İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız başarılı oldu
Kimden: Yusuf Ziya Kıvanç <yusuf.ziya.kiv...@hotmail.com>
Tarih: Sun, 21 Jun 2009 04:14:21 -0700 (PDT)
Yerel: Pazar 21 Haziran 2009 14:14
Konu: Milletimizi, Liberal demokrasi hassasiyetine davet ediyorum
Son günlerde siyasi hayatımız, toz duman. Nereye bakılsa her tarafta
baskıcı yönetim anlayışı ve faşizm izleri kokuyor, sağımız, solumuz, kapalı yönetim ve faşizm unsurları ile debeleniyor. Anayasal yapımız başta olmak üzere tüm siyasi yapımız gecekondu niteliğinde, demokrasi olduğunu her şekli ile ifade ediyor, göz kırpıyor, sırıtıyor. Ülke aydını ne yapıyor? Demokrasiyi seslendiren eylemler mi yapıyor? 1980 öncesi dünya yüzünde, sömürülen halklar için eylem yapan 68 kuşağı dahil kimseden görünür ses yok. Bilmem T.c.k.'nın 301. Madde korkusu ile; ülke aydını bu durumu itiraf edemiyor mu? Veya aydınım diyenler neme lazımcılık ile susuyor mu? Evet resmen, 1982 anayasal düzeni ile kutsanarak ve Atatürk ideolojisi ile şekillendirilerek kurulan Türkiye, faşist unsurlarla bezenmiş kapalı yönetim düzeni çatlak veriyor. Yani 1982 anayasası ile kuvvetlice kurulan Türkiye faşizm sistemi su alıyor. Şimdi sorun, Türkiye ülkesi liberal demokrasiye geçecek mi? Yoksa gene eski baskıcı faşist düzenin yalan yanlış, göstermelik demokrasi anlayışı ile birbirimizi kandırarak devam mı edeceğiz? Yani demokrasi varmış gibi bir takım kişiler halkın karşısına çıkacak, particilik adı altında Ankara'dan hesap soracağım diyecek, düzen değiştireceğim diyecek, halkımızın parası ile davul zurna çaldıracak halkın oyunu isteyecek? Sonra gözlerimi kapar vazife mi emirler doğrultusunda yaparım mı diyecek? Evet, artık yeter! Bu aşamada gerçek liberal demokratların ortaya çıkıp liberal demokrasiden yana tavırlarını koyması lazım değil mi? Üniformalı ve üniformasız devlet memurları vesayetinde yürütülen yönetim anlayışımıza artık yeter diyor? Bu millet de batı dünyası gibi millet egemenliği üzerine kurulmuş medeni yaşam standartlarını istiyor. Bu millet de partiler kanunu güdümünde Atatürk ilke ve inkılapları adı ile hiçbir ilmi niteliği kalmamış fikirler üreten birbirinin aynı partiler yerine, çağa uyum sağlayan ilmi niteliği ile halk hakimiyetini ön gören, halkın eğilimleri doğrultusunda siyasette yer alan, yeni siyasi partiler kanunu ve seçim kanunu ile halkın içinden çıkan gerçekten halkı temsil eden kelimenin tam anlamıyla milletvekillerince idare edilmek isteniyor? Türkiye iki başlı adalet sisteminden çıkmak istiyor. Türkiye insanı için nezaketen aydınların vesayet rejimi var dedikleri aslında resmen faşizm olan, Türk siyasi sisteminin vesayetten kurtulmasını istiyor? Artık yeter diyor? Asker sivil ilişkilerinde de " asker ne der? " anlayışından çıkmak istiyor. Batı ülkelerinin askeri gibi bizim askerimizde kışlasına dönsün. Ülke savunması ile ilgili uğraşısı içinde kendisine yer edinsin istiyor. Anayasa mahkemesi gibi yönetime yönelik adli vesayet ihtiva eden müesseseleri, vesayetten arınmış bir şekilde demokrasiye, evrensel hukuk standartları seviyesi içinde yeni yapılara sokalım