Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
ahmet altan dan gündeme ilişkin bir yazı.
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  3 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız başarılı oldu
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
Muhammet Tagluk  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 16 Ekim 2007, 13:48
Kimden: Muhammet Tagluk <mtag...@yahoo.com>
Tarih: Tue, 16 Oct 2007 03:48:31 -0700 (PDT)
Yerel: Salı 16 Ekim 2007 13:48
Konu: ahmet altan dan gündeme ilişkin bir yazı.

        Altan: Bize gerçek bir devlet gerek

  "Akýntý kuvvetlendi Kayalýklara da çok yaklaþtýk. Biz ise iyi yönetilemediðimiz için sürekli sürükleniyoruz" diyen Ahmet Altan'a göre, "bize gerçek bir devlet gerekli...",    16 Ekim 2007 09:30    Yazý boyutunu büyütmek için                      #haberImage {   float: right;   margin: 0 0 4px 8px;  }  #haberImage img {   border: solid 1px #900;   width: 272px;   height: 204px;  }  #nealsak {   border: solid 1px #990;   width: 272px;   height: 204px;   background: url(http://image.haber7.com/ads/nealsak/market-bg.jpg) no-repeat;   cursor: pointer;  }      

  Ahmet Altan'ýn köþe yazýsý
  Yönetemiyorlar….
  Devlet, denize düþmüþ bir tahta parçasý deðildir.   Her küçük dalgayla yön deðiþtirmez.   Tabii, bu gerçek bir devlet için böyledir.   Eðer devlet taklidi yapan tuhaf bir örgütlenmeden söz ediyorsak onun sürekli olarak bir o yana bir bu yana çalkalanmasý kaçýnýlmaz.   Anayasa Mahkemesi hukuku yok sayan kararlar alýyorsa, Yargýtay’ýnýn içinden çete uzantýlarý çýkýyorsa, askeri siyasetin göbeðindeyse, bombalamalarýn arkasýndan devlet görevlilerin gölgesi gözüküyorsa, siyasi iktidarý iktidarsýzsa, bir yaðmur yaðdýðýnda ülkenin en büyük kentinde insanlar boðularak ölüyorsa orada devletin varlýðýna pek rastlanýlmaz.   Tuhaftýr, devlet ne kadar eksilirse “kutsal devlet” lafý da o kadar çoðalýr.   Bu yapý tartýþýlmasýn, gerçek ortaya çýkmasýn diye yasaklar, tabular doldurulur hayatýn içine.   Bizim gerçek bir devletimiz olmadýðýndan son zamanlarda bizi suya düþmüþ tahta parçasý gibi bir o yana bir bu yana oynatýyorlar.   Gabar Daðý’ndaki yüz silahlý adamý yakalayacak askeri bir
 baþarýyý gösteremediðimiz için uluslarasý dengeleri altüst edecek “sýnýrötesi” operasyonlara itiliriz.   Bütün ülkeyi yasa boðan bir saldýrýda daðda öldürülen 13 askerimiz nasýl öldü diye sormaz kimse.   Halbuki uzmanlara sorsanýz iþin garipliðini anlarsýnýz.   Öldürülen askerlerimiz ülkenin en seçkin komando taburundan.   Büyük bir birliðin “ardçýlýðýný” yapan 18 kiþilik bir “güvenlik timinin” içinde görevliler.   18 asker, daðda görev yaparken, askeri usullere göre onar metre aralýklarla tek sýra halinde yürürler, bu, 180 metreye yayýlmalarý anlamýna gelir. 180 metreye yayýlmýþ bir timi kuþatmak içinse en aþaðý 500 kiþi gerekir.   Eðer orada 500 kiþilik bir PKK gücü yoksa o askerlerin kuþatmaya düþmesi ve o kadar kayýp vermesi imkansýzdýr.   Bir çatýþmaya girebilirler. O çatýþma sýrasýnda da, önde giden ana kuvvet geri dönerek “ardçýlarýný” kurtarýr.   Peki, 18 kiþilik o ardçý birliðin 13 askeri nasýl öldürüldü?   Ya çatýþmaya girdiler ve öndeki kuvvet onlara yardýma
