruz. > >Ressamdan farkı, gerçek ve canlı resimler yaratmasıdır. > >Resim,ressamın bir parçası olmadığı gibi; ressam da, resmin bir >parçası değildir.Yani mahlukat, Allah"ın bir parçası değil, eseridir. >Resim ile ressam arasında da fırça vardır. > >Yani vahdet-ül vücudu doğru anlamak
gerektir.Gökyüzündeki bulutlara >dikkatli baktığınız zaman, fırçanın nasıl ustaca kullanıldığını ve >tabloyu biranda nasıl değiştirdiğini hayret ile >izleyebilirsiniz.Gözünüzü açınız ve aklınızı çalıştırınız.Allah"ın >tasarrufunu ve kudret fırçasını ibret ile gözleyiniz. > >Bir esere bakıldığı zaman; eser sahibi unutulmamalı.Yani;Ne güzel bir >ayna diyerek, dikkatli ve kem bakıp nazar ile aynanın kendisini ve >aynanın ustasının kalbini kırmamalı. "Maşaallah, bu aynanın ustası >gerçekten harika ve mahir birisi" diyerek, sanatkarınıda sena ve >takdir etmeli; inkar etmemeli. > >*Soru:Allah"ı kim yaratmıştır? > >Cevap: Allah"ı kimse yaratmamıştır ve yaratamaz da. > >Çünkü;Yaratılan bir şey; zaten,Allah olamaz.Bir şeyin Allah olabilmesi >için;İlah,Rab,Rahman, Rahim,Ferd,Hayy,
Kayyum,Adl,Kuddüs vs.en az >binbir tane ismi ve vasfı olan tek bir varlık olmalıdır ki; O"na;Allah >diyebilelim. > >İlahi sır ;yani bir şey nasıl olurda başka bir şey >tarafından;yapılmamıştır, yaratılmamıştır ve başka bir şeye dayanmadan >varlığını sürdürebilir ve tek olabilir? Zaten bu İlahi sırrın, tek >sahibine; biz, Allah diyoruz. Bu sır; bizim için kapalı bir kapı >olsun. > >Mesela; bir saraya girmek için yüz kapı var,ama bir kapı kapalı ve >sarayın sahibi ancak o kapıyı açabilir ve anahtarda sadece ondadır. >Dışarıdan saraya girmeye çalışan biri,açık doksandokuz kapının >herhangi birinden içeri girebilir.Ama inat edip, kapalı kapının önünde >durmak, açık kapılardan saraya girmemek ve kapıyı açamadığı için, bu >saraya girilemez demek, saray sahibini inkar etmek, akıl
karı >değildir. > >Bu sefer biz ;o dessas şeytana; aksi ile kanıt yöntemi ile;şu soruyu >soralım. > >Peki ,Allah yoksa,bu kainatı kim yaratmıştır? Yani yukarıdaki harika >resimleri kim yapmıştır? > >Ey şeytan susuyorsun.Kibrinden,enaniyetinden,inadından ve kandırdığın >dostlarına mahcup olmamak için, Allah"tır diyemiyorsun! > >Kurnaz olduğun için;kendi kendine,tesadüfen olmuştur, tabiiyyat >kanunları yapmıştır veya bu akılsız ve şuursuz,aciz maddeler; bu >harika resimleri meydana getirmişlerdir de diyemiyorsun! > >Çünkü; böyle desen;saf ,tertemiz ve günahsız çocukların bile sana >güleceklerini ve "çocuk mu kandırıyorsun! sen git de akıllıyım diye >geçinen akılsızları kandır" diyeceklerini çok
iyi biliyorsun! > >İlmin kapısı Hz.Ali şöyle der,"farzedelim; inanmayan inat edenlerin >dediği gibi; Allah,peygamberler,kitaplar,melekler,ahiret,kader yok"; >Ne inanana bir şey olur,nede inanmamakta inat edene. > >Ama, ya varsa; "inanana yine bir şey olmaz, ama inanmamakta inat eden; >işini şansa bırakmış olur ki buda akıl karı değildir." > >*Soru:Madem,herşey bir kader defterinde yazılı ve herşey ona göre >oluyor;o halde insanlar niçin cehenneme gidiyor?Ey Hakim;ben kader >kurbanıyım,beni niçin cezalandırıp, hapse yolluyorsun? > >Cevap:Evet herşey bir kader defterinde yazılı ve herşey ona göre >oluyor;ama,kader defterinde yazılı olduğu için o şey olmuyor. > >Mesela; Bir insan ne kadar yükseğe çıkarsa hem görüş alanı genişler >hemde geleceği de bir manada
görebilir.Bir meteoroloji uzmanı da >uydudan gelen fotoğraflara bakarak bir manada geleceği görebilir. > >Meteoroloji uzmanı, uydudan gelen fotoğraflara ve bilgilere bakarak, >görüyor ki,Türkiye"nin batısından yağmur bulutları geliyor. Bulutların >hızını ve yönünü hesaplıyarak,hemen defterine şunları yazıyor "yarın >Türkiye bulutlu ve yağışlı olacak". > >Bulutların gelmesine daha bir gün var.Bir gün sonra, Türkiye bulutlu >ve yağışlı olsa; > >Soru: Acaba meteoroloji uzmanı bir gün önceden defterine,bu olayı >yazdığı için mi olaylar oluyor? > >Yoksa uzman olayları uydudan önceden gördü de mi yazdı? > >Cevap;Uzman olayları uydudan önceden gördü de yazdı. > >Yani;meteoroloji uzmanı; defterine yazdığı için olaylar >olmamakta;fakat olayın öyle olacağını önceden
uydudan,görüp, >yazmıştır. > >Mesela;Akıllı başında bir adam, bir taksiye binse;taksiciye;"beni >çabuk, şu dar, tali ve patika yolundan; şu diyara götür dese. > >Taksici ise;nazik bir biçimde ona;"daha güvenli,doğru ve tehlikesiz, >ana bir yoldan,seni daha rahat ve çabuk götürebilirim;hem dediğin yol >tehlikeli,dar ve virajlıdır, o yolda başımıza bir kaza gelebilir"diye >cevap verse. > >Ve fakat o adam; taksiciyi zorlasa; ve o tali, virajlı yolda,bir kaza >olsa. > >Soru:O adam;taksiciye; "bak senin yüzünden başıma bu kaza geldi" >diyebilir mi? > >Cevap: Diyemez:Çünkü;kendisi tehlikeli yolu istemiştir.Ne zorla >arabaya bindirilmiş, nede istemediği bir yoldan götürülmüştür.Hem >taksiciyi, kendisi zorlamıştır.Hem taksici,gerekli uyarıyı da >yapmıştır.Hem taksici
işi gereği;görevini yerine getirmiştir. > >Suç; götüren taksici de değil,tehlikeli yoldan ısrar ile gitmek >isteyen; o adamdadır. > >Ey inatçı,laftan anlamaz, kendini akıllı zanneden,akılsız adam; >arabanın istihap haddini aşma,haddinden fazla yük yükleme; hem freni >hemde kafanı patlatır;önce hastanede sonrada hapishanede gözünü >açarsın. Hem kendine, hem başkasına, hemde milli servete zarar >verirsin. > >Hem;küçükler akıl baliğ olunca;yani farık ve mümeyyiz olunca,yani >iyiyi kötüden fark etmeye başladıklarında; sorumlulukları başlar, amel >defterleri açılır. Aklı olmayan deli ve mecnunlardan hesap sorulmaz. >Zorla, cebren imzalatılan senet; hukuken geçerli de değildir. > >Güç ve kuvvet yalnız Allah"tandır.Bunu; felçli hastalar veya eli ayağı >uyuşan veya ayağına kramp giren veya
rüyada üzerine karabasan çöken >kişiler daha iyi bilir. > >Götüren Allah"tır, fakat tehlikeli yolda gitmek isteyen,insan >suçludur. > >Ey Aziz insan; gidiyormusun?yoksa;götürülüyormusun? dikkat et. > >Suç;kundaktaki masum çocuğa;tetiği çekip, vicdansızca öldüren, >katilin; kendi hür iradesi ile ve bu fiili bilerek ve istiyerek, >kasten işlemesi ve Allah"ın "kasten haksız yere bir cana kıymayınız" >emrine karşı gelmesi ve ceza kanunundaki mukabil maddeyi ihlal >etmesidir. > >Dolayısıyla böyle bir katilin,Hakime; "ben kader kurbanıyım" diyerek >kendini savunması ve affını beklemesi yersizdir. > >*Soru:Dua nedir?Niçin duam herzaman; kabul olmuyor? > >Cevap:Dua manevi bir kalkan ve iki ucu keskin bir kılıçtır.Bu kılıcı >doğru ve dikkatli ve başkalarına
ve kendinize, haksız yere zarar >vermeden ve mahlukatın hayrına kullanmak gerektir. > >Evvela; bir çifçi, ürün almak için; toprağını nadasa koyacak,toprağını >sürecek,tohumu dikecek,sulayacak.vb.cüz-i iradesini kullanarak,fiili >dua edecek. > >Sonra; küll-i irade sahibi olan, Allah"a ,ürün vermesi için >kavli,sözlü dua edecek.Çünkü bir afet gelir ürünü alıp götürebilir. > >Mesela;Çekirge,kuraklık ve sel afeti gibi. Fiili ve kavli >dualardan;yani şartlardan birinin eksik olması neticeye engeldir. > >Önce devemizi sağlam bir kazığa bağlayıp fiili duamızı yaptıktan >sonra; benim devem kaçmaz veya kaçamaz veya kaçırılamaz dememeli, >kavli, sözlü duamızıda hiçbirzaman unutmamalıyız. > >Buna rağmen devemiz yine kaçar veya kaçırılır ise;hemen devemizi >aramaya çıkmalıyız.Acaba bu deve
niçin kaçmış veya kaçırılmıştır diye >iyice düşünmeliyiz. > >Devenin dizgini her zaman elinizde olmalı,gerektiğinde o dizgini >gevşetmeli,gerektiğinde çekmeli;ama hiçbirzaman dizgini elden >bırakılmamalı.Herzaman sürünün başında bir çoban olmalıdır. > >Ey Aziz yolcu, elindeki torbayı, bindiğin geminin üzerine bırak,çünkü >elde taşıman ve kendine yük etmen akıl karı değildir. Bu kainatın da >bir Sultanı ve sahibinin olduğunu unutma. > >Ey Aziz insan;senin vazifen;yapman gerekli işleri tam ve eksiksiz >yapmak, gerekli tedbirleri almaktır.Bundan sonra da; "görelim Mevla >neyler, neylerse güzel eyler" diyip sabır ile beklemektir. > >Gerekli vazife, iş ve tedbirlerinizi aldıktan sonra da; benim gemimi >hiçbir güç batırılamaz veya benim gemim, batmaz,batamaz diyerek, >gururlanıp, Gayretullaha