istiyor? Her ülkede olan çağcıl anayasa mahkemeleri gibi bizim anayasa mahkememiz de uğraşısını devlet karşısında, insan hayatı için önem arz eden düşünce ve ifade özgürlükleri dahil tüm bireysel özgürlüklerin korunması yönünde hareket edecek bir yapıya kavuşmasını istiyor. Milletimiz devlet kademesin de görev alan her memurun, sivil, asker hangi sıfatı taşırsa taşısın kendi hizmetinde olduğu anlayışı taşısın istiyor. Eşit statü içinde açıkça imtiyazlı, ayrıcalıklı, dokunulmaz, mahkeme edilemez memur istemiyor? Yine kuruluştan beri zıtlık üzerine kurulmuş, Türkiye Cumhuriyeti sosyal yapısını uyum üzerinde yürüyen tüm ırkı unsurları kucaklayan birbiri ile kavga değil uyum, dostluk ve birbirlerine sevgi ile bakan sosyal bir karaktere dönüşmesini istiyor? İcra organlarını, yasama organlarını, adalet organlarını birbirinden tam bağımsız olmasını birbirine zıtdiyetle değil, birbirinin hukukuna saygı ile bakan, görev tecavüzü yapmayan bir sistemde yaşamak istiyor. Seçilmiş siyasetçiler üzerinde, vesayet müessesesini bütün boyutları ile kullanan milli güvenlik kurulunun kaldırılmasını istiyor. Milli eğitim sisteminde var olan Atatürk ideolojisi ile tanımlanan yapının, yeniden tanzimi ile eğitimin tüm birimlerini ideolojik saplantıdan arındırarak ilmi düşünceye öncelik veren yapıya oturtmayı ve bu yeni yapılanmayı üniversitelerde de uygulanır şekle sokmak sureti ile ideolojik vesayet kokan yüksek öğretim kurumunu da ıslah etmeyi istiyor. Trt olarak tanımladığımız, radyo televizyon kurumunu yine ideolojik saplantıdan kurtarılarak, ilmi esas alan çağdaş, özgür ve özerk kuruluş haline getirilip Trt' nin, her düşünceye eşit aralıkta bakan bir özellikle milletin vergilerinden beslenme özelliğinden çıkarılıp kendi kaynakları ile yarattığı gelirlerle ayakta duran şekle sokulmasını istiyor. Devlet sisteminin her yere uzanan iş hayatını kontrol eden yapısından çıkmasını istiyor. Kapalı yönetim anlayışı ile şekillenilmiş Türkiye faşizminin siviller üzerinde kontrol sistemi olan meslek odalarının tekel yapısının kaldırılmasını başta sanayi ve ticaret odaları olmak üzere barolar, tabip odaları gibi tüm odaların rekabete açık şekilde kuruluşlara izin verilmesini istiyor. Eski sistemden kalan, emeklilik sosyal sisteminde ki, eşitsiz emeklilik yapısının adil şekle sokulup yeni kuşaklar için rekabete açılmasını istiyor. Liberal demokratlar olarak ülke aydınını duyarlı olmaya davet ediyoruz, ülke üzerinde esen kapalı dönemden açık toplum yapısına geçişi destekliyoruz. Geçiş sancılarının kısa sürmesini çabuk atlatılmasını talep ediyoruz. Yeni bir yönetim anlayışı ile insanı esas alan insana değer veren ve tüm sistemin insan için kurulduğunu ifade eden ve insanı devlet aygıtına köle etmeyen, yeni demokrasimizin kuruluş yolunun açılışını destekliyoruz. Liberal demokrasinin kurulmasını bekliyoruz. Liberal demokrasi yolunda, hareket eden her kuruluşun her müessesin yanında olduğumuzu ifade ediyor. Yeni demokrasimizin ülkeye hayırlı olmasını temenni ediyoruz. 21 - Haziran - 2009
Y. Ziya Kıvanç
.
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
| ||||||||||||||