 gelmedi…   Ya da baþlarýndaki görevli onlarý kurallara uygun bir biçimde yürütmüyordu.   Ýki durumda da askeri bir zaaf söz konusudur.   Ve o asker çocuklarýmýzýn ölümü soruþturulur.   Biz, bunun sorumlularýný bulmadan, nedenlerini tartýþmadan, sadece öfkelenerek “sýnýrötesi” operasyonlara giriþirsek baþýmýza daha kötü þeyler de gelebilir.   Ama bizde böyle konular geçiþtirilir.   Çocuklar ölür, öfkeli nutuklar atýlýr ve konu araþtýrýlmaz.   Biz de bunu tartýþmamak için bütün ülkenin geleceðini ilgilendiren bir maceraya itiliriz.   Denize düþmüþ tahta parçasý gibi sürükleniriz.   Ya da Amerika “Ermeni soykýrýmýyla” ilgili bir tasarýyý karara baðlamaya kalkar…   Irak’daki operasyonunu eline yüzüne bulaþtýran bir ülkenin 1915’deki bir olayý görüþmesindeki komedinin bir parçasý haline nasýl geldiðimizi sormayýz.   Kendi tarihimizi araþtýrmayýz.   Osmanlý Ýmparatorluðunu batýran Ýttihatçýlarýn günahýný sýrtlanýrýz.   Ýttihatçýlarýn neler yaptýðýný araþtýrmak yerine ülkede
 bunun konuþulmasýný yasaklarýz.   Bu yetmez, dünyanýn da bunu konuþmasýný yasaklamaya kalkarýz.   Gücümüz yetmez.   Öfkeleniriz.   Bütün dünyayý karþýmýza alarak yeni bir maceraya sürükleniriz.   Durduk yerde denize düþmüþ tahta parçasý gibi bir o yana bir bu yana çalkalanýrýz.   Caný isteyen, istediði zaman bizi istediði yere yönlendirir.   Çok açýk ki Türkiye bir belanýn içine çekiliyor.   Bunu önlemenin yolu, bizi bir tahta parçasýna döndüren zaaflarýmýzý, günahlarýmýzý açýkça konuþmak, tartýþmak ve çözümler aramak.   Ama böyle bir þey yapmak istemiyoruz.   Konuþmuyoruz, tartýþmýyoruz.   Sadece sürükleniyoruz.   Olaylara bizim irademiz yön vermiyor, tam aksine baþkalarýnýn iradesi bizim rotamýzý belirliyor.   Bize gerçek bir devlet gerek.   Bütün kurumlarý þeffaf olan, bütün zaaflarý tartýþýlýp düzeltilen, aydýnlýk, güçlü bir devlet.   Eðer bunu beceremezsek, bir tahta parçasý gibi oraya buraya sürüklenip sonunda kayalara bindirerek parçalanacaðýz.   Akýntý kuvvetlendi…
   Kayalýklara da çok yaklaþtýk.
  ahmetal...@gazetem.net  

---------------------------------
Tonight's top picks. What will you watch tonight? Preview the hottest shows on Yahoo! TV.    


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "ahmet altan dan g ndeme ili ½kin bir yaz ." gönderen ömer gül
ömer gül  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 17 Ekim 2007, 09:41
Kimden: ömer gül <gul...@hotmail.com>
Tarih: Wed, 17 Oct 2007 09:41:41 +0300
Yerel: Çarş 17 Ekim 2007 09:41
Konu: RE: [ldpmarkopasa:788] ahmet altan dan g ndeme iliï ½kin bir yaz .