toslama. > >Mesela;bir vakit Tıtanıc isminde, cesim, büyük, bir gemi yapılmış "bu >gemiyi Allah bile batıramaz" diye iddia edilmiş.O gemi; daha ilk >seferinde Allah"ın bir aysbergine toslamış ve batmıştır. > >Ey Aziz insan;sen bu kainatın Halifesi ve Sultanısın. Siz yaprak >değilsiniz ki ,rüzgar nereye savurursa oraya gidesiniz.O halde bir >köle gibi değil, bir reis-i cumhur gibi emir ve sorumluluk sahibi ol. >Sana emanet olarak verilen mülkü ve tebanı ve aileni koru.Emanete >hiyanetlik etme ve bilki onların her birinden,birgün mutlaka;bir bir >hesaba çekileceksin. > >Ayrıca; insanın cüz-i iradesinden başka kendisine ait günahları ve >borçları vardır.Sevaptaki hissesi ise pek azdır.Kötülükte ise tamamen >kusur ve günah kendisine ve sebep olan iştirakçilerine
aittir. > >Dua eden kişi için o istediği, kendisi hakkında hayırlı olup >olmadığını dua eden bilemez.O halde duam niçin kabul edilmedi >diye,üzülmemelidir. > >Mesela;Bir anne ve baba;çocuğunun kötülüğünü istemediği için, >terbiyeye muhtaç çocuğunun her istediğini de yapmaz .Bu imtihan >dünyasında,sınırlı ve kayıtlı olduğumuz için her istediğimizi elde >edemeyiz,her istediğimizi yapamayız. > >Ey Aziz insan;sen, kafa feneri hükmünde olan cüz-i aklın ile ancak >dar, kısıtlı ve sınırlı bir alanı aydınlatabilirsin.Kendini bir güneş, >zan ederek; her şeyi aydınlatabileceğini,herşeyi bilebileceğini,her >şeyi yapabileceğini, bütün soruları ve sorunları çözebileceğini ve >Allah"a hiç ihtiyacının olmadığını mı zannediyorsun! > >İnsanın düşmanları çok, kuvveti yok, borcu çok, malı mülkü
yok, >dolayısıyla bu dünyanın derdi ve tasası çok.Eğer güveneceği,tevekkül >edeceği, meded umacağı, dua edeceği, dayanacağı,teselli >olabileceği,bir Allah"ıda yoksa; ve dostuda şeytan ise; kendi aklı da >kendisine bela olacak, sıkıntılarını unutmak ve aklını iptal etmek >için, kendisini ya eğlenceye veya uyuşturucuya veya alkole >verecek.Sonu ya tımarhane, ya meyhane ya hapishane ya hastahane ya da >batakhane olacaktır.Hem kendisine, hem ailesine ve hem de topluma >zararı dokunacaktır. > >Her şeye muhtaç olan birisinin,Samed olan Allah"ın kapısını çalması >doğru şeydir.Yanlış olan; kişinin kendisini hiçbirşeye muhtaç >olmadığını zannetmesi ve dua etmemesidir. > >*Soru :Din nedir?Zaten bu din değimli afyon gibi bizi uyuttu? >İlerlememize ve yükselmemize mani oldu!Zaten bütün
savaşlarda din >yüzünden çıkmadı mı? > >Cevab:Din;Hayatın,hayatıdır.Medeniyetin ve insanlığın maddeten ve >manen yükselmesini,daha iyiye ve ileri gitmesini savunur. İslam >dini;bir lokma bir hırka felsefesine karşıdır. Yarın ölecekmiş gibi, >ahirete, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya teşvik eder.İki günü aynı olan >ziyandadır, Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir. > >Haksız yere bir insanı kasten öldüren, tüm insanlığı öldürmüş gibidir. >Mesala;öldürülen o kişi ihtimal dahilindedir ki, insanlığı kurtaracak >bir buluşa imza atabilir.Veya ; bir kişinin katli, öldürülmesi, bir >dünya savaşına sebep olabilir. > >Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.Yıkıcı değil,yapıcı olunuz.Alan el >değil, veren el olunuz.Cüz-i bir şer için, küll-i bir Hayrı terk >etmeyiniz.Mesela; kangren
olmuş bir kolu kaybetmemek için kolu kesmez >iseniz, o Aziz insanıda kaybedersiniz.Aynen bunun gibi; dünyadaki >iyiliklere vesile olup kötülüklere mani olmaz iseniz;yani Allah"ın >emir ve yasaklarına uymaz iseniz; bu Aziz dünyayı da kaybedersiniz. > >Hayırda yarışınız.Anne ve babaya; sizleri kötülüğe zorlamadıkları >sürece itaat >ediniz.Yakınlarınızı,yetimleri,kimsesizleri,yaşlıları,yolcuları, >hastaları, komşularınızı,küçükleri, zorda ve çaresiz durumdaki >kişileri, boçluları ,işsiz ve fakirleri, gözetiniz. > >Tek İlah vardır. O, İlahın adı Allah"dır. > >Allah"ın emir ve yasaklarına karşı gelmeyiniz.Şeytan"ın, tek bir emre >karşı geldiğinden dolayı düştüğü durumdan ders çıkarınız. > >Zerrece Allah"a imanı olan herkes; hesaptan sonra cennete >girecektir. > >İslam dininin;
Peygamberi Hz.Muhammed"tir,Kitabı Kuran-ı Kerim"dir. >Bir Müslüman,hem İncile,hem Hz.İsa"ya; hem,Tevrata,hem Hz.Musa"ya; hem >Zebur"a, hem Hz.Davud"a; yani tüm semavi kitap ve peygamberlere zaten >inandığı için, din değiştirmesi, hiçmi hiç akıl karı değildir. > >*Soru:Tenasüh fikrine ne diyorsun? > >Cevap:İslamiyet; Tenasüh fikrine karşıdır.Yani ölen bir kişi, başka >bir şeyin suretine girerek hayatını devam ettirmez.Ölen kişinin ruhu >berzah elemine gider. > >Mesela;insanlık tarihi yedibin yıl olduğunu ve ortalama bir ömründe >yüz sene olduğunu farz etsek, yetmiş defa bu dünyaya gelip gitmemiz >gerekirken; değil yetmişini,birini bile hatırlayamamamız bizim çok >unutkan veya akılsız olduğumuzun değil, tenasüh fikrinin doğru >olmadığını gösterir. > >Delil ise; Mirac hadisesi
ile ahireti,cenneti,cehennemi gören ve >Ruyetullah"a mahzar ve şahid olan ve Ululazm bir peygamber olan; >Hz.Muhammed"in beyanı ve Allah"ın kitabı olan;Kuran-ı Kerim"in yazılı >ve aşikar olan ayetleridir. > >*Soru:Mirac hadisesinde kısaca ne olmuştur? > >Cevab:Mirac hadisesinde, bizzat Hz.Muhammed; çok kısa bir zaman >zarfında;refref"e binip, sidret-ül münteha makamına yükselip; geçmişi, >geleceği,cenneti, cehennemi ve kainatın yaratıcısını görmüş;Allah"ı; >gidip de gören mi var? veya Ahirete gidipte dönen mi var? Sorularını >da cevapsız bırakmamıştır. > >*Soru: Bu kadar kısa zamanda bu kadar çok iş nasıl yapılır,bu kadar >hız nasıl olur?Benim aklım almıyor! > >Cevap:Mesela;bir elektronik saat düşünelim.Bir saat zarfında;saati >gösteren rakam bir defa atarsa,dakikayı gösteren rakam 60
defa >atar,saniyeyi gösteren 3600 defa atar.Bir mekanik saatte ise; bir saat >zarfında yelkovanın aldığı mesafe; akrebin aldığı mesafenin 12 >katıdır. Hız arttıkça;aynı zaman biriminde, daha çok hareket >yapılmaktadır. Bunu kronometrede daha bariz bir şekilde görebiliriz. >Beyin hızı ile sizin bir ömürde ancak çözebileceğiniz bir problemi,bir >başkası kısa bir sürede çözebilir. > >Mesela; koca bir kütlesi olan dünyamızı,vasıtasız ve saniyede otuz >kilometre gibi çok süratli bir hızla,hem kendi ekseninde hemde güneşin >çevresinde hiçbirşeye dayanmadan,direksiz,bir topaç ve Mevlevi gibi >döndüren Allah; sevgili bir peygamberini Miraç hadisesinde;elbette ve >evleviyetle daha hızlı ve kısa bir sürede götürmeye ve geri getirmeye >Muktedirdir. > >Mesela;bazen 10
dakikalık bir rüyada; bir günde yapamıyacağınız çok >işleri kısa bir sürede; rüyada yapmanız gibi. > >*Soru:Azrail bir iken nasıl aynı anda birçok ruhları kabzediyor? > >Cevap: Mesela;birçok aynayı,birçok yere koyup yüzlerini tek bir güneşe >çevirdiğimiz zaman,her bir aynada güneşin aynı timsalini görebiliriz. >Güneş bir iken birçokyerde ayna vasıtasıyle ve timsali ile; hazır ve >nazırdır. > >Mesela; herbir televizyondan,aynı anda,birçok yerden aynı görüntünün, >herkes tarafından izlenebilmesi gibi. Fakat bugün ses ve resim >nakledilebilmekte isede gelecekte, maddeninde nakli imkan >dahilindedir. > >Mesela;Hz.Süleyman peygamber zamanındaki bir tahtın, ilim sahibi >birisi tarafından, çok uzak bir diyardan, bir anda, hazır ve nazır ve >nakl
edilmesi; maddenin naklinin mümkün ve imkan dahilinde olduğunun >ve Azrail"in aynı anda,birçok yerde,birçok insanın ruhlarını >kabzetmesi de bunun bir kanıtıdır. > >*Soru:Allah bize çok yakın, ama biz ona çok uzağız,diyorlar;bu nasıl >birşeydir? > >Cevap:Mesela;Güneş bize ışık ve ısısı ile çok yakındır,biz ise güneşe >zatı; bakımından,çok uzağız.Ayna,teleskop,büyüteç vasıtasıyla,güneşin >özelliklerini biraz anlayabiliriz. Fakat;uzay mekiği ile de; güneşin >hakiki nuruna ve ısısına yaklaşabilir,onun büyüklüğünü ve gerçek >mahiyetini yakından anlayabiliriz.Mesela;Miraç hadisesinde olduğu >gibi. > >*Soru:Güneşin ısı ve ışığı nasıl dünyamıza ulaşmaktadır? > >Cevap:Heyula isminde atomdan daha küçük latif bir madde vardır ki bu >maddeye esir de denir.;bu madde güneşin ısı ve ışığını
