Web Görseller Haberler Gruplar Bloglar Çeviri Gmail diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Başbakana TRTI politik açılımda sorular
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  2 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız başarılı oldu
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
mustafa balıkçıoğlu  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 7 Kasım, 15:38
Kimden: mustafa balıkçıoğlu <baltu...@turksatkablo.net>
Tarih: Sat, 7 Nov 2009 15:38:15 +0200
Yerel: Ctesi 7 Kasım 2009 15:38
Konu: Başbakana TRTI politik açılımda sorular

Sayın Başbakana sorumdur:

86 yıllık Cumhuriyetimizde başlangıç güçler çatışması ile çok uzun sürdü. Osmanlının yok edilmesi çekingenliği ile ekşiye tatlıya bulaşılmadan "yurt da sulh, cihanda sulh" bana bulaşmayan yılan bin yıl yaşasın düşüncesi, ile içimize kapanık bir 57 sene geçirdik.
Moskof korkusu ile Nato'ya giriş, akim kalan AET'ye müracaat gibi teşebbüsler ülkeye önemli bir katkıda bulunmadı. Ancak iki buçuk milyon genç iş gücümüzü Avrupaya kaptırdık. 1 milyonda asker olarak devamlı silah altında olunca, geri kalmışlığımızın gerçek nedeni ortaya çıkıveriyor. İmparatorluğun borcunu kabullenmiş, ama mirasına sahip çıkamamıştık.
Bunu gören ve kendini gereğini yapmaya görevli kabul eden ilk yönetici Turgut Özal'dı. Türkiye'nin tarihten gelen gücünün farkına varan ilk de Özal'dı. Ülke kapılarını arkasına kadar açan Turgut Özal, geri kalmışlığımızın acı yüzünü halkımıza yine o göstermiş, artık ülkemiz için bir şeyler yapmamız gereğinide o söylemişti. Bu meyanda dışarı kaçan beyin gücünü geri çağıran ve getiren de Özal olmuştu. Ama Özal en büyük kazığı banker olayında kendine iş adamı diyenlerden yerken, kendi prensleride onu satmışlardı.
Erbakan sanayileşme projesi, Anadolu kaplanları ve bıyıklı Avrupalılarla sıfir açık ilk bütçeyi yakalamışken, 28 şubat kurbanı oluyordu.
Sorum; son yıllarda sizin dışınızda kimse 7 yıl başbakan olarak iktidar olamadı.  
İki bilinmeyen üç ihtilal atlatmış bir siyasetçi olarak, tecrübenizi yalnız Türkiye'nin değil, Orta doğunun huzuruna hizmetine verirken, Osmanlı İmparatorluğunun prestijinden nasıl yararlanıyorsunuz?  
90 sene sonrada Orta Doğuda hala Osmanlı etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Daha evvel basiretsiz yöneticilerin değerlendirmediği bu özelliğimiz AB'ye yaramaz mı?
Hakim olmadığınız, ama ülke yararlı liberal tedbirleri uygulamaktan tedirgen olumuyormusunuz?
Saygılarımla
Mustafa Balıkçıoğlu
Liberal Demokrat parti merkez denetim kurulu üyesi.


    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "TÜRKİYE EV ÖDEVLERİNİ YETERİNCE YAPMADAN YURT DIŞINDA DA ÇOK ETKİN OLAMAZ" gönderen Serdar aktan
Serdar aktan  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 9 Kasım, 13:23
Kimden: "Serdar aktan" <sak...@turkrating.com>
Tarih: Mon, 9 Nov 2009 13:23:38 +0200
Yerel: Ptesi 9 Kasım 2009 13:23
Konu: TÜRKİYE EV ÖDEVLERİNİ YETERİNCE YAPMADAN YURT DIŞINDA DA ÇOK ETKİN OLAMAZ

TÜRKİYE EV ÖDEVLERİNİ YETERİNCE YAPMADAN YURT DIŞINDA DA ÇOK ETKİN OLAMAZ

Serbest ekonomi, dinamik kapitalizm şeklindeki "ekonomik Liberalizm"
kavramları artık tüm dünyada rakipsiz görülen ekonomik bir modele işaret
etmektedir.

Ancak tek başına ekonomik liberalizm, Suudi Arabistan'da da, Körfez
Emirliklerinde de Kızıl Çin'de de vardır, ancak bu ülkeler liberal
demokrasiler değildir. LDP'yi farklı kılan, kılması gereken husus,
Liberalizmin siyasal, hukuki ve felsefi değerlerine de tam olarak sahip
çıkmasıdır. Türkiye de ekonomik liberalizmi AKP de çok sahiplenmiştir,
özelleştirmeleri de doğru yanlış uygulamaktadır.

Ancak eskiden beri süregelen hukuk-adalet sistemindeki aksaklıklar tüm ana
sorunlarla beraber devam etmektedir.

Türk insanının şu anda temel gereksinimi daha fazla liberal ekonomi
değildir. Daha fazla adalet, daha etkin ve adil mahkemeler, güvenilir ve
dürüst hakimler, eğitimli ve etkin polis, işleyen bağımsız kurumlardır.