Değerli arkadaşlar,gündeme ilişkin [kuzey ırak a girilmeli)meselesi ile ilgili  milli duyguların hassasiyetlerin kabarması hele hele böyle 13 askerin şehit edilmesiyle doruğa ulasması hepimizde etki etmiş gözüküyor.buda çok normal.Ancak 30 yıldır süregelen bu terör le mücadele kavramını iyi okursak anlaşılacaktırki bu lanet terör gerçeği bizi maddi ve manevi çok büyük yaraladı.ben acizane derimki,akıllı olmalıyız,bu yöntemle yani 30 yıldır uygulanan yöntemle olmuyor.benim aklıma gelenlere dikkat çekmek istiyorum.askeri yöntemlerle 30 yıl içinde onlarca hükümet değişmesine,türk halkının davul zurna ile evlatlarını gönderip cenazelerin her geldiğinde vatan sağolsun demesine devlet memurları içinde en ayrıcalıklı askeri personel olgusunun kabul edilmesine en güzel ve ucuz dinlenme eğlenme yerlerinin orduevlerinin olmasına rağmen bunu çözülemeyiş gerçeğini çözemeyenlere sorgulanmayışına bakmak gerekmezmi.ahmet altanın yazısını sanırım okuduk.bu ülkede devlet olunamamanın sıkıntısını hepimiz çekmeye devam ediyoruz.nezaman görev verilenlerin görevini yapamadığını ve her kim olursa olsun askerde dahil zaaflarından dolayı sorgulanması gerktiğini her şehit gelişinde vatan sağolsun derken AMA acaba gaflet varmı demeye başlayıp,karakol neden ve kim tarafından korunamadı,13 asker birden nasıl öldürüldü diye sorgulanmaya başlandığı zaman devlet olurmuyuz.bu iş şimdiye kadar içerde bitermiydi kuzeye muzeye girmeye gerek kalırmıydı diyorum saygı ve sevgi ile

Date: Tue, 16 Oct 2007 03:48:31 -0700From: mtag...@yahoo.comSubject: [ldpmarkopasa:788] ahmet altan dan g ndeme ili kin bir yaz .To: ozkan...@gmail.com; ah...@laleorganizasyon.com; mehmet.ak...@ipa.com.tr; muzafferayano...@yazayinsaat.com; hasanaydo...@perakendeakademisi.net; gungor_ba...@hotmail.com; cenkcanpo...@mynet.com; mceki...@setitc.com; bilge_el...@hotmail.com; edi...@hotmail.com; barisgun...@gmail.com; volkangur...@hotmail.com; yavuzkoc2...@yahoo.com; ldpmarkopasa@googlegroups.com; karahisa...@yahoo.com; ahmet.ozde...@ipa.com.tr; macitsevg...@mynet.com; denizderyaokya...@hotmail.com; metag...@inonu.edu.tr; sabahattintutgu...@hotmail.com; kemalye...@hotmail.com; baris...@hotmail.com; cyurt...@yahoo.com; ucku...@hotmail.com

Altan: Bize gerçek bir devlet gerek
"Akýntý kuvvetlendi Kayalýklara da çok yaklaþtýk. Biz ise iyi yönetilemediðimiz için sürekli sürükleniyoruz" diyen Ahmet Altan'a göre, "bize gerçek bir devlet gerekli...",