dünyaya >taşımaktadır.Yani kainatta boşluk yoktur.Hatta bu madde;kainatın her >yerini kaplamış vaziyettedir. > >*Soru:Allah"ın bir sureti varmıdır? > >Cevap:Allah"ın bizim anladığımız tasavvur ettiğimiz bir şekilde, bir >sureti yoktur.Çünkü;Suret ve şekil sınırlı şeyler için söz konusu >olabilir.Yani başlangıcı ve sonu olan şeylerin sureti ve şekli >olur.Allah ise Evvel ve Ahir"dir,Ezeli ve Ebedi"dir, yani başlangıcı >ve sonu yoktur. > >Mesela;belirli iki nokta arasına çizilen bir çizgiden, bir doğru >oluşur.Üç doğrunun başlangıç ve bitim noktalarının, açı yaparak >birleşmesinden de üçgen oluşur. > >Eğer üçgenin kenarını meydana getiren doğruların başlangıç ve bitim >noktaları yok ise yani sınırsız ise;baştan bir doğruyu çizemezsiniz. >Dolayısıyla da üçgeni
çizemezsiniz.Çizemediğiniz içinde o şeye şekil >ve suret veremezsiniz. > >Mirac hadisesinde Hz.Muhammed peygamber; Allah"ı; Nur olarak gördüğünü >ifade etmiştir. > >*Soru:Bir konuda ihtilaf var ise nasıl çözülür? > >Cevap:Evvela; Allah"ın kitabına müracaat edilir; yoksa peygamberlere >ve sünnetlerine müracaat edilir; yoksa bilginlere ve yazdıkları >eserlere ve içtihatlarına müracaat edilir; yoksa kendi aklınıza >müracaat ediniz. Kesinlikle şeytana ve nefsinize müracaat etmeyiniz. > >Elbette ki;Allah"ın kitabı;bir tıb veya cebir kitabı değildir.Fakat >hiç tıbtan ve cebirden bahsetmiyorda değildir.Peygamber;tıp doktoru >değildir,ama tedavi ettiği hastalarda olmamış değildir.Hiçbir >peygamber ben her şeyi bilirim demez.Allah bildirmedikçe hiç kimse bir >şey bilemez.Fakat bir peygamber
herhangi bir kişide değildir.Sen bir >zerre isen;o bir güneştir. > >Mesela;Ululazm bir peygamber olan Hz.İsa"nın;ölüleri diriltmesi, >doğuştan görmeyenin gözünü tam olarak açması mucizelerine; daha tıp >ilmi yetişememiştir.Sakın yanlış anlama;yetişemez demiyoruz, haydi tıp >alimleri sizde buna yetişebilirseniz,yetişin diyoruz, yeni keşiflere >koşun diyoruz. > >İlim adamlarının fikirlerine ve eserlerinede ihtiyaç yoktur demek >yanlış olur. Kendi aklınızı kullanmamak da hiç akıl karı değildir. İş >ehline verilmelidir.Hasta olduğunuz zaman doktora,yazı yazmayı ve >okumayı öğrenmek için okula, dini meselelerde ise diyanete gitmek >gerektir. > >*Soru:Bir kazayı veya zulmü gördüğümüzde ne yapmalıyız? > >Cevap: Evvela; yetkili mercilere bildiriniz, gecikmesinde telafisi >mümkün olmayacak
neticeler hasıl olacaksa, mümkünse hemen elinizle >düzeltmeye çalışınız, yoksa dilinizle düzeltmeye çalışınız,yoksa en >azından o zulmü yapan, o zalimi Allah"a havale ediniz. > >Bunu da yapmıyorsanız belaların gelmesini bekleyiniz.Bana dokunmayan >yılan bin yaşasın demeyiniz.Yoksa o yılan birgün mutlaka başınıza bela >olacaktır. > >Mesela;dağın başında size saldıran ve canınıza kast eden bir yılanı; >öldürdüğünüz,yaraladığınız veya def ettiğiniz için; hiç kimse sizden >hesap sormaz ve soramaz. Belki;kendinizi savunmadığınız ve yılanın >sokmasına mani olmadığınız için; acı ve cefayı siz; çekersiniz. > >Yanlış anlama;biz kanunları çiğne, adaleti sen yerine getir demiyoruz. >Çünkü devletin;hakimi,savcısı,polisi ve jandarması vardır. > >*Soru:Allah"ın benim namazıma ne
ihtiyacı var? "Lailaheillallah" ne >demektir?Herşey nasıl Allah"ı zikredebilir? > >Cevap:Bir kişinin, Allah"ın benim namazıma ihtiyacı yoktur, demesi; >hasta birisinin,doktara"ey doktor senin ilaca ne ihtiyacın var >demesine benzer ki, Allah"ın bizim beş vakit namazımıza ve zikrimize >elbetteki ihtiyacı yoktur,bizim namaza ve zikre evleviyetle >ihtiyacımız vardır.Hem namaz dinin direği,müminin miracıdır.Direk ve >temel olmazsa sağlam;ne bir çadır,nede bir bina dikebilirsiniz. > >Bedenin havaya ve suya ve gıdaya ve ısıya ihtiyacı olduğu gibi, >ruhunda manevi gıdaya ihtiyacı vardır ki o gıdalardan en önemlisi >namaz ve zikirlerin en eftali olan, "Allah"tan başka İlah yoktur" >demek olan ve muhabbetullaha vesile olan,kelime-i Tevhidtir.Yani "La >ilaheillallah" kelimesidir. > >Her zaman
az;yemek,konuşmak,uyumak;yani,her zaman;helal lokma >yemek,hikmetli konuşmak,fazla uyumamak ve daima "La ilaheillallah" >diyerek,zikr ederek; kainata meydan okuyacak cesareti benliğinde >hissetmek,Allah"tan başka hiçbirşeyden korkmamak,her şeyin Allah"ın >tasarrufunda olduğunu hakkal yakin yaşamak, muhabbetullahın verdiği; o >manevi zevk ile huzur bulup, mutmain olmaktır. > >Ayrıca;Allah"ın Kitabı olan Kuran"ı çok okumak ve özellikle kendi >asrınıza hitap eden tefsirleri iyi tetkik etmek, doğru anlamak ve >ihlas ile amel etmek ve huşu içinde namaz kılıp, huzur ve emniyet >bulmak,ruhen bir manada miraca çıkmak, dünyanın ağır yükünü her beş >vakitte yere koyup, güzel bir nefes almaktır. > >İnsanlar her nefes verişte bilmeden,gayri ihtiyari "Hu" >derler.Hu ,Allah demektir. Aslında her şey Allah"ı anmaktadır.
İnsanın >bu dünyaya gönderilmesinin sebebi ve hikmeti Allah"ı tanımak, O"na >dua ve ibadet etmektir. > >*Soru:Hakikatlere ulaşmak içi; dünyayı terk etmek mi >gerekir? > >Cevap:Helal şekilde; >Çalışınız,üretiniz,kazanınız,yiyiniz,dağıtınız.Ama israf >etmeyiniz.Kara günler, yaşlılığınız ve ahiret içinde,azık ayırınız. >İlmin, malın ve kuvvetin önemini fark ediniz.Bunları insanlığın hayrı >için ve helal bir şekilde kullanınız.Kendinize yapılmasını arzu >etmediğiniz bir şeyi ,birbaşkası içinde arzu etmeyiniz. > >İnsanların; aslında Hz.Adem ve Hz.Havva"dan geldiğini düşünerek, >uzaktanda olsa akraba ve kardeş olduklarını; Allah nazarında herkezin >eşit olduğunu ve hiçkimseye iltimas geçilmeyeceğini,eninde sonunda; >zerrece hayır işleyene mükafatının
verileceğini,zerre miktar şer >işleyenede cezasının verileceğini biliniz. > >Dünyayı da bütün bütün terk etmeyiniz.Hiç ölmiyecekmiş gibi dünyaya, >yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışınız.Mesela;Hz.İdris >peygamber;terzi, Hz.İsa peygamber;marangoz,Hz.Davut peygamber; >kral,Hz.Muhammed peygamber;çoban vs.idiler.Dünyayı ve dini; terk >etmediler.Peygamberlik vazifelerini ücret almadan yaptılar,hayatlarını >idame ettirmek içinde çalıştılar.Çoban oldukları için >gocunmadılar,kral oldukları içinde; böbürlenmediler. > >Evet tek koltukta iki karpuz gitmez ama iki koltukta iki karpuz >gider.Kuş gibi uçabilmek için,çift kanatlı olunuz yani,hem maddi hemde >manevi hayatınız için çalışınız.Her ikisinide birlikte orantılı >şekilde götürünüz. >İfrat ve tefritten kaçınınız.Namerte muhtaç olmamak için
çok >çalışınız, > >Yiğit ve Mehdi o kişidir ki;mücadeleyi heryerde ve herzaman >göğüsleyen, yılmayan ve namerde muhtaç olmamak için,çok çalışan >kendisi ile bereber; ailesini, akrabasını ve tüm insanları çaresizlik, >işsizlik,küfür, şer vs. bataklığından kurtaran kişidir. > >*Soru:Yerine ve zamanına ve makamına göre akıllıca hareket etmek ne >demektir?Mütevazı olmak ne demektir? > >Cevap:Mesela;ileriden bir aslan geldiğini gördüğünüzde hemen >tedbirinizi alınız.Aslan bana bir şey yapamaz, oda Allah"ın bir >mahluku, her şey Allah"ın tasarrufunda, Allah istemese hiçbirşey olmaz >diyip, okşamaya kalkmayınız.Çünkü sizde olan bu imanı; aklı ve temyiz >kudreti olmayan Aslan"dan da beklemek; hiç akıl karı değildir. Aslana >et,ata ot veriniz. Aslanın ve ayıların kafeslerine de
