Web Görseller Haberler Gruplar Bloglar Çeviri Gmail diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Bir Türk Gencinin Ataya Hitabı & Atatürk'ün Subaylara Hitabı
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  2 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
engin kültür  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 8 Kasım, 13:04
Kimden: engin kültür <enginkul...@gmail.com>
Tarih: Sun, 8 Nov 2009 13:04:50 +0200
Yerel: Pazar 8 Kasım 2009 13:04
Konu: Bir Türk Gencinin Ataya Hitabı & Atatürk'ün Subaylara Hitabı

From: Yılmaz Arslan
From: Yılmaz Karaman

*KURTULUŞ SAVAŞINDA*

*ATATÜRK'ÜN SUBAYLARA HİTABI*

[image: image00117.jpg]<http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/06/image00117...>

Mustafa Kemal Atatürk'ün, 31 Temmuz 1920 tarihinde, Afyonkarahisar Kolordu
Dairesi'nde subaylara hitaben yaptığı konuşmanın tam metni:

'*Millet, bağımsızlığını ordudan bekler'*
*Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin
teminini ordudan, ordunun ruhunu teşkil Eden subaylardan bekler. Işte
subayların yüce olan vazifesi budur. **

Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali
subaylara ait olacaktır.*

*Efendiler ! *
*Eski silah arkadaşlarımla böyle yakından ve samimi temasta bulunmaktan
büyük vicdani zevk hissediyorum. Sizinle oturup uzun hasbıhal etmek
isterdim. Fakat çoksunuz; müsait yer de yok. Bu sebeple hissiyatımı birkaç
cümle İle mülahaza etmekle yetineceğim.*
**

*Arkadaşlar! *
*İngilizler ve yardımcıları, milletimizin bağımsızlığını imhaya karar
vermişlerdir. Milletler bağımsızlıklarını hiç kimsenin lütuf ve atıfetine
borçlu değildir.*

*Hiç kimse kimseye, hiçbir millet diğer millete, hürriyet ve bağımsızlık
vermez. Milletlerin tabiatında en yaratılıştan mevcut olan bu hak,
milletlerce kuvvede, mücadele ile mahfuz bulundurulur. Kuvveti olmayan,
dolayısıyla mücadele edemeyen bir millet, mahkûm ve esir vaziyettedir. Böyle
bir milletin bağımsızlığı gasp olunur.*
*
Dünyada hayat için, insanca yaşamak için, bağımsızlık lâzımdır. Bağımsızlık
sahibi olmak için, kuvvet sahibi olmak ve bunun için mevcudiyetini ispat
etmek icap eder. Kuvvet ordudur.*

*Ordunun hayat ve saadet kaynağı, bağımsızlığı takdir Eden milletin,
kuvvetin lüzumuna olan vicdanı imanıdır.*

*İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek tabii olarak
evvela onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Mütareke şartlarının
tatbikatı ile silahlarımızı, cephanelerimizi, bütün müdafaa vasıtalarımızı
elimizden almaya çalıştılar. **Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza
tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzeti nefsini yok etmeye gayret
ettiler. *

*Ordumuzu tamamen lağvederek, milleti, bağımsızlığını muhafaza için muhtaç
olduğu dayanak noktasından mahrum etmeye teşebbüs ettiler. Bir taraftan da
müdafaasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletin de, izzetinefsine,
her türlü haklarına ve mukaddesatına taarruzla, milleti alçaklığa, boyun
eğmeye alıştırmak planını takip ettiler ve ediyorlar. Her halde ordu,
düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu. *

*Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır**.*
*
Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi
boğazlamakta, engeller ve müşkülat kalmaz.*

*Bu hakikat karşısında ve içinde bulunduğumuz vaziyete göre subaylar
heyetimize düşen vazifenin mahiyeti, ehemmiyeti ve kıymeti kendiliğinden
meydana çıkar. *
*
Milletimiz hür ve bağımsız yaşamak lüzumuna tam bir iman ile kani olmuş ve
buna kati azim ile karar vermiştir. Zaman zaman, şurada burada üzüntü verici
karaktersizliklerin görülmüş olması, hiçbir vakit milletimizin genel
kanaatine, hakiki imanına sekte vurmamıştır ve vurmayacaktır. Dolayısıyla
kuvvetin, ordunun vücudu için lazım olduğunu söylediğim kaynak ki, milletin
vicdanı-imanıdır, mevcuttur. *