16 Ekim 2007 09:30

Yazý boyutunu büyütmek için              

Ahmet Altan'ýn köþe yazýsý
Yönetemiyorlar….
Devlet, denize düþmüþ bir tahta parçasý deðildir.
Her küçük dalgayla yön deðiþtirmez.
Tabii, bu gerçek bir devlet için böyledir.
Eðer devlet taklidi yapan tuhaf bir örgütlenmeden söz ediyorsak onun sürekli olarak bir o yana bir bu yana çalkalanmasý kaçýnýlmaz.
Anayasa Mahkemesi hukuku yok sayan kararlar alýyorsa, Yargýtay’ýnýn içinden çete uzantýlarý çýkýyorsa, askeri siyasetin göbeðindeyse, bombalamalarýn arkasýndan devlet görevlilerin gölgesi gözüküyorsa, siyasi iktidarý iktidarsýzsa, bir yaðmur yaðdýðýnda ülkenin en büyük kentinde insanlar boðularak ölüyorsa orada devletin varlýðýna pek rastlanýlmaz.
Tuhaftýr, devlet ne kadar eksilirse “kutsal devlet” lafý da o kadar çoðalýr.
Bu yapý tartýþýlmasýn, gerçek ortaya çýkmasýn diye yasaklar, tabular doldurulur hayatýn içine.
Bizim gerçek bir devletimiz olmadýðýndan son zamanlarda bizi suya düþmüþ tahta parçasý gibi bir o yana bir bu yana oynatýyorlar.
Gabar Daðý’ndaki yüz silahlý adamý yakalayacak askeri bir baþarýyý gösteremediðimiz için uluslarasý dengeleri altüst edecek “sýnýrötesi” operasyonlara itiliriz.
Bütün ülkeyi yasa boðan bir saldýrýda daðda öldürülen 13 askerimiz nasýl öldü diye sormaz kimse.
Halbuki uzmanlara sorsanýz iþin garipliðini anlarsýnýz.
Öldürülen askerlerimiz ülkenin en seçkin komando taburundan.
Büyük bir birliðin “ardçýlýðýný” yapan 18 kiþilik bir “güvenlik timinin” içinde görevliler.
18 asker, daðda görev yaparken, askeri usullere göre onar metre aralýklarla tek sýra halinde yürürler, bu, 180 metreye yayýlmalarý anlamýna gelir. 180 metreye yayýlmýþ bir timi kuþatmak içinse en aþaðý 500 kiþi gerekir.
Eðer orada 500 kiþilik bir PKK gücü yoksa o askerlerin kuþatmaya düþmesi ve o kadar kayýp vermesi imkansýzdýr.
Bir çatýþmaya girebilirler. O çatýþma sýrasýnda da, önde giden ana kuvvet geri dönerek “ardçýlarýný” kurtarýr.
Peki, 18 kiþilik o ardçý birliðin 13 askeri nasýl öldürüldü?
Ya çatýþmaya girdiler ve öndeki kuvvet onlara yardýma gelmedi…
Ya da baþlarýndaki görevli onlarý kurallara uygun bir biçimde yürütmüyordu.
Ýki durumda da askeri bir zaaf söz konusudur.
Ve o asker çocuklarýmýzýn ölümü soruþturulur.
Biz, bunun sorumlularýný bulmadan, nedenlerini tartýþmadan, sadece öfkelenerek “sýnýrötesi” operasyonlara giriþirsek baþýmýza daha kötü þeyler de gelebilir.
Ama bizde böyle konular geçiþtirilir.
Çocuklar ölür, öfkeli nutuklar atýlýr ve konu araþtýrýlmaz.
Biz de bunu tartýþmamak için bütün ülkenin geleceðini ilgilendiren bir maceraya itiliriz.
Denize düþmüþ tahta parçasý gibi sürükleniriz.
Ya da Amerika “Ermeni soykýrýmýyla” ilgili bir tasarýyý karara baðlamaya kalkar…
Irak’daki operasyonunu eline yüzüne bulaþtýran bir ülkenin 1915’deki bir olayý görüþmesindeki komedinin bir parçasý haline nasýl geldiðimizi sormayýz.
Kendi tarihimizi araþtýrmayýz.
Osmanlý Ýmparatorluðunu batýran Ýttihatçýlarýn günahýný sýrtlanýrýz.
Ýttihatçýlarýn neler yaptýðýný araþtýrmak yerine ülkede bunun konuþulmasýný yasaklarýz.
Bu yetmez, dünyanýn da bunu konuþmasýný yasaklamaya kalkarýz.
Gücümüz yetmez.
Öfkeleniriz.
Bütün dünyayý karþýmýza alarak yeni bir maceraya sürükleniriz.
Durduk yerde denize düþmüþ tahta parçasý gibi bir o yana bir bu yana çalkalanýrýz.
Caný isteyen, istediði zaman bizi istediði yere yönlendirir.
Çok açýk ki Türkiye bir belanýn içine çekiliyor.
Bunu önlemenin yolu, bizi bir tahta parçasýna döndüren zaaflarýmýzý, günahlarýmýzý açýkça konuþmak, tartýþmak ve çözümler aramak.
Ama böyle bir þey yapmak istemiyoruz.
Konuþmuyoruz, tartýþmýyoruz.
Sadece sürükleniyoruz.
Olaylara bizim irademiz yön vermiyor, tam aksine baþkalarýnýn iradesi bizim rotamýzý belirliyor.
Bize gerçek bir devlet gerek.
Bütün kurumlarý þeffaf olan, bütün zaaflarý tartýþýlýp düzeltilen, aydýnlýk, güçlü bir devlet.
Eðer bunu beceremezsek, bir tahta parçasý gibi oraya buraya sürüklenip sonunda kayalara bindirerek parçalanacaðýz.
Akýntý kuvvetlendi…
Kayalýklara da çok yaklaþtýk.
ahmetal...@gazetem.net  