dikkatli >yanaşınız. > >Mesela; bir asker görevde ve savaşta;karada aslan ve havada >kartal,suda kılıç balığı gibi; Azametli, heybetli, cesur,atik, >güçlü,silahlı, korkusuz ve Celal sahibi olmalı. Ama evine geldiğinde >ise; Cemal sahibi olmalı, çocuğuna karşı şefkatli, ve eşine karşıda >nazik ve hürmetli olmalıdır. > >Kişi; kendi gözlüğünün rengi ile olayları renklendirmemeli,karşı >tarafı ve üçüncü şahısların fikirlerini ve nasihatlerini ve şahitlerin >beyanlarını dinlemeli.Bir bilene sorup istişare etmeli. Bilirkişiden >rapor almalı. Mümkünse olay yerine gidip, keşif yapmalı. Tüm delilleri >topladıktan sonra; Adaletli, doğru hakkaniyete uygun bir hüküm >verilmelidir. Gerçeği ve maddi hakikatı bulmaya çalışılmalı,zandan ve >suiniyetten sakınmalı.Hemen;karar
verip; >münakaşaya,hakarete,taarruza,kavgaya ve savaşa girişmemeli.Acaba ben >mi renk körüyüm diye de bir doktara gitmeyi ihmal etmemelidir. > >Mesela;Siyah gözlüğünüz ile; kızıl bir elmayı, siyah görmeniz >normaldir. Akıllı kişi odur ki;o siyah,güneş yani; enaniyet gözlüğünü >bırakıp, olaylara şeffaf bir göz ile bakmalı. Kendinizi; karşınızdaki >sahsın yerine koyup,"acaba aynı hareket bana yapılsaydı,ben ne >yapardım"diye düşünmeli.Güçlüden değil,Hak"tan ve haklıdan yana >olmalıdır. Bazen susmalı, bazen büyüklük gösterip bazı şeyleri >görmezlikten gelmelidir. > >Mesela;her dediğiniz doğru olmalı ama her doğruyu söylemekte doğru >değildir.Karı kocanın arasını düzeltmek için,bir can kurtarmak için >veya savaş halinde her doğruyu söylemek doğru değildir.Yalanada hiçbir >cevaz yoktur.O halde
susmak en doğru bir iş olsa gerektir. > >Bindiğiniz dalı kesmeyiniz, bindiğiniz gemiyi batırmaya çalışmayınız, >ekmeğini yediğiniz yere hainlik etmeyiniz.Yoksa;pirinci kurtarayım >derken,evdeki bulgurdan da olabilirsiniz. > >Unutma ki, cesim,büyük ve Azametli bir filin, bazen bir küçücük >fareden korktuğu;bir savaş sırasında heybetli birisinin kaçtığı; bir >tavuğun yavrularını korumak için,bir köpeğe saldırdığı bir >gerçektir.Gerçek; İmanın ve cesaretin ve zenginliğin ve güzelliğin; >kimde ve nede ve nerede olduğu gizlidir. Ve ummadığın ve ihtimal bile >vermediğin bir taşın;başını yarması ve seni kahretmesi de imkan >dahilindedir. > >Mesela; İlahlık iddiasında bulunan ve Hz.İbrahim peygamberi Urfa >şehrinde ateşe atan,Nemrudu; kahreden şey; kör ve topal ve hasta bir >sivrisinek tarafından
öldürüleceğini kahinlerinden öğrenmesi idi. > >O sivrisinek,Allah"a;"Allah"ım beni niçin yarattın" diye sitem etmiş >ve o çilekeş sineğine;cevaben, Allah; "nemrud"u öldürmen için yarattım >"diye ilham edip, taltif edip, memnun etmiş ve gönlünü almıştır. >Nemrud; sarayının tüm pencere ve kapılarını kapattırmış ama İlahlık >iddiasında ki Nemrut; anahtar ve burun deliğini kapamayı unutmuştur. > >Mesela;Kibirli ve her şeyi bildiğini zanneden şeytanı, kahreden ise; >Allah"ın Habibi, kulu ve elçisi olan;Hz.Muhammed peygamberin doğumu >ile; birdaha kesinlikle; gaybtan ve gelecekten haber almak için >gökyüzüne yükselememesi,kahinlik mesleğini ve saltanatını; ümmi bir >çoban yüzünden, ilelebed kaybetmesidir. > >Ve en büyük savaşın;evvelemirde,nefsiniz ve şeytanınız ile olan; imanı >kazanmak veya
kaybetmek, savaşı olduğunu da unutmayınız. > >Bu büyük savaşı kazandıktan sonra, dünyadaki diğer haksız savaşlara >nasıl mani oluruz diye düşünmek ve engel olmak gerektir. > >Şayet size saldırı olursa da;meşru mudafa hakkınız kullanarak >kendinizi savunun ve onlarla savaşın.Bunun içinde hazırlıklı,tedarikli >ve tedbirli olun.Caydırıcı silahınızın ve ordunuzun olduğunuzu bilen >düşman;size saldırmak için kara kara düşünecektir. > >Savaş haklı bir nedene dayanmalı.Zulüm olmamalıdır.Mesela;bir köyde >bir masum,bin zalim dahi olsa;o köy yakılamaz.İlla ki;o masuma zarar >vermemek gerektir. > >Savaşa mani olmak;savaşmaktan daha akıllıca bir iş olsa gerektir. > >Ey;bu dünya gemisinde misafir olan Aziz insanlar ve cinler; dünyanın >kıyametine çalışmayınız. Daha iyi ve daha güzel bir hayat ve
dünya >için çalışınız. > >Mütevazı olmak;dilencilik yapmak veya kendini hakir göstermek veya >işini bırakıp daha kötü bir duruma düşmek değildir.Her zaman daha iyi >nasıl olur diye düşünmeli ve çalışmalı ve yükselmelidir. > >Kalem sahibi bilginlere,kılıç sahibi askerlere ve ululemre; Haktan ve >hakikattan ve adaletten ayrılmadıkları sürece hürmet ve itaat ediniz. >İşinizi ehil kişilere yaptırınız.Yöneticilerinizi ehil kişilerden >seçiniz. İşinizi tam ve eksiksiz yapınız. > >*Soru:Sıhhat nedir?Gerçek zenginlik nedir?İslamiyet nedir?İman nedir? > >Cevap:Sofradan istekli kalkınız.Yani doymadan kalkınız.Haddinden fazla >yemek, hem sıhhati bozar hemde yattığınızda karabasana davetiye >çıkarırsınız.Tıbbın piri, İbn-i Sina "sıhhat az yemektir" demiştir. > >Anne ve
babanızın,sıhhatinizin,boş vaktinizin,gençliğinizin,aklınızın, >zenginliğinizin,güzelliğinizin,gücünüzün ve Azrail kapınızı çalmadan; >ömrünüzün kıymetini iyi biliniz. > >Gerçek zenginlik huzurdur.Huzur ise imandadır.İslamiyet hakka >tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır;iman ise,Hak"kı kabul ve >tasdiktir. İman;kalpte bir Nur"dur.O Nur"un bu dünyadaki ana kaynağı >ise Kuran-ı Kerim"dir.O kitapın ilk ayeti "Ikra"yani "Oku"ile >başlayıp,okunması için; " Nur" dağında,Cebrail isminde bir melek >vasıtası ile ümmi bir çoban olan Hz.Muhammed"de indirilmiştir.O >kitabın müellifi ve sahibi ise Allah"tır. > >O çoban ;çoban yıldızı gibi; kaptanlara yol gösterici bir Nur"dur. Ay; >Allah"ı; çoban yıldız ise Hz.Muhammed"i; kırmızı ise şehitlerin kanını >temsil eder. > >Her irade ve akıl
sahibinin başına her şeyden önemli olan, imanı >kazanmak veya kaybetmek davası açılmıştır.Bu davayı kesinlikle >kazanmak gerektir. > >*Soru:Bu dava kesin nasıl kazanılır?Kazananların oranı nedir? > >Cevap:Hayatta başarılı olmak ve bu davayı kesin kazanmak istiyorsanız; >Peygamberlere ve onların getirdiği orjinal kitaplara ve sahifelere >harfiyyen uyunuz. > >Allah"ın tüm kitap ve peygamberleri hep,"La ilaheillallah"yani;" >Allah"tan başka İlah yoktur"davasını ve gerçeğini savunmuşlardır. Bu >davaya; inananların;kazanma oranı; yüzde yüzdür. Tahrif edilmiş kitap >ve sahifelere, batıl inanç ve hurafelere, katiyyen uymayınız.Aklınızı >çalıştırınız. > >Sakın yanlış anlama;Hz.İsa peygambere indirilen orijinal İncile ve >Hz.Musa peygambere indirilen orijinal Tevrata ve son
peygamber >Hz.Muhammed"e indirilen ve halende orjinalliğini muhafaza eden; Kuran- >ı Kerim"e ve diğer Aziz peygamberlerin tümüne inanır ve hiçbirini >ayırt etmeyiz ve aynı hürmeti hepsine birden gösteririz. > >*Soru:Yavruma doyamadan vefat etti,ne >yapmalıyım? > >Cevap:Ey insanlar ;eceli ile vefat etmiş küçük çocuklarınız size >ahired de şefaatçi olacaklardır.O halde sabrediniz. Çocuklarınızı ve >rahimlerdeki ceninleri de rızk endişesi ile öldürmeyiniz.Yoksa;ahired >de o masum çocuklar,sizden ve iştirakçilerinizden;davacı olacaklardır. > >Hz.Hızır ile Hz.Musa peygamber arasındaki kıssadan hisse çıkarınız. >Allah"tan daima her şeyin en hayırlısını talep ediniz.Bilmediğiniz ve >bilemediğiniz, hikmetini sonradan anlayabileceğiniz,iyi ki böyle olmuş >diyeceğiniz ve akıl ve sır
erdiremediğiniz,sabredemediğiniz bazı >olayların;zahirine değil,neticelerine bakıp;Allah"ınıza şükrediniz. >Sakın yanlış anlama;Hz.Musa peygamber Ululazm bir peygamberdir.O bir >güneş ise biz bir zerreyiz. > >*Soru:Biz gençlere ne tavsiye edersin?Bataklığa düşmüş insanları; >kim,nezaman, nasıl kurtaracak? > >Cevap:Ey gençler kendinize uygun,münasip bir iş ve eş bulmak için >çalışınız. Yoksa oruç tutunuz.Oruç ve evlilik nefsi dizginlediği gibi, >şehveti söndürür. Batakhanelerin kapısına kepenk vurur. Zina hoş >görülemez. Hiçbir ehl-i namus hatta en serseri bir kişide eşinin zina >yapmasına razı olmaz olamaz.Bataklıkları ve batakhaneleri kurutmak >gerektir.Size dokunmayan o yılan birgün sizinde karşınıza >çıkabilir.Hem yılanlar bataklıkları da çok severler. > >Ey bataklığa düşmüş ve