*Ordu ise, arkadaşlar, ancak subaylar heyeti sayesinde vücut bulur.** Malum
bir askeri hakikat, felsefi hakikattir; "ordunun ruhu subaylardadır."*

*O halde subaylarımız, düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu
tamir edecek ve canlandıracak ve, ordu ve milletimizin bağımsızlığını
muhafaza edecektir.*
*
Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini
ordudan, ordunun ruhunu teşkil Eden subaylardan bekler. İşte subayların yüce
olan vazifesi budur. *

Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali
subaylara ait olacaktır.
*
Subaylar, izah ettiğim yüce, mukaddes ve bütün açılardan üzerlerine düşen
vazife itibariyle, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve
ferasetleriyle, giriştiğimiz Bağımsızlık mücadelesinde birinci derecede faal
ve fedakâr olmak mecburiyetindedirler. *
*
Şahsi ve özel hayatları itibariyle de subaylar, fedakârlar sınıfının en
önünde bulunmak mecburiyetindedirler. *
*
Çünkü düşmanlarımız herkesten evvel onları öldürür. *
*
Onları aşağılar ve hor görürler. *
*Hayatında bir an olsa bile subaylık yapmış, subaylık izzetinefsini,
şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken, düşmanın
tasarladığı ve reva gördüğü bu muamelelere katlanamaz. *
*
Onun yaşamak için bir çaresi vardır. Şerefini korumak!
Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği, o şerefi ayaklar altına atmaktır.
**Dolayısıyla subay için "ya istiklâl, ya ölüm" vardır.** *
*
Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz, bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız
ve milletimizi daima bağımsız görmekle bahtiyar olacağız!' ** Mustafa Kemal*
*
Kaynak:*
** Afyon'da çıkan Ikaz Gazetesi'nden aktaran: Anadolu'da Yenigün Gazetesi,
10 Ağustos 1920.*

  12-Bir_Türk_Gencinin_Ata`ya_Hitabesi-Canan-11.3.08.pps
2029K İndir

    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "{liberal-izmirliler.69683} Bir Türk Gencinin Ataya Hitabı & Atatürk'ün Subaylara Hitabı" gönderen Nejat Evrenos
Nejat Evrenos  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 8 Kasım, 13:50
Kimden: Nejat Evrenos <nevre...@hotmail.com>
Tarih: Sun, 8 Nov 2009 11:50:06 +0000
Yerel: Pazar 8 Kasım 2009 13:50
Konu: RE: {liberal-izmirliler.69683} Bir Türk Gencinin Ataya Hitabı & Atatürk'ün Subaylara Hitabı

Asagidaki cok onemli hitabi herkes ve her kesim cok iyi anlayip degerlendirmek zorunda degilmi ?????

nejat evrenos

Date: Sun, 8 Nov 2009 13:04:50 +0200
Subject: {liberal-izmirliler.69683} Bir Türk Gencinin Ataya Hitabı & Atatürk'ün Subaylara Hitabı
From: enginkul...@gmail.com

From: Yılmaz Arslan

From: Yılmaz Karaman

KURTULUŞ
SAVAŞINDA

ATATÜRK’ÜN
SUBAYLARA HİTABI

Mustafa Kemal
Atatürk’ün, 31 Temmuz 1920 tarihinde, Afyonkarahisar Kolordu
Dairesi’nde
subaylara hitaben yaptığı konuşmanın tam metni:

‘Millet, bağımsızlığını
ordudan bekler’

Millet, bağımsızlığının
muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu
teşkil Eden subaylardan bekler. Işte subayların yüce olan vazifesi budur.

Allah
göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait
olacaktır.

Efendiler !

Eski silah arkadaşlarımla
böyle yakından ve samimi temasta bulunmaktan
büyük vicdani zevk hissediyorum. Sizinle oturup uzun hasbıhal etmek isterdim.
Fakat çoksunuz; müsait yer de yok. Bu sebeple hissiyatımı birkaç cümle İle
mülahaza etmekle yetineceğim.

Arkadaşlar!

İngilizler ve yardımcıları, milletimizin bağımsızlığını
imhaya karar vermişlerdir. Milletler bağımsızlıklarını hiç kimsenin lütuf ve
atıfetine borçlu değildir.

Hiç kimse kimseye, hiçbir millet
diğer
millete, hürriyet ve bağımsızlık vermez. Milletlerin tabiatında en
yaratılıştan
mevcut olan bu hak, milletlerce kuvvede, mücadele ile mahfuz bulundurulur.
Kuvveti olmayan, dolayısıyla mücadele edemeyen bir millet, mahkûm ve esir
vaziyettedir. Böyle bir milletin bağımsızlığı gasp
olunur.