Tonight's top picks. What will you watch tonight? Preview the hottest shows on Yahoo! TV. _________________________________________________________________
Windows Live Messenger'ın için ÜCRETSİZ 30 ifadeyi indir!
http://www.livemessenger-emoticons.com/tr-tr/


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "Hıncal Uluç'tan" gönderen Ümit Budak
Ümit Budak  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 17 Ekim 2007, 10:24
Kimden: Ümit Budak <u...@nwphomes.com>
Tarih: Wed, 17 Oct 2007 10:24:49 +0300
Yerel: Çarş 17 Ekim 2007 10:24
Konu: Hıncal Uluç'tan

                        Yanıtla
                        Tümünü Yanıtla
                        İçinde İlet
                        Ek Olarak İlet
                        Posta Kutusu  
                        Çöp  
                        Taslak  
                        Trash  

                  Mesaj   önceki | sonraki Yazdır

      İletişim · Reklam
      Copyright © 2007 MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.' ye Aittir.
Çözüm askerde değil, siyasetçide..
"Anlat diyorsun yaşadığın yerleri, gününü, geceni, saatini, dakikanı...
Hangisini anlatsam ki....
Duygularımı mı, kuşkularımı mı..
Hem anlatsam anlayabilir misin?.. O anı yaşamayan anlayabilir mi?.. Mümkün mü?..
Anlat diyorsun o yerleri .. Anlat...
Sen beklemenin ne demek olduğunu bilir misin?.. Yemek beklemek, otobüs beklemek gibi değildir.. Can almayı, ya da can vermeyi beklersin burada..
Anlat diyorsun yaşadığın yerleri.. Anlat..
Hadi ben anlatayım.. Peki sen dayanabilir misin?.."
Yeri, günü, saati önemli değil, bu batıdaki yavukluya giden Doğu'daki asteğmen mektubunun..
1984'ten bu yana her hangi bir gün..
Tam 23 yıldır sürüyor, Güneydoğu'da terörle savaş.. Biter gibi oluyor, ama bitmiyor.. Birden alevleniyor tekrar..
Ne zaman bitecek peki?..
Kimse bilmiyor..
Neden bitmiyor?..
Savaşı sadece askeri alanda yapıyoruz çünkü.. Asker kendi savaşını kazanıyor, ardından diyor ki..
"Çözüm silahlarda değil. Askeri zaferin arkasını, sosyal reformlarla getirmezsek, bu iş bitmez.."
Dünyanın en üstün teknolojileri ile bataklığı kurut.. Ama oraya su veren kaynakları ortadan kaldırmazsan, bataklık yeniden doğar kısa zamanda..
PKK'yı dağlarda yenersiniz.. Kaçarlar.. Sinerler.. Dağılırlar.. Onları besleyen kaynağı kurutamazsanız, kısa zamanda yeniden güçlenir, silahlanır, gene dağa çıkarlar..
23 yıldır kaç defa oldu bu..
Mesele kaynağı kurutmak..
Tabii, teslim olmayacaksın.. Tabii dağda savaşı vereceksin.. Ama bu arada düz ovadaki savaşı da kazanacaksın.. Dağı besleyen ovayı yanına çekeceksin..
Son şehitlerin üçünün adı Mehmet'ti.. Üç Kürt delikanlısı aslan gibi.. Kürtçe ağıtlarla kalktı cenazeleri..
Şimdi 18 yaşına gelen Kürt Mehmet'in eline silah alması kesin.. Ya askere gidecek, ya PKK'ya.. Başka şansı yok..
Mesele PKK'ya gitmesini önlemek..
Tamam.. Reformlar.. Taa Osmanlı'dan beri ihmal edilen Doğu'nun, Doğulu'nun kalkınması..
