Mustafa bey iyi niyetli.. Ama bu dediğine her ortamda katılmamız mümkün değil..
"Kol kırılır yen içinde kalır" eskiden çok geçerli olan bir kavramdı. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında artık dünyada herkes, herşey hakkında hemen çoğu şeyi biliyor, internet, tweeter sağolsun!, kapalı rejimler bile bir şeyi gizleyemiyorlar. Ayrıca artık durum 30 yıl öncesi gibi değil. Milyonlarca Alman İngiliz Finlandiyalı vs., defalarca ülkemize turist olarak geldiler ve ülkemizi bizden iyi tanıyorlar. Başkanın dediğini de çok isabetli buluyorum. Çünkü "badem bıyıklı" birileri yabancılara devamlı ılımlı islamın türkiyede asıl demokrasinin hamisi olduğunu, TSK nın demokrasi düşmanı olduğunu vs. söylüyorlar. Tüm cumhuriyret tarihinde, hatta darbe dönemlerinde bile görülmediği ölçüde basın üzerinde iktidar ve cemaat tekelleri kuruldu. Hiçbir muhalif gazete ve tv kanalı bırakılmadı. Halkın doğruları öğrenme kanalları tıkandı. En temel özgürlükler olan haberleşme, haberleşmenin masuniyeti ve gizliliği ilkeleri ancak diktatörlüklerde olacak şekilde ihlal edildi. Herkes eşiyle dostuyla kounşmaktan korkar oldu. Haremlik selamlığa gelince.. Kurtulduk zannediyorduk, ama gittiğimiz yön yine eskisi.. Artık her yerde haremlik selamlık oturma adeti gelişiyor. AKP SP kongrelerine bir bakmanız yeterli.. Gerçekler ortada iken hamasi "bizim bizden başka dostumuz yoktur" veya "aman yabancılara mahcup olmayalım" tezleri, otarşik ve muhafazakar dünya görüşleri için geçerli olabilir, ama LDP için değil.
Serdar bey, dediğiniz gibi herkes herşeyi hemen öğreniveriyor fakat doğruyu mu öğreniyor, bu kadar bilginin interaktif ve hızlı bir şekilde yayılması bilgi kirliliğine de sebep oluyor. Bu sebeptendir ki yabancı bize bizi soruyor yoksa bunu bize soran yabancı internete girmiyor yada televizyon seyretmiyor diyebilirmiyiz.
Ayrıca şunu da söyleyebilirim ki sözünü ettiğiniz '' 30 yıl öncesi gibi değil '' den benim çıkardığım durumun gelinen süreçte bilgiye ulaşma sürati değil birçok yanlış bilginin aynı anda doğrularla beraber haber değeri taşımasıdır, bu imkanlarla kapalı rejimlerden daha iyi gizleyebilirsiniz istediklerinizi bunu bilen yabancının bize bizimle ilgili sorular sorması bu sebeptendir.
Sözlerimin manipüle edilmesini gerçekten anlayamadım ve ister muhafazakar dünyada olsun isterseniz düşleyebildiğiniz başka dünyalarda dostluklar dış politikada menfaatler söz konusu olduğunda geçerlidir. Ülkeler arası politik konular karşılıklı konuşulduğunda kimsenin kimseden başka da dostu yoktur bu sadece bizim ülkemiz için geçerli bir olgu değildir.
Diğer söylediklerinize gelince, bırakın isteyen istediği gibi otursun, böyle bir adetin geliştiğine şahit olmadım henüz en azından bizim evde yok, lakin isteyen istediği gibi oturmakta özgür değilmidir sizce.
Diğer konularda sizinle hemfikirim, fakat sözleriniz parti içi popülist bir koku yaymakta.
Esas konunun dışında yine iç politikaya kaydırmış olduk sözlerimizi.
----- Original Message ----- From: Serdar aktan To: ldpmarkopasa@googlegroups.com Sent: Thursday, November 05, 2009 5:15 PM
Subject: {LDP MARKO PAŞA TARTIŞMA FORUMU} Kol kırılır yen içinde kalır"
Merhaba..
Mustafa bey iyi niyetli.. Ama bu dediğine her ortamda katılmamız mümkün değil..