düşürülmüş Aziz insan, elbet birgün senin >feryadını işiten bir civanmert bir yiğit, çıkacak; seni ve tüm >insanlığı, şeytanın o pis bataklığından kurtaracaktır. > >O yiğit neden sen olmayasın, Nemrudu öldüren; kör,topal,hasta bir >sivrisinekten veya Hz.İbrahim peygamber için yakılan ateşi söndürmek >için gelen küçük bir karıncadan daha mı acizsin!Yoksa sende Mehdi"yimi >bekliyorsun.Niçin sen Mehdi veya Mehdi misal;yani Mehdi gibi >olmayasın. > >Haydi işverenler;sizlere çok görev düşmektedir.Bir kişiye iş vermek;o >kişiyi bataklıktan çıkarmak veya bataklığa düşmeye engel olmak >demektir. > >Haydi görevliler,yetkililer,ahlak zabıtaları vs.;insanlar size >güvenmekte ırz ve namuslarını,can ve mal güvenliklerini size emanet >etmektedirler. Görevinizi eksiksiz
yapınız. Aldığınız maaşı Hak >edip;sonrada afiyetle yiyiniz. > >Yanlış anlama;biz kanunları çiğne, adaleti sen yerine getir demiyoruz >veya görevlileri eleştirmiyoruz. Belki biz;adaleti ve görevini yerine >getirmeye çalışanlara yardımcı ol diyoruz. > >Mesela; bir kişi boğuluyor,sende yüzme biliyor isen,hemen o kişiyi >kurtar.Sonrada devletin yetkili mercilerine haber ver diyoruz."Yok >benim görevim ve işim bu kişiyi kurtarmak değildir" deme diyoruz.Bu >çilekeş ve vefalı dünyamıza; bir küçücük bir fidan, bir ağaçta sen dik >diyoruz. > >Mesela;İslam peygamberi,Hz.Muhammed ;aileleri tarafından diri diri >mezara gömülen kız çocuklarını gömülmekten ve bir mal gibi alınıp >satılan kadınları ve gençleri, batakhanelerden;faiz yüzünden inim inim >inleyen borçlularıda, faiz bataklığından kurtarmış,
faizide >kaldırmıştır. > >Mesela;bugün bile kredi faizi yüzünden çok aileler, toplumlar hatta >devletler perişan olmakta,yuvalar yıkılmaktadır. Çare;borcunuzu >ödeyinceye kadar, zaruri ihtiyaçlar için harcama yapmak,çok çalışmak, >bir daha faize tövbe demek gerektir. > >*Soru:Bütün ihtilal ve devrimlerin sebebi nedir?Ne yapmalı? > >Cevap:Şeytanın,dünyayı fesada veren ve çoğu ihtilallerin ve >devrimlerin sebebi olan ve insanlar için dünyayı cehenneme >çeviren,"sen çalış ben yiyeyim ve ben tok olayım başkası açlıktan >ölsün bana ne" düşüncesini, ortadan kaldırmak ve sosyal; refah ve >eşitlik ve adalet ve huzur için çalışmak, insanlığa yapılacak en büyük >hayırlardan biri olsa gerektir. > >Emek ve sermaye; aralarına uzlaştırıcı, aklı da alarak, sulh içinde ve >refah içinde yaşamalı,
taraflarda suiniyet ve angarya olmamalıdır. > >Mesela, bina yapacak sermayesi olmayan fakir bir kişinin barakasını, >zengin müteahhide verip onunla anlaşıp refaha ve zenginliğe kavuşması >akıllı bir iştir.Mesela; yarıcılık,kooperatif vs. akıllıca bir >işdir.Güçler birleşmeli,çatışmamalı ve çatıştırılmamalıdır.Aklın yolu >birdir. > >Zenginliğe ve zenginlere değil;zenginliğin topluma yansıtılmamasına, >gelir adaletsizliğine,sömürüye, bencilliğe,suiniyete, haksızlıklara, >zulme şeytanın üstünlük taslayan kibrine ve kendisini efendi,başkasını >köle kabul eden batıl ve yanlış fikre karşı olmak gerektir. > >Ey, sermaye sahipleri;dünyanın ve kendi ulusunuzun ve vatanınızın >istikbalini gözeterek, daima yatırıma ve üretime ve istihdama >çalışınız. Parayı haps etmeyiniz.Gelir dağılımına dikkat
ediniz. >İşçileri bir köle gibi,kullanmaya kalkmayınız. İşçide; işverenin, >iyiniyetini suistimal etmemelidir. > >Aziz insanlar size iş veren;işvereninize hürmet ediniz.Çünkü;çalışma >karşılığında aldığınız ücret ile;imanınızı ve namusunuzu muhafaza >ettiğinizi unutmayınız.İşveren de; çalıştırdığı kişileri kollamalı ve >korumalı;suiniyetli kişilere fırsat vermemelidir. > >Medeniyetin tekamülü ile; kölelik devri kapanmış.Hürriyet,eşitlik ve >malikiyet devrine girilmiştir. Kast sistemi de fıtrata aykırıdır. > >Herkese;fırsat eşitliği sağlanarak,terakkinin ve yükselmenin önü >açılmalı.Görev; Hak edene ve ehil kişilere verilmeli, iltimas ve >kayırma olmamalıdır.Fakirlik ve kölelik bir kader olmaktan >çıkartılmalı; herkes zengin,akıllı, güçlü,güzel ve Aziz olmalıdır. > >Şeytanın;sinsi
tuzaklarına ve sizi birbirinize kırdırtmak için >çalıştığını ve planlar kurduğunu unutmayınız.Artık;bu yaşlı ve çilekeş >ve mahzun dünyamız, yeni; devrimleri,ihtilalleri ve yeni bir dünya >savaşını, kaldıramaz. > >*Ey ehl-i kitab;birbirinizle mücadele etmek yerine, insanlığın ve >mahlukatın;şeytanın ve deccalin hile ve desiseleri ile, içine düştüğü >sıkıntı ve belalardan kurtulması için çalışmak ve ortak düşmanınız >olan; şeytana ve deccale karşı ittifak etmek daha akıllıca olsa >gerektir.* > >*Soru:Şeytan kimdir,amacı nedir? > >Cevap:Şeytan"ın aslı cin olup ateşten yaratılmıştır.İnsanın apaçık, >bir düşmanıdır. Mahlukatı,Allah"a düşman etmek için fırsat kollar. Bu >hayatı insanlar için cehenneme çevirmeye çalışır. > >İnsan, şeytan"dan herbakımdan
üstündür.Mesela;Hz.Süleyman peygamber, >cinleri emri altında tutmakta ve cinlere istediğini yaptırabilmekte >idi. Fakat şeytan"ıda hafife almamak gerekir.Çünkü Hz.Adem babamız ile >Hz.Havva annemizin cennetten çıkmasına vesile olmuştur.Biz şeytanın >inadına,bu dünyayı cennete çevirmek için çalışmalıyız. > >Dikkat ediniz!Allah"ı inkar etmemek ayrıdır,Allah"a iman etmek >ayrıdır.Allah"ı inkar etmek ise;hiçmi hiç akıl karı değildir. > >Mesela;bir Müslüman; Allah"a iman eder,inkar etmez.Bir kafir; Allah"ı >inkar eder,iman etmez.Bir münafık ise;zahiren,inanıyormuş gibi >gözükür; ne iman eder nede inkar;hakikatte ise kafirden daha kötüdür. >Çünkü; namert,ikiyüzlü,yalancı ve haindir.Cehennemin en alt tabakası >sihir yapanlar ile münafıklara ayrılmıştır. > >Mesela;şeytan;Allah"ı inkar etmemekte
ise de,munafık gibi inanıyormuş >gibide yapmaz. Daha önce meleklere bile ders veren,şeytan, kibrinden >dolayı; Allah"ın " Ademe secde et" emrine karşı gelmiş.Bu yüzden; >Allah'ın Rahmetinden kesin bir şekilde kovulmuş. Allah"a olan imanını >da ilelebed kaybetmiştir. > >Hem Allah"ın buğdayından ekmek yap ye,suyundan iç ferahla;hemde >Allah"a hainlik et, öyle mi!Kim ki; ekmeğini yediği kapıya hainlik >etmiştir;o hain; o kapıdan kovulmayı Hak etmiştir. > >Fakat şeytan; Allah"tan,süre istemiş, Kıyamet vaktine kadar, kendisine >sınırlı bir süre verilmiştir."Bende senin ihlaslı kulların >hariç,herkesi sana düşman edeceğim ve onları azdıracağım" diyen >şeytan; Hz.Adem peygambere ve nesline karşı,büyük bir savaş başlatmış >ve Allah"a imanını kaybetmiştir.Makamı cehennemde,kafirler
ile >birliktedir ve kesinlikle bunlar cennete giremiyeceklerdir. > >Sakın sizi şeytan, Allah afedicidir diye yanıltmasın. Çünkü, Allah af >edicidir ama, kul hakkı hariçtir.Allah"tan korkunuz.Çünkü Allah,aynı >zamanda "Kahhar"dır.Nice milletler Allah"ın kahredici gücü ile tarih >sahnesinden silinmişlerdir.Mesela;Hz.Nuh Peygamber zamanındaki tufanda >olduğu gibi. > >Eğer savaş istiyorsanız; şeytan ile,cahillik, fakirlik,acizlik ile >savaşınız. Sivrisineklerle uğraşmak yerine,bataklığı kurutmaya >çalışınız. > >Sanığı cezalandırmadan önce,suça sebep olan nedenler olan; işsizliği, >cahilliği, fakirliği,acizliği,caresizliği, kaldırarak; suçu önleyici >tedbirler alınız. Suçluyu öyle bir ceza ile ürkütünüz ki ;o sucun >yanına bile yanaşamasın. Gaye o ürkütücü cezayı
vermek >değildir,caydırmak olmalıdır. Yoksa o suçlu; suçu tekrar işlemeye >devam edecek toplumun huzur ve sukununu bozacaktır. > >Mesela;Göze göz,dişe diş diye;bir ceza olsa. Kimse adam öldüremez. >Çünkü kendisinede aynı cezanın verileceğinden korkar,yapmaz,yapamaz. >Hem kan davası diye bir şeyde olmaz ve olamaz.Cezalar caydırıcı >olmalıdır.Yani suçu önleyici olmalıdır.Yoksa ceza; amaç olmamalıdır. > >Önce tedbir sonra terbiye sonra ceza. Islahı gayr-i mümkünse ve >cezasıda idam ise infaz etmek gerektir.Çünkü dönüşü mümkün olmayan bir >yola giren suçlu için en hayırlı yol hem kendisi,hem ailesi, hemde >toplum için cezanın infazıdır. > >Sakın şeytanın iman edeceğini düşünmeyiniz ve ona acımayınız ve onu >dost edinmeyiniz. Hz.İsmail peygamber gibi şeytanı gördüğünüz yerde ve >Hac"ta da olduğu