"Alavere, dalavere Kürt Mehmet nöbete" lafının artık bir şakaya dönüşmesi.. Ama bunlar uzun vade ister.. Bugün başlasanız, en az 20 yıl.. PKK bekler mi?.. Zehirler saçılmaya, gencecik beyinler yıkanmaya devam edecek.. Bu dünya, olmadı ötekiyle ilgili parlak vaadler.. Irkçı, milliyetçi hamaset edebiyatı.. Kökü taa okyanusların ötesinden, hemen komşuya dış tahrikler, teşvikler, dolaplar, satın almalar.. Hiç olmadı tehdit, şantaj!..
Doğu'daki ortam, yaşan koşulları onların lehine.. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Kürt Mehmet kanmaya yatkın nasılsa..
Kim anlatacak onlara gerçeği..
Kime inanıp, düz ovada siyasetle işlerin düzeleceğini düşünecek ve sabırla beklemeye başlayacaklar, PKK'ya direnip?..
PKK'ya karşı en çetin savaşı vermiş ve de kazanmış olmanın verdiği güvenle "Kimse beni yanlış anlamaz" diye ortaya çıkıp "Düz ovada siyaset yapalım" der demez tükenen ve sözünün arkasında duramayan Mehmet Ağar örneği ortadayken, hangi partiye, hangi lidere inanacaklar?.. Cumhuriyetin iktidara gelen tüm partileri içinde Doğu'nun yarasına ciddi merhem olan çıktı mı bugüne dek?..
Kim götürdü onlara isteklerini, ihtiyaçlarını..
Gerçekçi olalım..
18 yaşında tercih yapma zorunda olan Kürt delikanlısının PKK'ya sapmasını, umutlarını ona bağlamasını önleyecek "Derdini silahla değil, düz ovada siyasetle söyle" diyecek bir tek parti var günümüzde.. DTP!..
Tamamı kendilerinden oluşan DTP!..
Bu partinin başında Cumhuriyetin siyasal sistemi içinde yetişmiş Ahmet Türk'ün oluşu da büyük şans.. Umutları artıran unsur..
DTP içinde takiye yapanlar var mı?..
Bilemem.. Vardır herhalde.. Hangi partide takiyeci yok ki?.. Kötü niyetliler?.. PKK köstebekleri.. Uyduları.. Olabilir..
Ama her ne olursa olsun, bugün için DTP, PKK'ya yatkın, PKK'ya meyyal Kürt gencine düz ovada siyaset yaparak başarıya ulaşabileceğini söyleyecek, gösterecek, inandıracak, kanıtlayacak, onları PKK yolundan çevirecek tek kuruluş.
DTP'ye güvenmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum.. Ve de onlara şans tanıyıp, fırsat verip, sabır içinde beklemek..
Bu süre içinde DTP'yi "Öyle konuş.. Böyle de.. Şunu açıkla" diye de zorlamamak gerek..
Bırakalım adamlar siyaset yapsınlar..
Siyasetin gereğini yapsınlar..
DTP, senden, benden önce, PKK sarmalındaki Kürt gencine kendisini inandırmak, kabul ettirmek, sevdirmek zorunda çünkü.. İnandıramazsa, MHP'den fazla olmaz, onlar üzerindeki etkileri.. Sıfırlanırlar.. O zaman da savaşı düz ovaya indirecek parti kalmaz ortada..
Soğukkanlı, akıllı, mantıklı ve sabırlı davranırsak, bitebilir bu savaş..
Öfkeler, kinler, nefretler unutmayalım, kaynağı da canlı tutar, tersine..
DTP'yi köşeye sıkıştırmak yerine, onlara zaman tanıyalım!.. Bu şansı kullanalım. Fazla bir şey kaybetmeyiz, 23 yıldır kaybettiklerimizin yanında..

  blank.gif
< 1K İndir

  rP.gif
< 1K İndir

  n.gif
< 1K İndir

    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google