Adli tıp rezaletlerini 50 senedir duyarak bu hallere geldik. Hiçbir batı
demokrasisinde olması bile düşünülemeyen taraflı haksız yargılamalar,
yıllarca bitmeyen davalar, en temel insan hak ihlalleri aleni devam ettiği
gibi, bir çok konuda eskisinden de daha beter. Sözüm ona AB hukukundan
esinlenen CMUK'la, evi soyulanlar mağdur edilirken hırsızlar gaspçılar baş
tacı ediliyor. Tecavüzcüler alenen serbest bırakılıyor ki daha çok ırza
geçsinler. Tescilli psikopatlar hemen salınıyor ki daha çok kişiyi rahatça
bıçaklasınlar, doğrasınlar. İnsanlar asayişsizlikten sokaklara çıkamaz hale
geldi. "Gavurun zulmü Türkün adaletinden evladır" deyimi Arabistan'da hala
hatırlanan bir söz! Biz de ülke olarak bu atasözünün ne kadar haklı olduğunu
göstermek için harıl harıl çalışıyoruz maşallah!)) Bu berbat hukuk sistemini
değiştirmeden Türkiye'nin istediği mesafeleri alması da zordur, ABye kabul
edilmesi de..

Türk halkının Kürtlerin dilleriyle, kültürleriyle problemleri yok,
Ermenistan'la barışmakla da.. Ama milyonlarca insan işsiz, gelecekten
umutsuz, binlerce şirket kepenk kapatıyor, gençler kapağı yurt dışına atmaya
çalışıyor. Haberleşme özgürlüğü sıfırın da altına indi. Muhalefet diye bir
şey kalmadı, özgür basın sindirildi, bir iki kanal hariç tüm kanallar
iktidarın şakşakçısı,bir iki gazete hariç tüm gazeteler iktidar-cemaat
tetikçisi..İnternet siteleri hesapsızca kapatılıyor.Halkın özgür haber
almasını engellemek için her yol deneniyor. Aydın insanlar izleyecek tv
kanalı, düşüncelerini yansıtacak gazete bulamıyor. Ekonomide liberal,
siyasette otokratik "Müslüman Çin" modeli amaçlanıyor sanki..Memleket bu
kadar sorunlu halde iken, tüm dünyanın yaka silktiği, Ortadoğu kaotik
cehennemine gelişi güzel hesapsız kitapsız dalarak sözüm ona yeni açılımlar
ya da yeni Osmanlıcılık oynamakla ne elde edilecek, Türkiye'nin hangi sorunu
çözülecek, merak ediyorum. Gazze'ye kızıp El Beşir'i baş tacı ederek mi
Türkiye'nin uluslar arası prestiji artacak? Evine çeki düzen veremeyen
insanlar, başkasının evinde olanlara karışmaya kalkarlarsa alay konusu
olurlar..

Serdar AKTAN

  _____  

From: ldpmarkopasa@googlegroups.com [mailto:ldpmarkopasa@googlegroups.com]
On Behalf Of mustafa balıkçıoğlu
Sent: Saturday, November 07, 2009 3:38 PM
To: ldpmarkopasa@googlegroups.com
Subject: {LDP MARKO PAŞA TARTIŞMA FORUMU} Başbakana TRTI politik açılımda
sorular

Sayın Başbakana sorumdur:

86 yıllık Cumhuriyetimizde başlangıç güçler çatışması ile çok uzun sürdü.
Osmanlının yok edilmesi çekingenliği ile ekşiye tatlıya bulaşılmadan "yurt
da sulh, cihanda sulh" bana bulaşmayan yılan bin yıl yaşasın düşüncesi, ile
içimize kapanık bir 57 sene geçirdik.

Moskof korkusu ile Nato'ya giriş, akim kalan AET'ye müracaat gibi
teşebbüsler ülkeye önemli bir katkıda bulunmadı. Ancak iki buçuk milyon genç
iş gücümüzü Avrupaya kaptırdık. 1 milyonda asker olarak devamlı silah
altında olunca, geri kalmışlığımızın gerçek nedeni ortaya çıkıveriyor.
İmparatorluğun borcunu kabullenmiş, ama mirasına sahip çıkamamıştık.

Bunu gören ve kendini gereğini yapmaya görevli kabul eden ilk yönetici
Turgut Özal'dı. Türkiye'nin tarihten gelen gücünün farkına varan ilk de
Özal'dı. Ülke kapılarını arkasına kadar açan Turgut Özal, geri
kalmışlığımızın acı yüzünü halkımıza yine o göstermiş, artık ülkemiz için
bir şeyler yapmamız gereğinide o söylemişti. Bu meyanda dışarı kaçan beyin
gücünü geri çağıran ve getiren de Özal olmuştu. Ama Özal en büyük kazığı
banker olayında kendine iş adamı diyenlerden yerken, kendi prensleride onu
satmışlardı.

Erbakan sanayileşme projesi, Anadolu kaplanları ve bıyıklı Avrupalılarla
sıfir açık ilk bütçeyi yakalamışken, 28 şubat kurbanı oluyordu.

Sorum; son yıllarda sizin dışınızda kimse 7 yıl başbakan olarak iktidar
olamadı.  

İki bilinmeyen üç ihtilal atlatmış bir siyasetçi olarak, tecrübenizi yalnız
Türkiye'nin değil, Orta doğunun huzuruna hizmetine verirken, Osmanlı
İmparatorluğunun prestijinden nasıl yararlanıyorsunuz?  

90 sene sonrada Orta Doğuda hala Osmanlı etkisini nasıl
değerlendiriyorsunuz?

Daha evvel basiretsiz yöneticilerin değerlendirmediği bu özelliğimiz AB'ye
yaramaz mı?

Hakim olmadığınız, ama ülke yararlı liberal tedbirleri uygulamaktan tedirgen
olumuyormusunuz?

Saygılarımla

Mustafa Balıkçıoğlu

Liberal Demokrat parti merkez denetim kurulu üyesi.


    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google