gibi, taşlayınız, yani şeytan ile her zaman ve >heryerde savaşınız. Çünkü; kendinizin,biricik ve birtaneniz olan >yavrunuzun ve sevdiklerinizin ebedi cehenneme girmesine vesile olan >şeytana hiç acımamak gerektir. Şeytana acımak, sevdiklerinize ve >kendinize acımamak demektir. > >Suyun uyuduğunu,ama düşmanın uyumadığını biliniz,her zaman tedbirli >olunuz. > >Ey insanlar ve cinler; sizin maddeten ve manen yükselmenize mani olan >şeytanın; size takmış olduğu zincirleri kopararak ve manileride >ortadan kaldırarak,kölelikten kurtulup; özgürlüğünüze kavuşunuz.O >sinsi ve gizli düşmanınıza ve düşmanlarınıza karşı,bir sürü ve ordu >gibi ittihad ediniz. Sürüden ayrılmayınız.Irk,din,dil,renk vs.nedenler >ile de bölünmeyiniz. > >*Soru:Mucize,keramet ve sihrin aslı nedir?Deccal ve
Mehdi kimdir? > >Cevap:Bir zaman iki ayna var imiş,her iki aynada yüzlerini gökteki >güneşe çevirmiş.Aynalarda akseden,tecelli eden güneşi, her iki aynada >insanlara çevirdiğinde; insanların gözlerini kamaştırmışlar. >Aynalardan biri;ben insanların gözlerini kamaştırdım diye kibirlenmiş >ve kendisinde bir şeyler olduğunu, tevehhüm, zan etmiş. > >Diğer ayna ise mütevazı bir şekilde,aslında kendisinde bizatihi bir >şey olmadığını,gökteki güneş olmasa bir hiç olduğunu, önceki aynaya >söylemiş. İşte gururlu ayna, sihir,fal ve büyü gibi menfi ve zararlı >ilimler ile ilgilenip insanlara zarar veren ve insanları kendisinin >etkilediğini ve her şeyi bildiğini zanneden ve sihir yapan ve nazar >veren, şeytan ve deccal gibidir. > >Ama mütevazı ayna ise mucize ve kerametin asıl sahibinin Allah >olduğunu
bilen, dünyevi,fenni,müspet ve uhrevi faydalı ilimler ile >ilgilenip insanlara faydalı olan bilge kişidir.Mesela;Hz.Musa"nın >asası ile denizin ikiye ayrılması ,Hz.İsa"nın;Allah"ın izni ile >ölüleri diriltmesi, Hz.Muhammed"in bir işareti ile, gökteki ayın ikiye >bölünmesi hadiseleri birer mucize olup, bunlar Allah"ın iradesi ve >kudreti ile olmuş.Hiçbir zaman,hiçbir peygamber; gösterdiği ve mahzar >olduğu mucize ile övünmemiş, sadece insanlara ve cinlere; peygamber >olduklarını kanıtlamak ve ikna etmek için mucize göstermek zorunda >kalmışlardır. > >Gıbta edilecek kişi gökteki güneşin ısı ve ışığına mazhar olan >kendisini güneş zannetmeyen ama güneşi gösteren,bir ayna olduğunu >unutmayan kişidir.Bu aynaların en güzelleri peygamberlere aittir.En >kötüleri ise şeytan ve deccal
gibilere aittir. Şeytan ve deccal gibi >kötü kişilerin şerrinden Allah"a sığınmak gerektir.Çünkü insanları ve >insanlığı tesirleri altına almakta ve aldatmakta, insanlığın ve >medeniyetin mahvına sebep olmakta; bu nedenle de >şeytanın;kuklası,maskarası ve aleti durumuna düşmektedirler. > >Mesela;deccal sihir ve manyetizma ile insanları etkileyecek,gözlerini >kamaştıracak ve ilmi kötüye ve nefsine kullanıp insanlara zulmedecek, >şeytanın dolduruşuna gelip,İlahlığını ilan edecektir. > >İnsanlığa faydalı bilgileri, başkaları ile de paylaşınız, >yayınız.Teorik bilgilerinizi,pratiğe dökünüz.Mümkünse insanlık ve >medeniyet için yeni icatlar, keşifler yapınız,olduğunuz yerde >saymayınız.Sizden sonraki nesil için faydalı bir şeyler yapıp güzel >bir miras bırakınız.Ahiret de sizi kurtaracak bir eseriniz
olmadan, >ahirete göç etmeyiniz. > >Zaman;hakikat zamanıdır.Bir kişinin; sizin sayenizde Hak ve >Hakikatleri öğrenmesi; sahralar dolusu kırmızı koyunu olan bir >zenginin; koyunların hepsini, fakirlere, sadaka olarak dağıtmasından, >daha hayırlıdır.Bana bu bilgileri kimse öğretmedi; diyen kişinin >hesabı; bilenden ve bildiği halde susan herkes den sorulacaktır. > >Sizde;sorumluluktan kurtulmak için; şimdi öğrendiğiniz bu >bilgileri,önce aileniz ve sonra herkes ile paylaşınız. Başka dillere >de tercüme ediniz. Bilgiyi kendinizde haps etmeyiniz ve bu bilgileri >herkesin bildiğini de zannetmeyiniz.Her zaman;fikri hür,vicdanı hür, >gerçekçi ve gerçeklere açık olunuz. > >Doğruyu,alınız;yanlışı ve batılı atınız.İfrat ve tefrittende >sakınınız. Mesela;dinsizlik ve dini taassup gibi.Dini
taassup;Kuran-ı >Kerimin ve dinin; cahil kişilerce yanlış bilinmesi ve bu >nedenle,insanların; dinden soğuması ve dine düşman olması >demektir.Dinsizlik ise; dindarlara ve dine; hak ve hakikatlere, düşman >olmak demektir. > >Mesela;matbaa'ya günah demenin ne akıl ile nede din ile bir alakası >olamaz.Din teknolojiye değil;aklını çalıştırmayan akılsızlara >karşıdır. > >Mesela;bir lokma bir hırka;vatan ve millet;eşitlik ve özgürlük vs. >felsefeleri ile dini veya siyasi;muritlerini,üyelerini,mensublarını, >milletini,insanları,devletleri; uyutan.Kendisi,refah ve zenginlik >içinde yüzen ve insanları ve devletleri; sağ,sol,laik,anti laik,siyah, >beyaz, dini vs.ayrılıklar ile birbiri ile çatıştıran;bütün güçleri yok >ettikten sonra, kendi adamlarını kilit noktalara yerleştirip
ülkeleri >işgal eden ve soyan; hilebaz düzenini ve iğrenç çarkını, >savaş,terör,uyuşturucu,silah,kara para,faiz,kadın ve köle ticareti ile >sağlamlaştıran; değil insan;ancak yalancı, düzenbaz, >zalim,katil,sahir, nazarı değen,alçak,tefeci, hırsız, namert,bir >münafık ve hain olabilir ki; ona deccal derler. Sakın yanlış >anlama;her düzenbaz,namert,yalancı vs.deccal değildir. > >Mesela;şer şirketi isminde,küresel, beynelminel yani uluslararası >hatta uluslarüstü bir ortaklık düşünelim. Bu şirketin büyük hissesi >şeytanın; diğer hisseler ise;deccal ve deccal misal,yani deccal gibi >kişilerin olsun. Şirket müdürü ise deccal olsun.Bu şirketin, amacı >ise;insanları ve cinleri; Allah"a düşman etmek ve zelil,perişan ve >köle vs. etmek olsun. Şirket müdürü deccal; öldürülse veya ölse
bile, >başka bir müdür görevi devralmakta ve şirket günümüze kadar devam >etmektedir. Yani deccal derken;hem şirket müdürü,hemde o şer şirket >akla gelmeli.Sakın yanlış anlama;bu bir misaldir.Hem o şer şirketi de >çökertmek gerektir. > >Deccal;öyle münafık birisidir ki;insanlara dindar gözükecek.Yani >mensup olduğu milletin değerlerine zahiren saygılı gözükecek.Dini >taassubu,batıl ve hurafeleri;sanki din imiş gibi gösterip;cerbeze ve >sihir ile insanları dine düşman edecek ve kurnazca dini ve siyaseti >kullanıp, insanları; dinsizlik bataklığına atacaktır. > >İman ile küfür aynı anda aynı yerde olamazlar. Mesela;iki partiye aynı >anda üye olmak siyasi partiler yasasına göre de yasaktır.Hem Kuran-ı >Kerim"deki sağ,sol ayrımı ile siyasi partilerdeki sağ,sol ayırımı aynı >değildir.Buna dikkat etmek
gerektir. > >Size göre sol olan,sağ;sağ olan da sol olabilir.Hem hain Deccalin; >sağı, solu da belli değildir.Sağ gösterip sol;sol gösterip sağ >vurabilir.Hem o hain; hem sağın hem de solun düşmanıdır. Çünkü >o;kendisinden başka rakip kabul etmeyen bir münafık ve >yalancıdır.Emanete de hainlik eder. > >Her asırda ve her millet de;mehdi ve deccal misal kişiler çıkar.Bütün >insanlar ve milletler imtihana tabidir ve tarih tekerrür eder.Hem >adları lazım değildir. Hem;imtihan sırrını bozmamak >gerektir.Hem;insanlar imtihan edilmeden,cennete gireceklerini mi >zannediyorlar! > >Dikkat ediniz;deccal; kıtlık,yokluk veya savaş gibi anormal zamanlarda >çıkar.Zaten insanlarda bu gibi zamanlarda Allah"a isyan halindedirler >ve kurnaz ve hain; deccal"de bu fırsatı iyi değerlendirir.Ve der >ki;"ey
insanlar bu yokluktan, kıtlıktan,savaştan; "Allah"mı sizi >kurtardı yoksa ben mi?Hani nerede Allah"ınız "diyecek ve İlahlığını >ilan edecektir. > >Hem hiç kimse;Allah rolünü oynayamaz.Çünkü bu rolün bir tek sahibi >vardır ve her şey de;Allah"a muhtaçtır. > >Ey şer şirketinin ortakları;dünyayı soyup,insanları köleleştirip,milli >servetleri ülke dışına kaçırıp,zenginlik ve refah içinde yüzdüğünüzü >ve dünyayı yönettiğinizimi zannediyorsunuz!Her akıl ve güç sahibinin >üstünde de bir akıl ve güç vardır.O güç birgün mutlaka sizi yerin >dibine geçirecektir.Bundan asla kuşkunuz olmasın. > >Mehdi; dinsizlik bataklığına düşürülen o Aziz insanları dinsizlikten >ve dini taassuptan kurtaracak.Ama;hem deccal, hemde deccalin >kandırdığı yarım hocalar;Mehdi"ye karşı gelecektir.Yarım hoca