Dünyada hayat için, insanca
yaşamak için, bağımsızlık lâzımdır. Bağımsızlık sahibi olmak
için,
kuvvet sahibi olmak ve bunun için mevcudiyetini ispat etmek icap eder.
Kuvvet ordudur.

Ordunun hayat ve saadet kaynağı,
bağımsızlığı takdir Eden milletin, kuvvetin lüzumuna olan vicdanı
imanıdır.

İngilizler, milletimizi
bağımsızlıktan
mahrum etmek için, pek tabii olarak evvela onu ordudan mahrum etmek
çarelerine
giriştiler. Mütareke şartlarının tatbikatı ile silahlarımızı,
cephanelerimizi,
bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar.
Sonra
kumandanlarımıza
ve subaylarımıza tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzeti nefsini yok
etmeye gayret ettiler.

Ordumuzu tamamen lağvederek,
milleti,
bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından mahrum etmeye
teşebbüs ettiler. Bir taraftan da müdafaasız, ordusuz bıraktıklarını
zannettikleri milletin de, izzetinefsine, her türlü haklarına ve
mukaddesatına
taarruzla, milleti alçaklığa, boyun eğmeye alıştırmak planını takip
ettiler ve
ediyorlar. Her halde ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu.

Orduyu imha etmek için mutlaka
subayları
mahvetmek, aşağılamak lazımdır.

Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti
koyun sürüsü gibi boğazlamakta, engeller ve müşkülat
kalmaz.

Bu hakikat karşısında ve içinde bulunduğumuz
vaziyete göre subaylar
heyetimize düşen vazifenin mahiyeti, ehemmiyeti ve kıymeti kendiliğinden
meydana
çıkar.

Milletimiz hür ve bağımsız
yaşamak lüzumuna tam bir iman ile kani olmuş ve buna kati azim ile karar
vermiştir. Zaman zaman, şurada burada üzüntü verici
karaktersizliklerin görülmüş olması, hiçbir vakit milletimizin genel
kanaatine,
hakiki imanına sekte vurmamıştır ve vurmayacaktır. Dolayısıyla
kuvvetin, ordunun vücudu için lazım olduğunu söylediğim kaynak ki, milletin
vicdanı-imanıdır, mevcuttur.

Ordu ise, arkadaşlar, ancak subaylar
heyeti sayesinde vücut
bulur. Malum bir askeri hakikat,
felsefi hakikattir; “ordunun ruhu
subaylardadır.”

O halde subaylarımız, düşmanlarımız
tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu tamir edecek ve canlandıracak ve,
ordu ve
milletimizin bağımsızlığını muhafaza
edecektir.

Millet, bağımsızlığının
muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu
teşkil Eden subaylardan bekler. İşte subayların yüce olan vazifesi budur.

Allah
göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse
bunun vebali subaylara ait olacaktır.

Subaylar, izah ettiğim yüce,
mukaddes ve bütün açılardan üzerlerine düşen vazife itibariyle, bütün
mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve ferasetleriyle, giriştiğimiz Bağımsızlık
mücadelesinde birinci derecede faal ve fedakâr olmak mecburiyetindedirler.

Şahsi ve özel
hayatları itibariyle de subaylar, fedakârlar sınıfının en önünde bulunmak
mecburiyetindedirler.

Çünkü düşmanlarımız herkesten
evvel onları öldürür.

Onları aşağılar ve hor
görürler.

Hayatında bir an
olsa bile subaylık yapmış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü
küçümsemiş bir insan, hayatta iken, düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü bu
muamelelere katlanamaz.

Onun yaşamak için bir çaresi
vardır. Şerefini korumak!

Halbuki düşmanlarımızın da
kastettiği, o şerefi ayaklar altına atmaktır.

Dolayısıyla
subay için “ya istiklâl, ya
ölüm” vardır.

Fakat arkadaşlar
ölmeyeceğiz, bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi
daima
bağımsız görmekle bahtiyar olacağız!’
 Mustafa
Kemal

Kaynak:

* Afyon’da
çıkan Ikaz Gazetesi’nden aktaran: Anadolu’da Yenigün Gazetesi,
10 Ağustos
1920.

_________________________________________________________________
Windows 7: Unclutter your desktop.
http://go.microsoft.com/?linkid=9690331&ocid=PID24727::T:WLMTAGL:ON:W...


    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google