"Kol kırılır yen içinde kalır" eskiden çok geçerli olan bir kavramdı. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında artık dünyada herkes, herşey hakkında hemen çoğu şeyi biliyor, internet, tweeter sağolsun!, kapalı rejimler bile bir şeyi gizleyemiyorlar. Ayrıca artık durum 30 yıl öncesi gibi değil. Milyonlarca Alman İngiliz Finlandiyalı vs., defalarca ülkemize turist olarak geldiler ve ülkemizi bizden iyi tanıyorlar. Başkanın dediğini de çok isabetli buluyorum. Çünkü "badem bıyıklı" birileri yabancılara devamlı ılımlı islamın türkiyede asıl demokrasinin hamisi olduğunu, TSK nın demokrasi düşmanı olduğunu vs. söylüyorlar. Tüm cumhuriyret tarihinde, hatta darbe dönemlerinde bile görülmediği ölçüde basın üzerinde iktidar ve cemaat tekelleri kuruldu. Hiçbir muhalif gazete ve tv kanalı bırakılmadı. Halkın doğruları öğrenme kanalları tıkandı. En temel özgürlükler olan haberleşme, haberleşmenin masuniyeti ve gizliliği ilkeleri ancak diktatörlüklerde olacak şekilde ihlal edildi. Herkes eşiyle dostuyla kounşmaktan korkar oldu. Haremlik selamlığa gelince.. Kurtulduk zannediyorduk, ama gittiğimiz yön yine eskisi.. Artık her yerde haremlik selamlık oturma adeti gelişiyor. AKP SP kongrelerine bir bakmanız yeterli.. Gerçekler ortada iken hamasi "bizim bizden başka dostumuz yoktur" veya "aman yabancılara mahcup olmayalım" tezleri, otarşik ve muhafazakar dünya görüşleri için geçerli olabilir, ama LDP için değil.
Serdar bey, dediğiniz gibi herkes herşeyi hemen öğreniveriyor fakat doğruyu mu öğreniyor, bu kadar bilginin interaktif ve hızlı bir şekilde yayılması bilgi kirliliğine de sebep oluyor. Bu sebeptendir ki yabancı bize bizi soruyor yoksa bunu bize soran yabancı internete girmiyor yada televizyon seyretmiyor diyebilirmiyiz.
Ayrıca şunu da söyleyebilirim ki sözünü ettiğiniz '' 30 yıl öncesi gibi değil '' den benim çıkardığım durumun gelinen süreçte bilgiye ulaşma sürati değil birçok yanlış bilginin aynı anda doğrularla beraber haber değeri taşımasıdır, bu imkanlarla kapalı rejimlerden daha iyi gizleyebilirsiniz istediklerinizi bunu bilen yabancının bize bizimle ilgili sorular sorması bu sebeptendir.
Sözlerimin manipüle edilmesini gerçekten anlayamadım ve ister muhafazakar dünyada olsun isterseniz düşleyebildiğiniz başka dünyalarda dostluklar dış politikada menfaatler söz konusu olduğunda geçerlidir. Ülkeler arası politik konular karşılıklı konuşulduğunda kimsenin kimseden başka da dostu yoktur bu sadece bizim ülkemiz için geçerli bir olgu değildir.
Diğer söylediklerinize gelince, bırakın isteyen istediği gibi otursun, böyle bir adetin geliştiğine şahit olmadım henüz en azından bizim evde yok, lakin isteyen istediği gibi oturmakta özgür değilmidir sizce.
Diğer konularda sizinle hemfikirim, fakat sözleriniz parti içi popülist bir koku yaymakta.
Esas konunun dışında yine iç politikaya kaydırmış olduk sözlerimizi.
----- Original Message ----- From: Serdar aktan To: ldpmarkopasa@googlegroups.com Sent: Thursday, November 05, 2009 5:15 PM
Subject: {LDP MARKO PAŞA TARTIŞMA FORUMU} Kol kırılır yen içinde kalır"
Merhaba..
Mustafa bey iyi niyetli.. Ama bu dediğine her ortamda katılmamız mümkün değil..
"Kol kırılır yen içinde kalır" eskiden çok geçerli olan bir kavramdı. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında artık dünyada herkes, herşey hakkında hemen çoğu şeyi biliyor, internet, tweeter sağolsun!, kapalı rejimler bile bir şeyi gizleyemiyorlar. Ayrıca artık durum 30 yıl öncesi gibi değil. Milyonlarca Alman İngiliz Finlandiyalı vs., defalarca ülkemize turist olarak geldiler ve ülkemizi bizden iyi tanıyorlar. Başkanın dediğini de çok isabetli buluyorum. Çünkü "badem bıyıklı" birileri yabancılara devamlı ılımlı islamın türkiyede asıl demokrasinin hamisi olduğunu, TSK nın demokrasi düşmanı olduğunu vs. söylüyorlar. Tüm cumhuriyret tarihinde, hatta darbe dönemlerinde bile görülmediği ölçüde basın üzerinde iktidar ve cemaat tekelleri kuruldu. Hiçbir muhalif gazete ve tv kanalı bırakılmadı. Halkın doğruları öğrenme kanalları tıkandı. En temel özgürlükler olan haberleşme, haberleşmenin masuniyeti ve gizliliği ilkeleri ancak diktatörlüklerde olacak şekilde ihlal edildi. Herkes eşiyle dostuyla kounşmaktan korkar oldu. Haremlik selamlığa gelince.. Kurtulduk zannediyorduk, ama gittiğimiz yön yine eskisi.. Artık her yerde haremlik selamlık oturma adeti gelişiyor. AKP SP kongrelerine bir bakmanız yeterli.. Gerçekler ortada iken hamasi "bizim bizden başka dostumuz yoktur" veya "aman yabancılara mahcup olmayalım" tezleri, otarşik ve muhafazakar dünya görüşleri için geçerli olabilir, ama LDP için değil.