dinden, >yarım doktorda candan eder diye boş yere denilmemiştir.Sakın yanlış >anlama; din alimlerine ve doktorlara, her zaman hürmet edilmelidir. > >Allah;imtihan sırrını bozmadan; hikmeti gereği,Hz.İsa peygamberini; >gönderecek; Haddi aşan ve mazlumların ahını alan; deccali tam vaktinde >öldürecek,sonra da;başta Hz.Muhammed peygamber ile diğer peygamber ve >tüm kutsal kitap ve sahifeleri; tasdik ve teyid edecektir. > >Sakın yanlış anlama;Hz.İsa peygamber yeni bir din ve kitap ile >gelmiyecek, önceki peygamber ve kitapları teyid ve tasdik etmek için >gelecektir. > >Herkes Hz.İsa peygamberi tanımıyacak.Yani imtihan sırrı hiçbirzaman >bozulmayacak,hayat ve imtihan devam edecek,yeni gurublar,yeni >imtihanlara girecek.İlahlık taslayanlar ise herzaman olduğu gibi yerin >dibine
geçirilecektir. > >Dinsiz bir millet yaşayamaz.Sadece manevi veya sadece maddi kanat ile >de uçamazsınız.Hem maddi,hem de manevi kanat ile ve birbirleriyle >orantılı ve ahenkli olmak şartıyla uçabilirsiniz. > >Din;gerilemeyi değil;bilakis helal yoldan;maddeten ve manen daima >ilerlemeyi ve yükselmeyi amaç edinir. Helal keyfe kafidir.Harama >girmeye lüzum yoktur.Allah"ın Kitabına,sünnete,içtihatlara,ilme,akla >uymayan şeylerden ve hurafelerden uzak durunuz. > >Malın; kırkta bir zekatı olduğu gibi, ilmin ve kuvvetinde bir zekatı >vardır.Bilen ile bilmeyen bir değildir.İlim mümin"in yitiğidir, nerede >olursa alır.İlim Çin"de de olsa alınız. Hayatta, en hakiki mürşit >ilimdir. Faydalı tüm ilimlerden istifade ediniz, ettiriniz. Beşikten >mezara kadar faydalı ilim öğreniniz. > >*Soru:Bu
yazıların doğru olduğunu nereden bilelim? > >Cevap:Allah"ın Kitabı olan Kuran-ı Kerim"i araştırarak bileceksiniz. >Şayet Kitaba,sünnete,içtihatlara ve aklınıza; aykırı bir şey var ise >kesinlikle kabul etmiyeceksiniz.Nefis ve şeytana rağmen; okuyarak, >araştırarak, sorarak, tahlil ederek,tartışarak; gözünüz, >aklınız,kalbiniz açık ve bilinçli bir şekilde hakikate,kara >toprağa,ölüme ve Allah"a; korkmadan,gülerek emin adımlar ile yürüyüp >sevgilinize ve sevdiklerinize kavuşacaksınız > >Okuyunuz,okutunuz.Ne demiş Yunus Emre,'İlim ilim bilmektir, ilim >kendin bilmektir,sen kendini bilmez isen ilim nice okumaktır.' > >*Soru:Dünyadaki;hadsiz kötülüklere, günahlara, cinayetlere,Allah; >niçin Mani olmuyor, zalimleri niçin hemen cezalandırmıyor? > >Cevap:Şu an imtihan vakti
olduğundan;imtihanın huzur ve sukununu >bozmuyor,yalnız huzuru bozanları ve kopya çekenleri tespit edip >sessizce dışarı çıkarıyor.İmtihanın,ahengini bozmamak ve talebeleri >korkutmamak ve imtihanı amacına ulaştırmak ve sonsuz şefkatinden >dolayı ve bir aile reisi gibi,cezayı bazen hikmeti gereği erteliyor >ve mahlukatına son nefesine kadar süre veriyor.Ola ki yanlış yoldan >döneler,ola ki hidayete ereler. > >Hem,eğer her haksızlıkta Allah size bir tokat vursa idi o zaman herkes >korkudan,zoraki iyi olur ve hayat yaşanmaz bir hal alır, idi. Hem >bizlere seslenmediğini nerden biliyorsun.Hem Habibi olan ve >Hz.Muhammed"e indirilen ve Allah"ın kitabı olan Kuran-ı Kerim ile >bizlere her zaman seslenmektedir. Hem, Allah; "emir ve yasaklarıma >uyun,haksızlık ve zülüm yapmayın,iyiliği
emredin,kötülüklere de Mani >olun demiyor mu? > >Sem olan Allah,her şeyi duymakta. Basir olan Allah,her şeyi görmekte. >Habir olan Allah ise her şeyi duymaktadır.Her şey melekler tarafından >kayıt altına alınmakta ve ahirette bir mahkeme-i kübrada, delil >olarak saklanmaktadır. Hem haddi aşanları yerin dibine geçirmediğini >nerden biliyorsun.Herhalde Allah"ın tokadının sessiz olmasından olsa >gerektir. > >Hem imtihan olmasa idi; Elmas ruhlu peygamberler ile kömür ruhlu >şeddatlar,nemrutlar,fravunlar nasıl ayırt edilecekti?Şayet öğretmen >soruları bazı talebelere iltimas yapıp önceden dağıtsa veya kopyayı >serbest bıraksa idi;hem imtihanın sırrı bozulacak,hem hayatın ve >imtihanın zevki kalmayacak, hem de çalışkan talebeye ve çalışana >haksızlık ve Adaletsizlik olacak
ve hem de terakki ve yarış olmayacak, >hem medeniyet ve insanlık yerinde sayacak, hem de öğretmene haklı bir >itiraz yapılacak idi. > >Mesala;silaha harcanan paranın cüz-i bir miktarı açlığa >ayrılsa,dünyada yoksulluk kalkacak. Herkes hakkına razı olsa;dünyada >davalar,kavgalar, savaşlar olmayacak.Herkes evinin önünü dahi >süpürse,çevremizde hiç çöp kalmayacak idi. > >Allah"ın"içki içmeyiniz,kumar oynamayınız,fuhuştan,fal oklarından, >sihirden uzak durunuz,faiz almayınız,haksız yere bir cana kıymayınız, >kötülüklere mani olunuz, vb."emir ve yasaklarına uymayan sen, >savaşlarla dünyayı yakıp yıkan sen,Allah"ın kanunlarını ve düzenini >yürürlükten kaldırdığını zanneden ve bununla övünen sen, Allah"ın gücü >yetiyorsa;kanunlarını ve düzenini geri getirsin diye;Allah ile dalga >geçen ve kafa
tutan sen,haksızlıklara ses çıkarmayan ve görevini >yapmayan ve görevini kötüye kullanan sen; doğruyu söyleyenleri kovan >sen; sonrada sorumluluktan ve cezadan kurtulmak için suçu kadere ve >Allah"a yıkmak isteyen,sen! > >Cehennemin hocaları olan Zebaniler; senin çok güvendiğin ve çok akıllı >zannettiğin şeytana ve sana;çok merak ettiğiniz ve bilmediğiniz ve >hikmetini anlayamadığınız başka sorularınızın cevaplarını ve >yaptığınız tüm haksızlık ve zulümlerin cezasını vermek için sabır ile >sizleri kabirde ve ahirette beklemektedirler. > >Dinde zorlama yoktur, teklif vardır.Allah'a hiç kimse iman etmese veya >kanunları ve düzeni alaya alınsa veya uygulanmasa veya gece gündüz >yarattığı tüm varlıklar;Allah'a küfür ve isyan etseler yinede Allah >onların rızklarını verir ama imtihan
bittikten sonrada çetin bir hesap >vardır.Hem Allah çok Sabır"lıdır ve ansızın yakalar.Yani tövbe ve iman >etmeye bile fırsat olmayabilir. > >Madem siz kendi beşeri kanunlarınız ile yönetiliyor iseniz;Allah"a >niçin isyan ediyorsunuz ve suçu niçin kadere yıkıyorsunuz?Devletinize >ve rejiminize niçin karşı geliyorsunuz? > >Sakın yanlış anlama;en kötü bir kanun ve nizam dahi, kanunsuzluktan ve >anarşiden iyidir diyoruz ve haydi kanun koyucuları;gece gündüz >çalışıp, milletinizin makus talihini değiştirin diyoruz.Zorla Allah"ı >sevdirmeye veya zor ile Allah"a iman ettirmeye kalkışmayın diyoruz. > >İnsanlar zaten Allah"ı çok sever;Allah"ta insanları çok sever.Hem; >Yaratılanı;Yaratan dan dolayı sevmek gerektir. > >*Soru:Kıyamet ne zaman kopacak? > >Cevap:Kıyamet sen öldüğün vakit
kopacak.Eğer bu soru ile; kainatın >kıyametini kastetmiştim diyorsan;elbetteki bir gün onunda kıyameti >kopacak.Hem "ben öldükten sonra isterse Tufan olsun bana ne" diyen sen >değilmisin. Hem kendi ecelin ile birlikte kıyametin vakt-i zamanını >bilmek; hayatı sana zehir eder.Ecelin gizli kalmasının bir hikmeti de >bu olsa gerektir. > >Farzedelim ki; 120 sene sonra;şu kainatında kıyameti kopacak.Şu anda >yaşlı dünyamızda misafir olan altı milyar kusur insanın; ekseriyeti o >vakit kabirlerinde olacaklardır.Kıyamete yetişenler bizzat,daha önce >vefat etmiş ruhlar ise; yok olmadıkları için; kabirlerinden o dehşetli >anı bir manada göreceklerdir. > >*Soru:Kıyamette; güneş nasıl batıdan doğacak? > >Cevap:Belki bir yıldız,dünyamıza çarparak, dünyanın dönüş yönünü >tersine çevirecek ve güneş batıdan
doğacaktır.Mesela;bazı >gökbilimciler uzayın genişlediğinden,milyarlarca yıldız ve >gezegenin,galaksi ve yıldız sistemlerinin; çok büyük bir hızla birbine >çarpmadan, muntazaman, direksiz, muallakta durmasının ve Mevlevi gibi >dönmesinin mucize olduğunu söylemekte ve her an bir yıldızın >yörüngesinden çıkıp bir kıyameti koparabileceğinin imkan dahilinde >olduğu; rasathanelerindeki gözlemlerine, bilgi ve tecrübelerine >dayanarak söylemektedirler. > >Velev ki;bu yıldız dünyamıza çarpmasa ve dünyanın yakınından geçse >bile; okyanusları kendine çekecek, Hz.Nuh peygamber zamanındaki >tufanda olduğu gibi okyanuslar,denizler,göller ve nehirler yükselecek >ve medeniyet birkez daha gark olacak; belki de o yıldız, >Dünyayı;hepten kendisine çekip;gerçekten kıyameti koparacak veya >nükleer silahların hepsi
birden aynı anda ateşlenip;o füzeler mermi >gibi çilekeş dünyamızın vefakar bağrına saplanıp,mevtine yol >açacaktır. > >Ey şeytan; sende;heran,ansızın kıyametin kopmasını ve defterinin >dürülmesini herhalde istemezsin.Kaderinin ve ecelinin; topraktan >yaratılan; Ademoğlunun ve Allah"ın elinde olduğunu hiçbir zaman >unutma. Allah"ın "Ademe secde et"emrinin hikmetini anla;titre ve >kork. > >*Soru:Acaba; cennetlikmiyim,yoksa cehennemlikmiyim? > >Cevap:İnsanlar korku ile ümit arasında olmalı. Acaba cennetlikmiyim, >yoksa cehennemlikmiyim sorusunu merak etmek yerine, en kötü >ihtimali göz önüne alarak, tedbirimizi almak; daha akıllıca bir iş >olsa gerektir. Son nefese kadar, kimin ne olacağı,(şeytan hariç) bizce >mechuldur. > >Ancak, Allah; kimin ne
olacağını,kıyametin vakt-i saatini önceden >bilmektedir. Fakat;bilmek; istemek demek değildir.Yani, Allah; >herkesin;cennete girmesini arzu eder. > >Mesela;Anneniz ve babanız sizi sırtından indirip haydi hayata ve >çalışmaya ve üretmeye dediklerin de; onlara düşman olmayınız. >Kartal;yavrusunu boşluğa;öldürmek için değil uçmayı öğrensin diye >bırakır. > >Hiçbir ebeveyn,yani anne ve baba; çocuğunu ateşe atmaz.Ancak, o >hayırsız evlat ;anne ve babasını öldürerek;cehennemi Hak eder. > >Halbuki;anne ve babası; daha küçücükken kendisini şefkatle büyütmüş, >her şeyden esirgemiş idi.İşte;Bismillahirrahmanirrahim"in bir manasıda >budur. > >Kaderi doğru anlamak gerektir. > >Cennet ucuz olmadığı gibi, cehennem dahi lüzümsuz değildir. > >Ey masumlar,biçareler,
mahsunlar,garipler,fakirler ve hakkı gasp >edilenler: sakın zalim zenginliği ve izzetiyle;masum ise fakirliği ve >zilletiyle bu dünyadan göçüp gitti diye üzülmeyiniz ve isyan >etmeyiniz. > >Sizlerin hakkınız zayi edilmeyecek,bir mahkeme-i kübrada, eninde >sonunda Müntakim ve Kahhar ve Adil olan Allah; sizin hakkınızı >zalimden alıp size geri verecektir. > >Ahired de;mal, mülk, para, iltimas, kariyer,rütbe, unvan soy,sop >vb.geçmediği için;ya zalimin sevapları size verilecek veya sizin >günahlarınız zalime yüklenecektir. > >Cennette huzur ve güven ve zenginlik içinde; ebedi yaşayacak;dünyadaki >fakirliğinizin,çaresizliğinizin ve acizliğinizin intikamını; cennette >fazlasıyla doya doya çıkaracaksınız. > >Zerre kadar Allah"a imanı olan herkes;hesaptan sonra cennete >girecektir. Dikkat
ediniz;imtihan,zor ve çetindir.Ne mutlu;o zerre >kadar imanı muhafaza edene,ne mutlu; iman ile son nefesini verene. > >Aman ya Rabbi,Aman ya Rabbi,Aman ya Rabbi diye ahirette bağrışmak >yerine,şimdiden tedbirimizi alıp Meded ya Müdebbir demeli.Yarın >ölecekmiş gibi ahiretimize;hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyamıza durmadan >ve Azim ile çalışmalı,üretmeli,icat etmeli,hep ileriye >gitmeli,yeniliklere koşmalı, başarmalı; teşekkürname,takdirname ve >İftihar ile hayat okulundan mezun olup;peygamberlerinizin ve >meleklerin elinden diplomalarımızı alarak;ebedi, gerçek, gamsız, >kedersiz, bedelsiz, hatasız, kusursuz,güzel bir başka hayata adım >atmalıyız. > >*Soru:Ölümün hakikatı nedir?Ölümsüzlük iksiri varmıdır?Ben kimim? > >Cevap:İnsan;ruh ve bedenin birlikteliğidir.Mana ve maddenin >bileşimidir.Şoförü
olan bir arabadır.Kaptanı olan; bir gemi veya >uçaktır. > >Ruh insanın aslıdır,kendisidir.Mahiyeti;can"ı,yani nefsi >olan,göz,kulak, kalb,sır, akıl,irade,sorumluluk sahibi,ölümsüz; bir >kanundur. > >Mesela;Yerçekimi kanunu gibi.Ama yerçekimi kanununun yukarda >belirtilen vasıfları yoktur. > >Ruh"un; dünyadaki işleri yapabilmesi için; elbisesi,evi,sarayı,bineği >mahiyetinde olan bedene ihtiyacı vardır.Ruh; beden sarayının >efendisidir. Nefs ise bu sarayın bekçisidir,hizmetçisidir.Bedendeki >kuvve-i şehvet ve gadabiyet merkezidir. > >Mesela;iç alemde;kandaki alyuvarlar vücuda gelen besinleri alır, >akyuvarlar ise zararlı mikropları öldürür.Dış alemde ise insanın ağzı >besinleri alır,kolu bacağı kendisine saldıran düşmanı def eder. > >Aynen bu misallerde de görüleceği
üzere sarayın bekçisi olan nefsin >vazifesi; bedeni korumak ve bedenin levazımatını tedarik etmek ve >efendisi olan Ruh"a hizmet etmektir. > >Bedene helal rızk vermek gerektir. > >Mesela; arabanız benzinli ise deponuza; mazot alırsanız yolda kalır >motoru bozarsınız,şayet jet benzini alırsanız da sizi uçurur ve kazaya >sebep olabilirsiniz.Helal rızk keyfe kafidir.Arabanın fabrikasyon >ayarlarını, yani Allah"ın yarattığı; bedenin sıhhatini ve ruhun >saflığını bozmamak elzem ve gereklidir. > >Mesela;Vücuda;İçki ve uyuşturucu madde almak gibi.Bu hem aklı iptal >eder,hem de sizi sorumluluktan kurtarmaz ve hem de işlediğiniz suçtan >dolayı da aynı cezayı alırsınız ve indirim sebebi olmadığı gibi, >verdiğiniz maddi ve manevi zararlarda sizden tazmin edilir. > >Nefsi;
kullanmak,korumak,dizginlemek, terbiye etmek gerektir.Yoksa >bineğiniz olan nefsi öldürmek hem akıl karı değildir.Hemde intihar >demek olur ki, kesinlikle yasaktır.Nefsin dizginleri,daima ruhun >elinde olmalı,gerektiğinde çekmeli,gerektiğinde gevşetmeli,ama hiçbir >zaman dizgini bırakmamalı ve nefsin eline dümeni ve dizgini >vermemelidir. > >Bedenimizin hücreleri her altı ayda bir yenilenmekte.Yani her altı >ayda bir;ruh;elbisesini değiştirmekte yeni bir cehreye >bürünmektedir.Bunu yeni doğmuş çocuklarda izleyebiliriz. > >Akıl ise; Ruh"un müsteşarı yani akıl hocası,yol gösteren bir deniz >feneridir.Ruh"a yol gösteren bir Nur"dur.Kuran-ı Kerim ise, manevi bir >güneştir. > >Ey deniz feneri hükmünde olan aklına ve mercimek büyüklüğündeki >hafızasına güvenen ve iki küçücük hücreden
yaratılmış insan;haddini >bil ve Allah"ına şükret. > >Ruh ise; beden gemisinin kaptanıdır. > >Mesela bir ülke düşünelim.Ruh o ülkenin reisi, akıl veziri,nefs ise >kuvve-i gadabiye olan ordusu ve kuvve-i şeheviyesi olan hazinesidir. >Bir ülke; hazinesi dolu,ordusu güçlü ve yöneticileri akıllı ise; >ilelebed payidar kalabilir.Bir insan da ne kadar zeki,güçlü ve zengin >ise hem hayatını güzel bir biçimde idame ettirebilir hem de >başkalarına yardım edebilir. > >Ruh ise; katiyyen Baki"dir,yani ölümsüzdür.Fakat bu Baki"lik bizatihi >değil;Allah, öyle takdir ettiği içindir. > >Ey insanlar ve cinler; baki bir aleme gideceksiniz, o halde hazırlıklı >olun.Ölüm,ruhun bedenden ayrılması; daha önce vefat etmiş olan sevgili >anne ve babanızın ve çocuklarınızın ve sevgilinizin ve
sevdiklerinizin >yanına gitmektir. > >Mesela ;bir şoför nasıl aracından inince araba hiçbir işe yaramaz >ise,ruh"ta beden aracından inince, beden hiçbir işe yaramaz.Kabre >konan bedendir. > >*Sen ise; ruh"sun.Sen bu beden sarayının Aziz bir Sultanı,bu kainat >sarayının; nazenin,nazlı,güzel bir gülüsün.* > >Mesela;rüyada o korkuyu veya o sevinci hisseden,kalp gözünüz ile çok >şeyleri gören sizsiniz.Şayet siz beden; olsa idiniz gözleriniz uykuda >kapalı hiçbir şey görememeniz ve yeriniz sabit olduğundan, hiçbir şey >yapamamanız ve hiçbir yere gidememeniz gerekirdi. > >Ruh bedenden ayrılınca; berzah alemine gitmektedir. Ölüm yokluk ve >hiçlik değildir.Kim yok olmak ister ki,Ezeli ve Ebedi, bir ve tek >olan Allah"ın sevgili mahlukatı da ebedi olmalıdır.Fakat
mahlukatın >ebediliği bizatihi değil, Allah"ın dilemesiyledir. > >Ey Aziz insan;bir peygamber soyundan geldiğini hiçbir zaman unutma. > >Ey insanlar ve cinler; ebedi yaşamak, baki bir cennete girmek, Ve >güzeller güzeli,kusursuz ve tek olan Allah'ı görmek istemezmisiniz! > >Ey sevgili ruh,bunun için Allah'a şükretmeli ve iman etmeli ve Hak >sahibine veya mirascısına hakkını vermeli ve tövbe etmeli değilmisin! > >HULASA : > >Allah;birdir,herşey O"na muhtaçtır.Ne bir başkası Allah'ı >yaratmıştır. >Nede Allah'ın bir çocuğu vardır.Allah'ın, eşi, benzeri ve rakibi >yoktur. > > >